Tüm Haberlere Dön
RANTÇI BELEDİYECİLİK YAŞAMI ZORLAŞTIRIYOR (EVRENSEL, 18.01.2009)
Basından Ankara

RANTÇI BELEDİYECİLİK YAŞAMI ZORLAŞTIRIYOR (EVRENSEL, 18.01.2009)

TMMOB tarafından düzenlenen II. Ankara Kent Sempozyumu'nda, neo-liberal politikalarla yoksullaşan kentlilerin yaşam koşullarının yanlış yerel yönetim anlayışları nedeniyle giderek ağırlaştığına dikkat çekildi.

Kentsel dönüşüm projelerinin sınıf farklılıklarını meşrulaştırdığı vurgulanan sempozyumda konuşan TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, Ankaralılara "Kentin sakini değil sahibi olma" çağrısı yaptı. Sempozyum bugün yapılacak şehir turuyla sona erecek.

Önceki gün İnşaat Mühendisleri Odası Teoman Öztürk Salonu‘nda başlayan sempozyumun açılışında konuşan Mehmet Soğancı, başta Ankara olmak üzere büyük kentlerde yaşam koşullarının bir yandan neoliberal ekonomik politikalar, diğer yandan da yanlış yerel yönetim anlayışları nedeniyle gün geçtikçe ağırlaştığını söyledi. Ankara‘da içme suyu, doğal gaz, yapılaşma, ısınma, barınma ve yoksulluk gibi sorunların çözülemediğini kaydeden Soğancı, mevcut yerel yönetim anlayışının başkent kimliğine uygun bir Ankara vizyonu sunmadığını ifade etti. Ankara‘nın başkent kimliğinden uzaklaşarak, sıradan bir Orta Anadolu kentine dönüştüğünü belirten Soğancı, "Bu sorun sadece fiziki mekan için geçerli olmayıp, sosyal-kültürel yaşam ve kentsel hizmetler için de geçerlidir.

Ankara bugün çağdaş bir kentin sahip olması gereken nitelikler yönünden tek kelime ile geri kalmıştır" dedi.

Kentler tahrip ediliyor Sempozyumun ilk oturumunda şehir plancısı Şirin Gülcen Eren, özelleştirmenin kentsel planlamaya etkilerini Ankara üzerinden anlattı. 1986-2001 yılları arasında gerçekleştirilen 920 özelleştirmenin 71 Tinin arazi devri şeklinde gerçekleştiğini aktaran Eren, arazi özelleştirmelerinin 2005 sonrası hız kazandığını anlattı. Et Balık Kurumu‘nun Akköprü‘de bulunan arazisini satın alan şirketin 10 yılda 300 milyon dolara yakın gelir elde ettiğine dikkat çeken Eren, bu rant beklentisiyle kentsel dönüşüm projelerine hız verilerek mahalle, sokak, avlu, çarşı gibi sosyal yapıların ve kentin tarihsel dokusunun yok edildiğini ifade etti.

Atılım Üniversitesi Öğretim Görevlisi Emel Akın ise, yerel yönetimlerin ülkenin genel politikasına göre yapılandığını vurguladı. Kapitalizmin kent planlamasıyla "rant paylaşımını" planladığını belirten Akın, kent ve konut politikalarındaki mekansal yığılma ve parçalanmalarla sınıfsal farkların meşrulaştırıldığını söyledi.

‘Ankara memur kenti değil‘ Sempozyum kapsamında dün bir de bisiklet turu düzenlendi. TMMOB bayraklarıyla Kuğulu Park‘tan hareket eden bisikletçiler, sempozyumun yapıldığı salona kadar pedal çevirerek, kentlerde temiz ulaşım araçlarına fırsat sunulmasını istediler.

Sempozyumun dünkü ilk oturumunda Ankara‘nın üretim ve tüketim ilişkileri masaya yatırıldı. "Ankara bir memur kentidir" sözünü "şehir efsanesine" benzeten Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi İşaya Üşür, Ankara‘nın giderek bir sanayi kenti niteliği kazandığını ifade etti. Ankara‘da sanayi istihdamının toplam istihdama oranının yüzde 13 olduğunu aktaran Üşür, neo-liberal politikaların ve rant paylaşımının etkisiyle Ankara‘nın yapısının son yıllarda çok hızlı bir şekilde değiştiğini söyledi.

Belediye çalışanları da mağdur Ankara‘nın işsizliğin en yüksek olduğu illerden biri olduğunu belirten DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Kani Beko da, Ankara Büyükşehir Belediyesi‘nin yardım dağıtılan aile sayısının 40 binden 400 bine ulaşmasıyla övünmesini eleştirdi. Ankara halkının karar alma süreçlerine katılamadığını ve belediye başkanlarının kararlarını halka dikte ettirdiklerini kaydeden Beko, belediye çalışanlarının da düşük ücret ve taşeronlaştırma gibi saldırılarla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.

Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ayşe Tekel ise, alışveriş merkezlerinin kentlerde her geçen gün daha fazla yer kapladığına dikkat çekti. İnsanların alışveriş merkezlerini sadece ticari ihtiyaçları için değil, sinema, tiyatro, eğlence gibi sosyal ihtiyaçları için de kullanır hale geldiklerini belirten Tekel, eylem özgürlüğünün kısıtlandığı bu alanların kamusal alanların yerine geçemeyeceğini ifade etti. (Ankara/EVRENSEL)