Ankara Tabip Odası, DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu ve TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu dün ortak bir basın toplantısı düzenleyerek, tecridin son bulmasını istediler. Toplantıda, kamuoyunun. Meclis Başkanı Bülent Arınç‘ın olumlu adımlarının benzerini Adalet Bakanlığı‘ndan da beklediği vurgulandı.
Basın toplantısında, ortak açıklamayı okuyan EMO Ankara Şube Başkanı Ramazan Pektaş, tecrit ve F tipi cezaevi uygulaması ile insanlara ikinci bir ceza daha verilmesinin evrensel hukuk kuradan ve İnsanların haklarının gasp edilmesi anlamına geldiğini söyledi.
Cezaevlerinin; tutuklu ve hükümlülerin yaşamlarına yönelik olumsuzlukların ve insanlık dışı uygulamaların yapıldığı bir yer olmaması gerektiğinin altını çizen Pektaş, devletin ve adalet sisteminin görevinin; tutuklu ve hükümlüleri öldürmek değil yaşatmak olduğuna vurgu yaptı.
Pektaş, "F tipi cezaevleri, tecrit ve bu yolla hükümlülerin yaşamlarının yok olmasına seyirci kalan Adalet Bakanlığı, bir nevi ‘dolaylı ölüm cezası‘ uygulamaktadır" diyerek, bugüne kadar 122 kişinin hayatına mal olan talebin, tecridin kaldırılması gibi basit bir talep olduğunu söyledi. Bu talebin, güvenliği zaafa uğratmayacak, insani ve sosyal ilişkilerin sürdürülmesi için bir talep olduğunu belirten Pektaş, "Meclis Başkanı Sayın Arınç‘ın olumlu adımlarının benzerinin Adalet Bakan-lığı‘nca da atılması durumunda bir hukukçu yaşayacak, hukuk sistemi bir ayıptan kurtulacaktır" dedi.
Pektaş, her geçen dakika, her geçen saniyenin Behiç Aşçı‘nın biraz daha ölüme yaklaşması anlamına geldiğini dile getirerek, "Bizler tutuklu ve hükümlüleri sakat bırakan, ölümlerine neden olan bu insanlık ayıbının artık son bulmasını istiyoruz. Adalet Bakanlığı ve hükümet bu yüz kızartıcı duruma dur demelidir Tecrit ayıbını ortadan kaldırmak İçin 123‘üncü ölüme dur demek için yeniden İnsani bir düzenleme yapılması gerekmektedir" diye konuştu.
(Evrensel, 31.12.2006)