Elektrik Mühendisliği · Sayı 240 · Aralık 1976
ULUSAL BİLİŞİM POLİTİKASI - GÜNCEL GÖREV
Bilgisayar, yazılım ve internet Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1976
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 13 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilgisayar, yazılım ve internet
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- Türkiye Bilişim Kurumu
- bilgisayar kullanımı
- ulusal bilişim politikası
- ODTÜ Bilgisayar Merkezi
- MESS
- bütüncü yaklaşım
Özet
Yazar, Türkiye'de bilgisayar kullanımının hizmet sektöründe yoğunlaştığını, verimsiz ve paylaşımdan uzak biçimde sürdüğünü çeşitli anket ve araştırma verileriyle göstererek, kalkınma planlarıyla tutarlı, gerçekçi bir ulusal bilişim politikası ve Türkiye Bilişim Kurumu'nun kurulması gerektiğini savunuyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ulusal bilişim politikası güncel görev Necdet Bulut
ÖZET Ülkemizde, dışardan getirilen bilgisayar teknolojisinin kullanımının nesnel koşulları yaratılmamış tır: bilgisayarlar ağırlıkla hizmet kesiminde yer almakta, bütüncü yaklaşımlar yeğlenmediğinden boş durmakta, paylaşılmamaktadır) bilgisayarların kalkınmayla ilişkisi araştırılmamakta, bu alanda yan lış bir personel politikası izlenmektedir, eğitim yetersizdir. Saptanmasında geç bile kalındığı ileri sürülebilecek bir ulusal bilişim politikasının, yeterliliği tartışma konusu Beş Yıllık Kalkınma Planları ile tutarlı olması da yeterli değildir. Böyle bir poli tika, Türkiye Bilişim Kurumu'nun kurulması, eğitimin yaygınlaştırılması/ paylaşım fikrinin, bütüncü yaklaşımların, üretimde kullanımın özendirilmesi, personel politikasının iyileştirilmesi, yazılım araştırması ve üretimine ağırlık verilmesi biçiminde somutlaşabilir.
SUMMARY in Turkey, the objective conditions for computer utilization hav<= not been creatod. Computers are used mainly in the service sector, they are not shared, are not considered as an important tool in development, the personnel policy and education are not sufficient. There is a need for a national policy for computer utilization and informatics. Such a policy should contain the founding of Türkiye Bilişim Kurumu (The Turkish informatics Institution), extending com puter education, encouraging sharing, and utilization for production, improving the personnel policy, planning for research and production in software
ÜLKEMİZDE BİLGİSAYAR KULLANIMI
Radyo lambalarından oluşan ilk elektronik b i l g i sayar g e r ç e k l e ş t i r i l d i yalnızca otuz y ı l geçme sine karşın bugün yeryüzünde 300 000 dolayında kurulu bilgisayar bulunduğu sanılıyor. Bu sayısal artışın yanı sıra bilgisayarların kullanım alan ları ve amaçları da hızla artıyor ve tek tek uy gulamalar yerine bütüncü yaklaşımlar yeğleniyor.
1975 Kasım'mda yayınlanan "Türkiye Bilgi İşlem Merkezleri KılavuzuHna göre (1) ülkemizde de 102 b i l g i işlem merkezine dağılmış 111 bilgisayar bulunuyor. Bu sayı Hindistan'da 1969 yılında bu lunan bilgisayar sayısına e ş i t ( 2 ) . Tüm gelişmesi otuz yıla sığan bilgisayarların sayısı açısından Hindistan'ın altı yıl gerisindeyiz.
Ülkemizdeki bilgisayar kullanımı için baş vurula bilecek en ayrıntılı kaynak (3) 1971 yılında ya pılan bir araştırmayı yansıtıyor ve ancak 1975'te yayına hazırlandı. Bu araştırmaya göre bilgisayar kullanımının ülkemizdeki çarpıcı yanları şöyle: en yaygın beş uygulama alanı sırasıyla maaş ve sigorta bordroları hazırlanması (%12,8), genel istatistik (Zil,3), stok kontrol (Z8,4), işletme muhasebesi (%8,2) ve fatura hesap pusulası ha zırlanması (Z7,6). Bu beş uygulama tüm uygulama nın Z48,3'ünü kapsıyor.
