Basın açıklaması metni aşağıda yer almaktadır.
5. DÜNYA SU FORUMU PROTESTOSUNA TAHAMMÜL ETMEK ZORUNDASINIZ
TMMOBnin de bileşenlerinden olduğu "Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu" tarafından Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezinde bugün başlamakta olan 5. Dünya Su Forumu protesto edildi. Her demokratik talebe baskı ve şiddet kullanmayı alışkanlık haline getirenler, bu en doğal haklı tepkiyi susturmaya çalışmaktan yine geri durmadı.
Dünya Su Forumunu protesto etmek, suyumuzun satılmasına, ticarileştirilmesine karşı çıkmak için Sütlüce Adliyesi önünde toplanan içinde çeşitli emek ve meslek örgütü ile Siyasi Parti yönetici ve üyelerinin de olduğu 200 kişilik topluluk cop kullanılarak dağıtıldı. 17 kişi gözaltına alındı. Demokratik bir hak olan "düşünceyi ifade etme" bir kez daha engellendi. Forum alanından bir kilometre ötede sözünü söylemek isteyenleri tehdit unsuru olarak görenler, 100 metrelik bir yürüyüşe bile tahammül edemedi. Dünya liderlerine demokrasicilik oynayanlar, adı Forum olan bir etkinliğe sırf farklı görüşteler diye yaklaşılmasına dahi izin vermedi, kendi yurttaşlarına karşı şiddet uyguladı.
Bu uygulamalar doğru değildir. Bizi dinlemek zorundasınız.
İşte söylüyoruz:
Alternatifi olmayan ve insanoğlu tarafından üretilemeyen üç doğal kaynak; hava, toprak ile birlikte "su"dur. Bu nedenle üç kaynağın da temel yaşam hakkı olarak görülmesi ve kabul edilmesi gerekir. Hiçbiri ticari amaçlara alet edilmemelidir.Uluslararası şirketler oluşturdukları kurumlar aracılığıyla, "sağlıklı suya erişimin, suyun ticari meta haline getirilmesiyle mümkün olacağı" söylemleriyle, su hizmetlerinin özelleştirilmesi için çalıştılar. Bu anlayışlarını, DB, IMF ve BM aracılığıyla egemen kılma çabaları son olarak, Dünya Su Konseyini kurarak kendilerine kurumsal bir yapı kazandırmalarıyla devam etti; politikalarını egemen kılmak amacıyla da her üç yılda bir, Dünya Su Forumlarını düzenlemekle doruğa ulaştı. Dünya Su Konseyi, 1997 Marakeş, 2000 Lahey, 2003 Kyoto ve 2006 Meksikada olmak üzere dört defa forum düzenledi. Bu forumların sonuçları suyun ticari bir meta haline getirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bugün İstanbulda düzenlenen forumun sonuçları da bunlardan farklı olmayacaktır.
TMMOB olarak, su üzerindeki küresel etkilerin ülkemizdeki yansımalarını ve geleceğine ilişkin tespitleri kamuoyunun gündemine taşımak amacıyla, 2006 ve 2008 yıllarında, Su Politikaları Kongrelerini düzenleyerek, sonuçlarını kamuoyuyla paylaşmıştık ve Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformunun da aktif üyesi olduk.
2. Su Politikaları Kongresinin sonuç bildirgesinde şunlar yazılıdır: "Dünya Su Forumunun 4.sünün Meksikada yapılmasının bir tesadüf olmadığı, 5. Dünya Su Forumunun da İstanbulda yapılmasının bir tesadüf olarak görülmemesi gerektiği bilinmelidir. Başta Latin Amerika ülkeleri olmak üzere, tüm yoksul ülkelerin, suyun özelleştirme sürecinde model ülkeler olarak görüldüğü açıktır. Meksika ve İstanbul toplantılarını bu kapsamda değerlendirmek, Su Forumunun hazırlık sürecinde özellikle sudaki özelleştirme girişimlerine dikkat çekmek gerekmektedir."
Belirttiğimiz ve hazırladığımız raporlardan da anlaşılacağı üzere, 5. Dünya Su Forumu, suyumuzu pazarlamanın araçlarını oluşturmak üzere ülkemizde toplanıyor. Burada yapılmasını istedikleri uygulamalar, halkımızın suya erişimini kısıtlayacaktır. Bu duruma, mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak "dur" derken, ilgili her kesimin bir araya gelerek mücadele etmesi gerekliliğini bir kez daha vurguluyoruz. Bu nedenle de "onların" Dünya Su Forumuna karşı demokratik haklarımızı kullanarak kamuoyunu aydınlatmaya devam edeceğiz.
Herkes bilsin:
Onların sözlerine karşı, "Su haktır satılamaz", "Susma sustukça susuz kalırsın", "Susuz bir yaşamak ölüm demektir" sözlerini söylemeye devam edeceğiz.
Mehmet Soğancı
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı