HAZAL ATEŞ-ANKARA
Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı hızla artıyor. Enerji üretiminde Türkiye, kendi girdilerini ön plana çıkaracak stratejiler ortaya koyamadı. Yerli kaynak kullanımında verimlilik azalırken, AB İlerleme Raporu'nda da Türkiye'nin enerji politikaları eleştirildi. Raporda, doğalgaz ithal fiyatlarının arttığına dikkat çekilerek, bunun yakın zamanda ciddi kapasite azalmasına yol açacağı vurgulandı. Kaçak elektrik kullanımının yüksek olduğu belirtilen raporda, kömür endüstrisine devlet yardımları konusunda ilerleme sağlanamadığı bildirildi. BOTAŞ'ın tekel konumunda olması eleştirilen raporda, temmuz ayında 13 ilde meydana gelen elektrik kesintilerinin büyük ölçekli üretim kapasitesi sınırlamasından kaynaklandığı ifade edildi. Enerji verimliliğine ilişkin yasaların henüz yaşama geçirilmediği kaydedilen raporda, idari kapasite ve düzenleyici kurumların özerkliğinin güçlendirilmesine ihtiyaç bulunduğu kaydedildi.
Türkiye'de elektrikte hidroelektrik yüzde 16.6, doğalgaz ise yüzde 47.3 paya sahip. 2003 yılında işletmeye geçen ve yap işlet modeli kapsamında inşa edilen 4 doğalgaz santrali ile bu oran yüzde 60'a yükseldi. Bu tablonun devamı durumunda 2020 yılı itibariyle doğalgazın elektrik üretimi içindeki payının yüzde 70'e çıkması bekleniyor. AB İlerleme Raporu'nun enerji başlıklı bölümünde de çarpıcı değerlendirmelere yer verildi. Raporda, Türkiye'nin enerji alanında bazı ilerlemeler kaydetmesine karşın, genel olarak müktesebata uyumun dengeli olmadığı kaydedildi.
Raporda, enerji sektörüne ilişkin yer alan değerlendirmeler şöyle; "Doğalgaz ithal fİyatlarının artmasına karşın, elektrik fıyatları kısa vadede gerçek kapasite azalmasına yol açabilir. Enerji alanında gerekli düzenlemeler henüz yapılamadı. Elektrik alanında, kaçak kullanım da dahil olmak üzere yüksek elektrik kayıplar devam ediyor. Yeni bir düzenleme ile çapraz sübvansiyonlara ve dikey entegrasyona izin verildi. Temmuz ayında iki kez yaşanan altı saat süreyle yaşanan 13 şehri etkileyen elektrik kesintilerinin nedeni, büyük ölçekli üretim kapasitesi sınırlamaları. Doğalgaz ithal fiyatlarının artmasına rağmen değişmeyen elektrik fıyatları, kısa vadede ciddi kapasite azalmasına yol açabilir.
Türkiye henüz Enerji Nakli Koordinasyon Birliği üyesi değil. Türkiye, Güneydoğu Avrupa bölgesel enerji piyasası için Enerji Topluluğu Antlaşmasını da imzalamadı. Türkiye'nin petrol stokları AB yöntemlerine göre hesaplanmıyor. Doğal gaz piyasasına ilişkin de yeni bir uygulama mevzuatı henüz kabul edilmedi. Herhangi bir ithalatçı veya dağıtıcının pazar payı da yasal olarak yüzde 20 ile sınırlandırılıyor."
'Elektrikte kayıp oranı yüksek'
ENERJİ Bakanı Hilmi Güler, Türkiye'de kâyıp-kaçak oranlarının, gelişmiş ülkeler ortalamasının üzerinde olduğunu belirtti. Güler, CHP İzmir Milletvekili Erdal Karademir'in soru önergesine verdiği yazılı yanıtta, dağıtım tesislerinin özelleştirilmesiyle, bu tesislerin daha verimli işletilmesi ve böylece kaçağın azalmasının beklendiğim kaydetti. Güler, özelleştirmeler yapılana kadar kayıp-kaçağın önlenmesine yönelik, gerekli yatırım, İşletme ve Kontrol çalışmalarını, TEDAŞ'ın aksatmadan yürüttüğünü İfade etti. Güler, 2000 yılmda kayıp-kaçak oranının yüzde21.58, 2001'de yüzde 21.43, 2002'de yüzde 20.86, 2003'te yüzde 19.93, 2004'te yüzde 18.58 ve 2005'te yüzde 17.80 olduğunu savundu.
'Elektriğe yüzde 3-5 zam sinyali'
AKP'nin kongresinde konuşan Başbakan Erdoğan, Enerji Bakanı Hilmi Güler'in doğalgaz zammı elektriğe yansıtılmayacak açıklamasına karşın, elektriğe zam sinyali verdi. Elektriğin, maliyeti çok yüksek olan doğalgaz çevrim santrallerinden karşılanmaya başlandığını söyleyen Erdoğan, "Bu ister istemez bize yük getirdi ve artık bütçemiz bu yükü milletimizle paylaşmak zorunda kalacak" dedi. Elektrik zammı oranlarının hala tartışıldığı konuşulurken, zam oranlarının konutlarda yüzde 5 sanayide yüzde 3 civarında olacağı söyleniyor. Zammın 2006 yılı bitmeden uygulamaya sokulacağı da gelen bilgiler arasında.
(14.11.2006 Birgün)