Tüm Haberlere Dön
ŞUBEMİZİN DE BİLEŞENİ OLDUĞU HASANKEYF`İ YAŞATMA GİRİŞİMİ TARAFINDAN 30 ARALIK 2008 TARİHİNDE HASANKEYF VE ILISU İLE İLGİLİ BİR BASIN AÇIKLAMASI YAPILMIŞTIR..
Basın Açıklamaları Diyarbakır

ŞUBEMİZİN DE BİLEŞENİ OLDUĞU HASANKEYF`İ YAŞATMA GİRİŞİMİ TARAFINDAN 30 ARALIK 2008 TARİHİNDE HASANKEYF VE ILISU İLE İLGİLİ BİR BASIN AÇIKLAMASI YAPILMIŞTIR..

BASINA VE KAMUOYUNA

                                                                                                                            30.12.2008

Avusturya, Almanya İsviçre hükümetleri Ilısu Barajı için verecekleri kredi teminatını askıya aldı. Tarihte örneği olmayan bu karar yıllardır Ilısu projesine karşı yürütülen haklı mücadelenin sonucudur.

Girişim olarak, Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetlerinin Ilısu projesi hakkında Türkiye ile yaptıkları anlaşmayı, anlaşma koşulları yerine getirilmediği için askıya almalarını memnuniyetle karşıladığımızı öncellikle belirtmek isteriz. Bu üç Avrupa hükümetinin bu kararla doğru yönde ilerlediğini görüyor ve şuanda tanınan 180 günlük son sürenin sonunda Ilısu projesinden tamamen ayrılacağını umuyoruz.

Bilindiği gibi 2008 Ekim ayının başında Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetleri Türkiye‘ye bahsi geçen 153 maddelik sözleşme ile ilgili (Mart 2007‘de kredi teminatı verildiği zaman Ilısu projesi hakkında kısaca TOR diye bilinen ek sözleşme) o güne kadar şartları yerine getirmediğini ve bundan sonra nasıl yerine getirmek istediği konusunda bir ültimatom vermişti. Daha önce verilen bir kredi teminatının geri çekilmesi gibi bir kararı almamış bu üç hükümet; Projenin sorunlu olması,  Türkiye‘nin imza koyduğu şartları yerine getirmemesi, artan protestolar ve bunun sonucunda oluşan büyük kamuoyu baskısı nedeniyle bu adıma gitmek zorunda kaldı.

 Girişimimiz ve çok sayıda duyarlı çevre tarafından yapılan eleştirilerle birlikte Kredi kuruluşlarının oluşturduğu uzmanlar komitesi tarafından da 2008 yılında iki defa yapılan yerinde incelemelerde şartların hiçbirinin yerine getirilmediği tespit edilmişti. Türkiye ve projeyi uygulayan kurum DSİ, TOR‘u ne uygulamak istemekte ne de uygulama kapasitesine sahip bulunmaktadır. Kaldı ki Türkiye TOR‘u uygulasa bile Ilısu projesi kabul edilebilir bir seviyeye asla gelmeyecektir çünkü Ilısu projesi baştan sona yanlış bir projedir, üç Avrupa hükümetinin öne sürdüğü şartlar bile, sosyal, kültürel ve ekolojik açıdan oluşacak büyük kayıpların önüne geçemeyecektir.

23 Aralık 2008‘de Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetleri, aldıkları bu kararla olaydan çok büyük prestij, güven ve inandırıcılık kaybına uğramadan Ilısu projesinden ayrılma imkanına sahiptirler. Kesin çekilme kararlarını 180 günlük süre dolmadan almalarını acilen talep ediyoruz.

DSİ, Çevre ve Orman Bakanlığı‘nın 180 günlük süre içinde Avrupa hükümetlerini ve kamuoyunu her türlü yanıltma ve oyalama içinde olacağını şimdiden görmekteyiz. Göstermelik rapor ve toplantılarla projede katılımcılık ve şeffaflık olduğu iddia edilecektir. Halbuki son haftalarda bir çok kişinin Ilısu köyüne gitmesi bile engellenmektedir. Etkilenen insanlarla Ilısu projesi tartışılmamaktadır. Daha geçenlerde Veysel Eroğlu Ilısu projesini Avrupa şirketleri olmaksızın daha çabuk ve iyi yapacaklarını iddia ettiğini hatırlarız. Oysa Türkiye‘nin bu yaklaşımla yeterli teknik kapasiteye sahip olmadığı ortadadır. Alternatif olarak dillerde dolaşan Çin şirketleriyle Ilısu projesini gerçekleştirme düşüncesi ise şantaj amaçlı olduğu ortadadır.

Yasalara aykırı başlatılan bu projenin tamamıyla durdurulmasını acilen talep ediyoruz.

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi olarak 180 günlük süre sonunda hükümetlerin bu barajdan tamamen çekilmesi için gereken bütün çalışmaları yapacağımızı belirtip, Hasankeyf‘in yok olmaması için Avrupa hükümetlerinin sosyal ve kültürel yıkım getirecek bu barajdan çekilmelerini talep ediyoruz.

AKP Hükümetinin de bu projeden vazgeçtiğini açıklayarak, Hasankeyf ve Dicle havzasındaki tarihi kültürel mirasın korunması ve geleceğe taşınmasına yönelik kalıcı bir projeyi hazırlamaya davet ediyoruz. Hazırlanacak böyle bir projede Girişim olarak gerekli her türlü katkıyı sağlayacağımızı da ifade ediyoruz. Aksi taktirde İnsan, çevre ve tarih-kültür kıyımı olacak bu projede ısrar edilmesi ve kamu kaynaklarının bu sorunlu projede kullanılması bu ülkeye ve halka karşı yapılacak en büyük suçtur.

Kısaca Ilısu projesi:

Ilısu barajının gerçekleşmesi durumunda kültürel, tarihi, sosyal ve çevresel alanda çok sayıda olumsuz etkilere neden olacaktır. Ilısu baraj projesi 12000 yıllık antik kent Hasankeyf‘in ve 300‘e yakın tescilli höyüğün yok olmasına, resmi rakamlara göre 55 bin insanın göç edip yoksullaşmasına ve binlerce bitki ve hayvan türünün yaşadığı Dicle vadisinin ekosisteminin bozulmasına neden olacaktır. GAP kapsamında yapılmış Ilısu Baraj‘ından daha büyük barajların bölgeyi kalkındırmadığı ortada iken, Ilısu Barajı‘nın bölgesel kalkınmayı sağlayacağı iddiası gerçekçi değildir.

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi