Elektrik Mühendisliği · Sayı 254-255 · Şubat-Mart 1978

ARAMIZDA

Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme

Yıl
1978
Sayfa
1
Okuma süresi
2 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • IMF
  • faşizm
  • 20 Mart eylemi
  • Yönetim Kurulu
  • ekonomik bunalım

Özet

EMO Yönetim Kurulu, dönemin ekonomik bunalımını, IMF'ye bağımlılığı ve artan faşist saldırıları eleştirerek 20 Mart 'Faşizme İhtar' eylemini destekleyen bir başyazı yayımlıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

ara mız da

Sayın Üyemiz,

Ülkeiriz günden güne derinleşen yapısal bunalımları yaşı yor. Sistemin özünden kaynaklanan bunalımlar emekçi kit lelerin yaşam koşullarını daha da ağırlaştırıyor. Hayat pahalılığını, temel gereksinme maddelerinin yokluğunu her zaman olduğu gibi yine emekçiler göğüslüyor, omuzlu yor. Paramızın değerinin sürekli düşürülmesi ve bu yolda ki emperyalist zorlamalar çok olağanmış yada gerekliymiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Türkiye IMF'nin istekle rini kabul ederek aftır yükümlülükler altına girmiştir. Bu derece ağır koşullar altında anlaşma yapan ülkeler arasında Türkiye, dördüncü sırada yer almaktadır.

Emekçi kitleler yalnız yeni "önlem" ve "ayarlamalarla" artan ekonomik baskıları değil, faşizm heveslilerinin terör ve saldırısını da göğüslemek zorunda kalıyor. 20 Mart "Faşizme îhtarr eylemi, aynı zamanda herkes için uyarı niteliği taşıyan bu eylem, kitlelerin mevcut ko şullardan kaynaklanan doğal ama bilinçli ve örgütlü tepkisiydi. Uzlaşmacı bir çizgiye çekilmeye çalışılan işçi sınıfının dinamik öncülüğünde tüm çalışanlar iki saat süreyle üretim ve hiziueti durdurdular. Böylece yaşamı sürdürenin de durduranın da ancak kendileri oldu ğunu, insanca yaşama ve varolma mücadelesinde ne denli haklı ve kararlı olduklarını gösterdiler. Faşist maşa larla yürütülen kitle katliamlarına karşı gerçekleştiri len bu eylem, disiplinli kitlesel direniş bilincinin ifadesidir.

Sermaye sözcülerinin direniş hareketini "anarşi" ile özdeşleştirme çabalarını, çalışanları tehdit ve yıldırma girişimlerini' olağan karşılamak gerek. Onlardan sömürü ve zulme karşı çıkmalarını beklemek yersiz. Ama, can güvenliğini sürekli seçim malzemesi olarak kullanmış bugünkü iktidarın tepkisini aynı doğallıkla karşılamak mümkün değildir. Faşist saldırıların durdurulmasını, faşist odakların ve gizli açık tüm karanlık güçlerin dağıtılmasını istemek, demokrasiden yana olduğunu söyle yen herkes için vazgeçilmez bir görev olarak algılanma lıdır. Kitlelerin örgütlü gücünü ortaya koymasını kınamak yerine, ondan kıvanç duymak ve desteklemek gerekir. Faşizm tehdidi altında bulunan bir toplumda, toplumsal muhalefeti kucaklayıp yönlendirmekten ya da en azından yan çıkmaktan kaçınmak, başka ülkelerde de görüldüğü gibi, giderilmesi kısa zamanda mümkün olmayan ağır so nuçlara yol açabilir.

Demokrat olmak, tutarlı demokrat olmak, somut eylem ve davranışların kitlelerin beklentileriyle çakıştırılmasın iyiden, güzelden, doğrudan yana saf tutulması demektir. Demokrat kişi yada siyasal düşünce, örgütlü kitle hare ketlerine bireysel değil sahip çıkıp desteklediği öl çüde demokratlık sıfatına hak kazanır. Bu yapılmadığı ve bu noktadan kayıldığı sürece, bilmezlikten gelinen borç lar daha da kabaracaktır.

Saygılarımızla.

YÖNETÎM KURULU

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 254 255