Türkiye, Avrupa Birliğinin elektromanyetik uyumluluk yönetmeliğini kendine göre yorumlayınca gümrükler yine kilitlendi. ABnin tüketiciye ulaşan nihai ürünler için öngördüğü, parça ve aparatları dışında tuttuğu uygulamayı Dış Ticaret Müsteşarlığı, gümrüklerden çekilecek her türlü ürün ve yedek parça için uygulamaya başladı. Böylece, her ürün için ithalatçılar TSEden onay almak zorunda bırakılınca ithalat işlerinin tamamlanması haftalar sürmeye başladı. Kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılan katater gibi sağlık ürünlerinde de yaşanan sıkıntı, hayati riskler doğurmaya başladı.
Sanayi Bakanlığı, 14 sayfalık yönetmeliği 7 sayfada özetlerken ortaya ilginç uygulamalar da çıktı. AB, ürünlerin üzerinde, kutusunda ya da ayrı bir belgede ürünlerin üreticisi ile ithalatçının isim ve adreslerinin bulunmasını öngörüyor. Dış Ticaret Müsteşarlığı ise, 14 sayfalık yönetmeliği yarıya indirirken bu bilgilerin cihazda bulunması gerektiği ifadesini kullanınca ortalık karıştı.
AB, ithalatta ürünlerin CE ve diğer standartlara uygunluk denetimlerini, bu ürünler tüketiciye sunulduğu zaman yaparken, Türkiye bu denetimi her türlü ürün için gümrüklerde yapıyor. Türkiye, mal ve hizmetlerin AB sınırları içinde serbestçe dolaşmasını sağlayan ATR belgesine sahip ürünleri de TSE denetiminden geçirmeye başlamıştı. ABnin elektromanyetik uyumluluk yönetmeliği sadece satışa hazır ürünler için öngörürken, Türkiye bu yönetmeliği her türlü yedek parça, komponent için uyguluyor.
(Hürriyet; 20.01.2009)