Tüm Haberlere Dön
OECD, KAMU-ÖZEL İŞBİRLİĞİ PROJELERİNDE ŞEFFAFLIK İSTİYOR (REFERANS)
Basından Genel Merkez

OECD, KAMU-ÖZEL İŞBİRLİĞİ PROJELERİNDE ŞEFFAFLIK İSTİYOR (REFERANS)

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Orgütü‘nün (OECD) Ekim ayında yayınladığı Türkiye 2008 yılı Raporu‘nda, Türkiye‘nin kamu-özel sektör işbirliği ile gerçekleştirdiği projeler eleştiri konusu oldu.Türkiye‘nin altyapı, karayolu, nükleer de dahil olmak üzere enerji ve sulama yatınmlanna ihtiyacı bulunduğu ancak bütçesinin kısıtlı olduğu anlatılan raporda, kamu-özel işbirliği ile gerçekleştirilen projelere, diğer kamu yatınmlanna göre daha az bütçe kısıtlaması yapılması eleştirildi.

OECD‘nin raporunda birçok kamu-özel işbirliği örneğinde yüksek maliyetlerin, yüksek kredi riskiyle birlikte kamu sektörünün maliyetlerini artırdığı belirtilerek, özel sektörün teknik etkinlik ve tahsis konularıyla öne çıkarak, daha fazla risk paylaşımına gidilmesi gerektiği ifade edildi.
 
Bazı riskleri özel sektör alsın

OECD, devletin diğer bazr kamu projelerine kesenin ağzını açmadığı halde, kamu-özel işbirliği projelerine kısıtlama getirmemesini eleştirerek, bazı risklerin artık özel sektör tarafından alınmasının şart olduğu mesajını verdi.

Raporda, 1990‘lı yıllarda yap-işlet-devret (YİD) ve yap-işlet (Yİ) projelerinde başarısız olursa da 2000‘li yıllarda gerçekleştirilen havaalanı, liman ve gümrüklerle ilgili özel sektör yatırımlarının ise daha başarılı ve şeffaf olduğu belirtildi. Raporda, geçmişte yapılan garantili YİD ve Yİ gibi anlaşmalarla özel sektörün hak etmediği oranda yüksek kazançlar sağladığı yönünde eleştiriler bulunduğu vurgulanarak, ticari detayların ise hiçbir zaman yayınlanmadığına dikkat çekildi.

Yeni mevzuat hazırlanıyor

Raporda kamu-özel işbirliği projelerinin hesaplı olması gerektiği ve bütçe dışından finanse edilmemesi gerektiği vurgulandı. İç ve dış risklerin iyi ayırt edilmesinin önemine dikkat çekilerek, özel sektörün ticari riskleri üstlendiği durumlarda hükümetin de yasal ve politik riskleri taşımakta daha iyi olduğu vurgulandı. Arz ve talep olmak üzere iki ayrı yönlü riskin ortaya çıkabileceği ve bunların da göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edilen raporda, rekabetçi ortam ve fesih hakkının özel sektöre etkin risk yüklenmesinin ana unsuru olacağı kaydedildi. Raporda, bir projenin özel sektör ve kamuya maliyetinin ne olacağının ortaya konmasının geleneksek kamu prosedürlerine göre daha iyi bir yol olduğu vurgulanarak, bu görevin Sayıştay‘a verilebileceği ifade edildi. Kamu-özel işbirliğinin mali uygulamasının hesaplanabilir ve raporlanabilir olması gerektiği belirtilerek, bütçe dokümanlarının ise bütün bilgilerle birlikte mutlaka ortada olması yani şeffaf bir yol izlemesi gerektiği belirtildi.


Raporda, Türk otoritelerinin yeni bir kamu-özel işbirliği mevzuatı üzerinde çalıştığı ve bu çalışmayı yaparken de deneyimleri göz önüne aldıklan kaydedildi.

(Referans; 30.10.2008)