TÜRKİYE'deki enerji maliyetlerinin yüksekliğinden yakınan Ekinciler Demir ve Çelik Sanayii A.Ş. Genel Müdürü Çetin Kaya İskenderun'daki fabrikaları için aylık ortalama 5 milyon YTL elektrik faturası ödediklerini belirtti. 2006 yılı sonunda 360 milyon dolarlık ciro hedeflerinin olduğunu anlatan Kaya "Önümüzdeki dönemde enerji sektöründe yatırım yapabiliriz" dedi.
TÜRKİYE'deki enerji maaliyetlerinin yüksek olmasından yakınan Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş Genel Müdürü Çetin Kaya yıllık 1 milyon ton kapasiteli İskendarun'daki demir-çelik fabrikaları için aylık ortalama 5 milyon YTL elektrik faturası ödediklerini söyledi. Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında enerji maaliyetlerinin çok farklı okluğuna dikkat çeken Kaya
"TeşviKler 95'ten beri yapılmıyor. Enerji maliyetleri yüksek ve dolaylı vergiler çok fazla, önümüzdeki döneme ilişkin yatırımlarımız arasında enerji yatırımı da gerçekleşebilir" diye konuştu.
İHRACAT HEDEFİ 270 MİLYON DOLAR:
Ekinciler Demir-Çelik'in başta Amerika ve Avrupa olmak üzeri bir çok ülkeye ihracatını gerçekleştirdiği 'Eksismik Deprem Çeliği'nin' kullanımını yurtiçinde artırmak için çalışmalarını hızlandırdığına da değinen Kaya, "Avrupa Birliği ülkelerinin 2007 ortasında inşaat standartlarına deprem çeliğini yerleştirecekler. Ancak Türkiye'de hala yönetmelikler eksik" dedi. Kaya konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eksismik kalitedeki inşaat çeliğini biz yaklaşık 3 yıldır tüm Avrupa'ya ihraç ediyoruz. 2006 yılı sonunda 360 milyon dolarlık ciro hedefinin 270 milyon dolarını ihracatın oluşturmasını bekliyoruz. Son birkaç aydır iç piyasa için de üretiyoruz. Uzakdoğu ve Latin Amerika ülkeleri yıllardır kullanıyor. Türkiye'de hala sismik kalitedeki inşaat çeliği standartlara girmedi. Sadece deprem yönetmeliğinde bahsedilen deprem bölgelerinde kullanılacak demir özellikleriyle ilgili bazı tanımlamalar var."
MODA ÜRETİM YAPMIYORUZ:
Önümüzdeki dönemde eksismik inşaat çeliğinin tüm Türkiye'de kullanılmasını beklediklerini ifade eden Kaya "Biz moda üretimi yapmıyoruz. Yapılan araştırmalara göre inşaat çeliği 5-6 asır daha inşaatın en temel malzemesi olacak. Bizim en temel amacımız yaşadığımız depremlerden sonra üzücü durumların son bulmasıdır" diye konuştu. Yapılan uygulamalarla depremde ortaya çıkabilecek zararları en aza indirgemenin mümkün olduğunu anlatan Kaya "Eksismik deprem çeliğinin en büyük katkısı kullanıldığı binayı depreme dayanıklı hale getiriyor. Eksismik deprem çeliği binayı hem depreme dayanmasını hem de binanın esneklik kazanmasını sağlıyor. Bir inşaatın sağlam olması için çok demir kullanmak gerekir gibi bir yaklaşım var. Halbuki çok demir kullanılması binayı sağlam yapmaz. Bir inşaatın sağlamlığı başta onun doğru statik bir projelendirilmesiyle olur" dedi.
REKABETTE ZORLANIYORLAR:
Demir-çelik sektörüyle ilgili de bilgi veren Çetin Kaya, şunları söyledi: "1985 yılına kadar inşaat demiri ithal eden Türkiye, bugün 18 fabrikada yıllık 21-22 milyon ton çelik üretimi ile dünyada 11'nci sırada yer alıyor. 2013 yılında sektörün kapasitesinin yıllık 35 milyon tona ulaşmasını bekliyoruz. Gelişmiş ülkelerde teknoloji eskidiği için demir-çelik gibi ağır sanayiye daha az yatırım yapıyorlar. Türkiye'de çok genç bir teknoloji var. Bizle rekabette zorlanıyorlar. 2000 yılından önce hurdanın tonu 80 dolardı, şimdi 280 dolar. İnşaat demirinin tonu ise 480 dolar civarında. Kalite ve ulaşım açısından başta Çin'e göre çok avantajlıyız. Sektörün en büyük sıkıntısı finansman. Faizlerin düşmesi ile sektör canlanabilir."
(Hürriyet 20.11.2006)