Elektrik Mühendisliği · Sayı 393 · 1995 / 1

İÇİMİZDEN BİRİ

Mühendislik eğitimi Söyleşi

Yıl
1995
Sayfa
3
Okuma süresi
3 dk
Görüntülenme
0

Konu

Mühendislik eğitimi

İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı, Bilim, teknoloji ve meslek tarihi

Anahtar kelimeler

  • Kocaeli Üniversitesi
  • Prof. Dr. Atıf Ural
  • YÖK
  • Elektrikli Ulaşım Sistemleri
  • Rektörlük
  • EMO

Özet

Elektrik Mühendisleri Odası'na kayıtlı tek rektör olan Prof. Dr. Atıf Ural ile özgeçmişi, üniversite hayatı, YÖK deneyimleri, yabancı dil eğitimi görüşleri ve elektrikli ulaşım sistemleri alanındaki uzmanlığı üzerine yapılan söyleşi.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

MESLEKTAŞIMIZ OLAN BİR REKTÖR:

PROF DR. ATIF VURAL

• Sayın Ural, bize çocukluk ve gençlik yıllarınızdan, kısaca özgeçmişinizden söz edermisiniz?

• Erzurum'da doğmuşum. Babam, Rusya'da yaşayan Türk ailelerinden birinin oğlu ve Türk Rus sınırında bir yedeksubay iken, Rus ihtilali oluyor. Ruslar ailesinin fertlerini katlediyorlar, kaçabilenler kurtuluyorlar ama sürünüyorlar. Babam'da arkadaşlarıyla birlikte top, tüfek, mitralyöz kaçırarak Türkiye'ye iltica ediyor. Bu ve benzer hareketleri nedeniyle daha sonra Atatürk tarafından "İstiklâl Madalyası" ile taltif ediliyor. Erzurum'da Ağırceza mahkemesi yargıcı dedem Salih ABİŞ'in kızı olan annem ile tanışıyor ve evleniyorlar.

Söyleşi: Nazire BAŞAR

İlkokula kadar 5 yıl, İzmit'e yerleşen dedemlerin yanında kaldım, daha sonra ilkokul için eski Baruthane fabrikasının Teknik Müdürü olan babamın bulunduğu Bakırköy'de ilkokulu bitirdim. G.S. Orta Bölümünü kazanıp, 8 yıl boyunca Fransızca ağırlıklı G.S. Orta ve Lisesini tamamladım. 1954'de İ.T.Ü. Elektrik Fakültesini kazandım. 1959'da, o zaman 5 yıl süreli olan, Üniversitemizi bitirerek, aynı yıl Elektriğin Endüstride Uygulanması Kürsüsüne asistan olarak girdim. Üniversite yıllarında en tatlı ve unutulmaz anılarım çok sevdiğim ve takdir ettiğim kızkardeşim Belike Ural ile aynı Fakültede okumamız ve beraber bitirmemizdir. Benden 3 yaş küçük olmasına rağmen, G.S Lisesi eğitimi uzun süreli olması ve kendisinin 1 yaş küçük ilkokula başlaması bu unutulmaz beraberliği oluşturmuştur.

• 1980 yılı öncesi Üniversitesi ile şimdiki Üniversite gençliği ve mezunlarının bilimsel ve kültürel yönden karşılaştırmasını yapabilir misiniz?

• 1980 öncesinin Üniversitesi ile bugünkü Üniversiteyi genel hatlarıyla karşılaştırılacak olursak, özetle şu hususlar söylenebilir.

bu az çok böyleydi. Bugünün gençliği, bilimsel ve kültürel etkinliklere ve olanaklara daha yakındırlar. Olanakları daha bol olan bir evrende yaşıyoruz. Fakat bu bolluk ve "para"nın herşey olduğu yargısı, insanı insan yapan manevi değerlerimizin gitgide daha da yok olmasına neden oluyor...

En üzüldüğüm ve bir özeleştiri olarak söylemek istediğim bir husus da: yıllarca üniversitelerde öğretim üyeliği, örneğin 40 yıl, yapıpda arkalarında hiç eleman yetiştirmemiş hocaların(!) bulunuyor olmasıdır. Genelde İTÜ Elektriklen, dışarıya çıkma fırsatı bulabilenlerin, bu fırsatı bulamamış veya buldurulmamış olanlara göre daha "şanslı" oldukları söylenebilmektedir.

