OECDnin enerji fiyatlarının 2000 yılı düzeyini 100 kabul ederek hazırladığı endekse göre, Türkiyenin endeks değeri kriz yılları olan 2001 ve 2002de fırladı. 2001 yılında 192.2, 2002de 279.9 olan endeks, sonraki yıllarda da artmaya devam etti. Böylece 2003te 330.9a, 2004te 346.5e, 2005te 397.5e ulaşan Türkiyenin enerji fiyatları endeksi, 2006da 442.2 ve 2007de 470 olurken, 2008 yılında elektrik ve doğal gaza yapılan yüklü zamlarla kriz yıllarını aratacak düzeyde artışa sahne oldu. OECD verilerine göre Türkiyenin enerji fiyatları endeksi Eylül 2008 itibariyle 603.8 değerine ulaştı.
2008 KRİZ YILLARINI ARATMADI
Böylece 2002 yılından bu yana AKP Hükümetinin iktidar olduğu dönemde enerji fiyatları artışı yüzde 115.7ye ulaştı. OECD ülkeleri toplamında ise 2002 yılında 104 olan endeks değeri Ağustos 2008e gelindiğinde toplamda yüzde 77.4lük artışla 184.4 değerine ulaştı.
Bu gelişmeler sonucunda zaten 2001 kriziyle enerji fiyatları endeksi çalışmasında 30 ülke arasında enerji fiyatları tavan yapan ülke konumunda yer alan Türkiye, elektrik fiyatlarına zam yapılmayan 2005, 2006 ve 2007 yıllarında da sıralamada en pahalı ülke konumunu korudu. Bu yıl yaşanan fiyat artışlarıyla ise Türkiyenin enerji fiyatları endeksi ile diğer OECD ülkelerinin enerji fiyatları endeksleri arasındaki makas iyice açıldı.
OECDNİN KAT KAT ÜSTÜNDE
OECD ülkeleri ortalama enerji fiyatları endeksiyle karşılaştırıldığında Türkiyenin 2005 yılında OECD ülkeleri toplamından yüzde 196.3 üzerinde olan endeks değeri, 2006 yılında yüzde 202, 2007 yılında yüzde 208.78 daha yüksek bir değere sahip oldu. 2008 yılına gelindiğinde ise, Ağustos 2008 itibarıyla 184.42 olan OECD ortalama enerji fiyatları endeksine karşılık Türkiyenin endeks değeri 596.54e ulaştı. Türkiyeye en yakın ülke konumundaki Slovakyanın bile endeks değeri 223.53te kaldı.
Türkiyede bu yılın sekiz aylık dönemindeki enerji fiyat artışı ise yüzde 27yi buldu.
EMO: ZAMLAR DÜNYADAKİ FİYAT ARTIŞLARIYLA AÇIKLANAMAZ
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), OECDnin enerji fiyatları endeksini, zaten yüksek fiyatlar ödeyerek enerjiye ulaşabilen yurttaşların AKP iktidarı döneminde kriz yıllarını aratmayan yüksek zamlara maruz kaldıklarının göstergesi olarak değerlendirdi. EMOdan yapılan açıklamada, "Bu zamlar, iddia edildiği gibi yalnızca dünyadaki enerji fiyat artışlarıyla açıklanamaz. Nitekim Türkiyenin enerji fiyatları artışının OECD ülkelerinin oldukça üzerinde gerçekleşmesi de bunun açık göstergesidir" denildi.
Bu nedenle Türkiyenin müdahil olamadığı dış kaynaklı artışların dışında ülke içinde enerji alanında yaratılan kaosun dikkatle incelenmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, şu görüşler dile getirildi:
"Veriler özelleştirmeye dayalı piyasacı politikaların başarısızlığını bir kez daha kanıtlamaktadır. Hükümet bir an evvel enerji politikalarını masaya yatırarak, vatandaşa fatura kesme anlayışından uzaklaşmalı, sorunun gerçek kaynağı olan, egemenlerin çıkarına odaklanmış, kamu üzerinden bu kesimlere kaynak aktarmaya dayalı politikalardan vazgeçmelidir.
Çözüm; siyasal etkilerden arındırılmış, yönetiminde toplumun tüm örgütlü kesimlerinin temsil edildiği, şeffaf ve denetime açık kamu örgütlenmesinden geçmektedir. Bu yapı ile ülkede yaşayanların bir kesiminin değil, tüm yurttaşların ortak çıkarı gözetilebilecektir. Yaşanan sorunların daha da derinleşmeden aşılabilmesinin tek çözümü budur.
Bu çerçevede kaynak çeşitlendirmesi ile enerji alanında dışa bağımlılığı azaltarak, yerli ve yenilenebilir kaynakları değerlendirecek, planlama anlayışını esas alan kamunun acilen devreye girmesi gerekmektedir."
(Hürriyet Son Dakika, 11.10.2008)