SAMSUN Nükleer Karşıtı Platformu üyeleri Uzm. Dr. Cem Sahan, KESK Dönem Sözcüsü Ahmet Kesik. TMMOB İl Koordinasyon Kurulu adına Şükrü Kumbasar. Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Suat Yılmaz.
Türkiyede çeşitli bölgelerde kurulması planlanan ve ihalesi gerçekleştirecek nükleer santrallerin insan sağlığı üzerindeki etkilerini dile getirdi. Platform adına açıklama yapan ve oda araştırmasının sonuçlarını açıklayan Uzm. Dr. Cem Sahan, Türkiye Akkuyu Nükleer Santralinin 24 Eylülde ihale edileceğini. Sinopta kurulması planlanan santrallerin ise sırada olduğunu hatırlattı. "Santrallerin sağlığa etkileri şimdiye kadar halka "Çernobilin Türkiyeye etkisi var-yok ikilemi ile sunuldu diyen Sahan, "Oysa Almanyada yıllardır süren bilimsel araştırmalar, nükleer santrallerin yakınında yaşamanın çocukluk çağı lösemisi riskini arttırdığını gösteriyor. Alman KIKK Araştırması nükleer santrallerin normal şartlarda dahi çocuklarda kan kanseri yaptığını göstermiştir" diye konuştu.
Yarım yüzyılı etkileyecek Türkiyenin, enerji politikalarını ağırlıklı olarak geleneksel enerji kaynaklarına dayandırarak ülkenin enerji gereksinimini karşılamaya yöneldiğini ifade eden Sahan, "Bunun anlamı gelecekteki ekonomik maliyetleri büyütmek, asla gen ödenemeyecek çevresel riskleri ve çevrenin geri dönüşumsüz yıkımını artırmaktır.
Bunun yanında nükleer enerji gibi en tehlikeli merkezi enerji kaynaklarına alım garantisi verilerek yatırımı özendirilmektedır. Bugün alınacak bu kararlar, enerji yatırımları uzun dönemli yatırımlar olduğu için, Türkiyenin ekonomisi ve çevresini en az yarım yüzyıl boyunca derinden etkileyecek, toplumsal maliyetleri çok fazla artıracaktır" şeklinde konuştu. Nükleer santraller çevresinde yapılan araştırmalarda nükleer santrallerin yılda bir milyon kişide 600-1000 ölüme neden olduğu, bunların yüzde 80 gibi büyük çoğunluğunun santral çalışanları olduğunu ifade eden Sahan, her yüz bin kadında ortalama 26-28 meme kanserinden ölüm görüldüğü, çocukluk dönemi kanserlerinde artış olduğunun saptandığını kaydetti.
Türkiyenin ihtiyacı yok Nükleer santrallerin yapım maliyetlerinin yüksekliği, kuruluş suresinin uzunluğu, kullanım ömrü tamamlandığında söküm ve saklama maliyetlerinin kuruluş maliyetlerinin fazla olması gibi birçok eksi yanlarının olduğunu dile getjren Sahan, "Kullanılan yakıtların depolanma süresininyüz yıllarla ölçülmesi ve güvenli bir saklama yönteminin bulunmaması önemli sorunlar olarak önümüzde duran sorunlardır.
Nükleer lobi günümüzün önemli çevre sorunu olan küresel ısınmaya çözüm olarak nükleer santraller önerilmektedir. Ancak uranyumun madenden çıkarılıp nükleer santrallerde kullanılabilecek yakıt çubuklarına dönüştürülmesine kadar geçen süreçte harcanan enerjinin elde edilmesinde kullanılan fosil yakıtlar nedeniyle atmosfere salınan karbondioksit miktarının büyüklüğü, nükleer enerjinin küresel ısınmaya olumlu katkısının olacağı savının bilimsel gerçeklen yansıtmadığını göstermektedir" dedi. Sahan.
Türkiyenin zengin yenilenebilir enerji kaynaklarına sahip olduğunu ve enerji verimliliği potansiyeli açısından dünyanın önde gelen ülkeleri olduğunu hatırlattı.