Tüm Haberlere Dön
PETROLE ALTERNATİF YAKIT ÇABASI (GÜNBOYU)
Basından Genel Merkez

PETROLE ALTERNATİF YAKIT ÇABASI (GÜNBOYU)


Petrole alternatif yakıt Dünya‘daki petrol rezervlerinin giderek azalması ve gelecekte yaşanılacak
petrol sıkıntısını aşmak için insanoğlu yeni alternetifler arayışı içine girdi.
Amerikan Başkanı George Bush, geçtiğimiz yılın Aralık ayında Amerika‘lı otomotiv üreticilerine hitaben yaptığı bir konuşmada "tüketiciye mantıklı gelen" araçlar üretmelerini tavsiye etmişti. Bu tavsiyenin tam olarak ne anlama geldiğini pek anlayan olmadı ama Başkan Bush, geçtiğimiz günlerde otomotiv üreticilerinin üst düzey yöneticileriyle buluşup alternatif yakıt kullanan araçlar için bir çok vergi avantajları sağlanacağı bilgisini verdi.
Çevre politikaları açısından pek de örnek bir tavır sergilemeyen Amerikan başkanının alternatif enerji kaynaklarına olan bu ani ilgisinin nedeni neydi bilinmiyor; ama karlılıkların gitgide azaldığı bugünlerde bu büyüklükte bir indirim potansiyeli tüm otomotiv sektörünü yakından ilgilendiriyor.
Ancak alternatif yakıtlı, ya da bugünlerdeki popüler tabiriyle esnek yakıtlı (nexi-fuel) araçların gerçekten de gündelik hayatımızda ne kadar yeri var? Toyota‘nın geçen sene ilk defa 100,000 adedi geçen hibrid (elektrik - benzin karışımı yakıt tüketen) Prius satışları, Honda‘nın hibrid motorlu Civic‘i, Ford ve GM‘in benzer teknolojiler kullanan SUV (4x4) araçları gelmekte olan yeni bir akımın göstergesi olabilir mi?  

"ESNEK YAKITLI" ARAÇLAR              
Bugünlerde sık sık adını duyduğumuz bu tabir en genel anlamıyla sadece petrol bazlı yakıt kullanmayan araçlar için kullanılan kısa isim. Enyaygın türü hibrid diye anılan, aracın hareketini sağlamak için kimi durumlarda elektrik enerjisi, kimi durumlarda da bildiğimiz klasik benzinli motoru kullanan araçlar. Toyota Prius, Honda, Civic ve Ford Escape Kuzey Amerika‘da en çok satılan hibrid araçlar. Yakın zamana kadar adını çokça duyduğumuz bir başka teknoloji de yakıt hücreleri (Fuel Celi) idi. Ancak kimyasal bir reaksiyonla oksijen ve hidrojeni birleştiren ve bu reaksiyon sırasında oluşan elektrik enerjisini büyük bir bataryada saklayan bu teknoloji, artık gündemden düşmek üzere; Oksijen doğada serbest halde bulunuyor ama hidrojen değil. Yani temiz ama elde edilme süreci çok daha karmaşık bir yakıtla karşı karşıyayız. Bu reaksiyonu gerçekleştirmek için kullanılan yakıt hücresinin ve elektrik enerjisini saklamak için gereken bataryanın büyüklüğü ve ağırlığı da cabası. Yakıt hücreli prototip araçların hemen hiçbirinde bagaj için yer ayrılamıyor.
Ülkemizde de bulunması açısından bizim de aşina olduğumuz bir alternatif yakıt da biodizel. Petrol esaslı yağ yerine bitkisel ve hayvansal yağların işlenmesiyle elde edilen bio yakıtlar, fosil esaslı olmadıkları için çok daha temiz ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olarak değerlendiriliyor. Bu yakıt genel olarak dizel yakıt kullanan tüm araçlarda kullanılabiliyor. Bu yakıtın dezavantajı ise maliyeti: standart dizel yakıta oranla yaklaşık 4 katı bir maliyet içen biodizel yakıtın devlet tarafından sübvanse edilmemesi durumunda yaygın olarak kullanılmasını beklemek ekonomik açıdan gerçekçi değil.
Bir başka alterantif yakıt ise mısır ya da şeker kamışının damıtılması sonucu elde edilen etanol. Bildiğimiz kurşunsuz benzine %85‘e varan oranlarda karıştırılarak elde dilen etanol de en az kurşunsuz benzin kadar kaliteli ve daha temiz bir yanma sağlıyor. Ancak etanolun dezavantajı da aynı biodizel yakıt gibi bugün için maliyetli olması.

