Tüm Haberlere Dön
BAŞBAKAN ÖZELLEŞTİRMEYİ NEDEN ERTELEDİ? (RADİKAL)
Basından Genel Merkez

BAŞBAKAN ÖZELLEŞTİRMEYİ NEDEN ERTELEDİ? (RADİKAL)

SÜLEYMAN YAŞAR

Başbakan Erdoğan‘ın "Zam yaparlar faturası bize çıkar, elektriği şimdi özelleştirmeyiz" açıklamasıyla bu yılın başında yapılması planlanan elektrik dağıtım özelleştirmesi seçim sonrasına bırakıldı. Başbakan‘ın açıklamasının ardından Özelleştirme İdaresi zor durumda kaldı ve şöyle bir açıklama yaptı: "İhale süreci devam etmekte olan TEDAŞ‘ın bağlı şirketleri Başkent Elektrik Dağıtım A,Ş., Sakarya Elektrik Dağıtım A,Ş. ve İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.‘nin bünyesinde devam etmekte olan havai hatların yeraltına alınmasına ilişkin yatırım projelerinin büyük ölçüde tamamlanabilmesi için söz konusu şirketlerin devam eden özelleştirme ihalelerinin ertelenmesine karar verilmiştir."

Halbuki AKP hükümeti, elektrik dağıtım özelleştirmesinin en Önemli gerekçesini "Elektrik dağıtım bölgelerinde havai hatların yeraltına alınması işleminin özel sektöre yaptırılması" olarak açıklamıştı. Çünkü, devlet parası harcanmadan özel sektör elektrik dağıtım şebekelerini yenileyecek, havai hatları yer altına böylece genişletecekti. Bu gerekçe ekonomik olarak mantıklıydı. Aynı gerekçenin özelleştirmenin iptali için kullanılması ise garip oldu. Şimdi yenileme ve genişleme için gerekli yatırım bedelleri devlet bütçesinden karşılanacak. Böylece 2006 yılına göre zararı beş kat artan 2007 kamu bütçe açığı daha da artacak.

Bu olumsuz etkilerin yanında elektrik dağıtım özelleştirmesinin ertelenmesinin bazı faydaları da olmadı değil. Eğer Başbakan ertelemeseydi büyük bir olasılıkla elektrik dağıtım özelleştirmeleri yargıdan dönecekti. Çünkü, üç elektrik dağıtım bölgesi için verilen ihale ilanlarında, ihaleye katılabilecek yatırımcıların teknik ve mali özelliklerini içeren önyeterlilik kriterleri ana unsurlarıyla duyurulmadı. İhale ilanlarında bu duyurunun yapılmaması kamuoyundan bilgi saklanması anlamına geliyordu.

İhale ilanında bilgi saklanmasının nedeni daha sonra parayla satılan ihale dokümanlarında ortaya çıktı. İhaleye yabancı yatırımcıların katılmasına rağmen ‘uluslararası tahkim‘e gitme imkanı yoktu. Halbuki uluslararası tahkim imkanı Özelleştirme İdaresi tarafından 20 sene önce yapılan İhalelere bile konuşulmuştu. Çünkü yabancı katılımcının girdiği ihalede uluslararası tahkim imkânının olmaması durumunda rekabeti sağlamanız ve doğru fiyatı bulmanız mümkün olmaz.

Strateji gözden geçirilmeli

Dağıtım ihalelerinin ertelenmesinin bir diğer yararı da elektrik özelleştirme stratejisinin gözden geçirilmesine fırsat tanımasıdır. Telefon, elektrik, doğalgaz, su alanlarında çalışan kamu şirketlerinin özelleştirilmesi diğer özelleştirmelerden çok farklıdır. Çünkü bu tür şirketler ‘doğal tekel‘dir. Doğal tekeller özelleştirilirken yaptırım uygulayabilen etkin bir ‘bağımsız düzenleyici kurum‘a ihtiyaç vardır. Bunun nedeni, doğal tekellerde tam rekabet fiyatına yakın bir ürün fiyatını bağımsız düzenleyici kurumun tespit etmesi gereğidir.

