TMMOB 40. Olağan Genel Kurulu, Divanın oluşturulmasıyla başladı. Divan Başkanlığına Makina Mühendisleri Odasından Oğuz Türkyılmaz seçilirken, Maden Mühendisleri Odasından Erdal Kaymakçı ve İnşaat Mühendisleri Odasından Murat Gökdemir Başkan Yardımcısı oldular. Divanın oluşumu Elektrik Mühendisleri Odasından Mehmet Atay, Makina Mühendisleri Odasından Satılmış Göktaş, Maden Mühendisleri Odasından Muharrem Toralıoğlu ile Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasından Nihal Erdoğanın yazmanlıklara seçilmesiyle tamamlandı.
Saygı duruşu, Anıtkabir Çelenk Komisyonunun oluşturulması ve gündemin karara bağlanmasının ardından TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı açılış konuşmasını yaptı.Açılış konuşmasının ardından TMMOB adına sekretaryasını Oda ve İl Koordinasyon Kurulları tarafından yürütülen etkinlikler için teşekkür plaketi Oda ve İKK temsilcilerine verildi.
Konuklara verilen söz kapsamında sırasıyla, KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, ÖDP Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, TKP Genel Başkanı Aydemir Güler, SDP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Taka ve DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün konuştu. Verilen aranın ardından öğleden sonra Genel Kurul, komisyonların oluşumuyla çalışmalarını sürdürdü. Yönetmeliklerle ilgili komisyonlar, Mali İşler ve Bütçe Komisyonu, Genel Kurul Sonuç Bildirgesi Komisyonu ve Karar Taslakları Komisyonunun oluşturulmasının ardından TMMOB İkinci Başkanı Hüseyin Yeşil, 39. Dönem TMMOB Çalışma Raporunu özetleyerek sundu. Ardından mali rapor, Denetleme Kurulu ve Yüksek Onur Kurulu raporları da sunuldu.
EMOnun Önergeleri Sunuldu
EMO 41. Olağan Genel Kurulunda TMMOB Genel Kuruluna taşınması kararı alınan iki önerge de TMMOB 40. Olağan Genel Kuruluna sunuldu. Bu önergeler kapsamında 2008-2009 çalışma döneminde sekretaryalığını EMOnun yürüteceği "Kadın Mühendisler, Mimarlar ve Şehir Plancıları Kurultayı" ile "Ücretli ve İşsiz Mühendis Kurultayı" düzenlenmesi Genel Kurula önerildi. Karar Taslakları Komisyonu çalışmaları kapsamında önergeler görüşülecek.
TMMOB Onurlu Yürüyüşüne Devam Ediyor
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, "TMMOByi büyütenler, dik tutanlar, onurlu yürüyenler, yürürken omuzlarını birbirine yaslayan, bunun keyfini çıkaran, omuzları arasında boşluğu en aza indiren, birlikte yürürken asla birbirine omuz atmayan sevgili mesai arkadaşlarım, mücadele arkadaşlarım, yol arkadaşlarım" diye selamlayarak konuşmasına başladı. Soğancı, TMMOB tarihinde yaptığı çalışmalar ve örgüte katkılarıyla önemli bir yere sahip olan Teoman Öztürkün 70lerde TMMOBnin yol haritasını çizen konuşmasından şu alıntıyı yaptı:
"Yüreğimizdeki insan sevgisini ve yurtseverliği, baskı ve zulüm yöntemlerinin söküp atamayacağının bilinci içinde, bilimi ve tekniği emperyalizmin ve sömürgenlerin değil,
emekçi halkımızın hizmetine sunmak için, her çabayı güçlendirerek sürdürme yolunda
inançlı ve kararlıyız."
TMMOB 39. Olağan Genel Kurul sonuç bildirgesinin bir bölümünü okuyan Soğancı, "TMMOB onurlu yürüyüşüne, dik duruşuna devam ediyor" dedi. Mehmet Soğancı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ortalama bir Avrupa ülkesinde 50-60 yılda yaşanabilecek olaylar bizim ülkemizde bir yıla sığabiliyor. Hrant Dink suikastı, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Anayasa Mahkemesinin 367 kararı, askerlerin e-muhtırası, geniş katılımlı Cumhuriyet mitingleri, 22 Temmuz erken genel seçimleri ve tek başına 2. AKP hükümeti, Abdullah Gülün Cumhurbaşkanı olması, çözülemeyen ve giderek içinde şiddeti arttıran Kürt sorunu, artan milliyetçilik, ABDnin, Dünya Bankasının, IMFnin ülkemiz üzerinde her geçen gün artan müdahaleleri, yurtdışı askeri operasyonlar, meslek alanlarımız ile ilgili hiç de emekten insandan yaşamdan yana olmayan yeni düzenlemeler, yoksulluğun, işsizliğin giderek artması geçtiğimiz bir yılda yaşadıklarımızdan yalnızca bir kısmı. Bu yaşananlar ve yaşatılanlar tüm dünyayı bir karabasana sokan kapitalist küreselleşmenin ülkemize yansımalarıdır."