EKONOMİK-DOĞAL ÇELİŞKİSİ
Alternatif yakıtlarla ilgili olarak yaşanan en büyük sorun hala üretim süreçlerinin pahalı olması. Dünyanın en büyük doğa kirleten ülkesi olmasına rağmen Kyoto protokolü isimli bir dizi uluslararası "atık kontrol" prosedürlerinin altına imza atmayan Amerika Birleşik Devletleri, alternatif yakıt projelerini ekonomik olarak finanse ederek ayıbını kapatmaya çalışıyor. Hızla süren bütünsel çalışmalar meyve verip bu yakıtların elde edilme süreçlerini daha ekonomik hale getirinceye kadar, alternatif yakıtların geleceği devlet ya da ona bağlı kuruluşların bu yakıtların fiyatlarını çeşitli yöntemlerle sübvanse etmelerine bağlı.
Bu noktalardan bakıldığında kaynakları altematif yakıtlara değil de varolan enerji kaynaklarını akıllı bir şekilde daha iyi kullanmaya harcayan ve "hibrid" araçların geliştiriminde liderlik insiyatifini ele geçirmiş olan Toyota ve Honda‘nın aldığı pozisyon yakın gelecek için en mantıklı yol gibi görünüyor. Ne de olsa kurşunsuz benzin de, elektrik enerjsi de yeni teknolojiler değil; ama bu ikisini beraberce kullanmanın ekonomik yolunu bulmak bugün için en yeni ve yaratıcı buluş durumunda.
Dünya ve Türkiye otomotiv hisse senetleri
Dünya Otomotiv hisse senetleri Nisan ayında durgun bir seyir izledi. Artışlar da, düşüşler de son derece sınırlı miktarlarda oldu. Ancak yılbaşından bu yana elde edilen getirilere bakıldığında otomotiv yatırımcısının üzgün olduğunu söylemek mümkün değil. Fiat, Volkswagen ve BMW gibi markalara bakıldığında %20 ile %40 aralığmda ve dünya standartlarına göre oldukça iyi sayılabilecek getiriler görüyoruz.
Türk Otomotiv hisse senetleri de Nisan ayında durgun bir görüntü sergilediler. Mayıs ayının ortalarında Türkiye‘yi vuran dalgalanma trendinin henüz başlamamış olduğu Nisan ayı rakamlarına baktığımızda özellikle Doğuş Otomotiv ve Otokar senetlerinde göze çarpan kazanç getirdiler.

BATI AVRUPA VE TÜRKİYE ÖZETİ
Avrupa‘da VW dışında tüm büyük oyuncular kan kaybediyor. İflasın eşiğinden Grande Punto ile dönen Fiat, Mercedes ve BMW markaları geçen yıla göre en büyük artışları yakalayan üreticiler oldular. Avrupa otombil pazarı geçen yıla oranla toplamda %0.6 yukarıda.
Türkiye‘de de liderlik pozisyonunda değişiklik yok. Ancak Avrupa‘daki gelişmelere benzer şekilde Fiat, VW, Toyota ve Mercedes hızla satışlarını artırıyorlar. Geçen yılın yıldız markası Hyundai ise şaşırtıcı bir şekilde satış ve pazar payı kaybediyor.
Nisan sonu itibarıyla Türkiye toplam araç pazarı yaklaşık yüzde 11 büyümüş durumda. Ancak Mayıs ayında yaşanmakta olan kur dalgalanmasının araç fiyatlarına yansıması durumunda piyasa durgunlaşabilir. Bu durumun yaratacağı etkinin pazardaki artışı durdurma olasılığı da oldukça yüksek.

