Tüm Haberlere Dön
ENERJİNİN VERİMLİ KULLANILMASI VE TASARRUFU (DÜNYA)
Basından Genel Merkez

ENERJİNİN VERİMLİ KULLANILMASI VE TASARRUFU (DÜNYA)

Enerji tasarrufu mevcut enerji kayıplarının önlenmesi ve enerji atıklarının değerlendirilmesiyle, tüketilen enerji miktarının ekonomik kalkınmayı engellemeden, kalite ve performansı düşürmeden enerji ihtiyacının en aza indirilmesi olarak tanımlanabilir.

Serdar İSKENDER
Makina Yük. Mühendisi Mitas Bolt Ltd. / Genel Müdür
Ateşin bulunmasından günümüze kadar insanoğlunun enerjiye olan talebi her geçen gün artarak devam etmiştir. Fakat, artan enerji talebini karşılayan, kaynaklar ise sınırsız değildir. Yeni rezervler bulunmadığı takdirde, petrolün 42 yıl, doğalgazın 62 yıl, kömürün ise 216 yıl sonra tükenecek olması nedeniyle, hızla tükenen fosil yakıtların yerine, alternatif yakıtlar aranmakta ve mevcut kaynakların etkin bir biçimde değerlendirilmesi yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Enerji arz sisteminin sürekti olarak değişmesi, fosil yakıt fiyatlarının dönemsel olarak beklentilerin çok üzerinde artış göstermesi, özellikle dünyadaki stratejik dengeleri bile alt üst etme özelliğine sahip petrol fiyatlarında istikrarın bulunmayışı, tüm bu olumsuzluklara rağmen, enerjinin günlük hayatımızdaki kullanım oranının sürekli artışı, enerji ve elektrik enerjisi sistemlerinde verimlilik yaklaşımlarım zorunlu hale getirmektedir. Enerji verimliliği; enerjinin üretiminden iletimine, tüketiminden atık oluşumuna kadar enerjinin etkin olarak kullanımı çalışmalanrının tamamını kapsamaktadır. Enerji verimliliği konusunda, daha az maliyet ve fosil yakıt kullanımıyla daha çok enerji üretimi yönünde çalışmalar yapılırken, diğer taraftan aynı miktar enerjiyle daha çok iş yapılması ya da aynı miktar işin daha az enerji tüketilerek yapılması konusunda çeşitli çalışmalar yürütülmekte, yeni politika ve stratejiler üretilmektedir.
Enerjide verimlilik, kısıtlı olan enerji kaynaklarını daha etkin kullanarak ve yeni teknolojiler yardımıyla artırılabilir. Teknolojik yeniliklerden kaynaklanan verimlilik artışları, uzun dönemde sürekli büyümeyi de beraberinde getirecektir. Ekonomik ve sosyal hayatın önemli bir girdisi olan enerjiyi ucuza üretmek, çağdaş enerji politikalarının temelini oluşturmaktadır. En az maliyetli enerji, verimli kullanım sonucu tasarruf edilen enerjidir. Enerji tasarrufuyla, kısa vadede özellikle gelişmekte olan ülkelerin enerji üretimiyle ilgili sorunlarının çözümüne de önemli katkılar sağlanabilmektedir.
Enerji tasarrufu halk arasında, genellikle enerjinin az kullanılması, iki ampülden birmin söndürülmesi şeklinde algılanmaktadır. Fakat, enerji tasarrufu; mevcut enerji kayıplarının önlenmesi ve enerji atıklarımlarının değerlendirilmesiyle, tüketilen enerji miktarını ekonomik kalkınmayı engellemeden, kalite ve performansı düşürmeden enerji ihtiyacının en aza indirilmesi olarak tanımlanabilir. Tasarruf edilerek kazanılabilecek enerjiyi üretmek için çok daha pahalı yatırımlara ve uzun zamana ihtiyaç vardır. Bu açıdan enerji tasarrufu, daha çabuk ve ucuza elde edilebilen tek enerji kaynağı olma özelliğine sahiptir. Ülkemizde enerji ve elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 90'ı sanayi, konut ve ulaşım sektörleri tarafından yapılmaktadır.
Ülkemizde enerjinin en yoğun tüketildiği sektör, sanayi sektörüdür. Türkiye'nin enerji üretim ve tüketim dengesi incelendiğinde, aradaki farkın gittikçe açıldığı görülmektedir. Ülkemizde enerji üretiminin, tüketimi karşılama oranı oranları 1990 yılında yüzde 48'ler seviyesinden sürekli azalarak, 2004 yılında yüzde 28 seviyesine düşmüştür. Bu durum, enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 72'sinin ithalatla kullandığını göstermektedir. Dünyada elektrik enerjisi maliyetieri incelendiğinde, maliyetin yüzde 50'sini üretim, yüzde 20'sini İletim ve yüzde 30'unu da dağıtım oluşturmaktadır. Bu nedenle, elektrikte verimlilik üretim, iletim ve dağıtım olarak üç farklı alanda değerlendirilmelidir.