Bütüncü yaklaşımların göze çarpmadığı ve tek tek uygulamalar biçimindeki kullanımdan bilgisayarla rın bulunduğu kuruluşlar da memnun değil: " s i s t e miniz öngördüğünüz uygulamaları gerçekleştirebil me yönünden beklediklerinizi verebiliyor mu?" so rusuna kullanıcıların Z62,5'u "hayır" diyor ve ç e ş i t l i nedenler sıralanıyor.
Kullanılan bilgisayar sistemlerini kendi eleman larının çalışmaları i l e seçenler Z29.5. Geriye ka lan sistemler ya doğrudan yapımcı firmaların ça
Necdet Bulut, Y.Prof.Dr., ODTÜ
T.B.D. Birinci Ulusal Bilişim Kongresi'ne sunulan bildiri.
lışmalarıyla (%11,4) ya yapımcı firma i l e birlik te yapılan çalışmalarla (Z47,7) yada diğer yollar la (Zil,4) seçiliyor.
Türkiye'de kurulu tüm bilgisayarların Z81,7'si tek vardiya (6 8 saat), Z15,4'ü iki vardiya ola rak ç a l ı ş t ı r ı l ı y o r .
Araştırmanın bulgularına göre sayı olarak en çok pazarlanan bilgisayar IBM 360/20. 1970 yılının ikinci ve 1971 yılının ilk yarısı için verilen kullanım süfeleri esas alınarak yapılan bir ince leme bu bilgisayarların Z69.2'sinin ayda 100 sa atin altında çalıştığını saptamış, Z34,6'sının kullanımı ise ayda 70 saati bile bulamıyor.
Burada şöyle kaba bir hesap yapmak mümkün: söz leşmelerde genellikle, tek vardiya çalışmak üze re kiralanan bilgisayarların ayda 180 saat dola yında çalışacağı varsayılır. Eğer aynı bilgisa yar 3 vardiya çalışsa ayda 180 x 3 = 540 saat kul lanılabilecek demektir. Yukarda sözü edilen bil gisayarların %69,2'si, kullanımları yalnız 100 saati bulabildiğine göre, basit bir hesapla zaman açısından Z19 verimle; %34,6'sı i s e , kullanımları 70 saatin altında olduğundan, ancak Z13 verimle kullanılıyorlar. Kuşkusuz, yalnızca kullanılabi lecekleri sürelere bakarak bilgisayarların kulla nımları hakkında söz etmek eksik olur ama yine de bir fikir verici.
1975 Kasım'ında en yaygın olan bilgisayarlar yi ne IBM 360/20'ler, fakat kullanım süreleri konu sunda kesin bilgi yayınlanmadı.
öte yandan, 1975 yılında bilgi işleme merkezle rinin %59,8'i hizmet sektöründe, Z40,2'si ise ya pım ve çıkarım endüstri dalında yer alıyor (4). Burada gözden kaçırılmaması gereken bir şey var: bir bilgisayarın bir endüstri kurumu içinde yer alması onun üretim için kullanıldığını göstermi yor. Nitekim, yukarda sözü edilen kılavuzdan (1) 1975 yılında da sanayideki bilgisayarların yine maaş bordroları, sigorta bordroları gibi üretimle doğrudan i l i ş k i l i olmayan uygulamalarda kullanıl dığını görüyoruz.
1976 Ağustos'unda yayınlanan ve büyük 100 şirket üzerinde yada 1976 MESS katalogu üzerinde yapılan incelemeler Türkiye sanayiinde bilgisayar kulla nımına biraz daha açıklık getiriyor (5).
Ağustos 1976 ayında gazetelerde yer alan Türkiye' nin en büyük 100 şirketinden bilgisayar kullanan ların sayısı 16. Bu 16 şirketin b i l g i işleme mer kezlerinin ODTÜ Bilgisayar Merkezi'nin anketine verdikleri cevaplardan en yoğun olarak maaş ve ücret bordrosu uygulamaları yapıldığını (11 mer kezde), ikinci sırayı işletme muhasebesi ve stok kontrol uygulamasının aldığını (10 merkezde), sonra sırayla üretim planlaması (9 merkezde), faturalama ve hesap pusulası yollama (8 merkezde), genel i s t a t i s t i k (8 merkezde), maliyet muhasebesi (7 merkezde), personel işlemleri (7 merkezde), pazarlama analizleri (4 merkezde), genel muhasebe (3 merkezde), mühendislik hesapları (2 merkezde), talep analizi (1 merkezde), müşteri hesapları (1 merkezde), mali planlama (1 merkezde) ve netvork analizi (1 merkezde) uygulamalarının gel diğini görüyoruz. Yapıldığı bildirilen uygulama ların k a l i t e s i ve başarısı bir yana bırakılsa bi le uygulamaların sayısal olarak çoğunluğunun üre timle doğrudan i l i ş k i s i olmadığı açıkça görülü yor.
