Tüm Haberlere Dön
PETROL ARAMAYA YUNAN ENGELİ (CUMHURİYET)
Basından Genel Merkez

PETROL ARAMAYA YUNAN ENGELİ (CUMHURİYET)

Atina, Akdeniz'de Meis üzerinden Türkiye'nin kıta sahanlığına göz dikti.

Kıta sahanlığı krizinin perde arkasında Atina‘nın Rumların Akdeniz‘de önünü açma çabası yatıyor. Yunanistan‘ın ortaya koyduğu iddianın aksine, Meis Adası‘nın 80 mil güneyi, Türkiye‘nin kıta sahanlığı içinde yer alıyor.

Norveç bandıralı "Malene Ostervold" gemisinin Türkiye için Meis Adası‘nın 80 mil güneyinde petrol araştırma çalışmalarına başlamasıyla baş gösteren krizin perde arkasında, Atina yönetiminin, Rumların Akdeniz‘de önünü açma çabası yatıyor. Yunanistan‘ın ortaya koyduğu iddianın aksine, Meis Adası‘nın 80 mil güneyi, Türkiye‘nin kıta sahanlığı içinde yer alıyor.

Cumhuriyet‘in sorularını yanıtlayan Deniz Hukuku uzmanı emekli Kurmay Yarbay Ali Kurumahmut, "Doğu Akdeniz‘in en uzun kıyı şeridine sahip olan Türkiye‘nin ana kıtasının kıta sahanlığı ile yine bu bölgede Türkiye‘nin egemenliğinde bulunan Meis mıntıkasındaki çok sayıda adanın kıta sahanlığı da dikkate alınırsa, Meis gibi küçük bir adanın kıta sahanlığının varlığının kabul edilmesi, hukuken ve siyaseten imkân dahilinde değildir" dedi.

Öteden beni Yunanistan‘ın Akdeniz‘de hak talep etmek için Meis‘i nirengi noktası aldığına işarat eden Kurumahmut, Yunanistan‘ın amacının Türkiye‘nin kıta sahanlığını yok saymak olduğunu söyledi. Kurumahmut, "Meis‘in iki yanında Yunanistan‘a devredilmemiş Karaada ve Feneradası bulunuyor. Meis‘in doğusunda Feneradası, batısında Karaada yer alıyor. Bunların yam sıra bu bölgede Türkiye‘nin egemen olduğu adacık ve kayalıklar bulunuyor. Yunanistan, Türkiye‘nin ana kıtasının kıta sahanlığını yok saysa bile bu ada, adacık ve kayalıkları ne yapacak? Eğer Meis‘in kıta sahanlığı varsa bunların da var demektir" dedi.

ZIMNEN KABUL ETTİRME ÇABASI
Kurumahmut Rum-Yunan ikilisinin amacının Doğu Akdeniz‘de Türkiye‘yi kendi karasuları içine hapsetmek olduğunu söyledi.

Türkiye‘nin bölgedeki faaliyetlerini engellemek isteyen Yunanistan‘ın bu bölgenin "AB üyesi ülkelerin deniz yetki alanı içinde olduğu" tezini Türkiye‘ye kabul ettirmesi durumunda, Türkiye Doğu Akdeniz‘deki kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge haklarından zımnen feragat etmiş olacak.
Böylece, bir süre önce Doğu Akdeniz‘de uluslararası şirketlere petrol arama ruhsatı vermiş olan Rumların eli hukuksal açıdan güçlenecek. Türkiye‘nin geri adım atması durumunda, Akdeniz‘deki deniz yetki alanlarında Rum-Yunan ikilisi önemli mevzi kazanacak.

(Cumhuriyet; 17.11.2008)