Tüm Haberlere Dön
AB'NIN YENİ ENERJİ STRATEJİSİ (REFERANS)
Basından Genel Merkez

AB'NIN YENİ ENERJİ STRATEJİSİ (REFERANS)

Demokratik olmayan rejimlerin petrolüne bağımlılık azalacak
AB enerjide, demokrasi ve insan hakları alanında eleştirdiği ülkelerle anlaşma yapma ikilemini yeni strateji ile aşmak arayışında. Ancak bunun gerçekleşmesi için ortak bir irade şart.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso‘nun önceki gün açıkladığı yeni enerji stratejisiyle, küresel ısınmayla mücadelenin yanısıra enerji alanındaki dışa bağımlılığını azaltmak ve böylelikle de demokrasi ve insan hakları gibi Birliğin temelini oluşturan ilkeleri de korumak istiyor. Dünyanın en büyük enerji ithalatçısı olan Avrupa Birliği (AB), ihtiyacını karşılamak için Rusya, Kazakistan, Libya ve Ortadoğu ülkeleri gibi demokrasi ve insan hakları alanında eksikliği bulunduğunu düşündüğü ülkelerle milyarlarca dolarlık enerji anlaşmaları yapmak zorunda kalıyor. Ancak, AB‘nin atmayı planladığı bu adımların, ilkelerin ihraç etmeye yardımcı olmaya yetip yetmeyeceği ise önemli bir soru işareti. AB, "endüstriyel devrim" olarak lanse ettiği bu yeni stratejisinin merkezine iklim değişikliği konusunu oturttu. AB bu yeni strateji ile hem küresel ısınma ile mücadele etmeyi hem de enerji konusunda dışa bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor. Zira AB şu anda dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz ithalatçısı konumunda. Birlik, petrol ihtiyacının yüzde 82‘sini, doğalgaz ihtiyacınınsa yüzde 57‘sini ithal ediyor. Bu oranların önümüzdeki 25 yıl içerisinde sırasıyla yüzde 93 ve yüzde 84‘e yükselmesi bekleniyor. AB‘nin en büyük enerji tedarikçisi Rusya. Ancak, Rusya‘nın AB‘ye enerji ithalat güzergahı üzerindeki komşu ülkelerle yaşadığı uzlaşmazlıklardan dolayı geçen yılın başında doğalgaz, bu yılın başında da petrol akışını kesmesi, AB‘de endişe yarattı.
Çevre örgütleri ve uzmanlar bu yeni stratejiyi yetersiz ya da uygulaması zor olarak nitelendirirken, stratejinin asıl dışa bağımlılığın azaltılmasıyla ilgili öngörüleri AB açısından da büyük önem taşıyor. AB, insan hakları ve demokrasi konularında eleştirdiği Rusya, Kazakistan, Libya ve Nijerya gibi ülkelerle konu enerji olduğunda üstelik bu ülkelerde yabancı yatırımcılara yönelik katı tutumlara rağmen masaya oturmaktan çekinmiyor. Dolayısıyla da AB, kendi değerlerini kabul ettirmek konusunda bu anlaşmalardan dolayı mevzi kaybediyor. AB Dış Politika Şefi Javier Solana kasım ayında katıldığı bir toplantıda sarf ettiği "enerji mücadelesi... nispeten ilkelerimizi kaybetme riskini de beraberinde getiriyor" sözleri, adeta bu durumu itiraf eder nitelikte.

Siyasi irade oluşumu şart

Her ne kadar strateji, AB‘nin dışa bağımlılığını azaltıcı önlemler tanımlıyor olsa da bunun değerlerin ihracı boyutuna varması için daha kapsamlı bir politika ile beslenmesi gerekiyor. Ancak, AB‘nin ortak bir enerji politikası oluşturması zor görünmekle birlikte, stratejinin ele alınmasında görüş ayrılıklarının belirginleşmesi bekleniyor. AB, enerjide dışa bağımlılığının kendi değerlerini yok etme ya da zayıflatma noktasına gelmemesi için stratejideki teknik düzenlemeleri uygulamaya koyması şart. Bunu yanısıra enerji konusunda siyasi modernleşmeyi teşvik edici stratejik anlaşmalara imza koymasını sağlayacak siyasi iradeyi de eşzamanlı olarak göstermesi gerekiyor. Buradaki en büyük sıkıntı ise AB‘nin enerjide halen tek sesle konuşamıyor olması. Sonuç olarak, AB‘nin siyasi bir irade ve ortak ve bağlayıcı bir politika oluşturamaması durumunda strateji de sadece teknik ayrıntılar olarak kalmaya mahkum görünüyor. Çünkü üyeler arasındaki derin görüş aynlıkları bunun çok da kolay olmayacağının işaretlerini şimdiden veriyor.

