Elektrik Mühendisliği · Sayı 402 · 1997 / 2
İNTERNET DEDİKLERİ VİTRİN BEBEĞİ
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1997
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- Internet
- Bilgi Toplumu
- teknoloji transferi
- UNIDO
- dijital bağımlılık
Özet
Yazar, Internet'in gelişmiş ülkeler tarafından yeni pazarlar açmak için kullanılan bir 'vitrin bebeği' olduğunu, bir benzetme üzerinden anlatarak ulusal sanayinin bu teknolojik gelişmelerden nasıl yararlanabileceğinin düşünülmesi gerektiğini savunuyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
elektrik mühendisliği
teleko m
Yurdakul Ceyhun* * UNIDO
Internet üzerinde pek çok şey yazılıp söylenmek te. Ancak, bu konuya biraz daha değişik bir açıdan bakmanın yararlı olacağı görüşündeyiz. Bugünlerde, "Internet bireyi tüm dünyaya açmakta, dolayısı ile bi reye özgürlük mü getirecek?" "Yarının toplumunda Internet radyo TV, telefon vb. ortamların yerini alan bir iletişim ortamı mı olacak?" gibisinden sorular sıkça sorulmakta.
Yarının toplumları Bilgi Teknolojilerini edineme miş olsalar bile bilgi ağından yararlanmak isteyecek lerdir. Ancak, Uruguay Round vb. sözleşmelerle böyle bir ağı kendileri nasıl gerçekleştirebilir. Kaldı ki, gelişmiş birkaç ülke bu ağı tüm dünyaya kendilerinin kurmasını istemekte, işte bu olayı bu boyutu ile algılayabilirsek, Internet'e bir başka bakış açısı da getirebiliriz.
Bir ülke düşünün, taşlı yolları var ve insanlar ulaşım için at arabası kullanıyor. Derken uyanık bir dost ülke bunlara birkaç minibüs armağan ediyor. İnsanlar, bu armağanlar sonucu bir yerden bir yere daha kolay ve rahat ulaşıyorlar. Ama gel gör ki yollar bu minibüsler için yapılmamış. Başlıyorlar devlete yakınmaya, yollarımızı doğru dürüst yap diye. Eh eldeki olanaklar ile, kimi yollar düzeltiyor, hatta kimi yollar asfaltlanıyor bile. Ne var ki bu kez minibüsler yetmemeye başlıyor. İnsanlar biliyor ki başka ülke lerde kocaman otobüsler var. Hatta iki katlı otobüsler bile var. insanlar böylesi araçlarla ulaşım yapmak istiyor. Haklılar da. Ancak böylesi araçlar için otoyollar gerekli ve ülkelerinde bu tür ileri teknoloji yol yapacak ne bir teknik birim var, ne araç gereç var, ne de para var. işte tam bu aşamada o ilk minibüsleri veren uyanık ülke imdada yetişiyor. Onlara kredi açıyor, kendi firmaları gelip ülkeyi baştanbaşa otoyollarla örsün diye. Hatta, gün geliyor krediye bile gerek kalmıyor, uyanık ülkenin işadamları kendileri gelip otoyolların bir bölümünü inşa edi yor, yaptıkları yatırımın parasını geçen araçlardan geri topluyor.
Başka bir deyişle yapıp işletiyorlar. Belki işlettikten bir süre sonra devredecekler ama, o gün geldiğinde kim bilir o otoyollar da teknolojik açıdan geri kalmış ola cak ve yeni ulaşım ortamları geliştirilecek.
Şimdi yukarıdaki sorunları minibüsler için soralım. Minibüs kullanımı ulaşımda kullanılan at arabasının yerini aldı mı? Yanıt, evet. Minibüsler insanlara özgürlük getirdi mi? Yanıt, eğer özgürlükten anladığımız at arabası ile ulaşamadığımız yerlere minibüslerle hızlı ve rahat ulaşmak ise bu sorunun yanıtı da evet'tir.
isterseniz bir de o uyanık ülkenin insanları ile söyleşelim. Onların diyeceği çok açık. 'Bir kaç minibüs bağışladık, sonunda yeni pazarlar doğdu ve iş adamlarımız hem çok iyi iş yaptılar, hem de kazandıkları paralar ile yeni teknolojiler edindiler' diyeceklerdir. Yani o minibüsler, yeni pazarlar açmak için kullanılan birer vitrin bebeği idi.
Gelelim Internet'e. Internet önce dünyaya ücretsiz açıldı, daha sonra belli ücretler istendi. Ama nasıl önemli olan, dünyanın çeşitli yerlerindeki milyonlar, yarının Bilgi Ağının neler yapabileceğini görmekte. Ve belli bir süre sonra o milyonlar Bilgi Toplumlarından kendilerine de bir bilgi ağı kurup işletmelerini isteye cek.
işte Internet, bir vitrin bebeği olarak yarının Bilgi Toplumunun tanıtımı ve kullanımı için en iyi araç idi. Önce Internet bedava olarak tüm dünyanın kullanıma açılmalıydı, ki öyle oldu. Birey her türlü bilgiye erişecek vb. pek çok büyük laf edildi. Oysa birey bil giyi bir yana itip, internet üzerinden seks dahil pek çok eğlenceye erişebileceğini görmesinin yanı sıra, bu ağ üzerinden para kazanabileceğini de anlamaya başladı.
Yukarıda özetlediğimiz gözlem ve yorumlarımızdan şöyle bir sonuç çıkarabiliriz.
Kuşkusuz, her türlü yeni olanağı ülkemize kazandırıp bunlardan olabildiğince yararlanmak, kaçınılmaz bir görevdir. Ancak, bu görevi körü körüne yaparken, bu yeni olanakların ışığı altında ulusal sanayimizin yeni üretim alanlarına nasıl girebileceğini düşünmemek ve bu konuda gerekli önlemleri alma mak ise, o denli büyük bir gaflettir.