Türkiye‘de de doğal tekellerin özelleştirmesine olanak sağlamak için telekomünikasyon ve enerji alanlarında bağımsız kurumlar oluşturulmuştur. Fakat bu kurumların halen etkin olamadığını hep beraber görüyoruz. Geçen yıl özel üreticilerle ortaya çıkan fiyat anlaşmazlığı nedeniyle Ege Bölgesi saatlerce elektriksiz kaldı. Bu tablo herhalde seçim öncesi Başbakan‘ı korkuttu. Çünkü, her an aynı örneğin tekrarlanmayacağının bir garantisi yok. Başbakan‘ı seçim öncesi korkutan diğer bir uygulama ise daha yeni özelleştirilen Türk Telekem AŞ.‘den geldi.
Hükümet elektrik dağıtım özelleştirmesini sürpriz bir şekilde erteledi. Başbakan Erdoğan‘ın kararını seçim öncesinde iki gelişme etkiledi. Birincisi Ege Bölgesi‘nde fiyat anlaşmazlığından kaynaklanan elektrik kesintisi. İkincisi ise özelleştirilen Türk Telekom‘un akıl almaz zam talebi

Türk Telekom AŞ., telefon konuşma ücretlerine yüzde 29 zam talep etti. Halbuki birçok ülkede yapılan telefon özelleştirilmelerinde tam tersi yaşandı. Özelleştirildikten sonra fiyat artıran bir tek telefon şirketi yok. Örneğin, Britanya Telekom özelleştirildikten sonra yüzde 30 fiyat düşürdü. Britanya Gaz ise yüzde 23 fiyat indirimine gitti. Özelleştirme sonrası dünyada fiyatını artıran tek telefon şirketi herhalde Türk Telekom A.Ş. olacak.
Zaten doğal tekeller ürün fiyatını ucuzlatmak için özelleştirilir. Çünkü bu şirketler diğer sektörlere girdi sağlarlar. Dolayısıyla özelleştirme sonrası fiyat artırdıkları takdirde tüm sektörlerin yatırım kararlarını ve istihdamı olumsuz etkilerler. İşte bu nedenle doğal tekel özelleştirilmeleri diğer şirketlerin özelleştirilmesinden farklıdır. Doğal tekeller özelleştirilmeden önce rehabilite edilir ve şirket hisseleri halka açılıp şirketin şeffaflaşması sağlanır. Bizde olduğu gibi doğal tekeller önce blok satılmaz. Hatta elektrik dağıtım şirketlerinde yüzde 100‘ü blok olarak satılan bir tek örnek bulamazsınız. İhalenin ertelenmesi belki bu yanlışın düzelmesi için firsat yaratır.
Doğal tekeller kademeli olarak halka arz edilir. Ve halka arzlar sermaye artırımı şeklinde yapılarak toplanan paralar şirket bünyesinde bırakılır. Böylece finansman, yükü olmaksızın rehabilite edilen
şirketlerin değeri artar. Şirket ortağı küçük tasarruf sahipleri de iyi bir getiri elde ederler. Çünkü özelleştirmenin önemli bir hedefi de hisse senedi mülkiyetini tabana yayarak üretim kararlarına halkın katılımını sağlamaktır.

Dünya Bankası sabıkalı

Anlaşılan Başbakan‘a özelleştirme konusunda fikir verenler ayakkabı fabrikalarının özelleştirilmesiyle elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi arasında hiçbir fark görmemişler, Halbuki doğal tekellerin özelleştirilmesi tamamen farklı bir teknik gerektirir. Eğer doğal tekellerin özelleştirilmesinde fikirleri Dünya Bankası veriyorsa daha da dikkatli olmak gerekir. Çünkü, Dünya Bankası sabıkalıdır.
Dünya Bankası‘nın verdiği danışmanlıkla Latin Amerika ülkelerinde enerji ve su alanında yapılan özelleştirmeler, fakirliği artırdı. Özelleştirilen şirketler hem yatırım yapmadı hem de masraflarını yüksek göstererek vergi ödemediler.
Ekonomik büyüme durdu. Böylece düşük gelir grupları işlerinden oldu. Türkiye‘de de aynı olumsuz sonuçlar yaşanmak istenmiyorsa, elektrik özelleştirme stratejisi gözden geçirilmeli, halkı fakirleştiren değil zenginleştiren özelleştirme bir an önce yapılmalı.

Dr. Süleyman Yaşar
Eski Özelleştirme İdaresi Başkanvekili,
İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi


(Radikal 12.01.2007)