Baskıcı-Piyasacı Düzen AKP Eliyle Kurumsallaştırılıyor
Ülkenin dış politikasının ABD emperyalizminin talepleri ile şekillendiğini, ekonominin kapitalist küreselleşmeye uyum adı altında IMF ve Dünya Bankasının yönlendirmesi altında olduğunu, demokrasinin sınırlarını da AB ile ilişkiler ve pazarlıkların belirlediğini kaydeden Soğancı, "Tüm bunlar bağımlılığı arttırıyor, yoksulluğu arttırıyor ve geleceğimize yönelik karanlığı arttırıyor" saptamasını yaptı.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Soğancı, 12 Eylülün baskıcı ve gerici zihniyeti ile Özal ile başlayan piyasacı düzenin AKP eliyle kurumsallaştırıldığına dikkat çekerken, kapitalist küreselleşmenin ihtiyaçlarına uygun olarak devlet ve toplum yapısı yeniden düzenlendiğini söyledi. Kapitalizmin eski düzeni ile yeni düzeni arasındaki çatışmaya işaret eden Soğancı,
"Bu çatışma toplumu da kimi zaman laik-antilaik, kimi zaman da başka biçimlerde süren anlamsız bir kutuplaşmaya sürüklüyor. Bizlerin mücadelesi ise bu boğucu ikilemin, bu anlamsız kutuplaşmanın aşılabilmesi, bir başka seçeneğin, başka bir Türkiye umudunun ortaya koyulabilmesi mücadelesidir" diye konuştu.
Ülkenin sorunlarının çözümü için emekten, demokrasiden yana bir irade geliştirmeye çalıştıklarını anlatan Soğancı, bu çerçevede yürütülen mücadeleyi şöyle örnekleyerek aktardı:
"Nerede bir haksızlık olmuşsa biz onun karşısında olduk. ABD emperyalizminin Ortadoğudaki saldırılarına karşı, ülkemizde ve bölgede barışı savunduk. Özelleştirmelere karşı çok yönlü ve etkili bir mücadele sürdürerek, AKP iktidarının karşısına dikildik. Çalışma yaşamındaki güvencesizleşmeye, hak gasplarına, eğitimin ve sağlığın paralı hale getirilmesine ve her tür neo-liberal saldırı politikasına karşı sokaklara çıktık. Bu ülke topraklarında herkesin eşit ve özgürce bir arada kardeşçe yaşamasından yana tavır aldık."
Emperyalist Kapitalist Sisteme Karşı Mücadele Vurgusu
Dünyada yaşanan ekonomik krize dikkat çeken Soğancı, kapitalist küreselleşme ile birlikte sömürü, yoksulluk ve savaşın küreselleştiğini söyledi. Türkiyenin yaşadığı sorunların da büyük oranda bu süreçten kaynaklandığını vurgulayan Soğancı, sorunların ancak emperyalist kapitalist sisteme karşı mücadele edilerek, düzenle hesaplaşılarak çözülebileceğini kaydetti. Bu sürecin Türkiyede en son ve en güçlü aktörü AKPnin, emperyalist odaklardan aldığı güçle de iktidarını kamusal alanda ve gündelik hayatta giderek güçlendirdiğini ifade eden Soğancı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"AKP, emperyalist odaklardan aldığı güçle, iktidarını kamusal alanda ve gündelik hayat içerisinde giderek güçlendiriyor. Öyle ki, AKP devlet kurumlarında kendine uygun bürokrat ve elit kadroyu yaratmaya çalışırken aynı zamanda Futbol Federasyonundan, medyaya; Alevi örgütlerinden sendikalara kadar her yere müdahale etmeye çalışıyor. Demokratikleşme lafızlarının çokça söylenmesine karşın değişimin yönü, tek parti dönemlerini andıran, baskıcı ve otoriter bir iklimdir. 1 Mayısta herkesin gözü önünde AKP demokrasiye bomba atmıştır.
