Verimlilik ve tasarruf, üzerinde durulması ve uygulamalarının gözden geçirilmesi gereken konulardır. Özellikle günümüzde enerji oyunlarının oynandığı dünyamızda; gerek kullanım ve gerekse üretim açısından önem daha da artmıştır.
Şöyle ki; verimliliğin tarifi konfor şartlarından vazgeçmeden eldeki girdileri kullanarak yapmak istediğini yapmaktır. Burada yapılmak istenenden kasıt olan çıktı ;endüstriyel anlamıyla ürün olacağı gibi bir binayı ısıtmak ve soğutmak için kullanılan enerji de , bir işi daha kaliteli şekilde ama daha az zamanda yapmakta olabilir. En genel anlatımıyla, üretim sürecine sokulan çeşitli faktörlerle (girdiler) bu sürecin sonunda elde edilen ürünler (çıktılar) arasındaki ilişkiyi ifade eden verimlilik, savurganlıktan uzak, kaynakları en iyi biçimde değerlendirerek üretmek demektir. Tasarrufta ise konfor şartları göz önünde bulundurulmamakta ve eldeki ile yapılabileceğin daha azı yapılarak, arta kalanı korumak şeklindedir. Yani hepimizin bildiği basit açıklamayla eldeki 1 YTL ile istediğimiz özellikte bir makine alacağımıza daha düşük fiyata ve daha az vasıflı bir makine almak geriye
kalan parayı ise saklamak. Burada istediğimiz özelliklerden vazgeçilmiştir.
Buradan şu sonucu çıkarmak mümkün olmaktadır; verimlilik için daha fazla çalışmak ve daha fazla bilgiye gerek duyulmaktadır. Bu da bilgi teknolojilerinin önemini artırmakta ve yapılanlardan emin bir şekilde sınırlarda kullanım imkanları sağlamaktadır. Türkiye‘de verimlilik konusunda yapılacak çok şeyin olduğu ne yazık ki kesindir. Bu genel olarak; üretimde, enerji kullanımında, zaman kullanımında verimlilik olabilir.
Her bireyi ilgilendirecek bir konu olan konut ısıtmada yapılacak verimlilik çalışmaları ile yıllık bütçeye (devlet ve şahıs) önemli katkılar sağlanacağı, her 1°C lik sıcaklık ayarının bütçeye %10 yansıması olacağını işin uzmanları söylemektedir. Bunun konutta değil de bir işletmede uygulandığını düşünürsek
işin önemi artar. Tabii ki işin bir öteki yüzü çevreye olan CO, C02 gibi sera gazı etkileri yaratan gazların azaltılacağı olmasıdır bu da işin çevresel boyutudur. Genel olarak en ucuz enerji tasarruf edilen enerjidir mantığıyla hareket eder isek; yaşam şartlarımızdan feragat etmeden, kullanışımız ve yanlış uygulayışımızı düzeltmek bizi daha verimli kılacaktır.
Amerika Birleşik Devletleri‘nde 70 li yıllarda petrol krizinden sonra başlayan çalışmalar ile yapılan verimlilik hesaplamalarının sonucunda ve devlet, üniversite, sanayi işbirliğiyle uygulamaya konan politikalar ile gelişme devam ederken enerjinin verimli kullanımı sağlanmış bu konuda 1974 -1984 yılları arasında kiminin fizibilite çalışmaları yapılmış, yatırımı başlanmış olan 107 bin MW gücünde 97 adet nükleer santrallerin yapımından vazgeçildiği gibi, ülke gelişmesi devam etmiştir. Yani tüketimden kazanılmıştırda. Yani görülen odur ki enerjinin her tür kullanımında verimlilik faktörü dikkate alındığında kazan kazan modeli işleyecek, gereği kadar tüketip çok fayda sağlayan ile daha az enerji yatırımları yapıp geri kalan yatırım gücünü faydalı diğer işlere yönlendiren yatırımcılar birlikte kazanacak, sera gaz emisyonunun azlığı ise tüm insanlığa faydalı olacaktır. Her yönüyle verimli ve bol kazançlı bir ay dileğimle...
Gürkan Köse
(3E Electrotech 01.04.2007)