Etanol, metanol, doğalgaz, hidrojen, yakıt hücreleri, biodizel, elektrik enerjisi, propan gazı; kafanız karıştı mı? Bu aralar otomotiv sektöründeki en sıcak tartışmalardan biri, 10 yıl sonra araçlarımızın hangi yakıt(lar)la çalışacağı konusu.

BiYODiZEL NEDİR?
Kanola bitkisinden elde edilen ucuz bir yakıt: Biyodizel...
Petrolün kolay bulunabilen bir enerji kaynağı olmaması ve dünyadaki dağılımının dengesizliği, araştımacıları her zaman yeni enerji kaynakları aramaya zorlayan bir etken olmuştur. Bu çalışmalar çerçevesinde bir çok potansiyel enerji kaynağı üzerinde araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmalar özelliklede son 10 yıldır hızlanmış ve önemli başarılar elde edilmiştir.
Biyodizel işte bu araştırmalar sonucu bulunan alternatif yakıt seçeneklerinden biri. Çevre dostu dizel motorunun alternatif yakıtı olan Biyodizel, dizel motorunda kullanılabilecek en ucuz alternatif yakıttır. 1987 yılından itibaren Avrupa ülkeleri ve ABD‘de üretilen ve dizel araçlarda olduğu gibi dizel tüm motorlarda hiçbir işlem yapılmadan direk kullanılabilen bu yeni yakıt, mazotun tüm özelliklerini taşıdığı gibi birçok artılara da sahiptir, Biyodizel de kurşun, kükürt ve parafin gibi maddeler kullanılmamaktadır.
Biyodizel, Türkiye‘de de mevcut olanaklarla uygulamaya alınabilecek en Önemli alternatif yakıt seçeneklerinden biridir. Ülkemizde kara taşımacılığının önemli bölümünde ve deniz taşımacılığında dizel motorlu taşıtlar kullanılmaktadır. Ayrıca endüstride jeneratörler için önemli miktarda motorin kullanılmaktadır. Petrol tüketimimizin ancak yüzde 15‘i yerli üretimle sağlanabilmektedir. Petrol ürünleri tüketimi içinde ise, en büyük pay yüzde 34 değeri ile motorine aittir. Biyodizel kullanımı ile petrol tüketiminde ve egzoz gazı kirliliğinde azalma gerçekleşcektir. Hem çevre hem de araçlar için bir çok avantajı olan Biyodizel, Almanya, Avusturya, Belçika ve ABD gibi ülkelerde yıllardır kullanılmaktadır.
İnsan hayatında ve ülke ekonomisinde bu kadar önemli bir yeri olan Biyodizel yakıtı, boyu bir metreyi geçmeyen, san çiçeklerinin gençliği yalnızca 10 ile 12 milimetre olan küçük bir bitkiden elde edilmektedir. Kendiliğinden yetişen bu bitkinin adı "kanola".
Çok derililere kök salan kanola bitkisi, toprağa son derece faydalıdır. Kanoladan elde edilen yağın kolesterolü düşüktür, yani kalp dostudur. Sulama imkanlarının az olduğu yerlerde buğdaydan sonra kanola ekilebilir. Hardal üretiminde kullanılan bitkinin yaprakları ile, hayvansal yağ artıkları ya da yemek atıkları gibi işlemden geçirilen çöplerin karışımıyla, tamamen doğal bir yakıt olan Biyodizel elde ediliyor. 3 ton kanola bitkisinden tam 1,2 ton araç yakıtı üretüebiliyor!
Pek çok Avrupa ülkesi ile Amerika‘da yıllardan beri kullanılan kanola bitkisi, geçen sene ülkemizde de Trakya‘da ve Samsun‘un Havza ilçesinde deneme amacıyla ekilmiş ve bu deneme ekiminden iyi sonuç alınmıştı. Tüm bu gelişmeler küçücük bir bitkinin ülkemizin ekonomisine getireceği büyük faydaların habercisi. Bu önemli alternatif yakıtın kaynağı ne gelişmiş laboratuarlar ne de fabrikalardır.Üstün bir tasarım harikası olan küçük bir bitkidir. Fakat sahip olduğu tasarım bu bitkiyi, dünyanın dört bir yanını tehdit eden enerji probleminin çözümü için bir altematif haline getirmiştir.
(Günboyu 08.12.2006)