Yılmaz AKKILIÇ ile 12 Eylülü andık...
Şubemizin düzenlediği "12 Eylülün Getirdikleri" Söyleşisi Gazeteci, Yazar Yılmaz AKKILIÇın katılımıyla gerçekleşti. Şubemiz Yönetim Kurulu Başkanı Erdal AKTUĞun açılış konuşmasının ardından Yılmaz AKKILIÇ, 12 Eylüle gelinen süreci ve sonrasını anlattı. 12 Eylül öncesi sadece Bursada 79 kişinin öldürüldüğünü aktaran AKKILIÇ, 12 Eylül askeri darbesinin, Türkiyenin 1950lerden itibaren başlayan gelişiminde bir tepe noktası olduğunu ve bu bütünlükte ele alınması gerektiğini vurguladı. Yılmaz Akkılıç, 1961 Anayasasının hazırlanışını ve ardından 1965 seçimlerinde TİPin 15 sosyalist milletvekilini meclise sokmasındaki başarıyı anlattı. Bu gelişmelerin ardından ise 12 Mart Muhtırasının ve de seçimlerde Milli Bakiye sisteminin kalkmasının olduğunu ve 12 Eylüle gidişin adım adım gerçekleştiğini aktardı.
Üyelerimizin Bursada 12 Eylül 1980 sürecine ilişkin anı ve deneyimlerinin aktardıkları söyleşide yönetimlerin yanlış politikalarının askeri müdahalelerle düzeltilemeyeceği, eğitim ve demokratik mücadelenin önemli olduğu vurgulandı.
Not: Yılmaz Akkılıçın "1961 Anayasasını Hazırlayan Temsilciler Meclisi" ve "12 Eylül Özeti" notları aşağıdadır.
1961 Anayasasını Hazırlayan Temsilciler Meclisi
Bir kez daha yenileyecek olursak, 1961 Anayasasının hazırlanmasında, 1957 yaz aylarında dönemin muhalefet partileri arasında başlayan bir dizi görüşmelerde belirginleşen görüşlerin ve bu görüşlerden de esinlenerek 12 Ocak 1959da toplanan CHP 14. Kurultayında kararlaştırılıp "İlk Hedefler Beyannamesi" adıyla yayımlanan belgenin önemli ölçüde etkin olduğu bir gerçektir.
Ne var ki siyaset kurumu, basını ve kamuoyunu hayli zaman meşgul eden demokratik anayasa önerilerini, parlamenter zeminde çözemedi. Demokrat Parti iktidarı, önerileri dikkate alacağına baskıcı önlemlere başvurdu; başta ana muhalefet olmak üzere, toplumdan yükselen demokrasi taleplerini susturmayı yeğledi ve bunun sonucu 27 Mayıs 1960 ordu müdahalesi gerçekleşti.
Dolayısıyla nesnel yaklaşıldığında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 27 Mayıs 1960 müdahalesinin ardından kotarılmış olmasına karşın, 1961 Anayasasının "sivil" yani "demokratik" olmadığını savlamak haksızlık değilse eğer, şekilcilik olur.
Bu anayasanın "sivil" yani "demokratik" oluşuna en belirgin kanıt ise, onu yapmak üzere Milli Birlik Komitesince oluşturulması kararlaştırılan Temsilciler Meclisinin, Devlet Başkanı tarafından atanacak 10 üye ve Milli Birlik Komitesince atanacak 18 üye -buna MBK dışı Bakanlar Kurulu üyeleri eklenmektedir- dışında kalan 238 üyesinin, toplumun çeşitli kesimleriyle iki siyasal partiden yasada belirlenen esaslara göre "seçilen" üyelerden oluşmaktaydı.
