Konya BERA Oteli Sadabad Salonunda düzenlenen paneli EMO Konya İl Temsilcisi Kemal Başaran yönetirken, EMO Eski Başkanı H. Ali Yiğit, EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş, Türk Enerji-Sen Genel Merkez Eğitim Sekreteri Hikmet Çay panelist olarak katıldılar. Panelin açılış konuşmaları kısmında söz alan Başaran ve Pektaş İsmail Hasırcının aramızdan erken ayrılışından duydukları üzüntüyü belirtirken, Hasırcının mücadelesini daima yaşatacaklarına dikkat çektiler ve her yıl Hasırcı anısına yapılacak ve gelenekselleşecek olan panellerin bu mücadelenin bir parçası olduğuna vurgu yaptılar.
Açılış konuşmalarının ardından Hasırcının çocukları tarafından hazırlanan ve hayatını anlatan slâyt gösterisi tüm salona duygu yüklü anlar yaşattı. Panelde ilk olarak konuşan EMO eski başkanlarından Ali Yiğit özelleştirme kavramının ortaya çıkışı ve hayatımıza girişiyle ilgili yakın tarih değerlendirmesi yaptı. Ali Yiğit "Tüm dünyada 70li yılların krizlerinden sonra KİTlerin satışı yoluna gidilirken ülkemizde de bu yönde iki yaklaşım vardı; birinci tez KİTlerin zarar ettiği ve ekonomiye yük olduğu ve derhal KİTlerden kurtulmak gerektiği üzerineydi. İkinci tez ise -ki bu sol liberallerin tezidir- KİTlerin ciddi bir ekonomik güç olduğu ve devletin tüm baskı araçlarının bu ekonomik güç ile beslenerek KİTlerin anti-demokratik bir işlevi olduğu yönündeydi. Dolayısıyla tüm bu tezler KİTlerin hızla elden çıkarılmasına hizmet diyordu" diyerek konuşmasını sürdürdü. Enerji alanının rant alanı, kâr alanı haline gelmesi, 1999da Anayasaya giren tahkim kavramı ve son dönemde karşımıza çıkan otomatik fiyatlandırma örnekleriyle özelleştirmenin hayatımıza ne kadar sirayet ettiğini anlatan Ali Yiğit, tüm bu özelleştirme saldırılarına karşı tek çıkış noktasının örgütlü mücadeleler olduğuna vurgu yaparak sözlerini tamamladı.
Panelin ikinci konuşmacısı Türk Enerji-Sen Genel Merkez Eğitim Sekreteri Hikmet Çay katılımcılara TEDAŞ özelleştirmeleri özelinde bilgiler ve örnekler sundu. Çay geçtiğimiz aylarda gündemimize giren dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesiyle ilgili ihale süreçlerine ilişkin şunları söyledi: "Birincisi, devletin dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinden fazla gelir elde etmesi halinde ihaleyi kazananların bu bedeli elektrik fiyatlarına dolayısıyla vatandaşlara yansıtacağı gerekçe gösterilerek bu bölgelerin ekonomik değerlerinin çok altında satılmaları planlanıyor. Fakat şunu da unutmamak gerekir, tıpkı bundan önce POAŞ, TÜPRAŞ, Türk Telekom ihalelerinde olduğu gibi özellikle medyada elektrik dağıtım bölgelerinin de beklenenin çok üstünde fiyatlarla satıldığı yollu değerlendirmeler yapılacaktır. Çünkü "fiyat piyasasından oluşacak" ve "her tesis hak ettiği bedeli, bulacaktır" sonuçta "ucuz" "pahalı" hangi fiyat ortaya çıkarsa çıksın, sübjektif olmayacak tek gerçek bu bölgelerin 30 yıllığına işletme hakkı ve yüksek kâr imkânının özel şirkete devredilecek olmasıdır. İkincisi, kayıp ve kaçakların azalması gibi etmenlere bağlı olarak elektrik maliyetleri kısmen ucuzladığında elde edilecek kârın önemli bir kısmı tüketiciye değil dağıtım bölgelerinin yeni işleticileri olan özel şirketlere aktarılıyor. Üçüncüsü, özelleştirme savunucuları tarafından, elektrik fiyatlarının ilk 5 yılın sonundan itibaren maliyetlere göre belirleneceği, maliyetlerin yeni yatırımlar ve verimli işletmecilik sayesinde düşmesi sonucunda da zamanla elektrik fiyatlarının ucuzlayacağı yorumları da gerçekçi bir nitelik taşımıyor. Çünkü elektrik nihai satış fiyatının içinde dağıtımın payı sadece yüzde 20-25 civarında iken üretim maliyetinin payı yüzde 65 civarında." Konuşmasının sonunda EMO Konya İl Temsilciliği Toplantı Salonuna İsmail Hasırcının isminin verilecek olmasından son derece mutluluk duyduğunu belirten Çay, MEDAŞtaki Scada Merkezine de "İsmail Hasırcı Scada Merkezi" adının verilmesi için yetkililere çağrıda bulundu.
Panelin son konuşmacısı EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş sözlerine şöyle başladı: " Okullarda enerjiyle ilgili ilk öğretilen şey şudur: enerji yoktan var, vardan yok olmaz, enerji sadece dönüşür. Enerji dönüşümü dediğimiz de potansiyel enerjinin, kinetik enerjiye dönüşmesi gibidir. Ancak görünen o ki bu dönüşüm meselesi birileri tarafından yanlış anlaşılıyor. Ülkemizde ve dünyadaki büyük yolsuzluklara bakalım: Beyaz Enerji-1, Beyaz Enerji-2, Enron, ... bunlar büyük yolsuzluklar ve hepsi de enerji yolsuzlukları. Demek ki dönüşümden anlaşılan şey herkes için aynı değil." Enerji alanındaki krizler için bir dönem "enerji krizi yoktur, enerji yönetim krizi vardır" değerlendirmesini yaptıklarını belirten Pektaş, gelinen noktada dünyamızda artık enerji krizinin de varlığını kabul etmek gereğinden bahsetti. Pektaş değişen dünyada enerjinin kıymetini bilmek ve onu insanlığın yarına bir kamusal hizmet olarak değerlendirmek gerektiğinin altını çizerken, enerji alanının tahribatına yol açan özelleştirmeler karşısında tekrar yükselişe geçen Özelleştirme Karşıtı Platformda ortak mücadele yürütmek için açık çağrıda bulundu. Pektaşın konuşmasının ardından salondan gelen sorulara konuşmacıların yanıt verdiği son kısım ile panel sona erdi.
Panelin ardından tüm katılımcılar ile EMO Konya İl Temsilciliği Hizmet binasına geçildi ve burada temsilcilik toplantı salonuna törenle İsmail Hasırcının ismi verildi. Törende Salonun kapısına üzerinde "TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Konya İl Temsilciliği İsmail Hasırcı Toplantı Salonu" yazan pirinç levha yerleştirildi ve açılış gerçekleşti.