Tüm Haberlere Dön
ENVER ŞAT'IN KÖŞESİ (EVRENSEL)
Basından Genel Merkez

ENVER ŞAT'IN KÖŞESİ (EVRENSEL)

Yaşadıkça-Enver Şat‘ın Köşesi

Alavere dalavere...
Devletin resmi sıfatını arkasına alan çapsız insanlar, kendilerine verilen direktifleri, sanki halka ve ülkeye bir hizmetmiş gibi sunmayı başarı sanırlar, Biliyorsunuz, elektrik dağıtım sistemlerinin özelleştirilmesi için şimdiki hükümet hazıdıklarını tamamladı. 2007 yılının satış yılı olacağı çoktan ilan edildi. Elektrik üretim ve dağıtıra sistemlerinin özellştirilmesini sanki enerji sorununun çözümüymüş gibi gösterme çabaları son günlerde hızlandı. Oysa çözüm dedikleri uygulamaların kendisi çözümsüzlüğün kaynağını oluşturmaktadır.
Cumartesi günü akşam saatlerinde bİr özel televizyonda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı bir zatın saçmalıklarını dinledim. Adamcağız ya konuya hâkim değil. Ama iyi bir hatip olduğu kesin. Konuşması bana nedense şu meşhur "Cüppeliyi" anımsattı. Müsteşar Yardımcısı enerji sorununu getire getire "liberallqememe" sorununa indirgedi. Oysa enerji tıpkı yurt savunması gibi kamu hizmetidir. Nasıl ki sınırlarınızı koruması için bir özel güvenlik şirketiyle anlaşıp, savunmayı devredemezseniz, enerjiyi de devredemezsiniz. Çünkü enerji en stratejik alanlardan birisidir.
Şimdi biz enerjideki Özelleştirmeleri ve dışa bağımlılığı eleştirdikçe, bazıları bunu sırf toplumcu düşünceleri savunmamıza bağlayabilirler. Ama enerjide özelleştirmeye ve yabancı kaynak bağımlılığına karşı durmak sadece toplumcuların işi olmamalı. Geleceğini ülkesinin geleceğine bağlamış, yurduna sahip çıkan herkesin görevi olmalıdır. Çünkü bu uygulamalar ülkeyi bataklığa sürüklemektedir.
Bu yılın şubat ortalarında enerji şirketleri yüzünden Fransızlarla, İtalyanların aralarının nasıl açıldığı hafızalarımızdadır. Üstelik bu iki devlet AB üyesidir. Yani ileride tek bir devlet olmak amacıyla bir araya gelmiş olan bu ülkelerin kendi şirketlerini korumak veya diğerinin şirketini ele geçirmek için devlet politikası düzeyindeki girişimleri oldukça tazedir.
27 Şubat 2006 tnrihli Sabah Gazetesi‘nin haberinde bakın neler var. "Geçen cuma İtalyan
enerji şirketi Enel‘in, Fransız rakibi Suez‘i alabileceğini ima etmesi Fransız Hükümeti‘ni harekete geçirdi. Başbakan Dominique de Villepin yaptığı açıklamada ülkenin en büyük doğalgaz şirketi olan Gaz de France ile Fransa‘nın en büyük ikinci enerji şirketi Suez‘in birieştirileceğini söyledi. Fransa‘nın enerji bakımından bağımsız kalmasının siyasi bakımdan öncelikli hedefleri arasında olduğuna dikkat çekti. Villepin, birleşmenin gerçekleşmesi halinde hem dünyanın en büyük sıvı gaz şirketi kurulmuş olacak. Hem de İtalyan Enel‘in, Fransız Suez‘i satın alması engellenecek... Gaz de France‘ın yüzde 80.2‘si devlete ait. Toplam 38 bin çalışanı bulunan şirketin geçen yılki cirosu 18 milyar Avro olarak gerçekleşti. Gaz de France, Alman Eon‘dan sonra Avrupa‘nın en büyük doğalgaz şirketi durumunda. Suez ise Fransa‘nın en büyük ikinci enerji şirketi. Suez‘in toplam 160 bin çalışanı var. Şirketin geçen yıl ki cirosu ise 40 milyar Avro‘ydu..."
Fransızlar enerji konusunu gelecekleri açısından bu derece önemserken, hatta aynı çatı altında oldukları ülkelere karşı bile koruma kararı alırlarken, bizimkiler ne yapıyorlar? Bizimkiler TÜPRAŞ‘ı bile Koç-Shell ortaklığına üçe beşe bakmadan satıyorlar.
Elektriğin devlete ortalama birim maliyeti bu ülkede kendi yerli kaynaklarımızla ve kamu yatırımı olarak 2 cent‘e geliyordu. Bu gün özelleştirmelerle ve yabancı birincil enerji kaynağı kullanımıyla bu bedelin 9 centiere çıktığı söylenmektedir. Enerji üretim tesislerinin kalanları da satılacak olursa, bu bedel daha da artacaktır. Bunun üzerine birde dağıtım tesislerinin Özelleştirilmesini koyarlarsa, artık elektrik fiyatlarını tutabilene aşk olsun. Bir tarafta gelişmiş bir anamalcı ekonomiye sahip emperyalist bir Fransa, diğer yanda bağımlı bir anamalcı Türkiye,
Birisi enerjiyi devletin kontrolünde tutuyor ve bunu devlet politikası olarak belirlemiş. Diğeri ise devletin elinde ne var ne yok yerli ve yabancılara satıyor...
Sizce bu işte bir terslik yok mu?
(Evrensel 11.12.2006)