Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu‘ndan yapılan açıklamada, İsrail‘in yaptığı vahşete karşı sessiz kalınmaması gerektiği belirtildi. Açıklamada, "Egemenler, göstere göstere gerçekleştirilen bu insanlık ayıbı karşısında sessiz. Amerika‘nın sözde barışçı ve demokrat yeni başkanı suskun. Rusya ve Çin bu trajediyi tartışmak üzere uluslar arası bir toplantı çağrısı dahi yapamıyor. Birleşmiş Milletler susuyor.
AB ise tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen vahşetin savunma amaçlı olduğunu iddia ediyor" denildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan barış turundayken bombaların Gazze‘ye yağmaya başladığı kaydedilen açıklamada, Hükümetin dış politikası "acizlik" diye nitelendirildi. Açıklamada şunlar kaydedildi: "Hamas 1980‘lerden itibaren bizzat Amerika ve Suudi Arabistan tarafından Filistin hareketine karşı cömertçe finanse edildi.
1993‘ e kadar İsrail‘in ve Amerika‘nın Hamas yetkilileriyle müzakerelerde bulunduğu; Hamas‘a bağlı okul ve kliniklere yardım ettiği; Filistin Kurtuluş örgütünün en ufak eylemini şiddet kullanarak ezerken, Hamas‘a göz yumduğu bilinen gerçeklerdir."
‘VAMPİR İSRAİL KANA DOYMUYOR‘
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO)Ankara Şubesi de yaptığı açıklamada, İsrail‘in uyguladığı katliam ve soykırım politikasını kınadığını, insanlık onuruyla yazılacak tarihte İsrail‘in "kana susamış bir vampir" olarak anılacağını belirtti. Amerikan‘ın yeni başkanı Obama‘nın sessizliğine de değinilen açıklamada, "Ortadoğu‘ya barış getireceğini her konuşmasında dile getiren ABD‘nin ilk siyah renkli ancak düşünceleri beyaz Başkanı Obama‘nın da yaşanan insanlık dramı karşısında sesini çıkartamaması Ortadoğu‘da barış için umut olarak şişirilen Obama‘nın yaşanan katliamlarda her zaman İsrail‘in yanında olacağının kanıtıdır" denildi.
KESK‘e bağlı Tüm Bel- Sen‘in Genel Sekreteri İzzettin Alpergin de, "Gazze‘ye düşen bombalar Latin Amerika‘nın, Asya‘nın, Afrika‘nın yoksullarının emperyalizme lanetler okuduğu, emperyalizme karşı direnişin yükseldiği herhangi bir köşesine düşmüş gibi. Atılan bombalar basit bir sindirme, yıldırma operasyonu değil; dünyanın tüm ezilen yoksul halklarının iradesini kırma saldırışıdır" şeklinde konuştu.
BOYKOT ÇAĞRISI
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın, İsrail‘in Filistin‘e yönelik saldırısını protesto etmek amacıyla, Türkiye‘de iş yapan İsrailli tarım şirketlerine boykot uygulanması çağrısı yaptı. Günaydın, "Türkiye‘de tarım alanında çalışan meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, şirketler, teknisyenler, çiftçiler ve mühendisler, İsrail menşeli tarım alet ve makinelerini, sulama düzeneklerini, ilaçları, gübreleri, fideleri, fidanları, tohumları kullanmasınlar. İsrailli firmalardan danışmanlık ve pazarlama hizmeti satın almasınlar" dedi.
İstanbul‘da binlerce İşçi, sendikalar ile demokratik kitle örgütleri İsrail‘in katliamına uğrayan Filistin halkı için tek yürek oldu.
Tünel‘den Taksim‘e yürüyen binlerce kişi emperyalist ve kapitalist zihniyetin bir yandan Filistin halkını acımasızca katlederken diğer yandan ekonomik krizi bahane ederek işçi kıyımı yaptığına dikkat çektiler.
Kalabalık grup bu vahşi saldırıya karşı boyun eğmeyeceklerini vurguladı.
FİLİSTİN KATLİAMI VE KRİZ BİRLEŞTİRDİ
Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu adı altında Tünel‘de toplanan DİSK, KESK, TÜRK-İŞ sendikaları, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri hep bir ağızdan İsrail‘i protesto ettiler. KESK Genel Başkanı Sami Evren, Türk-İş Birinci Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, Sağlık-İş Genel Başkanı Osman Öztürk, Haber-İş 1 bölge Başkanı Levent Okuyucu, ÖDP İl Başkanı Sinan Tutal‘ın kenetlenerek yer aldığı yürüyüşte "Katil İsrail, Filistin‘den defol", "Filistin‘e selam, direnişe devam", "Katil Olmert, Katil Bush" sloganları attılar. İşçiler ve örgütler Tünel‘den Taksim Meydanı‘na kadar yürüdüler. Fransız konsolosluğuna önünde binlerce protestocuyu durdurmaya çalışan polisler kalabalığın kararlı tutumu karşısında geri çekilerek yol verdiler.
Zincirleme açlık grevine çağrı
İSRAİL‘in Gazze Şeridi‘ni işgaline karşı oluşturulan İstanbul Eylem Grubu, dünyanın her yerinden işgale sessiz kalmak istemeyenlere zincirleme açlık grevi çağrısında bulundu. Çağrı metnine göre her yerel gruptan bir gönüllü önceden belirlenmiş bir süre boyunca açlık grevine gidecek. Bir başka gönüllü tarafından yürütülen bir diğer açlık grevi onu takip edecek. Dünya çapında örgütlenecek zincirleme bir tepki yaratılacak. Şu anda yapım aşamasında olan, dünya çapındaki faaliyetlerin görüntüleneceği, herkesin süre giden açlık grevlerini takip edebileceği bir site üzerinden iletişim sağlanacak. Eylemler zinciri, şu talepler karşılanana kadar devam edecek: "Biz, İstanbul Eylem Grubu, zincirleme açlık grevi eylemine dahil olacakların İsrail hükümeti ve Dünya siyasi iktidarlarından aşağıda belirttiğimiz taleplerimize imza atmalarını istiyoruz. İki taraflı acil bir ateşkesin temel koşulu olarak İsrail askeri güçleri Gazze Şeridi‘nden derhal çekilmelidir. Gazze Şeridi üzerinde bulunan, Filistinli sivilleri en temel ihtiyaçlarından dahi mahrum bırakan ve Hamas‘ı İsrailli sivillere saldırmak üzere kısmen de olsa kışkırtan ekonomik ambargo derhal kaldırılmalıdır.
Filistin halkının temel yaşama hakkı, ambargonun sonlandırılması ile yeniden tesis edilmek zorundadır. Bu saldırının sorumluları uluslararası bir mahkeme tarafından savaş suçlusu olarak yargılanmalıdır".