Ülkemizde elektrik üreten kömür santralları, genel yanma verimliliğinin düşüklüğü ve teknolojik olarak uygun seçilmeyen santral ekipmanları ve çevresel etkiler nedeniyle, oldukça düşük verimde çalışmaktadır. Türkiye'de üretilen elektriğin ortalama yüzde 25'i taşkömürü ve linyitten sağlanmaktadır. Ülkemizde, daha uzun yıllar elektrik üretiminde kömürün kullanılacağı düşünüldüğünde, kömürle çalışan termik santrallarda, akışkan yatakta yanma esasına dayanan yüksek verimli yeni teknolojilerin seçilmesi gereklidir. Elektrik üreten termik santrallar üretim yapabilmek için bil miktar enerji kullanmak zorundadırlar. Santral, üretmiş olduğu enerjinin yaklaşık yüzde 8'ini iç enerji olarak üretir. Kül çıkarma, kömür taşıma konveyörleri, su soğutma kuleleri, baca gazı arıtma tesisleri gibi sistemler, elektrik üreten termik santralları iç enerji tüketimini artıran sistemlerdir.
Santrallarda öncelikli olarak iç tüketimi artıran makine ve sistemlerin verimli çalıştırılması sağlanmalıdır. Elektriğin iletim-dağıtımı sırasında, tellerin ve transformatörlerin dirençlerinden dolayı elektrik kayıplar oluşmaktadır. İyi bir üretim ve dağıtım sisteminde, kayıpların yıllık elektrik üretiminin yüzde 6-8'i arasında olması beklenir. Fakat, ülkemizde elektriğin iletimi ve dağıtım sırasında kaybolan enerji miktarı yüzde 20'leri bulmaktadır. Diğer bir ifadeyle, üretilen elektrik enerjisinin beşte biri bakım-onarım ve yenileme çalışmalar yapılmadığı İçin tüketime sunulmadan yok olmaktadır. Bu oranın, maksimum yüzde 3'nün iletimden kaynaklandığı, kalan miktarın ise dağıtım sırasında kaybolduğu belirlenmiştir. Ülkemizde, elektrik enerjisinin iletimi ve dağıtımı sırasında kaybolan elektrik enerjisinin değeri 2004 yılı itibariyle, 2 milyar dolara ulaşmıştır.
Kayıp ve kaçakların azaltılmasına yönelik yapılacak yatırımlarla, kayıp-kaçak oranımız AB ülkelerinin ortalaması olan yüzde 6'lar seviyesine kadar düşürülebilir. Böylelikle, elektrik iletim ve dağıtımı sırasında yüzde 15'lik bir tasarruf sağlanabilecektir. Sonuç olarak, ülkemizde enerji alanında, yüzde 30'a yakın bir enerji tasarrufu potansiyeli bulunmaktadır. Bu potansiyelin yaklaşık yüzde 10-15'lik bir bölümü hiçbir harcama yapmadan, halkın bilinçlendirilmesi ve yönlendirme çalışmalarıyla tasarruf edilebilecek bir miktar olarak önümüzde durmaktadır. Türkiye'de gerek özel, gerekse resmi kuruluşlar tarafından yapılan çalışmalarda, sanayi, konut ve ulaşım sektörlerinde yıllık enerji tasarrufu potansiyelinin yaklaşık 4 milyar dolar olduğu tespit edilmiştir.
Ülkemizde, özellikle sanayi sektöründe, çok yoğun enerji tüketen teknolojilerden az yoğun enerji tüketen teknolojilere doğru bir geçiş yapılmalıdır. Bu konuda Fransa örnek alınabilir. Fransa'nın, ülkesinde bulunan çimento fabrikalarını kapatarak, başka ülkelerde çimento fabrikası alması veya kurması enerji tasarrufu ve çevre duyarlılığına önemli bir örnektir. Kullandığı enerjinin yaklaşık yüzde 72'sini ithal etmek zorunda olan ve enerjisini verimli kullanamayan ülkemizde enerji tasarrufu yaşamsal bir olaydır. Enerji tasarrufu, çevre dostu yeni bir enerji kaynağıdır. En ucuz, en temiz ve barışçıl enerji, tasarruf edilen enerjidir. Birey ve toplum olarak, alacağımız basit enerji tasarrufu tedbirleriyle, Aile bütçemize, ülke ekonomisine ve enerjide dışa bağımlılığımızın azaltılmasına, çevre ve hava kirliliğinin önlenmesine, dünya fosil yakıtlarının korunmasına, küresel ısınmanın önlenmesine katkıda bulunabiliriz.
(Dünya 17.10.2006)