1980 öncesi Üniversite daha içine kapanıktı. Teknolojik gelişmelerin, yazılı ve görüntülü medyanın etkileri bugünkü boyutlarda değildi. Değer yargıları bence bugüne göre daha iyiydi. Saygı sevgi ilişkileri daha mükemmeldi. O günün öğretim elemanları bence, bugüne göre daha iyi olanaklara ve yaşam standardlarma sahip idiler. Öğrenciler bakımından da

• Sizce Üniversitelerde Y abancı Dil gerekli mi? Ve ağırlık oranı ne olmalı?

• Bence Üniversitelerimizde Yabancı Dil Eğitimi (İngilizce) gereklidir. Bunun için bir yıl boyunca yoğun İngilizce eğitimi yapılmalı, diğer eğitim yıllarında da belli oranlarda, örneğin % 30 Yabancı Dil ile anlatılan dersler verilmelidir. Biz, Kocaeli Üniversitemizde teknik branşlarda bu sistemi tercih ettik. 1993 / 94 eğitim ve

öğretim yılından itibaren uygulayacağız. Başarılı olacağımıza inanıyoruz. Şayet istediklerimiz olursa, kısmi olarak bazı diğer bölümlerde Almanca destekli eğitimi de gerçekleştireceğiz.

• Bildiğim kadarıyla, elektrik, elektronik ve bilgisayar mühendislerinin içinden biri olarak EMO'ya kayıtlı tek Rektörsünüz? Bu tesbitimiz doğru mu?

• Evet, bildiğim kadarıyla. Son zamanlarda, rahmetli hocamız Sn. Ord. Prof. Dr. B. KARAFAKİOĞLU'dan sonra ilk defa bir Elektrik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Rektör olmuştur. Bu atanmanın ilginç yönü yıllarca Y.Ö.K. sistemine karşı bir onur savaşı vermiş ve konuda yaklaşık 30 makalesi yayınlanmış bir bilim adamının, Rektörlüğe atanmış olmasıdır. Kurucu Rektörler, yeni kurulan 21 Üniversiteye ve 2 Yüksek Teknoloji Enstitüsüne Hükümetin önerisi (M.Eğit.Bak.) ve Sn. Cumhurbaşkanının onayıyla atanmışlardır.

Yıllarca Y.Ö.K.'e karşı doğruları savunmuş birisi olarak şunu gururla söyleyebilirim ki: eleştirdiklerimin hepsi doğru çıkmış ve yanlış yapılanların

çoğu düzeltilmiştir. Bu da, gerçek bir bilim adamının görevidir herhalde.

• EMO ile ne zaman tanıştınız? Ve Oda için neler

yaptınız?

d EMO ile uzun yıllardır karşılıklı ilişkilerimiz olmuştur. Özellikle Eğitim ve Ulaşım ile ilgili birçok komisyonda görev almışımdır. Odanın şu sıralar hazırlıklarını sürdürdüğü ve Ankara'da yapılması düşünülen raylı ulaşım ile ilgili sempozyuma katkı koymayaçalışıyorum.

• Uzmanlık Dallarınız nelerdir?

n Uzmanlık alanım: Elektrikli Ulaşım Sistemleri'dir. 30 yıldır bu konularda çalıştım. Akademik, bilimsel çalışmalarım (Doktora , Doçentlik , Profesörlük Tezleri) genellikle bu alana yöneliktir. Bu konularda Fransa'da ve uzun süre Almanya'da çalıştım. Ülkemizde birçok büyük Ulaşım Projesinde görev aldım. Halen İzmit'te kurulacak modern ve gerçek anlamda çağdaş Tramvay Projesinin danışmanlığını yapmaktayım.

• Hobileriniz nelerdir?

* G Bu ara hobilerimi uygulayacak pek zaman bulamıyorum. Ama yine de uygulamak yaşam için gerekli. En sevdiğim hobilerim: yüzmek, yürümek ve okumaktır.