Elektrik Mühendisliği · Sayı 193 · Ocak 1973

ODA ÇALIŞMALARI

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Oda duyurusu / kurumsal

Yıl
1973
Sayfa
19
Okuma süresi
20 dk
Görüntülenme
0

Konu

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • Türkiye Elektrik Kurumu
  • proje vizesi
  • köy elektrifikasyonu
  • kalite belgesi
  • Eskişehir temsilciliği
  • yetkili elektrikçiler yönetmeliği

Özet

EMO'nun 1972 sonu-1973 başı dönemine ait merkez ve Eskişehir temsilciliği çalışmaları özetlenmekte; TEK ile köy elektrifikasyonu projelerinin oda vizesi konusundaki yazışmalar, kalite belgesi uygulaması, Bakanlık'ın yetkili elektrikçilere ilişkin görüşü ve jübile-konferans etkinlikleri aktarılmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Merkez Çalışmaları

Türkiye Elektrik Kurumu ile dönem başından bu yana sürdürdüğümüz ilişkiler geçtiğimiz günlerde olumlu bir sonuca bağlanma durumuna gelmiş ve köy elektrifikasyonu projelerinin Odamızca vize edilmesi konusunda anlaşmaya varılmıştır. Bu konuya ilişkin TEK'den Odamıza gelen yazı ve sözlü anlaşma üzerine söz konusu kuruma gönderdiğimiz yazıyı bu sayımızda bilginize sunuyoruz, iller Bankası tarafından ihale edilen elektrik projelerinin de Odamızca vize edil* meşinin sağlanması için yazışmalar sürmektedir. 6785 sayılı imar Kanunu'nun yanlış uygulanmasına son vermek amacıyla Ankara Belediyesi ile görüşmelerimiz sürmektedir. Geçtiğimiz günlerde Belediye Başkanlığı ve ilgili müdürlükler ile yaptığımız görüşmeler olumlu yönde gelişmiş, temel konularda uzlaşmaya varılmıştır. Sorunun doğru biçimde çözüme ulaşması için bir süre daha çaba harcamak gerekecektir sanırız. Sanayileşmede önemli etkisi olan kaliteli malzeme imalatı üzerine eğilmek Odamızın görevle* rinden biri olduğu görüşünden hareket ederek ilgili genel müdürlüklere bakanlıklara, ve belediyelere Odamızdan bugüne kadar kalite belgesi alan firmalar bildirilmiştir. Geçtiğimiz yıllarda bu konu üzerine gereken titizlikle eğilinmemiş olması ve Odamıza kalite belgesi almak için yapılan başvurmalar üzerine yaptırılan deneylerin bazılarının olumsuz sonuç vermesi, Odamızdan kalite belgesi alan firmaların sayılarını sınırlı kılmaktadır. Gelecek dönemlerde de bu konu ciddiyet ile ele alınırsa yararlı sonuçların elde edileceği kesindir. 23 Aralık 1972 Cumartesi günü yapılan Jübilede meslekte 40. yılını dolduran üyelerimize Odamızın armağanları verilmiştir. 18-29 Aralık 1972 tarihleri arasında dizi teknik konferanslar düzenlenmiş, bu konferanslarda yurdumuzun genel enerji sorunu ile günümüzde karşılaşılan teknik problemlere değinilmiştir. Bağlantı gücü 750 kW, 35 kV'tan fazla olan tesislerin işletme ve bakım işlerini sadece üyelerimizin yapabileceğine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görüşünü bu sayımızda bilginize sunuyoruz.

Elektrik Mühendisliği 193 5

Türkiye Elektrik Kurumumdan Odamıza Gelen Yaa

ELEKTRiK MÜHENDİSLERİ ODASI

Yönetim Kurulu Başkanlığına Ihlamur Sokak 10/1 Yenişehir - Ankara

ÖZÜ : Proje Vizesi iLGi : 26.10.1972 gün, 1130/14 sayılı yazınız.

Ankara: 18 Kasım 1972

ilgi yazı ile, Elektrik projelerinin Oda Üyesi Elektrik Mühendisleri ve Yüksek Mühendislerince tanzim edilmesinin kanuni zorunluk olduğu belirtilerek, Kurumumuzca ihale yoluyla ele alınan köy Elektrik projelerinde bu hususun kontrolü için ihaleli projelerin Odanızca vize edilmesi gereği bildirilmektedir.

Kurumumuzca 17.1.1970-7/117 sayılı Kararnameye uygun olarak düzenlenen Köy Elektrifikasyonu proje ihalelerinde, istekte bulunan yüklenici adaylarından, çalıştırdıkları elektrik mühendisleri de dahil olmak üzere, Odaya kayıt belgesi istenmekte olup bu belge teklif dosyasında yer almadığı takdirde yüklenici adayına ihale sıralamasında yer verilmemektedir.

Buna göre, projelerin elektrik mühendisi yükleniciler tarafından yapılması daha ihalenin başlangıcında temin edilmiş olmaktadır.

