DSİ, Japonya‘dan alınan kredi ile Ankara‘nın su sorununun ivedilikle Gerede sisteminden pompajla Çamlıdere barajına su aktarılmasını önermişti. Hatta bu tasarımın protokolü de imzalanmıştı. Ancak, Ankara beylerbeyi "pahalı" diyerek tasarımı elinin tersiyle itti. Kuraklık ile birlikte barajlarda su kalmayınca panikledi, Kızılırmak‘tan su getiriyor şimdi. Boruları döşemeye başladı bile. Kızılırmak yatırımının, Ankara beylerbeyinin "pahalı" dediği Gerede sistemi ile ilgili projenin ederinin çok üstüne çıkacağı şimdiden belli oldu. Elektrik Mühendisleri Odası Yazmanı Cengiz Göltaş ‘ın verdiği yalnızca bir örnek bile bu saptamayı kanıtlamaya yeter: "Kesikköprü Baraj Gölü‘nden Ankara kenti sınırına kadar yaklaşık 85, İvedik arıtma tesisine kadar ise 125 kilometre büyük çaplı boru döşenmesi gerekmekte. Hat boyunca kademeli pompaj zorunlu, yaklaşık toplam 550-600 metre yüksekliğe pompaj (terfi) yapılacak. Bu, çok ciddi enerji ihtiyacı demektir. Olağanüstü elektrik harcamasını getirecektir."
Enerji deyince, aklına estiğini yapma ayrıcalığına sahip Ankara beylerbeyinin Kızılırmak‘ın suyunu Ankara‘ya akıtma tasarımının bir başka sonucu daha olacak. Cengiz Göltaş, o sonucu da kısaca özetledi:
"Halen Kızılırmak Nehri üzerinde bulunan baraj ve hidroelektrik santrallarında -gelecekte yapılacaklar da dahil (Kesikköprü, Kapulukaya, Altınkaya, Boyabat, Derbent vb) - üretilen elektrikte ciddi kayıplar olacaktır. Kızılırmak Nehri‘nden kademeli olarak yılda yaklaşık toplam 500 milyon metreküp suyun Ankara içme suyu için alınması, Kızılırmak‘ın Karadeniz‘e dökülene kadar akış aşağısındaki hidroelektrik santrallarından çok daha az enerji üretilmesine neden olacaktır. Dolayısıyla büyük miktarda elektrik enerjisine gerek duyan bu proje, öbür yandan mevcut hidroelektrik santrallarında üretilecek elektrik enerjisinde ciddi kayıplar yaratacaktır."
Başkenti susuz bırakma becerisini gösteren Ankara beylerbeyi, gelecekte Türkiye‘yi elektriksiz de bırakma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ve ona kimse "Ne yaptığının farkında mısın sen?" demiyor, diyemiyor...
(Cumhuriyet, Işık Kansu‘nun Köşesi, 06.08.2007)