TMMOB BÖLGE BİLEŞENLERİNİN
31 Ekim-2 Kasım Tarihleri Arasında Yaşanan Sel Felaketiyle İlgili Hazırladığı On İnceleme ve Değerlendirme Raporu
Bölgemizde son bir hafta içinde sağanak yağışın yol açtığı sel felaketi, Odalarımızın etkinlik alanı bulunan kentlerden, Diyarbakır, Batman, Şanlıurfa ve Mardin illerinde ve Cizre ilçesinde faciaya dönüşmüştür. Bunun sonucunda; 41 İnsanımız yaşamını yitirmiş, yüzlerce ev ve işyeri, binlerce hektarlık ekili arazi ve kilometrelerce yol, sular altında kalmış, yüzlerce hayvan telef olmuş ve yüzlerce ev kullanılamaz hale gelmiştir.
Sel felaketi yaşanan kentlerde, böylesine ağır ve acı dolu bir tablonun ortaya çıkmasının en önemli sebebi; son 20 yılda yaşanan çatışmalı ortamda, güvenlik ve asayiş nedeniyle yaşanan zorunlu göçün yol açtığı çarpık kentleşmedir. Sel felaketinin ve ölümlerin yaşandığı yerler incelendiğinde; göçün yol açtığı çarpık yapılaşmaya bağlı olarak, insanları dere yataklarını, tarım arazilerini ve taşkın kanal kenarlarını yaşam alanı olarak seçtiklerini görüyoruz.
Köyleri yakılan ve boşaltılan, tüm mal varlıklarını kaybeden, üretimden koparılan bu yoksul insanlar, büyük bir çaresizlik içinde göç ettikleri şehirlerde, kenar semtlere ve güvenli olmayan bölgelere yerleşmiştir. Ve ne yazık ki; yetkililer buna seyirci kalarak, faciaya davetiye çıkarmıştır. Barınma en temel insani ihtiyaçtır. Anayasal güvence altına alınan bu hakkın sağlanamadığı ortadadır. Yoksul ve çaresiz İnsanları, bu alanlarda yaşamaya iten anlayış, sosyal felaketi doğal felakete çevirmiştir. Bu durumun korkutucu olan bir diğer boyutu ise dere yataklarına kamu binalarının (yatılı okul vb.) inşa edilmesidir. Çınar ilçesinde yaşanan bu örnek bile insan hayatına verilen önemin göstergesidir.
TMMOB Bölge Bileşenlerinin Teknik înceleme Komisyonları oluşturarak, Diyarbakır (Çınar, Bismil), Şanlıurfa, Batman ve Mardin illeri ve Cizre ilçesinde incelemelerde bulunularak, yapılan ön inceleme doğrultusunda. aşağıda belirtilen hususlar komisyonlarca tespit edilmiştir.
Diyarbakır İli
31 Ekim - 2 Kasım 2006 tarihlerinde Diyarbakır İlinde meydana gelen taşkınlarda, 14 kişi Bismil İlçesinin köyünde, 3 kişi de Çınar İlçesinde olmak üzere; toplam 17 kişi hayatını kaybetmiştir. Taşkınlardan, en fazla, Çınar ve Bismil ilçeleri etkilenmiştir. Çınar İlçe merkezinde yaptığımız incelemelerde; Cumhuriyet Mahallesi`ndeki Taşkın Deresi`nin imara açıldığı öğrenilmiştir. Belediye ile yapılan görüşmelerde, bu derenin, İller Bankası tarafından 1975 yılı onaylı imar paftaları ile imara açıldığı tespit edilmiştir. Bu durum, teknik olarak büyük bir hatadır. Yine aynı dere yatağının ortasına, 1994 yılında Yatılı îlköğretim Bölge Okulu inşa edilmiştir. Okul yatakhanesi ve idare binaları arasından dere geçmektedir.Taşkın esnasında, yatakhane binaları tamamen sular altında kalmıştır, 150 öğrencinin o saatte etüt de olması, can kaybını önlemiş, büyük bir facia şans eseri yaşanmamıştır. Açıkça görülüyor ki, okulun buraya yapılmasında yetkililerin İhmali vardır. Çınar`daki YİBO `nun Eğitim ve Öğretime kapatılarak tekrar açılmaması gerekmektedir. Taşkın Deresi etki alanındaki yapıların boşaltılarak, oradaki İnsanların maddi ve manevi kayıplarının karşılanması ve başka yerde iskan edilmeleri gerekmektedir. İlçede ölümlerin yaşandığı derenin üstüne konut yapılması ve gelen rusubat vb. ile tıkanan ve yetersiz olan karayolu menfezinin memba tarafından şişen ve kabaran suların 7-8 metre yükselmesiyle tüm çevresine (yaklaşık 100 konut hasar görmüştür) zarar vermiştir. Özellikle imar alanlarında projelendirilen menfez hesabında, Qıo (10 yıllık tekerrür debisi) yerine Qıoo seçilmesi gerekmektedir. Afet esnasında Diyarbakır-Mardin karayolu Çınar geçişi ulaşıma kapanmıştır.
