TMMOB, İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Rüştü Özal Salonu‘nda İstanbul‘da düzenlenecek 5. Dünya Su Forumu‘na alternatif olarak, ‘Ankara Su Sorunu ve Suyun Ticarileşmesi‘‘ konulu panel düzenledi. Panelin moderatörü olan ve açılış konuşmasını yapan TMMOB Ankara İKK Sekreteri Ramazan Pektaş, BM‘nin suyu hak olarak tanımlamaktan vazgeçip ihtiyaç olarak tanımlaya başlamasıyla birlikte suyun piyasalaştırılmaya başlanarak bir sömürü aracı haline getirildiğini söyledi. Pektaş, herkesin suyuna sahip çıkması gerektiğini, suya sahip çıkmanın geleceğe sahip çıkmak anlamına geleceğinin altını çizdi. 5. Dünya Su Forumu Sekreteryası adına konuşan Prof. Dr. İbrahim Gürer ise Dünya Su Forumu‘nu ilk olarak 1997 yılında Fas‘ta yaptıklarını belirterek, ‘16 Mart‘ta İstanbul‘da düzenlenecek olan su forumunda amacımız Türkiye ve çevresindeki ülkelerin görüşlerini tarafsız bir biçimde vermektir. Bu forum öncesi su ve çeşitli konularda DSİ Bölge Müdürlüklerince 16 konferans düzenlenmiştir‘ dedi.
‘Melih Gökçek halkı kandırmaya çalışıyor‘
2005 yılından itibaren Ankara‘da 1 milyon 383 bin 651 su abonesi bulunduğunu kaydeden İMO Ankara Şube Sekreteri Taylan Ulaş Evcimen, ‘Bu zaman içerisinde Belediye Başkanı Gökçek önceliğinin metro olduğunu belirtti ve su ile ilgili hiçbir şey yapmadı. Melih Gökçek halkı kandırmaya çalışıyor. Kızılırmak suyunu getirerek sorunu çözdüğünü sanıyor. DSİ Kızılırmak suyunun 2030 da kullanılacağını belirtmişti çünkü o suyu arıtacak tesisler şu an yol yapılmaya kalkışılsa bile çok yüksek maliyeti var. Serdar Ortaç konserleri düzenlemekten çözüm üretemedi su kesintilerine gitti bu seferde borular patladı ve daha fazla su israfı yapıldı‘ diye konuştu. Evcimen, Ankara‘nın dünyada yeşil alanları tanker gibi maliyeti yüksek bir yolla sulayan tek ülke olduğunu kaydetti.
‘Dünya Bankası‘nın örnek gösterdiği modellerle su piyasalaştırıldı‘
Türkiye‘de Dünya Bankası (DB) öncülüğünde gerçekleştirilen modellerle suyun ilk olarak İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından piyasalaştırılmaya başlandığını belirten Ankara Üniversitesi (AÜ) Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Tayfun Çınar, ‘Fransa Dünya‘da en büyük su şirketlerinin bulunduğu bir ülkedir. Türkiye‘de bu model örnek alınarak İstanbul su ve Kanalizasyon İdaresi kuruldu ve sonralarda belediyeye bağlandı. İSKİ kanununu da açık bir şekilde en az yüzde 10 kar ile satış yapılacağı belirtiliyor. Bu da artık suyun bir kamu hizmeti olmaktan çıkıp ticarileştiğini gösteriyor‘ dedi.
Kocaeli‘de halkın susuz kaldıktan sonra isyan ederek sokaklara döküldüğünü hatırlatan Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Kocaeli İl Temsilcisi Arzu Turhan, ‘Ankara‘da Kızılırmak suyunun verilmesi gibi Kocaeli‘de de Sapanca Gölü‘nden Yuvacık barajına su verildi. Bu çalışmaların maliyeti su faturalarına 10 ton kullanıma kadar yüzde 19, 10 ton fazlası kullanıma yüzde 51 olarak yansıtıldı. Halk bunun üzerine isyan etti ve TTB, KESK, DİSK ve Halk Evleri gibi kurumların katılımıyla Kocaeli Su Meclisi kuruldu‘ diye belirtti. DİH