BASIN AÇIKLAMASI
(TAKSİM ‘DE YAŞANAN VAHŞETTİR)
2 Mayıs 2007
1 Mayıs İşçi Bayramı vesilesiyle Taksim Meydanında anma yapmak isteyen sendika ve sivil toplum örgütlerine yönelik İstanbul Valiliğinin göstermiş olduğu tahammülsüzlük kabul edilemezdir.
1977 1 Mayıs katliamı nedeniyle sembolik anlam taşıyan Taksim Meydanını İstanbul Valiliğinin kararı ile gösterilere kapatan ve bu nedenle İstanbul‘u adeta savaş alanına çeviren İstanbul Valiliği bir vahşete imza atmıştır.
Aralarında KESK, TMOB, DİSK ve çok sayıda diğer sendika temsilcisinin ve emekçilerin bulunduğu yüzlerce insan haksız yere göz altına alınmış, aşırı güç kullanılarak yapılan müdahalede yüzlerce insan yaralanmıştır. Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesinin binası polis tarafından basılarak içeridekilere gaz bombaları atılmıştır. Basın mensuplarının olaylarla ilgili canlı yayın yapmaları fiilen engellenerek sansür uygulanmıştır. Basın kuruluşlarına ait canlı yayın araçları polis zoruyla bir otoparka toplanarak hem çalışma hakkı, hem haber alma hakkı hem de ifade özgürlüğü engellenmiştir.
Hükümetin, muhalif çevrelere yönelik tahammülsüzlüğü İstanbul valiliği aracılığı ile bir kez daha acı bir şekilde sahnelenmiştir. Günlerdir sendikaların kararlı tutumlarına rağmen Taksim Meydanını özgürlüklere açmayan, bunun yerine 17 bin polisle İstanbul‘u yarı açık cezaevine çeviren Valilik suç işlemiştir. Hak ve özgürlüklerin kullanımı Anayasal güvence altında olmasına rağmen, Valilik kendi almış olduğu kararı yasal dayanak olarak gösterip insanların toplantı ve gösteri hakkını engellemiştir.
Tandoğan ve Çağlayan mitinglerinin etkisi altında ezilen hükümet, hıncını 1 Mayıs‘ta emekçilerden çıkarmayı tercih etmiştir. AB uyum yasaları adı altında çıkarılan demokrasi paketleri, hükümetin elinde patlamıştır. Hak arayan vatandaşını "düşman" olarak gören bu anlayış Türkiye‘ye, iç barışa ve demokrasi mücadelesine zarar vermektedir. Vatandaşın ödediği vergilerle maaş alan vali, vatandaşlara gaz bombaları ile saldırarak görevini kötüye kullanmıştır. İstanbul‘da bu güne kadar gösteri yapan farklı anlayıştaki gruplara farklı yaklaşımlar sergileyerek eşitlik ilkesine aykırı davranmıştır.
Bizler bu ülkenin insan hakları savunucuları olarak, Türkiye‘nin neresinde olursa olsun her türlü meşru hak arama mücadelesini destekliyoruz. İstanbul‘da haksız yere göz altına alınan KESK, DİSK, TMOB yöneticileri başta olmak üzere tüm emekçilerin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. İstanbul‘u yönetmekte zafiyet gösterdiği defalarca ortaya çıkan Valinin ve Emniyet Müdürünün görevden alınmasını talep ediyoruz. Bütün bu vahşete seyirci kalarak onaylayan İç İşleri Bakanını da istifaya davet ediyoruz.
İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi
Selahattin Demirtaş
Şube Başkanı