100 büyük şirket üzerinde yapılan bir diğer ince leme bunlardan 22*sinin kamu kuruluşu olduğunu ve bu 22 kamu kuruluşundan yalnızca 5'inin (%23) bilgisayardan yararlandığını gösteriyor. Öte yan dan, bu listede yer alan Sümerbank'ın 4 kuruluşu nun hiç biri, Türkiye Şeker Fabrikalarının 4 ta nesinin hiç biri, TCDD'nin 2 sanayi işletmesinin hiç biri, Etibank'ın 2 işletmesinin hiç biri bil gisayara sahip değil.
Yine 1976 yılında yayınlanan MESS'76 katalogunda bu işveren sendikasına üye olan 348 sanayi kuru luşu yer alıyor. Bu 348 kuruluştan yalnız 10 ta nesi (%2,9) bilgisayar kullanıyor.
özetlersek, ülkemizdeki sanayi kuruluşlarında çok küçük çapta tek tek uygulamalar biçiminde b i l g i sayar kullanıldığını, buna karşın, hiyerarşik "de netim süreci" oluşturacak bir tek bilgisayar ör güsünün bile bulunmadığını görüyoruz. Bu durum Türkiye'deki sanayileşmenin n i t e l i ğ i n i ve ölçeği ni bilenler için bir sürpriz olmasa gerek.
Bilgisayar kullanımına i l i ş k i n bu somut gözlemler kendimiz üretemediğimiz bu i l e r i teknolojiyi ak tarırken bunun nesnel koşullarını yaratamadığımı zı belgeliyor. Bu konudaki kanıtları şöylece özet leyebiliriz:
1. ülkemizde bilgisayarlar ağırlıkla hizmet sek töründe yer almaktadır. Yapım sektöründe yer alanların da yine bu sektördeki hizmet işlev leri için kullanıldığını görüyoruz.
2. Geçmişin yanlış uygulama geleneğinin sürdüğü, bütüncü yaklaşımlara i l g i gösterilmediği, bu nedenle önemli ölçüde boş bilgisayar kapasite sinin bulunduğu genel olarak herkes tarafın dan kabul ediliyor. Sayıştay, Bayındırlık Ba kanlığı, MKE, TEK vb. büyük kamu kuruluşların da üniversitelerin de desteği ve yardımı i l e bütüncü yaklaşımların yeğlendiği görülüyorsa da bunların gerçekleştirilmeleri en az iki ya da üç y ı l alacak. Ancak o zaman bunların kamu kuruluşlarının bilgisayar edinmeleri konusunda
model olarak ele alınabilme olanakları t a r t ı şılabilecek.
3. Kamu kesiminde olduğu kadar özel kesimde de paylaşım f i k r i oluşmamış durumda. Ülkede b i l gisayar kullanımına öncülük eden üniversiteler bile yan yana kampuslarına karşın ortak kulla nım fikrine sahip çıkmıyorlar. Bunu biraz da kuruluşlarımızın üst yöneticilerinde bilgisa yarlar ve bilişim konusundaki yetersiz anla yışa bağlamak da mümkün. Alt kademe yönetici leri böyle bir paylaşım fikrini benimseseler b i l e üst yöneticiler bunu önleyici bürokratik engellerin aşılmasında yardımcı olmuyorlar.
4. Yararlı olabilecekleri konular konusunda eksik anlayışın doğal sonucu olarak bilgisayarların sayısı ülkede ancak Hindistan'ın 1969 y ı l ı dü zeyinde. Kuşkusuz, bu sayıyı rastgele artırmak çok uluslu şirketlerin kârını artırmakla eş anlama gelir ama olurluğu bilimsel yöntemler le saptanmış bilgisayar sistemlerinin kalkın mada büyük yararları olabilir.
