BASINA VE KAMUOYUNA
(HEPİMİZ BİRER DÜŞÜNCE SUÇLUSUYUZ !)
22.11.2006
Saygıdeğer Basın Mensupları, değerli katılımcılar
Ülkemizde özellikle 2002 yılı ve sonrasında yapılan yasal değişiklikler çerçevesinde sözde artık insanların düşüncelerini daha rahat ve daha demokratik bir ortamda ifade edebilmelerinin önü açıldı. Ancak gelinen aşamada da görülmüştür ki, Avrupa Birliğinin baskısı ile yapılan her türlü yasal değişiklik maalesef ki ya uygulamaya kurban edilmiş yada yasal değişikliklerden geri adım atılarak, Terörle Mücadele Yasası gibi yasalar ile bir çeşit fiili OHAL uygulamasına geri dönülmek istenmiştir.
îfade özgürlüğü kapsamında yapılan yasal değişiklikler de bu şekilde hem yetersiz kalmış, hem de uygulamada hiç bir anlam ifade etmeyen baskıcı yasalar haline dönüşmüştür, Özellikle Türk Ceza Kanununun 220/8 . 288 ve 301.maddeleri ile Terörle Mücadele Kanununun 7. maddesi düşünce ifade Özgürlüğü konusunda geniş sınırlamalar getiren baskıcı yasa maddeleri olarak gündeme oturmuştur.
TCK 220/8. maddesinden son 2 yıl içerisinde sadece Diyarbakır da 150 den fazla insan yargılanmış ve 46 kişi bu madde vesilesiyle düşüncelerinden dolayı hapis cezalarına çarptırılmıştır.
Geçen hafta içerisinde Diyarbakır`da yargılanarak TCK 220/8. maddesinden 2 ayrı mahkumiyet sonucunda 2,5 yıl hapis cezasına çarptırılan Demokrasi Platformu sözcülerinden ve ÎHD Diyarbakır Şubesi Başkanı Av.Selahattin Demirtaş, bu uygulamanın son mağduru olmuştur. Selahattin Demirtaş, sadece ve sadece barışçıl düşüncelerini kamuoyu ile paylaştığı için hapse gönderilmek istenmektedir. Barış ve ateşkes konularının bu denli gündem oluşturduğu bir süreçte, barış taleplerinin ağır bir şekilde cezalandırılması, barış sürecine negatif katkı sunmaktadır. insanların çatışarak değil konuşarak sorunlarını çözmelerinin istendiği bu günlerde, konuşan insanların cezalandırılması ve demokratik kanalların tıkalı olduğu görüntüsünün uyandırılması talihsizlik olmuştur.
Bu ve benzeri sonuçlar doğuran yasal düzenlemeler konusunda hükümet ve sivil toplum örgütlerinin yürütmekte oldukları 301. maddeye ilişkin çalışmaya, mutlaka TCK’nin 220/8. maddesi de eklenmelidir. Türkiye`de ifade özgürlüğünü kısıtlayan tek madde 301. maddeymiş gibi yansıtılan görüşleri eksik ve yetersiz buluyoruz. Özellikle Kürt Sorunu ile ilgili görüş beyan edenlere yönelik uygulanan 220/8. maddesinin de değiştirilmesi gereken maddeler kapsamına alınmasını talep ediyoruz.
Başta Selahattin Demirtaş olmak üzere , düşüncelerinden ötürü cezalandırılan herkesin yanında olduğumuzu bu vesile İle bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Demokratik bütün sivil toplum örgütlerini ve halkımızı, Selahattin Demirtaş ile dayanışma göstermeye çağıyoruz.
Her birimiz Selahattin Demirtaş gibi birer düşünce suçlusuyuz(!) Baskılar hiç birimizi yıldırmadı, yıldırmayacak, baskılar hiç bir düşünceyi yer yüzünden yok edemedi yok edemeyecek.
DİYARBAKIR DEMOKRASİ PLATFORMU