Elektrik Mühendisliği · Sayı 417 · Mart 2003

EMO'dan

Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme

Yıl
2003
Sayfa
2
Okuma süresi
5 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Irak Savaşı
  • Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
  • kayıp-kaçak
  • TMMOB
  • Halk Bu Savaşı Durduracak mitingi
  • Cengiz Göltaş

Özet

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, ABD'nin Irak'a yönelik savaş girişimini ve barış karşıtı gündemi eleştirirken, enerji piyasasında yaşanan liberalizasyon süreci ve kayıp-kaçak tartışmalarına ilişkin Odanın tutumunu aktarıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Çocuklar ölebilir yarın

............................ Çocuklar ölebilir yarın hem de ne sıtmadan ne kuşpalazından düşerek de değil kuyulara filân; çocuklar ölebilir yarın, çocuklar sakallı askerler gibi ölebilir yarın, çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında, ne bir santim kemik, ne bir damla kan, çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında arkalarında bir avuç kül bile değil arkalarında gölgelerinden başka bir şey bırakmadan.

Nazım Hikmet RAN

MERHABA...

Dergimizin yayına hazırlandığı şu günlerde olağan dışı sıkıntılı bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz. Ülkemizi doğrudan etkileyecek bir savaş çılgınlığının içine sürüklenirken, hiçbir siyasi ahlaki ve hukuki temeli olmayan emperyalist bir saldırganlığın maşası yapılmak isteniyoruz. ABD tarafından tırmandırılan krizin esas nedeninin Orta Doğu’daki egemenlik alanını genişletmek olduğu görülüyor. Afganistan’dan sonra Irak’ta da bir taraftan enerji kaynakları kontrol altına alınmak istenirken, diğer taraftan yeni silah teknolojileri test edilip dünya üzerindeki ABD hegemonyasının daha da arttırılmak istendiği çok açık. ABD inanılmaz bir biçimde, yıllardır hazırladığı bir korku projesini dünya halklarının gözünün içine baka baka uygulamaya çalışıyor. Adeta, 19. yüzyılın sömürge politikası yeniden hortlatılmış gibi. TMMOB başından bu yana 21.yüzyılın yeni barbarlarına hayır diyor. Biz bu savaşı istemiyoruz. Barış, demokrasi ve dünya nimetlerinin herkes için yaşamsal bir hak olduğu başka bir dünyanın mümkün olduğunu biliyoruz. Sonuçları hiç kimse tarafından bilinemeyen böylesine bir olumsuzluk karşısında, ülkemizde barış yanlısı etkin bir toplumsal tepkinin yeterince oluşturulamamış olması tüm demokratik kurumlar için ciddi bir değerlendirmeyi de gerekli kılıyor.

Her şeye rağmen, 1 Mart’ta Ankara’da düzenlenen (TMMOB’nin düzenleyici dört kurumdan biri olarak yeraldığı) Halk Bu Savaşı Durduracak mitinginin, son yıllarda gerçekleştirilen en kitlesel eylemlerden biri olarak yadsınmaması gerektiğini düşünüyorum.

Değerli Meslektaşlarım, Elektrik Mühendisleri Odası olarak 2003 yılında daha yoğun bir çalışma sürecinin içerisine giriyoruz. 2003 Yılı örgütümüzün meslek alanlarımıza ilişkin kongre ve sempozyumlar başta olmak üzere bir dizi etkinliklerinin öne çıktığı bir dönem olacak. Bu dönemde ülkemizin ve mesleğimizin öne çıkan sorunları karşısında yaptığımız her çalışmayı, Odamızın kurumsal gücünü geliştiren katılımcı bir yaklaşımla sürdürmeye devam edeceğiz. Sayfalarımızda tarihi belirlenen sempozyum ve kongrelerimizin

duyurularını bulacaksınız. Henüz tarihi belirlenmeyen “TMMOB Türkiye 4. Enerji Sempozyumu”nun ise sonbahar sonlarında yapılması planlanıyor. Sempozyum’un çalışmaları şimdiden başladı, geniş katılımlı Danışma Kurulu Toplantısı’nın ardından Sempozyum Yürütme Kurulu da oluşturularak ilk toplantılarını yaptı. Sempozyum tartışmalarına katılan hemen herkesin söylediği gibi artık farklı bir dönemdeyiz. Artık bir Enerji Piyasası Yasa”mız ve bir de sektörü denetleyecek “Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu” var. Yıllardır adım adım getirilen liberalizasyon politikaları sonucu yapılan değişiklikler bir noktaya geldi ve sektörde “rekabet” 3 Mart 2003 tarihinde resmen başlamış oldu. Enerji gibi bir toplumun her alanını ilgilendiren, stratejik ve kullanımı insanlık hakkı sayılan bir alanda rekabetin, kar içgüdüsünün sonuçlarını (maalesef) hep birlikte göreceğiz. EMO özellikle son 25 yıldan beri sektördeki yanlış politikalar ve uygulamalara dair çok şey söyledi, gerektiğinde hukuksal müdahaleye başvurdu. Aslına bakarsanız yaptığımız uyarılar içerisinde çıkmayan bir tek şey yok. Yöneticilerimizin ve toplumun belleği zayıf olduğu için bunlar unutulup gidiyor. Enerji alanına dair böyle bir döküm çalışmasını sempozyum çerçevesinde gerçekleştireceğiz. Bu yanlış uygulamalardan biri de yakıcı ve güncel bir sorun: Elektrikteki kayıpkaçaklar. EPDK ve Enerji Bakanlığı elektrikteki kaçakları önlemenin yolu olarak Temmuz ayında uygulamaya geçecek olan “il bazında tarife uygulaması”nı devreye soktu. Kayıpkaçaklar sürekli birlikte kullanılan ve çok yanıltıcı bir ikili kavram. Kayıplar aslında elektrik iletim ve dağıtım hatlarına yapılmayan yatırımlar ve bakımsızlık nedeniyle oluşan elektrik kaybıyken,

