EMOnun açtığı dava sürerken Mersinde bir yurttaş da EMOnun yayımladığı örnek dilekçeyle Tüketici Hakem Heyetine itiraz başvurusunda bulundu. Tüketici Hakem Heyeti, uygulanan tarifeyi "ayıplı" buldu ve zam tutarının yasal faiziyle birlikte yurttaşa geri ödenmesine karar verdi. Cumhuriyete konuşan EMO Başkanı Mahir Ulutaş bu kararın emsal niteliğinde olduğunu, davayı etkileyeceğini belirtti. Ulutaş, "Yurttaşların önlem alma şansı yok. Dolayısıyla kamu yararına aykırı bir durum. Bu yıllık limit, bir milyon kilovvatsaatten bir anda 5 bine düştü. Ortada teknik ya da ekonomik bir gerekçe yok. Bir gün kalkıp böyle bir sınır çektiler" dedi. Enerji Bakanı Alparsan Bayraktarın "Sadece evi çok büyük, çok fazla elektrikli eşya kullanan, elektrikli araç şarj eden, yüksek gelir grubundaki kişiler ve işletmeler etkilenecek" sözlerini, "eksik bilgi" olarak nitelendiren Ulutaş, "Bu limit aynı zamanda siteler, apartmanların ortak kullanım alanları vs. de etkiliyor. Yani dört kişilik bir ailenin konutundaki elektrik faturasını direkt etkilemese de ödedikleri aidatları etkiliyor. Ya da hizmet aldığınız işletmelerin fiyatlandırmaları değişebiliyor. Ortada ciddi bir dolaylı etki var. Aslında bu uygulamayla, vatandaşı serbest piyasayla, borsadaki anlık dalgalanmalarla baş başa bırakıyor" dedi. Yanlış politikalar Ulutaş, "bunun bir zam değil, aslında var olan devlet desteğinin yüksek tüketim grubundan çekilmesi olduğu" yönündeki yorumlara ise şöyle yanıt verdi: "Sübvansiyona ihtiyaç duyulması bile aslında yanlış enerji politikasının göstergesi. Sübvansiyon miktarı da aslında spekülatif. Borsada oluşan anlık fiyatı, elektriğin gerçek maliyeti olarak görüp o maliyetin altındaki herfaturalandırmayı sübvansiyon gören bir anlayış son derece yanlış. Yani ortada bir sübvansiyon varsa bile, borsadakilerin kârına göre belirlenemez. Elektrik üretim ve dağıtımında bir kamu tekeli olması gerekiyor."