5. 1960'lardan sonra ülkeye bilgisayarların giri şi hiç bir ön incelemeye dayanmadığından ve bilişim sistemlerinin aslında makine, iş gücü ve işlem tanımlarının bütünü olduğu farkedil mediğinden bilgisayarları kullanıma hazırla yacak ve kullanacak teknik personel konusunda yanlış ve yetersiz bir politika izlenmektedir.
Bugün kamu kuruluşları eleman bulma ve bin b i r güçlükle bulup yetiştirdikleri elemanları elde tutma güçlükleri ile karşı karşıyadırlar.
6. Üniversitelerimizde yaygınlaşmaya başlayan bilgisayar eğitimi gerekenin çok altındaki bir düzeyde. Bu konuda yapılan b i r inceleme (6) yapılan eğitimin ağırlıkla sayısal çözüm lemeye ve mühendislik uygulamalarına yönelik olduğunu gösteriyor. Bu durumda eğitimin çok uluslu şirketlerin tekelinden çıkarılması ba şarılamıyor.
Bütün bu kanıtlar sorunun ulusal ekonomi düzeyin de ele alınmasında geç b i l e kalındığını gösteri yor ve bilişim konusunda ulusal b i r politikanın bugünkü görünümü ne olmalıdır sorusu güncellik kazanıyor.
ULUSAL BÎLİŞÎM POLİTİKASI
NASIL SAPTANMALI ?
Bu politikayı düzenlemenin yollarından b i r i s i bu günkü düzenin verilerinden yola çıkmaktır. Bura da bilişimciler olarak, saptanacak bilişim poli tikasının kalkınma planları i l e t u t a r l ı olmasının y e t e r l i olup olmadığını ciddi olarak düşünmek t o rundayız. Giderek işlevini yitirmekte olan b i r Devlet Planlama Teşkilatı'nm hazırladığı kalkın ma planları ülkede gerçekçi bir eğitim politika s ı , doğal kaynaklar politikası, vb. ulusal poli tikaların ortaya çıkarılmasını sağlamış mıdır so rusuna yan çizerek, kalkınmanın diğer öğelerinden soyut, kendi başına bir bilişim politikasını mı savunacağız? Böyle b i r davranış bizim bilgisayar kullanımı ve bilişim konularında inatla savundu ğumuz "bütüncü yaklaşım"la ne derecede t u t a r l ı olacaktır?
Öte yandan plancıların ortaya koyduğu (7) "yan
lış hedefler yanlış yere götürür" gerçeğini bi zim konumuzda nasıl yorumlayacağız?
Burada amaç, gereğine herkesin inandığı ulusal bilişim politikasının saptanması konusunda kötüm ser bir tablo çizmekten çok bu alanda da en ger çekçi yaklaşımın bulunması için tartışmaların başlatılması. Aksi taktirde, ayağı yere basmayan bilişimciler olarak, ayağı yere basmayan bilişim politikaları konusunda akademik tartışmalar yap maktan ileri gidemeyiz.
Ulusal bilişim politikası konusunda kurulmasını yine herkesin beklediği "Türkiye Bilişim Kurumu" nun oluşturulması konusuna da yine gerçekçi bir açıdan bakmak zorundayız. Bir kez, böyle bir ku rumun çalışmaları bugünkü durumu biraz düzene koymak, olana kılıf hazırlamak yerine ileriye dö nük olmalıdır. Çünkü böyle bir kurum kurulduğu zaman amacı bilişim konusunda bilimsel yöntemle rin egemen olmasını sağlamak olacaktır. Ve bili nen bir gerçektir ki bilimsel yöntemin amacı "de ğiştirmektir".