Bismil İlçesinde meydana gelen taşkında da, büyük tahribatlar yaşanmış, binlerce hektar ekili alan ve hasatı bekleyen arazi sular altında kalmıştır. Diyarbakır-Bismil karayoluna, yoğun rusubat ve tarım arazilerinden gelen malzemeler büyük zarar vermiştir. Yine, Tepe beldesi ve diğer köylerin ulaşımını sağlayan yollar da büyük oranda zarar görmüştür.
Diyarbakır ili genelinde ekili halde bulunan yaklaşık 622.000 dekar pamuk tarlalarındaki ürünün %60’ına yakının zarar gördüğü ayrıca 3.972.087 dekar buğday alanlarının %30’unun ekilen tohumun selden dolayı zarara uğradığı tahmin edilmektedir.
Şanlıurfa İli
1 Kasım 2006 tarihinde Şanlıurfa ili genelinde başlayan sağanak yağış sonucunda, merkez ilçeye bağlı birçok köyle, Siverek, Hilvan, Ceylanpınar ve Harran ilçelerine bağlı birçok yerleşim birimi zarar görmüştür. Resmi açıklamalara göre; 4, yerel kaynaklara göre ise kayıplarla beraber 10`a yakın insan hayatını yitirmiş, yüzlerce ev ve hayvan zarar görmüştür. Selden etkilenen yerlerde okullar tatil edilmiş, vatandaşlar güvenli alanlarda konaklamak üzere bölgeden uzaklaştırılmıştır. Şanlıurfa-Mardin karayolu trafiğe iki gün,Mardin-Diyarbakır karayolu trafîğe iki gün, Şanlıurfa -Diyarbakır Karayolu trafiğe beş gün kapalı kalmış ve birçok hasta yollarda mahsur kalmıştır.
Şanlıurfa ili kuzeyde Karacadağ eteklerinde 600`lü kotlarda (Siverek-Hilvan), merkezde 520`li kotlarda, Harran Akçakale de ise güneyde 400`lü kotlardadır. Kent merkezinde üst kotlardaki derelerden beslenen iki büyük dere mevcuttur. (Karakoyun ve Culap dereleri) Bu dereler, Harran ovalan sulamalarının ana tahliyesini oluşturan büyük tahliyeler ile suyu taşıyarak, Suriye`ye iletmektedir.
DSI tarafından kent merkezinde ıslah çalışmaları yapılmakla beraber, üst kotlarda yer alan Karaköprü Deresi ıslah edilmemekte ve Karaköprü Belediyesi`nce imara açılmış durumdadır. Her an felaket ile karşı karşıyadır, bu dere yatağının tetiklediği heyelan bölgesinde ise yapılaşma hızla devam etmektedir. Bütün uyarılarımız sonuçsuz kalmıştır.
Sellerin nedenine gelecek olursak; lokal derelerin üzerindeki yol geçişlerinin üzerindeki menfezlerin yetersiz kesitlerde olusu, ana dere yataklarında yoğun rusubatlanma sonucu, dere yatağının daralması, güvenlik nedeni ve su politikaları gereği, Suriye sınırındaki dere geçişlerinin tam açık olmayışı etkilenmeyi arttıran sebeplerin başında gelmektedir.
Ceylanpınar ilçesinde oluşan sel felaketi, ilçe sınırlan İçerisinden geçen Cırcıp Deresi üzerindeki yol geçişlerinin altına küçük çaplı büzler döşenmesi ve Suriye sınır geçişinin güvenlik nedeniyle daraltılmasının, taşkınlara yol açtığı tespit edilmiştir. Yapılaşmanın da standartlara uygun olmaması, sorunların katlanarak artmasına sebebiyet vermiştir.
Şanlıurfa - Mardin Karayolunda ise DSI tarafından yapılan sulama projelerinin tamamlanamaması, çalışma yapılan kısımlarda geniş kapsamlı düşünülememesi, doğal dere yatakları ile projelerin entegre edilememesi ve menba mansap şartların yaratılamaması da sorunu tetiklemiştir.
