Samsun Çevre Birlikteliği Platformu adına açıklama yapan Elektrik Mühendisleri Odası eski Başkanı Metin Telatar, "Mobil santrallerin çalıştığı bölge Samsun‘un içme suyunu temin eden Çakmak Barajı‘nın bulunduğu bölgededir. Santrallerin yaratacağı çevre kirliliğinin meydana getireceği sülfürik asit yağmurları, içme suyumuzu kirletecek" dedi
Samsun‘da yeniden faaliyete geçen mobil santrallerle ilgili açıklama yapan aralarında 10 sivil toplum kuruluşunun bulunduğu Çevre Birlikteliği Platformu, Samsun halkını uyardı. Platform adına konuşan Çevre Birlikteliği Sözcüsü Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı eski Başkanı Metin Telatar, mobil santrallerin çalıştığı bölgenin Samsun‘un içme suyunu temin eden Çakmak barajının bulunduğu bölge olması nedeniyle, santralin yaratacağı çevre kirliliği ve meydana gelecek olan sülfürik asit yağmurlarının Samsun‘un içme suyunu kirleteceğini iddia etti. "Öncelikle yöre halkından başlamak üzere insan sağlığını ve ürettiği mahsulü olumsuz etkileyecektir" diyen Telatar, santralin test üretimlerinin yapıldığı şu kısa süre içerisinde dahi yöre halkından bu yönde şikayetler gelmeye başladığını söyledi. Santralin faaliyete geçmesi için ilgili kuruluşlardan alınan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) rapor örneklerini Bilgi Edinme Yasası‘ndan faydalanarak talep ettiklerini fakat gizlilik gerekçesiyle temin edemediklerini belirten Telatar, Valilik bünyesinde ve gözetimi altında bu raporları inceleyeceklerini ifade etti.
KURAKLIK VE SUSUZLUK İŞİN BAHANESİ
Mobil santrallerin kuraklık ve susuzluk bahane edilerek devreye sokulmasının ardında bilinmesi gereken başka nedenler olması gerektiğini savunan Telatar, "Her ne kadar kuraklık ve susuzluk bahanesiyle acilen devreye alındığı izlenimi verilen santrallerin 2006 yılının son aylarında ‘Emre Amade‘ talimatıyla çalıştırılmaya hazırlandıkları kamuoyu tarafından bilinmektedir. Anlaşılıyor ki yapılan genel seçimler öncesinde kamuoyu tepkisinden çekinilerek mobil santralin devreye alınması seçim sonrasına bırakılmıştır. İlgili meslek odalarının tüm uyarlarına rağmen elektrik üretimi için yeni yatırımların yapılmaması nedeniyle son günlerde ülkede programsız elektirk kesintileri yapılmaktadır. 16 Temmuz pazartesi gününden itibaren Samsun genelinde de bu yönde elektrik kesintileri yapılmıştır. Bu kesintiler bahane gösterilerek herhangi bir yasal dayanağı olmayan ve 6 numaralı fuel-oil ile çalıştırılan mobil santrallerin devreye alınmaya başlandığı görülmektedir" diye konuştu.
MAHKEME KARARLARI HİÇE SAYILIYOR
Ankara 10. İdare Mahkemesi‘nin santrallerle ilgili geçmiş dönemde almış olduğu kararın örnek bir karar olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Telatar, o dönemlerde mahkemenin almış olduğu karar doğrultusunda, mobil santralin hiçbir şekilde kamu yararına olamadığının, ÇED raporu bulunmadığının, konuşlandırma yerinin yanlış ve dolayısıyla insan sağlığına zararlı olduğunun Danıştay 10. Dairesi onayıyla belgelendiğini belirterek, "Mahkeme kararı kesindir hiç kimse tarafından yorumlanamaz. Buna rağmen mobil santrallere yasal kimlik kazandırmak amacıyla değişik kurum ve kuruluşlar tarafından ÇED raporu yerine, ÇED olumlu kararı verilmesi, işyeri ruhsatı, inşaat ruhsatı gibi benzeri belgelerin şu günlerde tamamlandığı ya da tamamlanmak üzere olduğu da bilinmektedir" dedi.
ENERJİ KRİZİ FARKLI YÖNTEMLERLE ÇÖZÜLMELİ
Küresel ısınma ve beraberinde getirdiği olumsuz sonuçlar nedeniyle yaşanmakta olan enerji krizinin insan sağlığını ve çevreyi tehdit etmeyecek yöntemlerle çözülmesi gerektiğini savunan Çevre Birlikteliği üyeleri, çözüme yönelik şu önerilerde bulundular: "Kamu-Özel ayrımı olmaksızın Türkiye‘nin tüm üretim kaynaklarını en verimli şekilde kullanacak bir planlama acilen yapılmalıdır. Kamu santrallerinin ve enerji dağıtım şebekelerinin acilen bakım ve rehabilitasyon çalışmaları yapılmalıdır. Elektrik kullanımında tasarruf önlemleri, tüm medya olanakları kullanılarak halka benimsetilmelidir. Sistemden yüksek enerji çeken başta standart dışı klimalar olmak üzere tüm elektrikli cihazların Türkiye‘ye girişi önlenmeli ve bu konuda kamusal bilinç oluşturulmalıdır. 6 numaralı fuel-oil ile çalışan Mobil Santraller yerine çevreye ve insan sağlığına duyarlı , yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları ile elektrik üretilmesi teşvik edilmelidir."
ÇED RAPORLARI GİZLİ EVRAK NİTELİĞİNDE
SAM-SEV Başkanı Sadi Subaşı, CED raporunun neye istinaden gizlilik derecesi kapsamında değerlendirildiğini anlamakta güçlük çektiğini ifade etti. Bakanlık tarafından Samsun Valiliği‘ne konuya ilişkin gönderilen yazıda, "Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkındaki Yönetmeliği‘ne istinaden incelenmek istenen dosyalar ve yazışmaları resmi evrak olup, şahıs, kurum ve kuruluş ile tüzel kişiliklere verilmesi mümkün değildir. Ancak proje tanıtım dosyalarının ve ÇED raporlarının valiliğiniz bünyesinde ve gözetiminiz altında inceletilmesi uygun görülmüştür" denildiği öğrenildi. Subaşı, ilgili raporları bu şekilde inceleyeceklerini ve gerek gördükleri takdirde kamuoyuna inceleme neticesinde açıklama yapacaklarını ifade etti.
Erhan KOÇAK