Sosyal Güven(siz)lik ve Genel Sağlık(sızlık) Sigortası Tasarısının
YALANLARINI BALON YAPTIK UCURUYORUZ
Türkiye‘de dört aydır sağlı ve sosyal güvenlik tartışılıyor. Konu bütün yurttaşların hayatını yakından ilgilendiren yüzlerce düzenlemeyi içermekte. Bu düzenlemelerin esasini ise şu dört "temel parametre" oluşturmakta:
1) Emeklilik yaşının yükseltilmesi ve prim gün sayısının arttırılması yoluyla emekliliğin imkansızlık derecesinde zorlaştırılması,
2) Aylık bağlama oranlarının ve güncelleme katsayısının azaltılması yoluyla emekli aylıklarının düşürülmesi,
3) Sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeyi prim ödeme zorunluluğuna bağlayıp; ayak baskı parasından, % 20 katkı payı ve % 300‘e kadar çıkan yeni "ilave ücret"ler ve özel sağlık sigortacılığı yoluyla sağlık hakkının kısıtlanması,
4) Sağlık için ayrılan kamusal kaynakların özel sağlık sektörüne akıtılmasını sağlayan düzenlemelerle sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi.
İste, biz tüm SSGSS mağdurları tam da bu "temel parametreler"e karşı itirazlarını yükseltiyoruz. Daha önceleri SSGSS Kanunu‘na karşı çıkanları yalancılıkla suçlayan siyasi iktidar, yükselttiğimiz mücadele sonunda, Emek Platformu‘yla görüşmeler yapmak zorunda kaldı. Ancak uzlaştık diye sunulan konuların tümü tasarısını kendisi gibi yalanlardan başka bir şey değildir.
EMEKİLİK İÇİN GÜN SAYISI DÜŞTÜ YALANINI BALON YAPTIK UÇURUYORUZ
Bugüne kadar kamuoyuna yansıyan bilgiler Hükümet‘in bu temel parametrelerden sadece emeklilik için asgari prim gün sayısının 7.200 gün olmasını kabul ettiği yönünde. Öncelikle belirtmek gerekir ki; ha ten yürürlükte olan mevzuata göre işçiler zaten 7.000 gün prim ödeyerek emekli olabilmektedirler. Gerçekte söz konusu olan 5510 Sayılı Kanun‘la 9.000 güne yükseltilen prim gün sayısının 7.200 güne "düşürülmesi" değil, "yükseltilmesi "dir.
Üstelik emeklilik yaşı 65‘e yükseltildiği için prim gün sayısının 7.200 olması yalnız başına bir anlam ifade etmemektedir. Örneğin 20 yıl sigortalı olarak çalışıp 7.200 gün prim zorunluluğunu 45 yaşında dolduran bir isçinin emekli aylığı alabilmesi için bir 20 yıl daha beklemesi gerekecektir.
EMEKLİ AYLIĞI BAĞLANMA ORANI ARTTIRILDI YALANI BALON YAPTIK UÇURUYORUZ
Emekli aylığı bağlanma oranın sigortacılıkta geçen ilk on yıl için % 3‘e "çıkarılmakta" değil, mevcut durumdaki % 3,5‘dan aşağı "düşürülmekte"dir. Çalışma hayatına yeni başlayacaklar için ise ilk on yıl da dahil % 2‘lik bir oran uygulanacak ve emekli aylıkları % 23 ile % 33 arasında düşecektir.
Öte yandan, işçiler için mevcut durumda prim güncelleme katsayısında milli gelirdeki artışın %100‘ü hesaba katılmaktadır. 5510 Sayılı Kanun‘la bu oranın % 0‘a düşürülmesine yönelik düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu durumda yapılması gereken eski uygulamanın devam etmesidir. Oysa AKP Hükümeti güncelleme katsayısını % 30‘a düşürmektedir.
GS5 YALANINI BALON YAPTIK UÇURUYORUZ
AKP Hükümeti‘nin sağlık hakkının kısıtlanması ve sağlığın piyasaya açılması/özelleştirilmesi konusunda ise hiçbir "taviz" vermemekte kararlı görünmektedir.. Bu tasarı yasalaşırsa, sağlık hizmeti alabilmek için bu Ülkenin vatandaşı olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık sigortası primi yatırmak, hatta bir de "katılım payı" ödemek yetmeyecek. şimdi bir de "ilave ücret" adı altında para ödemek gerekecektir.
