Ramazan Pektaş, Kızılırmak suyunun şu anki mevcut tekniklerle sağlıklı bir arıtmaya tabi tutulmadığını söyledi. Kızılırmak suyundan önce plânlanan Gerede sisteminden Ankaraya su taşınması konusunda Ankara Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin ihmalkâr davrandığını vurgulayan Pektaş asıl sorunun da buradan kaynaklandığının altını çizdi.
Kızılırmak suyunun işletme açısından pahalı kimyasal parametreler açısından içmeye ve kullanıma uygun olmadığını anlatan Pektaş, BMnin suyu hak olmaktan çıkartarak ihtiyaç olarak tanımlamasının ardından suyun ticarileştirilmesi kavramının hızla yaygınlaştığını belirterek şöyle konuştu, "1980lerden sonra yeni dünya düzeni ve neo-liberal politikalarla hayatın her alanını ticarileştiren sermaye kesimleri bugün gözlerini insanların doğal hakkı olan suya dikmiştir. BMnin suyu hak olmaktan çıkartıp ihtiyaç olarak tanımlanmasıyla piyasanın vahşi kurallarına terk edilmeye çalışılan su insanların ortak malıdır.Eğitimde, sağlıkta, enerjide iletişimde hazine ve orman arazilerinin özelleştirilmesine nasıl karşıysak suların, nehirlerin, özel sermaye gruplarına devredilmesine de kamu yararı açısından karşıyız.
Bütün vatandaşlarımızı suyuna ve geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi 7 Mart Cumartesi günü İMO Kongre Kültür Merkezinde yapılacak olan Ankara Su Sorunu ve Suyun Ticarileştirilmesi paneline bekliyoruz."