Elektrik Mühendisliği · Sayı 223 · Temmuz 1975

ARAMIZDA

Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme

Yıl
1975
Sayfa
1
Okuma süresi
2 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • Milliyetçi Cephe
  • SSK Genel Kurulu
  • kıdem tazminatı
  • sıkıyönetim
  • dış borçlanma
  • teknik elemanlar

Özet

EMO Yönetim Kurulu'nun dönemin siyasi ve ekonomik gündemini eleştirdiği bir yazı; MC hükümetinin baskı politikaları, işçi ve teknik elemanlara yönelik uygulamalar, SSK Genel Kurulu kararları ve dış borçlanma politikaları ele alınıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

ara mız da

Elektrik Mühendisliği 223

Sayın üyemiz,

Bir zamanlar çıkarları birbirleriyle zıtlaşanların, sermayenin desteğiyle kurdukları "milliyetçi cephe" her geçen gün yeni senaryolar düzenliyor, öğrenciler, öğretmenler, işçiler, teknik elemanlar ve tüm halk kitleleri üzerinde yoğunlaştırılan antidemokratik baskıların nedenini, geri bir düzenin çıkmazında aramak gerekir. MC hükümeti, baskı ve terör uygulamasıyla, sömürü düzeninin gerilemesini geciktirmeye çabalıyor.

Hukukun düzenleyicisi ve uygulayıcısı durumundaki egemen güçler, gerektiğinde kendi koyduğu kuralları çiğnemekten çekinmez. TRT'nin yasa dışı işgali bunun bir örneği.

Kitlelerin hızla politize olmasıyla birlikte, önyargılarından sıyrılan teknik elemanlar da, düzenin ekonomik, politik ve teknik uygulamalarına karşı diğer katmanların yanında mücadeleye atılmak tadır. Teknik elemanların da kıyıma uğratılması bu gerçeği doğruluyor.

MC bir yandan yıkıntı üzerine saray kurma düşü görürken, uygulama larıyla geniş halk kitlelerini karşısına almakta. Belediyelerin baskı altına alınması, gerekçesiz sıkıyönetim kararları durumu daha da ağırlaştırıyor. Emekçi kesimin giderek güçlenmesi, sarı sendika t cılığın iflası, tekelci sermayenin buyruğundaki ortaklığı faşist çetelerin eylemlerine arka çıkmaya itiyor. Sermayenin desteğini alan ırkçı dinci faşist güçler "faili meçhul" cinayetler düzenliyor.

Kıdem tazminatları ve teşvik tedbirleri gibi ayrı sınıfların çıkar larını ilgilendiren düzenlemelerle, MC, niteliğini açıkça ortaya koyuyor. Sendikalı işçiler için kıdem tazminatının otuz güne çıka rılması pek önemli değil, bu süre üstelik fiilen aşılmış durumda, önemli olan, otuz gün lütuf gibi gösterilirken, yeni kesintilere gidilmesi, işverenlere sunulacak yeni fonların oluşturulması. Baı lar, grevlerin kırılmasında da kullanılabilecek. Hükümet sermayeci leri doğrudan destekleme çabalarını da yoğunlaştırıyor. En çarpıcı olanlar arasında, ihracatçılara vergi indirimi vb. dışında nakit prim ödenmesi, yani hazinenin peşkeş çekilmesi; özel kesime Avrupa dakinden daha büyük bir faiz oranıyla döviz transfer olanaklarının sağlanması, projeye göre teşvik yerine, "ahlaki beyana göre" teşvik sisteminin getirilmesi gibi "tedbirler" yer alıyor. Bu sonuncusu, işverenin her proje için yararlanma oranını kendisinin saptamasına olanak tanımakta.

Bakanlığın atadığı bir kongre başkanının gölgesinde toplanan SSK Genel Kurulu, kısmi ve genel işsizlik sigortasına, işçilerin dul ve yetimlerine bağlanan yardım sorununa, tazminatların ücrete göre oranına, SSK'nın finansman kaynaklarının işverenlerce kurutulması nın önlenmesine, ilaç sanayii kurulmasına ilişkin hiçbir karar dimadı. Yetmiyormuş gibi, emekli aylıkları yükseltilirken, kesilen prim yüzdesi de artırıldı. SSK, işçilere değil, işverenlere "sosyal sigorta sağlayacak biçimde işletiliyor.

Ülkede rekolte yüksek olduğu halde, ABD'nin dayatması ve ambargo tehdidi altında, sus payı olarak 140 milyon dolarlık buğday ithali ödünü verildi, bir yandan da "sadakat cezalandırıcılarına" acıklı yakarışlarda bulunuldu. Dış ticaret açığı büyürken, Enerji Ajansının "Mali Destek Fonu" anlaşması imzalanarak dış borçlanma artırıldı. Kamu işletmelerini güçlendirici Sovyet kredisi kamuoyundan saklan maya çalışılırken, Dünya Bankasının ülkenin içişlerine karışmasına, elektriğe zam yapılmadıkça Elbistan kredisini keseceği şantajına "iyi dostluk ilişkileri" adına katlanıldı.

örnekleri çoğaltmak mümkün. MC sömürüyü ayakta tutmaya çalışıyor. Yurdun dört bir yanında halka karşı silahlı saldırılar düzenleniyor, demokratik güçler yıldırılmaya çalışılıyor. Demokrasiden yana güç lerin MC ile mücadelesi gerekli. Başka bir deyişle, kıyımların, sürgünlerin, faşist tırmanmanın geriletilmesi, tüm demokratik güç lerin, isteklerinden ödün vermeksizin bağımsızlık ve demokrasi mücadelesini genişletmesini zorunlu kılıyor. Somut sorunlara dayalı gerçekçi birlikteliğin, emek kesiminde baskı ve terör politikasına karşı verilen mücadeleye güç katacağı inancındayız.

Saygılarınızla.

YÖNETİM KURULU