Bu kurumun yalnızca işlevsiz bir danışma kurumu olarak ortaya çıkacağı konusunda ciddi kaygıları mız fikri ortaya artan DPT özel ihtisas komisyo nunun raporundan (8) kaynaklanmaktadır. Bir kez, bu rapor yeterliliği tartışmalı beş yıllık kal kınma planlarından yola çıkmakta ve bilişim poli tikasının bu planlarla tutarlı olmasını yeterli saymaktadır. Ayrıca, önerilen Türkiye Bilişim Kurumu, "Bilişim ile ilgili tüm çalışmaları, kay naklardan tam yararlanma açısından izlemek, dü zenlemek, bunlar arasında eş güdüm sağlamak, ge rekli önerilerde bulunmak" üzere kurulacaktır. Ve bu kurum "kuruluşların bilgisayar edinme ve bilgisayarlarını yenilemede izleyecekleri yöntem leri saptamak, bu konudaki istekleri değerlendir mek, bilgisayar kullanım standartlarını saptamak, bu konulara ilişkin danışmanlık hizmeti vermek" görevini üstlenecektir. Yani izleyecek, düzenle yecek, önerilerde bulunacak ve eğer kendisinden istek olursa danışmanlık yapacaktır. Tüm bu gö revleri bugün akademik çalışmalar karşıladığına göre büyük masraflarla kurulacak böyle bir kuru ma ne gerek var sorusu üzerinde ciddi olarak durmak zorundayız.
ULUSAL BİLİŞİM POLİTİKASI NELERİ İÇERMELİ ?
Kuşkusuz, böyle bir politika uygulamadan gelecek geribesleme ile sürekli değişecek bir dinamik po litika olmalıdır ama böyle bir politikanın varlı ğından söz edebilmek için herseyden önce onu oluşturacak kimi öğeleri sıralamak ve tartışmak gerekiyor.
Türkiye Bilişim Kurumu Kurulmalıdır:
Herseyden önce böyle bir politika önceki bölümde sözü edilen Türkiye Bilişim Kurumu'nun kurulma sını içermelidir. Yalnız bu konuda belirtilen kaygıları giderici çalışmalar yapılmalıdır. Ku rum bir danışma kurumu olarak kurulmamalıdır, yaptırım yetkileriyle de donatılmalıdır. Bu amaçla, önceden yapılan özel ihtisas komisyonu çalışmalarının yeniden gözden geçirilmesi ve ha zırlanmış olan yasa taslağına bu yaptırım madde lerinin de eklenmesi gerekmektedir.
Bu koşullarla kurulacak Türkiye Bilişim Kurumu ve, DPT'yi de içermek üzere, ulusal ekonominin diğer öğelerini temsil eden kurumlarla uyum ve eşgüdüm sağlanarak bilgisayar kullanımının ekono mik gelişmeyle bağlantısı kurulmalıdır.
Eğitim Yaygınlaştırılmalıdır:
Bir ülkede bilgisayarların gereğince kullanılma sının ön şartlarından b i r i de ç e ş i t l i düzeylerde ve büyük ölçüde kavramsal olarak bu sistemlerin ve yapabilecekleri işlerin öğretilmesidir. Bu eğitim yalnızca doğrudan bilgisayarlarla uğraşa cakların eğitimi olarak düşünülmemeli ve tüm mes lek eğitimlerinin temel öğeleri arasına konulma lıdır. Ayrıca, kitle eğitimi araçları da kavram ların kitlelere götürülmesi yolunda kullanılmalı dır.
Burada unutulmaması gereken sorun yapılacak eği timin yarına dönük olması gereğidir.
Paylaşım (Ortak Kullanım) ö z e n d i r i l m e l i d i r :
Bilgisayar sistemlerinin yüksek verimlerle çalış masında paylaşımın önemli rolü olduğu artık kanıt lanmış bir bulgudur. Benzer işlevleri olan kamu kuruluşları (Karayolları ve Devlet Su İşleri gi b i ) , üniversiteler (ODTÜ, Hacettepe ve Ankara Üni versitesi gibi), benzer uygulama yapan kamusal yada özel kurumlar (bankalar gibi) bilgisayarla rı ortak kullanma olanaklarını araştırmalıdırlar. Bu paylaşım ve ortak kullanım gelişmeleri orduda bulunan ç e ş i t l i kuvvet komutanlıklarını ve birim lerini de içermelidir.
