"Yolsuzluğa, Yoksulluğa, Zamlara, Hak Gasplarına, AKPye Dur Diyelim" mitingi için Toros Sokakta toplanıldı. Grevdeki Tega işçileri, Ankara Üniversitesi Meclisi Tadal İşçileri, Türk-İşe bağlı sendikalardan Tümtis ve Petrol-İş, DİSK, KESK Ankara Şubeler Platformu ve KESKe bağlı sendikalar, öğrenci ve veli dernekleri, TMMOB, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ankara Şubesi ile hükümetin "kamuya yararlı dernek" statüsünden çıkartmak istediği Halkevleri mitinge katıldılar.
KESK içerisinde en kalabalık grubu oluşturan Eğitim Sen, öğretmenlere yönelik hak gasplarını ve baskıları da dövizlerine taşırken, katılımcılar son ulaşım zamlarına öfkelerini de sloganlara yansıttı, zamların geri alınmasını istediler. "Yoksulluğa teslim olmayacağız" önlüklerinin de giyildiği yürüyüş ve mitingde, Deniz Feneri ve yeşil sermaye mizanseni yapan iki kişi, vatandaşların inançlarının sömürülmesini alana taşıdılar.
Türk-İşten sadece Tümtis ve Petrol-İş katılırken, Petrol-İş alana "Genel grev, genel direniş", "işçi, memur el ele genel greve" sloganları ile girdi. Yürüyüş ve mitingde sık sık "Susma haykır, yoksulluğa hayır", "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek", "Krizin faturasını ödemeyeceğiz", "Savaşa hayır, yaşasın halkların kardeşliği", "Ulaşım zamları geri alınsın" sloganları atıldı.
Üzerinde Abdullah Öcalanın fotoğrafı olduğu gerekçesiyle alana sokulmayan Ülkeye Bakış Gazetesine arama noktalarında polis el koydu.
AKPden hesap sorma zamanı Mitingde, KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hasan Karakaya da arka arkaya gelen zamlardan, SSGSS yasası ile tüm toplumun haklarının çalınmasına, eğitim ve sağlığın "parası olanlar için hak" yapılmasına kadar AKPnin marifetlerini sıraladı.
"Akız, pakız" diyen AKP yöneticilerinin arka arkaya çıkan yolsuzluk dosyalarına atıfta bulunan Karakaya, Deniz Feneri örneğini verdi. Tüm emek ve demokrasi güçleri ile birlikte ortak bir mücadele hattının kaçınılmazlığına dikkat çeken Karakaya, "AKPyi durdurmak için şimdi yan yana, omuz omuza mücadele yürütmek" gerektiğini söyledi. Karakaya, "Şimdi yolsuzlukları, hayali ihracatları, tarikatları, cemaat örgütlenmeleri, zamları, hak gaspları ile AKP Hükümetini ve çeteleri, mafyası, kontrgerillası ile bu çürümüş düzeni değiştirme zamanıdır" dedi.
AKPnin emek düşmanı politikalarına karşı birlik çağrısı yapan DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Kani Beko, Emekli-Sen ve Genç-Sene açılan kapatma davalarını eleştirerek, krizin faturasının işçilerin sırtına yıkılmak istenmesine karşı mücadele yürüten Birleşik Metal-İşe destek çağrısı yaptı. TMMOB Ankara İKK Sekreteri, EMO Ankara Şubesi Başkanı Ramazan Pektaş AKP iktidarının ülkeyi, toplumu her açıdan uçuruma doğru sürüklediğini, babalar gibi satarım diyerek, kamuyu yağmaya açtığını, yandaşlarının yolsuzluklarını örtbas edip, kentsel dönüşüm adı altında kentleri talan ettiğini anlattı. AKPnin tüccar kılığında ülkenin geleceğini satmaya, endeksli kadrolar oluşturmaya devam ettiğini kaydeden Pektaş, kendilerine "AK" diyenlerin, ak olmadıklarını Sağır Sultanın bile duyduğunu söyledi. Pektaş, yüz binlerce insanı açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm eden AKP Hükümetinin, yoksullara yiyecek yardımını marifetmiş gibi afişlerle duyurmasını da eleştirdi. "Adil düzencilerin azar düzeni" ni ve kara listesini sıralayan Pektaş, bütün bu politikalara, ırkçı, şoven anlayışların beslediği linç kültürüne karşı, özgürlük, barış ve demokrasiyi geliştirme çağrısı yaptı.
Konuşmaların ardından üzerinde AKP ambleminin bulunduğu balonlar patlatılırken, direnişleri kazanımla sonuçlanan Tadal işçilerinin "Yemek yapmaya değil, hesap sormaya geldik" sloganı atmaları dikkatleri çekti.