kaçak, sanayi ya da meskenlerde hileli yollara başvurarak ne kadar elektrik tükettiğini gizlemek ve dolayısıyla kamu zararına yol açmak anlamına geliyor. Birisi doğrudan yöneticilerin beceriksizliği ve tercihleri yüzünden, diğeri ise kişisel kandırmacadan, az para ödeme isteğinden ve aslında çok derin sosyal sorunlardan kaynaklanıyor. Özellikle son iki yıldır, kentlerimizin varoşları ile Doğu ve Güneydoğu illeri baş sorumlu olarak gösteriliyor. EMO yıllardır kaçak elektrik kullanımına karşı çıktı ve ne tür önlemler getirilebileceğini tartıştı. Ancak kaçak elektrik kullanımını önlemenin yolu bu değildir. Hele de sanayide korkunç boyutlara varan kaçakları gözardı edip, işi vatandaşların sırtına yıkmak tam bir aldatmacadır. Gerçek rakamların bir türlü tespit edilemediği kaçak elektrik kullanımını kaçağın çok olduğu bölgelere yüksek fiyat uygulayarak önleyemezsiniz. Hem dürüst vatandaşı ceazlandırmış olursunuz hem de aslında vatandaşları yeni kaçak yöntemleri bulmaya iterseniz. Elektrik tüketimi bir insanlık hakkıdır ve vatandaşın kullanabileceği kadar ucuz olmalıdır. Sosyal yaraları saracak politikaları hayata geçiremeyen yöneticiler her zamanki gibi polisiye ve parasal tedbirlere gitmektedirler. Enerji sektöründe yıllardır uygulanan ve bizi dünyanın en pahalı elektrik fiyatlarına mahkum edenler, kendi acizliklerinin acısını toplumdan çıkartmak istemektedirler. Türkiye’nin binbir emek ve parayla oluşturduğu elektrik kurumunu böle böle sayısını çalışanlarının dahi artık bilemez olduğu bir yapı yaratan geçmiş hükümetlerle birlikte bu yapıyı olduğu gibi devam ettirmekten yana olan mevcut hükümet de ortaya çıkacak kaostan sorumludur.

Değerli meslektaşlarım, Yukarda da belirtmiş olduğum gibi EMO yıllardır, enerji, iletişim ve bilişim alanlarında kamu çıkarlarını koruyan bir noktadan doğru bildiklerini söylüyor. Aslında bunda şaşıracak bir şey yok. Odamız bu alanlarda –özel ya da kamu olsun- ülkenin dört bir yanına dağılmış ve kalkınmanın motor gücünü oluşturan kurum, kuruluş ve işletmelerde çalışan değerli mühendisleri bünyesinde barındırıyor. Odamız, bu alanlarda çalışan meslektaşlarımızın emeği, özverisi ve yeteneği sonucu oluşan bir bilgi birikimine sahip. Ne yazık ki ülkemizi bu hallere düşüren ve şu günlerde tüm dünyanın karşı çıktığı bir savaşa adım adım sürükleyecek noktaya getiren gelmiş geçmiş ve mevcut politikacılar ve bürokratlar, bu gerçekliği görmezden geliyor. Sadece EMO değil, TMMOB’a bağlı tüm odalar ve ülkemizin altyapısını oluşturan alanlarda örgütlü sendikaları dışlamayı görev bilen bu zihniyet, iş kamudan sermayeye kaynak aktarmak ve bizleri kıpırdayamayacak hale getiren, emeğimizi, onurumuzu üç kuruşa satın almak isteyen dış ülke ve kuruluşlara gelince boynunu eğiveriyor.

Anlaşılan bu durum daha uzun süre devam edecek. Herşeye rağmen, bugün ülkemizde “savaşa hayır” diyen, bulunduğu her yerde kamunun, halkın çıkarlarını korumayı görev bilen ve bize dayatılan “bu” hayat dışında başka bir dünyanın mümkün olduğunu bilen yüzbinlerin varlığı geleceğimiz için umutlanmamızı getiriyor. Küresel saldırıya, küresel yoksullaşmaya, küresel savaş dayatmasına karşı tüm dünyada milyonlar sokağa çıkıyor ve “hayır” diyebiliyorsa, gerçekten, insanlıktan hala umudumuzu kesmeyelim. Barışın ve özgürlüğün egemen olduğu bir dünya dileğiyle gelecek sayımıza kadar hoşça kalın.

Cengiz GÖLTAŞ Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı