Tüm Haberlere Dön
BİLİMİN NÜKLEER İSYANİ (EVRENSEL)
Basından Genel Merkez

BİLİMİN NÜKLEER İSYANİ (EVRENSEL)

Hükümetin sürekli gündeme getirdiği nükleer santral yapımına karşı çıkan bilim insanları bildirge hazırladı. Nükleer Santral Karşıtı Bilim insanları Bildirisi‘ni hazirlayan 165 akademisyen, nüleer santralın tehlikelerine, yüksek maliyetine, gereksizligine ve Türkiye‘nin altyapısının hazır olmadığına dikkat çektiler.

Bilim insanları, nükleere karşı yenilenebilir enerji kaynaklarının tercih edilmesi gerektiğini dile getirdiler. Türkiye‘nin çeşitli üniversitelerinden 165 akademisyenin hazırladığı Nükleer Santral Karşıtı Bilim insanları Bildirisi açıklandı. İstanbul, Ankara ve izmir Elektrik Muhendisleri Odasi‘nda (EMO) düzenlenen basin toplantılarında halk sağlığı açısından birçok risk taşıyan, pahalı ve dışa bağımlılığı artıran nükleer santrallar yerine daha ucuz, guvenli, doğaya, insan ve sağlığına zararı olmayan doğal enerji üretme yollarının kullanılması gerektiğini belirtti. Bilim insanları, halen TBMM‘de görüşülmekte olan "Nukleer güç, santrallarının kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun tasarısının reddedilmesi gerektiğini vurguladılar.

Sonuçları öldürücü

Ankara‘da yapılan açıklamada konuşan ODTÜ Kimya Muhendisliği Bölümü‘nden Prof. Dr. inci Gökmen, radyasyonun; nükleerin bilimsel tabloda en ağır risk grubu içinde olduğuna, sonuçlarının öldürücü, gelecek kuşaklar için çok tehlikeli olduğuna dikkat çekti. Gökmen, iddia edilenin aksine küresel ısınmanın çözümünün; nükleer santral olmadığını, bunun yağmurdan kaçarken bataklığa saplanmak anlamına geleceğini vurguladı. Gökmen, riskin en büyüğünün ise atıkların yönetimi ile ilgili olduğunu, radyasyonlu atıkları tehlikesiz olarak yöneten bir teknolojinin henüz geliştirilemedigini aktardı. Altyapı sıkıntısının bulunduğuna dikkkat çeken Gökmen, "Başbakan rahatsızlandığında aracından balyoz yardımıyla çıkabilmişti. Bir nükleer santral kazasının sonuçlarını düşünmek bile istemiyorum" diye konuştu. Nükleer santralların; kirli, yatırımı ve ürettiği enerji maliyeti pahalı ve dışa bağımlı, yakıt kaynakları sınırlı teknolojiler olduğunun altını çizen Gökmen, bunlardan öte yenilenebilir, yeterli, ucuz ve temiz olan hidroelektrik, rüzgar, güneş gibi enerji kaynaklarına dönülmesi ve enerji tasarrufuna önem verilmesi gerektiğini ifade etti.
İzmir‘de düzenlenen toplantıda konuşan Ege Üniversitesi Fizik Bölümü Ögretim Üyesi Kayhan Kantarlı, nükleer santral kazaları kaynaklı radyasyonun denetlenemediğini ve en ağır risk grubunda olduğunu söyledi.
Nükleer kazaların dünya çapında felaket yaratabileceğini ifade eden Kantarlı, Çevre Yasası‘ndaki eksiklikleri eleştirdi. Turkiye‘nin izin verdiği yıllık radyasyon dozunun ABD‘nin 4, Almanya‘nin 3 ve İngiltere‘nin 2 katı olduğunu ifade eden Kantarlı, "Türkiye Çernobil kazasını bu dozların beş katına izin veren bir mevzuatla yönetmiştir" dedi.

Yüzbinlerce yılda yok oluyor


Kantarlı, meclis‘te görüşülen yasanın önerisi ile nükleer santralları ruhsatlandırma ve teknoloji seçimi ile ilgili görevler verilmek istenen Türkiye Atom Enerjisi Kurumu‘nun (TAEK) bu konuda çok yetersiz olduğunu dile getirdi. Nükleer atıklarının bazılarının yarısının bile doğada yok olması için 210 bin ile 15 milyon 8 yüz bin yıl geçmesi gerektiğini belirten Kantarlı, "Ülkemiz hidroelektrik, rüzgar, güneş, biyokütle, biyoyakıt, biyogaz gibi çok bol yeterli, ucuz, temiz ve yerli enerji kaynaklarına sahiptir enerjide bu olanaklardan yararlanılması gerekir" diye konuştu.
İstanbul‘da yapılan toplantıda konuşan Prof. Dr. Tolga Yarman, birçok ilde nükleer santralla ilgili açıklamaların yapıldığını hatırlatarak, nükleer santral yapma kararının bilimsel değil, siyasal bir seçim olduğunu kaydetti.

(Evrensel 11.03.2007)