Elektrik Mühendisliği · Sayı 434 · Ağustos 2008
YAŞANAN ACI KAYBIN NEDENİ KAZA OLAMAZ
Mühendislik eğitimi Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2008
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Yüksek gerilim, koruma ve ölçme
Anahtar kelimeler
- EMO basın açıklaması
- YÖK
- Elektrik-Elektronik Mühendisliği
- Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği
- iş kazası
- Zafer Oluk
Özet
EMO, askerlik sırasında yüksek gerilim trafo merkezinde yaşamını yitiren Elektrik-Elektronik Mühendisi Zafer Oluk'un ölümünün ardından, Elektrik Mühendisliği eğitimindeki unvan karmaşasına ve mezunların yeterli formasyon olmadan yüksek gerilim işlerinde çalıştırılmasına dikkat çekti. Açıklamada YÖK'ün bu duruma seyirci kaldığı eleştirildi.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Türkiye 85’incisi olarak üniversite sınavlarını kazanıp ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Zafer Oluk, asteğmen olarak askerlik görevini yaptığı İstanbul 1. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda, Yüksek Gerilim Transformatör Merkezi’nde bakım çalışması sırasında elektrik akımına maruz kalarak yaşamını yitirdi.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 41. Dönem Yönetim Kurulu, 16 Mayıs 2008 tarihinde bir basın açıklaması yaparak, elektrik elektronik mühendisliği alanında yaşanan eğitim sorunlarına dikkat çekti. Açıklamada, “Mühendislik camiasını derin üzüntüye boğan bu olayın arkasında 1980 sonrası özel üniversiteler üzerinden Elektrik Mühendisliği eğitiminde başlatılan karmaşa yatmaktadır. Kamu üniversitelerine de yansıyan bu sorun nedeniyle, üniversitelerden Elektrik-Elektronik Mühendisi unvanı ile mezun olan mühendislerin, hangi alanda eğitim almış olduklarına bakılmaksızın, yüksek gerilim gibi özellikli alanlar başta olmak üzere Elektrik Mühendisliği'nin iş alanlarında çalıştırılmalarının yolu açılmıştır” denildi.
Elektrik Mühendisliği eğitimi veren üniversitelerin yıllarca uzmanlık alanı ayrımı gözeterek, mezunlarına diploma ile “Elektrik Mühendisi”, “Elektronik Mühendisi”, “Elektronik ve Haberleşme Mühendisi” unvanları verdiği, ancak 1980’li yıllardan sonra Yükseköğretim Kurumu (YÖK) ve üniversitelerin, “Elektrik-Elektronik Mühendisi” unvanı ile yeni bir uygulama başlattığı anlatıldı. Açıklamada mevcut durum şöyle aktarıldı:
“Elektrik-Elektronik Mühendisi unvanı ile mezun veren üniversiteler, ağırlıklı olarak ‘elektronik eğitimi’ programı yürütmektedirler. Çok sayıda üniversitede Elektrik
Mühendisliği ile ilgili eğitim-laboratuvar olanakları, öğretim üyesi kadrosu yetersizliği nedeniyle Elektrik Mühendisliği meslek alanına ağırlık verilememekte, o üniversitelerin mevcut olanaklarına göre mühendis yetiştirilmektedir. Buna karşın mezunlara ‘Elektrik-Elektronik Mühendisi’ unvanı verilmektedir. YÖK ise bu duruma seyirci kalmaktadır.
Bir Elektrik-Elektronik Mühendisinin, Elektrik Mühendisliği formasyonu da kazanabilmesi, ancak Elektrik Mühendisliği ve Elektronik Mühendisliği programlarının eşdeğer şekilde alınması ile mümkündür. Bu eşdeğerliği sağlamak için de söz konusu alanda eksik kalan derslerin alınması, çift anadal programı ya da yüksek lisans programlarıyla bu alandaki formasyonun tamamlattırılması gerektiği açıktır. Mevcut uygulamaya göre, üniversitelerin Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümlerinden mezun olanların, ağırlıkla hangi dersleri aldıklarının incelenmesi sonucunda, Elektrik Mühendisliği alanında ne ölçüde görev yapacaklarının tespit edilmesi zorunluluğu doğmaktadır. Bu işlem, Elektrik Mühendisleri Odası tarafından, serbest çalışan mühendisler için titizlikle uygulanmakta ve serbest çalışan mühendisler aldıkları eğitime göre belgelendirilmektedir. Ancak kamu ve özel sektör, bu ayrımı ve alınan dersleri dikkate almadığı için mezunları rasgele işe yerleştirmektedir. Bu durum teknik hataların çoğalması yanında bazı durumlarda ölümcül kazalara neden olabilmektedir. Örneğin, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin 60. Maddesi ile 'Tüm yüksek gerilimli kuvvetli akım tesislerinde teknik konulardan sorumlu elektrik mühendisi olmalıdır'
koşulu getirilmiştir. Bu madde dikkate alınmayıp, ilgili dersleri görmeyen Elektrik-Elektronik Mühendisi unvanlı bir mühendis, iş güvenliğinden sorumlu olduğunda, vahim kazalar olabilmektedir.” Açıklamada, askerlik görevini yaparken yaşamını yitiren Asteğmen Zafer Oluk’un da Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduğu; aldığı dersleri gösteren belgenin incelendiği; Elektrik Mühendisliği ve kuvvetli akım tesisleri alanında yeterli eğitim görmemiş olduğunun saptandığı kaydedildi. Sorunun boyutu açıklamada şöyle ortaya konuldu: “Askerlik hizmeti sırasında ölümcül bir kazanın gerçekleşmiş olması nedeniyle bu üzücü olay, kamuoyunun duyarlılığını çekmiş olmakla birlikte ne yazık ki ülkemizde kamu ve özel ayrımı olmaksızın aslında yeterli Elektrik Mühendisliği eğitimine sahip olmayan meslektaşlarımız bu alanda çalışmaya zorlanmaktadırlar. Ülkemizdeki işsizlik ve istihdam koşullarının ağırlığı da bu yapıyı dayatmaktadır.”
EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu’nun, genç meslektaşları Zafer Oluk’un ailesine ve dostlarına başsağlığı dilediği açıklamada, şöyle denildi:
“Meslektaşlarımızın ve işyerlerinin duyarlı olup, Odamıza başvurmaları bu tür üzücü olayları engellemek için önemlidir. Ne yazık ki yaşamını yitiren genç meslektaşımız Oda’ya henüz üye olmamış ve bu alanda çalışıp çalışmayacağı konusunda meslek örgütünün görüşüne başvurulmamıştır. Çalışma alanlarında denetim yapılması elbette gerekli olmakla birlikte sorunun temelde diploma unvanıyla başladığı açıktır. Yüksek öğretimi düzenlemekle görevli YÖK’ün bu duruma seyirci kalması kabul edilemez.” <
elektrik mühendisliği, 434. sayı, ağustos 2008 121