Siverek ilçesinde ise benzer sebepler ve Hacıkamil Deresi üzerindeki Bağlamanın işlevsel kullanılamaması, Karayolları tarafından bu dere üzerine yapılan köprü ayaklarının altının sazlıkla dolması, rusubat birikmesi ve bu bölgede çok dik bir düşey kurb ile yolun inşa edilmesi sorun yaratmıştır.
Harran ilçesinde, ana tahliye ve yedek tahliye kanallarının havza hesaplarının yeniden irdelenmesi gerekmektedir. Vatandaşın haricİ müdahale ile yol yapmaya ve dere yatağım tarım arazisi gibi kullanmasına izin verilmemelidir. Harran`daki sorun da bu gibi sebeplerden kaynaklanmaktadır.
Yukarda adı geçen ilçelerde yaptığımız incelemeler sonucunda saptadığımız nedenler kısaca şöyledir:
1. Sağanak yağışın, yoğun ve sürekli olması,
2. Dere yataklarının ve tahliye kanallarının havza drenaj hesaplarının yetersizliği ve genelin havza drenaj planının yeterli olmayışı,
3. Yerel yönetimlerin, dere yataklarına bilinçsiz müdahalesi, projesiz yol geçişleri (menfezler) inşa etmesi,
4. Yerel yönetimlerin, dere yataklarında ve etki alanında yapılaşmaya İzin vermesi,
5. Kaymakamlıkların eline teslim edilen Köydes Projelerinde yetersiz teknik kadrolar yüzünden projeler ve uygulamalarındaki yanlışlıklar,
6. Yerleşim yerlerinin felaketlerden korunması için dere yataklarını ıslah edilmesi, Karayolları tarafından yaptırılan yol ve sanat yapılarında en olumsuz koşulların düşünülmesi, yıllık, bakım ve onarımların düzenli yapılması, rusubat temizliğİ ve gerekli güçlendirmelerin yapılması gereklidir.
Mardin İli
Mardin merkez ve ilçelerinde meydana gelen taşkınlar neticesinde; 486 konut, 9 bin 592 dekar tarım arazisi, 205,5 km yol, 26 adet menfez, 21,2 km kanalizasyon hattı hasar görmüş ve 500 civarında hayvan telef olmuştur. Mardin-Savur, Mardin-Şenköy, Sürgücü-Savur karayolu, taşkınlar neticesinde büyük hasar görmüş, ulaşıma kapanmıştır. Özellikle kırsal kesimde, tarım arazileri (üzüm bağlan) yerle bir olmuştur. Kızıltepe, Derik, Savur, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Mazıdağı ve Yeşilli ’de büyük tahribat yaşanmıştır.
Batman İli
31 Ekim 2006 tarihinde başlayan ve iki gün süren sağanak yağış sonucunda, meteorolojik verilere göre, m başına 87 kg yağış düşmüştür. Bu yağış neticesinde; doğal afet yaşanmıştır.
Yağan yağışlar Batman`ın güneydoğusundaki Raman Dağı ile kuzeydoğusundaki Kıra Dağı`nın arasında kalan yaklaşık 150 km2’lik havzada, Batman kent merkezinden Batman Çayı`na kodu itibariyle, İluh Deresi üzerinden Batman Çayı`na akmaktadır. İluh Deresi`nin uzunluğu 4 km, genişliği ortalama l0 m ve yüksekliği ortalama 3,40 m`dir. Derenin 20 metre sol ve sağında ortalama 2 metre yüksekliğinde su taşmıştır. İluh Deresi`nin sağ ve solunda bulunan 10 mahalle sel afetinden ciddi bir şekilde etkilenmiştir. Ayrıca şehir merkezindeki 9 mahallede su baskınları yaşanmıştır.
