Tüm Haberlere Dön
ENERJİ HATLARININ GÜVENLİĞİ İLK ÖNCELİK (REFERANS)
Basından Genel Merkez

ENERJİ HATLARININ GÜVENLİĞİ İLK ÖNCELİK (REFERANS)

Middle East Times-KRISHNADEV CALAMUR

ABD Başkanı Bush‘un iki hafta önce yaptığı "Ulusa Sesleniş" konuşmasında, ABD‘nin ithal petrole bağımlılığının güvenlik açısından oluşturduğu risklerin altını çizerek bunun azaltılmasının şart olduğuna işaret etti. 23 Ocak‘ta Bush şöyle dedi: "Umut ve fırsat sağlamaya devam etmek için, Amerika‘nın ekonomisinin çalışır ve çevresinin temiz olması şart. Bu bakımdan, sürekli enerji arzı bir zorunluluk. Ulusumuz çok uzun bir süreden beri yabancı petrole bağımlı. Bu bağımlılık; düşman rejimler ve petrol aktarımına büyük darbeler vurabilen teröristler karşısındaki durumumuzu zayıflatıyor, petrol fiyatının artmasına neden oluyor, ve ekonomimize büyük zararlar veriyor."
Gerçekten de, UPI/Zogby International adlı kamuoyu araştırma şirketinin düzenlediği bir anketin sonuçlarına bakıldığında Amerikalıların da bu şekilde düşündüğü ortaya çıkıyor.

Karşılıklı bağımlılık

Ocak ayında 6 bin 909 Amerikalı ile yapılan ankette, yüzde 61.6, Ortadoğu petrollerine bağımlılığın potansiyel anlamda bir güvenlik sorunu yarattığına kesinlikle inanıyor; yüzde 27.4, ise bunun kısmen doğal olduğuna inanıyor. Anket sonuçlarına göre, yüzde 76.9 ABD‘nin yabancı petrole çok fazla bağımlı olduğunu düşünüyor. Yine, yüzde 74, ABD‘nin Ortadoğu petrollerine çok fazla bağımlı olduğunu kabul ederken, yüzde 19.7 bunu kısmen kabul ediyor.

Mevcut durumda, ABD‘ye petrol veren ülkelerin başında Kanada geliyor. Kanada‘yı Meksika, Suudi Arabistan, Venezüella, ve Nijerya takip ediyor. Bunların arasında Venezüella‘nın petrol akışını durdurma potansiyeli daha fazla. Ülkenin başkanı Hugo Chavez, anti-Amerikan bir söylemle, İran gibi ülkeleri de yanına çekiyor. İran, ABD‘nin "haydut ülkeler" listesinde yer alıyor.

Ancak, ABD‘nin Venezüella petrolüne duyduğu ihtiyaç devam ettiği sürece, Venezüella‘nın da ABD‘ye ihtiyacı var. ABD Venezüella‘nın bir numaralı müşterisi. Chavez, Amerika‘ya duyduğu bu gereksinimi azaltmak için Çin gibi piyasalara satış yapmak istedi, ancak, ABD‘nin  coğrafi yakınlığı  ve
petrole duyduğu açlık, Washington‘ın daha uzun yıllar sadık bir müşteri olacağına işaret ediyor. ABD‘ye karşı saldırılar sonrasında ortaya çıkan anti-Arap tepkiler, Riyad‘ın nazik bir duruma yuvarlanmasına neden oldu. En büyük müşterisi ABD olmasına rağmen, Suudi Arabistan da; Hindistan ve Çin gibi enerii miktarına bağlı olarak süratle büyüyen piyasalara bakmaya başladı.
Irak‘ta ise, ülkenin petrol boru hatlarına her gün yeni bir saldırı düzenleniyor. Oysa, Iraklıların ülkelerini yeniden inşa etmeleri içini petrol gelirlerine ihtiyaçları var. Bu arada, El Kaide‘ye bağlı olduğu saptanan teröristler, Suudi Arabistan petrol rafinerilerine saldırılar düzenleyebiliyor ve dünyanın her yerinde nükleer enerji tesisleri de saldırı hedefleri olarak görülüyor.

(Referans 05.02.2007)