"İş cinayetleri son bulsun" çağrısında bulunan ve "Kahrolsun ücretli kölelik düzeni", "Katillerden hesabı emekçiler soracak" sloganları atan ve "Tersanelerde işçileri ölüme iten yargılansın hesap sorulsun", "İşçiyiz haklıyız kazanacağız", "Sendikal örgütlülüğün önündeki engeller kaldırılsın", "Tuzla cinayetleri son bulsun", "Tuzlada işçi kıyımına son" dövizleri taşıyan eylemciler adına basın açıklamasını DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Kani Beko okudu.
Basın açıklamasında tersanelerde ağır ve tehlikeli işkolu yönetmeliğinin uygulanmadığına dikkat çeken Kani Beko özetle şunları söyledi, " Uzun bir süredir tersanelerde yaşanan iş cinayetlerine karşı mücadelemizi sürdürüyoruz. Her gün yeni bir işçi iş cinayetine kurban giderken, hükümet insan hayatını uluslar arası şirketlere yaranmak için görmezden geliyor. Esnekleşelim rekabet gücümüz artsın zihniyeti, kuralsız ve güvencesiz çalışma düzeni yüzünden on binlerce işçi ölüyor. Son olarak 5 Ağustosta Pendik tersanesinde kadrolu işçi statüsünde kâtip olarak çalışırken çıkan yangın sonucu yaşamını yitiren Yusuf Aksungurun ölümünün üzerinden daha bir hafta geçmeden, GİSAN tersanesinde yaşanan bir kaza sonucunda Emrah Varol, Ramazan Aygün ve Ramazan Çetinkaya isimli 3 işçi yaşamını yitirdi ve onlarca işçi de yaralandı. Bugün artık herkes çok iyi biliyor ki, ölümlerin nedeni kaza değil, kuralsızlık, yasa dışılık, esnek çalışma, örgütsüzlük ve taşeronluk sistemidir. Ve bu sisteme kamu denetim mekanizmasının göz yummasıdır."
Hükümetlerin piyasayı ciddi bir biçimde denetlemediği ve sendikaları saf dışı bıraktığı için on binlerce işçinin yaşamını yitirdiğinin altını çizen Kani Beko şöyle konuştu, "Böylesi bir vurdumduymazlık, böylesi bir işçi düşmanlığı, böylesi bir sermaye aşkıyla kolaylıkla insan harcama anlayışına en denmeli bilmiyoruz artık. Tuzlada iş cinayetlerinin son bulması için yaptığımız girişimler dikkate alınmadığı gibi çözüm önerilerimiz de bugüne kadar hep kulak arkası edildi. Buradan önlemlerin alınması için Hükümete soruyor; daha kaç işçi ve emekçinin ölmesi gerekiyor? Tersanelerde, Ağır ve Tehlikeli İşkolu Yönetmeliği uygulanmalıdır! Günlük çalışma saati 7,5 saat olarak acilen hayata geçirilmeli; mola, dinlenme ve tatiller uygulanmalıdır. Sigortalar, ücretlerin ödenmesi, ana firma tarafından güvence edilmeli, sağlıklı barınma evleri, soyunma dolapları, işkoluna uygun kaliteli yemek verilmeli. Revir, doktor ve ambulans gibi sağlık hizmetleri sağlanmalıdır. Tüm tersanelerde temsilcilik açma olanağı sağlanmalıdır. Sendikal baskılara son verilmeli, sendikalaşmanın önündeki engeller ivedi olarak kaldırılmalıdır. Taşeronluk sistemi kaldırılmalıdır. Hem Türkiye hem de sektör bazında, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği İzleme Kurulu oluşturulmalıdır. Bu önlemler ele alınmadan ve güvenceye kavuşturulmadan bir yere varılamayacağı ölümlerin sonunu gelmeyeceği açık ve nettir. Hükümeti, ILOnun 87 Nolu sözleşmesinin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmeye ve tersanelerdeki çalışma koşullarını iyileştirmeye çağırıyoruz. İşçileri insanca çalışma koşullarına kavuşana kadar, iş cinayetlerinin sorumluları yargılanıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Konuyla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Savcılığına yapılan suçlular yargılansın dilekçesi verilmiştir. Bunun sonuna kadar takipçisi olacağız."