Bu gerçekler ortada iken ve hatta daha yasa Meclisten geçmeden özel hastaneler için %20 ile sınırlandırılacak denen katkı paylarının 5 kat artırılması ve toplam sağlık faturasının bir katına kadar katkı payı alınabilmesinin önünün açılması, Bu da yetmez gibi kamu hastanelerinde bile otel hizmetleri ve ne anlama geldiği anlaşılamayan "istisnai sağlık hizmetler" diye tanımlanan hizmetler için katkı payının yasal hale getirilmesi hükümetin niyetine dair kaygılarımız artırmaktadır.
Ne sigortalıların bütçelerine yeni yükler getirecek ilave ücretlerden, ne de "parası olana acısız, kansız; parası olmayana acılı, kanlı ameliyat" demek olan "istisnai sağlık hizmetleri"nde % 300 ücret alınması düzenlemesinden vazgeçmemiştir. Hatta önergelerle % 20 alan katkı payının %100 çıkmasının önü açılmıştır. Sadece bu tutum bile her türlü insani, vicdani ve ahlaki hicap duygusunun bittiği yeri göstermektedir.
REFORM YALANINI BALON YAPTIK UCURUYORUZ
Söyledik, söylüyoruz, söylemeye devam edeceğiz...Bu yapılanlar sağlıkta ve sosyal güvenlikte "reform" değil, yıkımdır. İşçisi, kamu çalışanı, esnafı, çiftçisi, emeklisi, yaşlısı, genci, ev kadını, öğrencisi ile bu ülkenin çalışan ve üreteni milyonlarca insanının talebi tam tersi yöndedir:
YALANLARA, TALANA, HAK GASPINA SON VERİLMESİNİ
- Çalışanların emeklilik koşulları kolaylaştırılmasını,
- Emekli aylıkları insanca yaşayacak düzeye çıkarılmasını
- Eşit/ücretsiz/nitelikli sağlık hizmeti için nüfus cüzdanı yeterli olmasını
- İstinasız tüm sağlık hizmetlerinin, bir insan: hakkı olarak, sosyal devlet tarafından vatandaşa sunulacağı bir sağlık sistemi TALEP EDIYORUZ.
Şimdi yapılması gereken toplumun bilincinde ve vicdanında mahkum olmuş bu Tasarı‘nın küçük birkaç tadilatla TBMM‘den geçirilmesi değil geri çekilmesi ve çalışanların talepleri doğrultusunda gerçek bir Sosyal Güvenlik Reformu‘nun hayata geçirilmesidir.Bizler, dört aydır yürüttüğümüz mücadelemize bu perspektifte devam ediyoruz.
KARŞI ÇIKTIK, KAR5I ÇIKIYORUZ, KARŞI ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ... BİZ BU TASARIYI SAYFA SAYFA, SATIR SATIR OKUDUK. SATIRLARININ ALTINI ÇİZDİK. ŞİMDI DE ÜSTÜNÜ ÇİZİYORUZ. BU TASARININ DERHAL GERİ" ÇEKİLMFSİNİ TALEP EDİYORUZ.
Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.
BİZ KARŞI ÇIKARSAK YAPAMAZLAR!
HERKESE SAĞLIK/GÜVENLİ GELECEK BURSA PLATFORMU
DiSK KESK TMMOB TTB TDB
PETROL-İŞ
BURSA ECZACI ODASI
TEZKOOP İŞ
BURSA GAZETECİLER CEMİYETİ
TÜMTiS
NİLÜFER BELEDİYESİ
GENEL PRATİSYENLİK DERNEĞİ
NİLÜFER Yerel Gündem 21
BURSA ÇAĞDAŞ HEKİMÇAGDAS
TÜKDER
GAZETECİLER DERNEĞİ
BUYAZ
HUKUKÇULAR DERNEĞİ
DOGADER
HALKEVLERİ, İHD
GÜNYÜZÜ KADIN DERNEĞİ