Personel Politikası İyileştirilmelidir:
Bilişim sistemlerinin yalnızca düğmesine basınca işlev gören sistemler olmadığı ç e ş i t l i yerlerde ve çeşitli yazılarla vurgulandı. Bu sistemlerin en önemli öğelerinden b i r i de ç e ş i t l i düzeyde sistemle bütünleşecek (hazırlıkları yapacak, iş letecek, veri hazırlayacak, çıktıları değerlendi recek, vb.) personel öğesidir. Bu yüzden saptana cak ulusal bilişim politikası personel konusunda standartları saptamak ve bunları uygulamak zorun dadır. Bu konuda örgün ve yaygın eğitim, iş ba şında eğitim olanaklarını zorlamak için meslek okulları, üniversiteler ve yüksek okullarla iş birliği yapılması gerekebilir. Ayrıca yapılacak personel planlaması bu özel uzmanlık personeline verilecek ücretlerin gereğince düzenlenmesini de içermeli ve kamu sektörü ile özel sektör arasın daki ücret farklılıkları enaza indirilmelidir.
Bütüncü Yaklaşımlar ö z e n d i r i l m e l i d i r :
Bilgisayar yapım teknolojisindeki ilerlemelere koşut olarak kullanım konusunda da hızlı geliş meler elde edildiğinden söz edilmiştir. Bu geliş melerin getirdiği yeni bir olgu da bütünleşik (yada bütüncü) yaklaşımların tek tek uygulamala rın yerini almaya başlamasıdır. Amaç binalara bilgisayar sistemleri kurup buna rastgele uygu lamalar aktarmak değil o kuruluşun bilgi akış gereksemelerini bütün olarak ele alıp bir b i l i şim sistemleri hiyerarşisi (bütünleşik bilişim sistemi) kurmak olmalıdır. Böylece gereksiz bil gi akış süreçlerindeki tekrarlar eleneceği gibi verimlilik artırılacak, standartlaşma kolaylaştı rılacaktır.
Yazılım Araştırması ve Üretimine Ağırlık Verilmelidir:
Ülkemizde üretilmeyen bu teknolojiyi dışardan ak tarmak zorunluluğu bir süre daha süreceğine göre saptanacak bir ulusal politika bu dışa bağlılığı azaltacak çalışmalara ağırlık vermelidir. Montaj cılığın ötesinde bilgisayar donanımlarını ülkede yapmak çok daha sayıda endüstri dalında yapılacak ilerlemeye bağlıdır ama kanımızca bu dışa bağlı lıktan kurtulma yazılım konusunda daha kolayca başarılabilir. Ülkemizde bunu yapacak bilgi biri kimi ve potansiyel vardır. Bu yüzden, donanım üretimi konusunda yapılacak araştırmalar ve gi rişimler de ihmal edilmemek koşuluyla yazılım üretimi çalışmalarına ağırlık verilmelidir.
üretimde Bütüncü Kullanım özendirilmelidir:
Ülkemizdeki bilgisayar kullanımının en büyük ek sikliklerinden biri de üretim süreçlerinin verim l i l i ğ i n i artırıcı hiç bir bütüncü uygulamayı içer memesidir. Göstermelik bir kaç süreç denetimi dı şında Türkiye'de üretimdeki "denetim süreci"ni oluşturacak bir bilgisayar örgüsüne (ağına) sahip tek sanayi (ne kamu ne özel) kuruluşu yoktur. Oy sa bu tür bir kullanım güç üretimi, petrol arıtı mı, kimyasal üretim, metalürji vb. endüstri dal larında son derecede olumlu sonuçlar vermekte dir (5).
ÖNERİLER
Bir ulusal bilişim politikasının ç e ş i t l i yönleri i l e belirmesi ve uygulanması zaman alacak bir sü r e ç t i r . Oysa ülkemizde bu konularda hemen yapıla cak kimi i ş l e r vardır. Bunlardan düşünebildikle rimizi şöylecek sıralamak olanaklı:
1 . Kamu H i z m e t S e k t ö r ü t ç i n A n k a r a ' d a Bir Ortak Merkez Kurulmalıdır
Ülkemizde kullanılan b i l g i s a y a r l a r ı n y a r ı s ı (Z47) kamu kesiminde kuruludur ( 4 ) . Ve bu b i l d i r i n i n önceki bölümlerinde sergilendiği gibi ülkemizde bilgisayar uygulamalarında ilk beş sırayı (toplam uygulamaların Z48,3'ü) tüm kuruluşların yaptığı maaş, s i g o r t a bordroları, genel i s t a t i s t i k , vb. gibi benzer i ş l e r almaktadır. Şu halde bu i ş l e r i tüm kamu kuruluşları i ç i n bir tek merkezde topla mak:
a) Bu uygulamaların standartlaşması, b) Verimliliklerinin artırılması, c) Bugün b i l g i s a y a r kullanmayan kuruluşların da standartlaşan bu uygulamalardan k o l a y l ı k l a yararlanmalarını sağlaması, açısından son derecede yararlı olabilir. Ayrıca, tüm kamu kuruluşları i ç i n tek elden ve standart bordrolar hazırlanması başta Sayıştay, Maliye Ba k a n l ı ğ ı ve Merkez Bankası g i b i kamu kuruluşları nın da işlerini kolaylaştıracaktır.