Kendine demokrat AKP, konu kendisine karşı söz söylemek isteyen emekçiler, işçiler, gençler olduğunda tereddütsüz şekilde polis copuna, panzere ve gaza başvurmuştur. Tayyip Erdoğanın, kendisi için çizilen karikatürler için açtığı sayısız dava bile hoşgörünün, tahammülün ve demokratlığın sınırlarını göstermek için yeterlidir. AKP kendine demokrat olduğu gibi, aynı zamanda yalnızca kendine özgürlük istemektedir. Türban tartışması bunun tipik bir örneği olmuştur. Toplum bugün cemaat ve tarikat yapıları eliyle gerici düşüncelerin etkisi altına alınmaktadır. AKP iktidarı eliyle kurulmaya çalışılan piyasacı ve cemaatçi bu toplum yapısı, esasında toplumu parçalayarak ortadan kaldırıyor. Piyasanın yok ediciliği ve sömürüsü karşısında insanların çaresizliği ve isyanı cemaatler içerisinde tutularak, piyasa tanrısına itaat örgütleniyor. AKP eliyle kurulan, zenginin daha zengin olduğu yoksulun daha da yoksullaştığı, üstekine han hamam alttakine din iman düzenidir."
Piyasanın İktidarına Karşı İsyan İnsani
Genel Sağlık Sigortası Yasası ile sağlık ve sosyal güvenlik hakkının ortadan kaldırıldığını belirten Soğancı, "piyasanın iktidarına" karşı isyan etmenin "insani" olduğunu vurguladı. "Küresel kapitalizmin ve onun temsilcisi AKPnin saldırılarına karşı durabilmek ancak kendi örgütlü özgücümüzü dayanarak, bütün emek ve demokrasi güçlerinin birlikte mücadelesi ile başarılabilecektir" diyen Soğancı, yıllardır kanayan bir yara olan Kürt sorununun silahlarla ölümlerle çözülemeyeceğini söyledi. Soğancı, 1 Haziranda İstanbulda Kadıköyde kardeşçe yaşam iradesiyle yapılacak olan mitinge de konuşmasında destek verdi.
Soğancı, TMMOBnin "ülkemizdeki mühendisleri, mimarları ve şehir plancılarını temsil etme; onların hak ve çıkarlarını halkımızın çıkarları temelinde koruma ve geliştirme; mesleki, sosyal ve kültürel gelişmelerini sağlama ve mesleki birikimlerini toplum yararına kullanmalarının zeminini yaratmakla" yükümlü olduğunu anımsattı. TMMOBnin işleyişi ve geçen dönem yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Mehmet Soğancı, "Etkinliklerimizin sonuç bildirgeleri TMMOBnin manifestolarıdır. TMMOBnin sözü hep emekten ve halktan yana olarak insana, yaşama ve aydınlık geleceğimize yönelik olacaktır" diye konuştu.
Hukuksal Mücadelenin Seyri
TMMOBnin sempozyum etkinlikleri, yayınları hakkındaki gelişimi de konuşmasında aktaran Başkan Soğancı, 39. Dönemde bir ilke imza atarak, İnternet üzerinden yayın yapan TMMOB Radyonun hizmete girdiği anımsattı. Soğancı, TMMOB Yönetim Kurulu tarafından 1 Haziran 2006 tarihinden bu yana 25 konudaki yönetmelik ve değişikliğin karar altına alındığı ve Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğini bildirdi. Soğancı, hukuksal alanda yürütülen mücadeleye ilişkin olarak da şu bilgileri verdi:
"Hukuksal alanda; Cargill, Kalkınma Ajansları, jeotermal sahaların kullanım haklarının devredilmesi, İpekyolu Vadisi Serbest Bölgesi kararları, Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikin bazı maddelerinin iptali, Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin sicil durum belgesi istenmesi başlıklı maddesini değiştiren yönetmeliğin iptali istemiyle açtığımız davalar hep bizim lehimize sonuçlandı. Yanlış gördüğümüz uygulama ve yönetmeliklere yönelik açtığımız davaların çoğunu kazandık. Çıkarılmaya çalışılan tüm yasalara karşı olumlu olumsuz görüşlerimizi kamuoyuna, siyasi karar vericilere ilettik. Meslek alanlarımız ile ilgili çıkan tüm yönetmelikleri izledik. Çok donanımlı bir hukuk birimimiz var artık."
