Aralarında TMMOB , KESK, DİSK, TÜMTİS, İHD, TTB, Devrimci 78liler Federasyonu, Halkevleri,demokratik kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin üyelerinin de bulunduğu çok sayıda darbe karşıtı sabah saatlerinde TCDD Ankara Garı önünde buluştu.
Tren garı bahçesine 12 Eylül darbesinden önce ve darbeden sonra yaşamını yitiren devrimcilerin fotoğraflarının serildiği eylem yol boyu atılan "Darbeciler halka hesap verecek", "Faşizme karşı omuz omuza" sloganları ile yankılandı. Askeri darbe duyurularının mekanı olan Ankara Radyosu önünde duran eylemciler, 12 Eylül askeri darbesinin tarihin çöplüğüne atılması gerektiğini belirterek bu durumu simgeledikleri çöp bidonunu miting alanına kadar yuvarladılar.
Yürüyüş Sıhhiye Meydanında yapılan konuşmalarda devam etti. Darbe Karşıtı Platform adına burada yapılan konuşmada özetle şöyle denildi, "Kardeşler, 12 Eylül askeri faşist diktatörlüğünün 28. yılında, bu köhnemiş sisteme, emperyalizme, faşizme, gericiliğe ve şovenizme karşı ülkemizin ve halklarımızın kurtuluş mücadelesinde bağımsızlık, demokrasi, devrim, sosyalizm, özgürlük uğruna direnerek, dövüşerek ölen on binlerce devrimciyi selamlıyorum. Hepsi rahat uyusunlar, bedelini canlarıyla ödedikleri bu soylu kavga, o büyük devrimci miras ruhumuzu ve halkın vicdanını titretmeye devam ediyor. Rahat uyusunlar, karşı devrimin bütün imkanlarıyla toplumu bir örümcek ağı gibi kuşattığı bu çetin ve zorlu dönemde, bıraktıkları mücadele mirası, izlenecek devrimci rota yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Gelişmelerin tozu dumanı içinde unutmayalım ki, Atabeyler, Sarıkızlar, Ergenekon çetelerinden önce de Şemdinli, Susurluk çeteleri vardı. Ülkeyi bir darbe ortamına hazırlamak için işbaşı yapan kontrgerillanın 12 Eylül öncesi ve sonrasında işlediği insanlık suçlarını ve gerçekleştirdiği provokasyonları biliyoruz. Bu örgüt mevcut yönetim ilişkilerinin dışında kaynağını darbe hukukundan alan, genellikle Nato ülkelerine özgü kirli savaş örgütü Gladionun ta kendisidir. Bu kontrgerilla örgütü egemenlerin bekası için bir vampir gibi emekçi halklarımızın kanıyla beslendi. Bir ahtapot gibi ülkeye yayılan bu cinayet şebekelerinin, beslemelerinin, çeteleşmelerinin yarattığı devlet terörüyle toplumu yönlendirdiği, siyaseti dizayn ettiği ve bu çabaları hâlâ da sürdürdüğü ortadadır. İnanıyoruz ki; sosyalizmin insanı odağına alıp özgürleştirdiği, insanın insanı ezmediği, emeği sömürüp köleleştirmediği, hak ve özgürlüklerini kullanırken baskı ve zulüm görmediği bir ülke, el ele vermiş emek ve demokrasi güçlerinin omuzlarında yükselecektir."
Açıklamanın ardından söz alan KESK Başkanı Sami Evren de 12 Eylül faşist askeri darbesini kınayan bir açıklama yaptı. Miting Günyüzü müzik topluluğunun konseriyle ve coşkulu halaylarla sona erdi.