ANKARA (A.A) - 17.03.2009 - Ankara Emek ve Meslek Örgütleri Platformu
Dönem Sözcüsü Ramazan Pektaş, yerel yönetim ve kentsel yaşam anlamında Ankara‘nınuzun süredir ciddi bir tahribat yaşadığını savunarak, "Çocuklarımıza yaşanabilir bir Ankara bırakmak herkesin sorumluluğundadır" dedi.Pektaş, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası‘nda yaptığı basıntoplantısında, kentin varoşlarında yaşayanların barınma koşullarını iyileştirme amacıyla yapılan kentsel dönüşüm projelerinde insanın değil, rantın odak alındığını ileri sürerek, ulaşım politikasında da yayaların gözardı edilip, araç trafiğine öncelik tanındığını öne sürdü.İnsan odaklı olmayan anlayış sonucu Ankara‘nın su sorununun Kızılırmak‘tan getirilen suyla çözülmeye çalışıldığını kaydeden Pektaş, içerdiği olumsuz kimyasal maddelerle tartışma konusu olan Kızılırmak suyunun kente verilerek, insanların sağlığının riske atıldığını savundu.
İstanbul‘da yapılan Dünya Su Forumu‘yla tüm insanlığa ait olan su kaynaklarının ticarileştirilmesinin hedeflendiğini ileri süren Pektaş, Ankara‘da da buna benzer bir anlayışın var olduğunu ve gelecekte su konusunda yaşanacak sorunların halk açısından daha büyük olumsuzluklar oluşturabileceğini söyledi. Abonelerden peşin olarak alınan doğalgaz bedellerinin BOTAŞ‘a ödenmemesi sonucu gecikme zamları ile halkın en pahalı doğalgazı kullanmak zorunda kaldığını kaydeden Pektaş, yerel yönetimlerin bu uygulamalarının önemli bir bölümüne meslek odaları, tüketici dernekleri ve kitle örgütleri tarafından karşı çıkıldığını belirtti. Pektaş, buna karşın yerel yönetimlerin ya hukuk yolu ile alınan kararlara uymadığını ya da dava sürecinin uzun sürmesinden yararlanarak Ankara‘daki uygulamalarına devam ettiğini ifade etti.
Yaklaşan yerel seçimler öncesi adayların bu uygulamalar ile ilgili görüşlerinin Ankaralılar için büyük önem taşıdığını belirten Pektaş, "Çocuklarımıza yaşanabilir bir Ankara bırakmak herkesin sorumluluğundadır. Kaynakların verimli kullanıldığı, odağında kentli insan olan, tarihi ve kültürel değerlere saygılı, kamu sağlığını ve yararını temel alan, kente karşı suç işlemeyen, ekolojik çevre konusunda duyarlı, katılımcı ve şeffaf bir yerel yönetim talebi herkesin en doğal hakkıdır" dedi.