TMMOBnin içinde bulunduğu kuruluş ve platformlarla ilgili de üzerine düşeni yaptığını belirten Soğancı, katılım sağlanan, düzenlenen ya da çağrıcısı olunan miting ve benzeri alan etkinliklerinde "Bağımsız, demokratik ve özgür bir Türkiye" çağrısını yükselttiklerini vurguladı. Soğancı, "Toplumsal muhalefetin içinde yer alan TMMOB, dünyada ve ülkemizde yaşananlara seyirci kalmayarak, karanlığa karşı aydınlığı, savaşa karşı barışı, eşitsizliğe karşı adaleti, şiddete karşı kardeşliği, sömürüye karşı emeği savunmaya, başka bir Türkiye ve başka bir dünya mücadelesinde onurlu ve dik yürüyüşünü sürdürmeye devam etti" dedi.
Mücadele Zamanı
TMMOB çalışmalarına, etkinliklerine katkı sunanlara teşekkür eden Soğancı, TMMOBnin konumunu özetleyerek, konuşmasına şöyle tamamladı:
"TMMOB bu ülkenin bir nefes alma-verme alanıdır. Bu ülkenin halkının, bizim, hepimizin önemli bir mevzisidir. Bu ülkenin ve bu ülke halkının TMMOBye ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacın gereklerinin yerine getirilebilmesi için de, TMMOBnin odalarına, odaların şubelerine, şubelerin örgütlü üyeye ihtiyacı vardır. Bu hepimiz tarafından bilinmelidir.
TMMOB şimdi tam da neo liberalizme, gericiliğe ve darbe özlemcilerine karşı mücadele etme zamanıdır demektedir.
TMMOB şimdi tamda insana, yaşama ve geleceğimize sahip çıkma zamanıdır demektedir.
TMMOB, bağlı odaları, odalarımızın şubeleri ve örgütlü üyeleri ile birlikte, önümüzdeki dönemde de meslek ve meslektaş sorunlarının halkın sorunlarından ayrı tutulmayacağını bilerek çalışmalarını yürütecektir.
TMMOB, önümüzdeki dönemde de özgür ve demokratik bir Türkiye özlemiyle emekten ve halktan yana mücadelesini sürdürecektir.
TMMOB, önümüzdeki dönemde de barıştan, dostluktan, dayanışmadan ve bir arada yaşamadan yana etkinliklerin içerisinde aktif olarak yer alacaktır.
TMMOB, önümüzdeki dönemde de toplumsal muhalefetin odağında yer alarak onurlu yürüyüşüne ve dik duruşuna devam edecektir.
Selam olsun ülkemizin ve dünyanın aydınlık geleceğine sahip çıkanlara!
Selam olsun TMMOBnin onurlu yürüyüşünü ve dik duruşunu sürdürenlere ve sürdüreceklere!
Yaşasın TMMOB.
Yaşasın TMMOB Örgütlülüğü."
39. Dönem Çalışmaları Genel Kurula Aktarıldı
İlk gün çalışmaları kapsamında TMMOB İkinci Başkanı Hüseyin Yeşil, 39. Dönem Çalışma Raporunu sunarken, sağlık, bütçe, 1 Mayıs, savaş ve işgallere karşı protestolar başta olmak üzere TMMOBnin düzenlediği, katıldığı ve çağrıcı kuruluşlar içinde yer aldığı kitlesel etkinlikleri aktardı. Telekom grevini TMMOBnin desteklediğini ifade eden Yeşil, mesleki yeterlilik ve yabancı mühendislerin çalıştırılmasına ilişkin yasa tasarılarına karşı TBMM önünde yapılan protestoları anlattı. 39. Dönem çalışmaları kapsamında TMMOB bünyesinde oluşturulan 28 çalışma grubunu sıralayan Yeşil, eksikleri ve yanlışları olmakla birlikte temel olarak Enerji Verimliliği ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları yasalarını desteklediklerini, bunların uygulamaları içinde yer alındığını ifade etti. Bu dönem içerisinde TMMOBnin yurt çapında etkinlikler gerçekleştirmesinde ve eşgüdümün sağlanmasında önemli bir işleve sahip olan İl Koordinasyon Kurulu sayısının 40a ulaştığını açıklayan Yeşil, yayın çalışmaları kapsamında da 13 kitap, 11 Birlik Haberleri yayımlandığını aktardı. TMMOBnin bu dönem kendi mekanına kavuştuğunu, böylece daha geniş bir mekanda daha iyi çalışma ortamına kavuşulduğunu anlatan Yeşil, 39. Dönemde gerçekleştirilen sempozyumlar hakkında da Genel Kurulu bilgilendirdi.
Konukların konuşmalarına ilişkin habere aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.