Rusya AB‘nin komşuluk politikasından rahatsız

AYDIN SEZER/Analiz
Jose Manuel Barroso Rusya‘nın, bugün komşularıyla ve Avrupa Birliği (AB) ile yaşadığı enerji sorununun temel nedenini, AB‘nin 2007 yılından itibaren uygulamaya koyduğu 15 milyar euro bütçeli "Avrupa Komşuluk ve Ortaklık Politikası Aracı - ENPI" oluşturuyor. AB ile Doğu ve Güney komşuları arasındaki ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan "Komşuluk Politikası", AB ülkelerinde varolan barış, istikrar ve refah ortamının komşularla paylaşılmasını öngörüyor.
Beyaz Rusya hariç Türkiye‘nin de komşuları olan bu ülkelere Rusya cephesinden bakıldığında, Rusya‘nın bu gelişmelerden rahatsızlık duyduğu görülmektedir. Rusya, Kafkaslar‘daki genel sorunlar nedeniyle, Gürcistan‘ın Rusya‘nın etkisinde bir ülke olarak kalmasını arzu ettiği gibi, sübvansiyonlu enerji sağladığı Ukrayna ve Beyaz Rusya‘nın da AB ile flörtünü içine sindirememektedir. Son günlerde yaşanan Rusya - Beyaz Rusya enerji gerginliğinin arkasında da hem komşulara hem de AB‘ye enerji silahıyla gözdağı verilmesi bulunmaktadır. Rusya, AB‘nin enerji tedariğinde Rusya‘nın payının azaltılmasına yönelik girişimlerden de aynca rahatsızlık duymaktadır.

Yeni stratejinin ana hatları neler

SERA ETKİSİ YARATAN GAZLARIN EMİSYONU
Sera gazı etkisi yaratan gazların salimim, 1990 yılındaki düzeyler göz önüne alınarak 2020 yılına kadar yüzde 20 azaltılması ve diğer gelişmiş ülkelerin de uluslararası bir anlaşma ile benzer bir adım atmayı kabul etmeleri durumunda bu oranın yüzde 30‘a yükseltilmesi amaçlanıyor.

REKABET

AB, sektördeki rekabeti artırmak için elektrik üretimi ile dağıtımı işlerinin birbirinden ayrılması ve bu 2 faaliyetin farklı şirketler tarafından yürütülmesi isteğini yineledi. Brüksel, üretim ve dağıtım faaliyetlerinin aynı şirketlerde toplanmasını "ciddi bir sorun" olarak nitelendirirken, söz konusu uygulamaya Fransa ve Almanya karşı çıkıyor. Bu nedenle de Komisyon, bir orta yol formülü olarak sahipliğin şirketlerde kalmasını ancak yönetimin devredilmesini önerdi. AB ayrıca, tekelleşmeyi engellemek için sektörün büyük şirketlerini yalan takibe almaya hazırlanıyor. Bu uygulamaların yürürlüğe girmesinden en çok Alman Eon ve RWE ile Fransız EdF gibi şirketler etkilenecek.

YENİLENEBİLİR ENERJİ

AB‘nin elektrik üretimi ve biyoyakıtlar da dahil olmak üzere enerji ihtiyacının en az yüzde 20‘sinin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor, bağlayıcı özelliği bulunuyor.

BİYOYAKITLAR
Bitkilerden elde edilen ve gaz emisyonu daha düşük olan biyoyakıtların, 2020 yılına kadar AB‘de kullanılan araç yakıtlarının en az yüzde 10‘unu karşılaması öngörülüyor.

ENERJİ VERİMLİLİĞİ
Bu alanda, daha önce konulan 2020 yılına kadar enerji verimliliğinin yüzde 20 artırılması yönündeki hedefte herhangi bir değişikliğe gidilmedi.

ENERJİ DİPLOMASİSİ
Rusya, Norveç ve Cezayir gibi enerji üreticisi ülkelerle yapılacak müzakerelerde AB‘nin ortak bir yaklaşım benimsemesi öngörülüyor.

KOORDİNATÖR ATAMASI
Komisyon, bazı önemli projelerde koordinatörlerin atanmasını önerdi. Bunlar arasında Türkiye üzerinden geçerek Avrupa‘ya Orta Asya ve Hazar doğalgazını taşıması öngörülen Nabucco boru hattı projesi de bulunuyor.

NÜKLEER ENERJİ
Nükleer enerji kullanımının hükümetlerin inisiyatifine bırakılması ancak bazı kısıtlamalar getirilmesi öngörülüyor. Komisyon ayrıca, uzmanlardan oluşturulacak bir grubun standartlar ve güvenlikle ilgili kurallar belirlemesi önerisi getirdi.

(Referans 12.01.2007)