Kriz Merkezi`nden, 5 Kasım 2006 tarihinde edinilen bilgiye göre;
Afetten Etkilenen Mahalle Sayısı : 19
Etkilenen Nüfus :62.851
Can Kaybı :10 ölü, 13 yaralı
Gezilen Bina Sayısı :5400
Tespit Edilen İşyeri Sayısı :485
Ağır Hasarlı Bina Sayısı :512
Orta Hasarlı Bina Sayısı :719
Hafif Hasarlı Bina Sayısı :204
Batman İlinde bundan sonra böyle bir felaketin yaşanmaması için yapılması gerekenler
şunlardır:
• İluh Dere yatağının sağ ve solunda bulunan yerleşim alanlarının tahliye edilerek, mağdur vatandaşlara yeni yerleşim alanlarında konutlar üretilmesi,
• Batman Belediyesi’nin ihale aşamasında olan Büyük Altyapı Projesi, yağan son yağış miktarları göz önüne alınarak, gözden geçirilmesi,
• Taşkına maruz kalan alandaki yapılaşmanın boşaltılması. Batmanda zemin yapısı daha sağlam olan dolayısıyla depremsellik açısından daha uygun olan aynı zamanda taşkın riski en az olan Batı Raman ve Kıra dağlan yeni yerleşim alanları olarak düzenlenerek taşkına maruz kalan insanların bu alana yerleştirilmesi.
Cizre İlçesi:
Şu anki mevcut durumu ile yağmur kuşaklama kanalı (Özellikle Deşt köprüsü İle Cudi mahallesi arasında kalan kısım) yaz aylarında , açık kanalın etrafındaki evlerden kanala aktarılan kanalizasyon sularının kanalda birikimi sonucunda oluşan , göletler bataklık halini almış , oluşturduğu sağlıksız ortam ve (açık oluşu nedeniyle) tehlike ; Cudi mahallesi sakinlerinin sağlığını ciddi şekilde tehdit etmeye başlamıştır. Kış aylarında tepelerden inen yağmur sulan açık kanalın taşmasına, dolayısıyla sel felaketlerine ve taşkınlara sebep olmak suretiyle çevre sakinlerini büyük maddi kayıplara uğratmaktadır.Bu nedenle bir an önce kuşaklama kanalının yapılması gerekmektedir.
DOĞAL AFET YAŞANAN BÖLGEDE GENEL OLARAK VAPILMASI GEREKENLER
Oda Komisyonumuz, sel felaketinin yaşandığı bölgede yaptığı incelemeler sonucunda, yapılması gerekenleri şöyle özetlemiştir:
1. Taşkının yaşandığı yerlerin mevcut altyapı ile elektrik, su vb. yaşamsal ihtiyaçların karşılanamayacağı geçicide olsa iskan edilemeyeceği gerçeğinden hareketler bu alanların boşaltılarak bir an önce Afet Bölgesi kapsamına alınması gerekmektedir
2. Hükümet doğal afetlerle her şeyini kaybetmiş bu insanları, Sosyal Devlet olmanın ve Anayasal hakları gereği, fen ve teknik şartlara haiz konutlara yerleştirerek asli görevini yerine getirmelidir.
3. Yerleşim yeri olarak tespit edilen taşkın alanının boşaltılması, can ve mal kayıplarına uğrayan insanların zararlarının karşılanması gerekmektedir.
4. Yaşanan seller sonucu tarım arazilerinde meydana gelen zararların ve hayvan kayıplarının gerçekçi tespitler yapılarak karşılanması gerekmektedir.
5. Zarar ve ziyan tespitlerinin konusunda uzman kişiler tarafından ve mağduriyete meydan vermeyecek şekilde yaptırılması gerekmektedir.
6. Tarım sigortalan uygulamaları başlamasına rağmen yoksul çiftçinin primlerini ödeyememelerinden dolayı sigorta kapsamına girmeyen çiftçilerin mağduriyetleri devlet tarafından karşılanmalıdır.
7. İmara açılacak alanlarda, her şeyden önce jeolojik ve jeo-teknik raporlar hazırlanmalı ve buna uygun yapılaşma sağlanmalıdır. Bu alanlar, altyapı hizmetleri tamamlandıktan sonra imara açılmalıdır.
8. Yol, kanalizasyon, içme suyu, köprü, menfezler, yağmur suyu vb. altyapı hizmetlerinin doğru yapılmış projelerle hayata geçirilmesi gerekmektedir.
9. Afetlerden etkilenmiş İnsanların, özellikle çocukların, rehabilitasyon merkezlerinde tedavi edilebilmesi için olanak sağlanmalıdır.
10. Bir başka afet olmadan, merkezi ve yerel yönetimlerin birlikte çalışmasını sağlamak amacıyla, kent bileşenlerini içine alan afet koordinasyon merkezleri kurulmalıdır. Bu konuda hemen harekete geçilmesi için düzenlemeler yapılmalı, özellikle bu tür afetlerden etkilenecek risk bölgeleri, bu merkez tarafından tespit edilmelidir.
11.Dere yatakları , fay hattı geçen bölgeler ve baraj havzaları, imara hiçbir koşulda açılmamalıdır.