Temsilciler Meclisi, 13 Aralık 1960 tarih ve 158 sayılı Temsilciler Meclisi Seçimi Kanununa göre aşağıdaki temsilcilerden oluşmaktaydı:
Devlet Başkanınca atanan 10,
Milli Birlik Komitesince atanan 18,
Bakanlar Kurulunun MBK dışı üyeleri,
İller Temsilcileri 75,
Cumhuriyet Halk Partisi 49,
Cumhuriyet Köylü Millet Partisi 25,
Baro Temsilcileri 6,
Basın Temsilcileri 12,
Eski Muharipler Birliği Temsilcileri 2,
Esnaf Teşekkülleri Temsilcileri 6,
Gençlik Temsilcisi 1,
İşçi Sendikaları Temsilcileri 6,
Odalar Temsilcileri 10,
Öğretmen Teşekkülleri Temsilcileri 6,
Tarım Teşekkülleri 6,
Üniversite Temsilcileri 12,
Yargı Organları Temsilcileri 12 (Yargıtay 6, Danıştay 5 ve Sayıştay 1)
Kanunun 5inci maddesinden 17inci maddesine değin seçimlerin her kesimde nasıl yapılacağı esasa bağlanmaktaydı -yalnızca Hüseyin Onur Gençlik Temsilcisi olarak doğrudan MBK tarafından belirlenmişti-. Kanuna göre, seçim sonuçları Yüksek Seçim Kurulu tarafından açıklanmasıyla kesinleşecekti. -Temsilciler Meclisine Bursa temsilcisi olarak Dr. İbrahim Öktem, Anadolu basını temsilcisi olarak da Bursada yayımlanan Yeni Ant gazetesinin sahip ve başyazarı Derviş Sami Taşman- vurgulamak gerekirse, Temsilciler Meclisinin Bakanlar Kurulunun MBK dışındaki üyeleri ile Devlet Başkanı ve MBK tarafından seçilen üyeler dışındaki 238 üyesi, toplumun hemen tüm kesimlerine anayasayı yapmakta söz ve oy hakkı tanımayı amaçlamaktaydı.
Ve bu Meclis, Milli Birlik Komitesi ile birlikte "Kurucu Meclis" görevi yaparak 1961 Anayasasını hazırlamıştır. Yapılan anayasa öylesine iyi ve demokratikti ki, 1965ten sonra iktidara genler, ekonomik ve toplumsal gelişmeler karşısında zora düştükçe eskiye özlem içinde "Bu anayasa ile devlet yönetilemez" sloganına sarılmışlardır. En esaslısı 12 Mart 1971 darbesi döneminde olmak üzere, 1961 Anayasasının ilerici, demokratik yanları değişikliklerle aşındırılmış, ama yine de amaca ulaşılamayınca 12 Eylül 1980 darbesinden medet umulmuştur.
12 Eylülün Özeti
12 Eylül 1980...
650 bin kişi gözaltına alındı...
1 milyon 683 bin kişi fişlendi...
Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı...
7 bin kişi için idam cezası istendi...
517 kişiye idam cezası verildi...
Haklarında idam cezası verilenlerden 50si asıldı...
71 bin kişi TCKnın 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı...
98 bin 404 kişi "örgüt üyesi" olmak suçundan yargılandı...
388 bin kişiye pasaport verilmedi...
30 bin kişi "sakıncalı" olduğu için işten atıldı...
14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı...
30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti...
300 kişi kuşkulu şekilde öldü...
171 kişinin "işkenceden öldüğü" belgelendi...
937 film "sakıncalı" bulunduğu için yasaklandı...
23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu...
3 bin 854 öğretmen öğretmenlikten atıldı...
Üniversitede görevli 120 öğretmen üyesi ve 47 hakimin işine son verildi...
400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi...
Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi...
3 gazeteci silahla öldürüldü...
Gazeteler 300 gün yayın yapamadı...
13 büyük gazete için 303 dava açıldı...
39 ton gazete ve dergi imha edildi...
Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi...
144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü...
14 kişi açlık grevinde öldü...
16 kişi "kaçarken" vuruldu...
95 kişi "çatışmada" öldü...
73 kişiye "doğal ölüm raporu" verildi...
43 kişinin "intihar ettiği" bildirildi...