2. ü n i v e r s i t e l e r , Benzer İ ş l e v l e r i Olan Kuruluşlar ve Araştırma Merkezleri Arasında Ortak Merkezler Kurulmalıdır
Bilgisayar kullanımı konusunda paylaşım (.ortak kullanım) fikrinin yaygınlaştırılabilmesi için
üniversiteler ve benzer işlevleri olan kuruluş lar kaynaklarını birleştirip ortak merkezler kur manın olurluğunu incelemelidirler. Özellikle şu ortaklıkların olurluğu somut olarak incelenebi lir:
a) ODTÜ MTA Hacettepe Üniversitesi (Beytepe), b) Karayolları Devlet Su İ ş l e r i , c) Bankalar.
3. Ü n i v e r s i t e l e r d e Yoğun Yaz E ğ i t i m l e r i Düzenlenmelidir
Üniversitelerdeki bilgisayar eğitiminin nicelik ve nitelik olarak yetersizliği daha önce tartı şılmıştı. Bunu tamamlamak, ayrıca üniversite en düstri i l i ş k i l e r i n i sağlıklı olarak geliştirebil mek için kuramsal ve uygulamalı yaz eğitimi prog ramlarının son derece yararlı olacağı kanısında yız.
SONUÇ
Başta da belirtildiği gibi, bu bildiride içi boş olarak bir soyut "ulusal bilişim politikası" ye rine böyle bir politikayı oluşturacak öğelerin somutlaştırılması ve tartışmaya açılması amaçlan mıştır. Kuşkusuz, burada söylenenlerin bazıları daha önce yazıldı, söylendi yada meslektaşlarımız arasında konuşuldu. Politikayı oluşturacak öğeler konusundaki değişik görüşlerin yada fikir ayrı lıklarının bir potada eritilip birleştirilmesi konusunda bir katkısı olursa bildiri amacına ulaşmış olacak.
KAYNAKLAR (1) "Türkiye B i l g i İşleme Merkezleri Kılavuzu", ODTÜ Bilgisayar Merkezi Yayını, Kasım 1975, Ankara.
(2) Koksal, Aydın , "Kalkınmada Bilgisayar Tek nikbilimi", Türkiye B i l i ş i m Derneği Yayınla r ı , Sayı 2, 1974, Ankara.
(3) Uzsoy, Şafak , "Türkiye'de Elektronik B i l g i İşleme, 1971", TBTAK MAG, Proje No:MAG ÖE 8, Aralık 1975, Ankara.
(4) Kılan, Kaya , "Türkiye'de Bilgisayar Kulla nımı", Türkiye B i l i ş i m Derneği Dergisi, Yıl 5, Sayı 10, s.6 17.
(5) Bulut, Necdet , "Sanayide Bilgisayar Kulla nımı", TMMOB Makina Mühendisleri Odasınca düzenlenen "Sanayi Kongresi"ne sunuldu. (Kasım 1976'da toplanacak).
(6) Dervişoğlu, Bülent , " B i l i ş i m ve Bilgisayar B i l i m l e r i Konusunda Ülkemizde Eğitim Olanak l a r ı " , Türkiye B i l i ş i m Derneği Dergisi, Yıl 5, Sayı 10, s.25 32.
(7) Küçük, Yalçın , "Planlama, Kalkınma ve Tür kiye", Bilim Yayınları, Ekim 1975, İstanbul.
(8) "Elektronik Bilgi İşlem Makineleri özel İhtisas Komisyonu Raporu", Ankara, Eylül 1973.