Bunun dışında; Odaya gelir temini için, projelerde Odanız vizesinin aranması Kurumumuzca da uygun mütalâa edilmektedir. Ancak uygulanmakta olan vize ücretlerinde, küçük kapsamlı köy elektrik projeleri ile şehir veya kasaba projeleri arasında belirli bir farklılık kabul edilmemektedir. Bu nedenle vize ücreti bakımından kasaba ve vilâyet elektrik projeleri tanzim işlerini yükümlenen yüklenicilere nazaran köy elektrik projeleri tanzim işlerini yükümlenen yükleniciler aleyhinde bir durum ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak bu uygulama köy elektrik projeleri ihale bedellerinin yükselmesinde de etkili olmaktadır.

Diğer taraftan, köy elektrik projeleri sayı bakımından büyük yekûnlara ulaştığından (yılda takriben 1500 proje) bu projelerin Odanızca ayrı ayrı incelenerek vizesi büyük iş yükü teşkil etmektedir. Bu husus dikkate alınarak, özellikle köy elektrik projelerinin ayrı ayrı vize edilmesi yerine, Oda üyesi serbest, müşavir mühendislerden yükümlenilen proje işi ihale bedeli üzerinden uygun bir ücret alınması daha pratik bir uygulama sağlayacaktır.

Açıklanan nedenlerle, köy elektrik projeleri vize ücretlerinin Odanızca yeniden gözden geçirilmesi ve köy elektrik projeleri için makul bir ücret ve ödeme şeklinin tesbltl Kurumumuzca lüzumlu görülmektedir.

Bilgilerinizi ve gereğini rica ederiz.

Behçet YÜCEL Genel Müdür

Muavini

Mehmet ERDEMlR Genel Müdür

Türkiye Elektrik Kurumu'na Gönderdiğimiz Yazı

Türkiye Elektrik Kurumu Köy Elektrifikasyonu Prog. Proje ve Koord. Da. Bşk. lığı

Ankara

İLGi : 18 Kasım 1972 gün ve 254/1248 sayılı yazınız.

ilgi yazınız üzerine -Yönetim Kurulumuz üyeleri ile Genel Müdürlük ve Köy Elektrifikasyonu Prog. Proje ve Koord. Da. Başkanlığı arasında 29/11/1972 günü yapılan görüşmelerde, tasdiki Kurumunuzca yapılan Köy Elektrifikasyonu projelerinin, her köy projesi için 25. — TL. karşılığı Odamızca vize edilmesi konusunda anlaşmaya varılmıştır.

Bu hususun teyid edilerek Odamıza bilgi verilmesini arz ve rica ederiz.

YÖNETİM KURULU

Bakanlık Görüsü

ELEKTRiK MÜHENDiSLERi ODASI Ihlamur Sokak No: 10/1 Yenişehir - Ankara iLGi : 27.7.1972 tarih ve 693/24 sayılı yazınız.

27.3.1968 tarih ve 12859 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan «Yetkili Elektrikçiler Hakkında Yönetmellk'ln II. maddesine göre I. sınıf yetkili elektrikçiler, bağlantı gücü 750 kW, 35 kV'a kadar (35 kV dahil) elektrik tesislerinin işletme ve bakım işlerini yapabilirler.

Bağlantı gücü 750 kW, 35 kV'tan fazla olan tesislerin işletme ve bakım işlerini ise yalnız elektrik mühendisleri yapabilirler.

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı a. Ali Galip MUTDOĞAN Başkan

8;

ilgili Kuruluşlara Gönderilen Uyarı

ÖZÜ : Kalite Belgesi Uygulaması Hk.

6235 (7303) sayılı yasalar gereği kurulan Odamız sanayileşmede standardlara uygun kaliteli malzeme imalatının sağlanmasının önemini gözönünde bulundurarak bu konuya ilişkin çalışmalarını ciddiyetle sürdürmektedir.

Kanunun önemini dikkate alan Bayındırlık Bakanlığı 1972 Elektrik Tesisatı Birim Fiat Tarifleri ve Şartnamesi'nin 143. sayfasında Odamız Kalite Belgeli veya TSE damgalı olması zorunlu elektrik malzeme ve mamullerini belirtmiştir.

Odamıza bugüne kadar Kalite Belgesi almak için başvuranların durumunu gösteren bir cetvel ekte sunulmuştur.

Can ve mal güvenliği yönünden olduğu kadar yurdumuz ekonomisi yönünden de önemli olan kaliteli malzeme kullanılması gereğine gereken dikkatin gösterilmesini kullanılacak, elektrik malzeme ve mamullerinde Odamız Kalite Belgesi veya TSE damgasının aranmasını önemle arz ve rica ederiz.

YÖNETiM KURULU

Elektrik Mühendisliği 193 9

ELEKTRİK MÜHENDiSLERi ODASI KALİTE BELGESİ CETVELİ

B:

Başvuran YILDIZ ELEKTRİK

KADER FİRMASI ETİBANK SİMKO

Malzeme Depolu, elektrikli termosifon

P.V.C. Akü seperatörleri ölçü trafoları

Proteodur-Kablolar Protolin-Garnitürleri

Sonuç İşlem görmedi

Belge No : —

Bftflangıç Tarihi

Red

İşlem görmedi

»

j>

______

Biti} Tarihi

— —

__

ELSAN

,E

AHMET KAN

E.A.S. Ak

ku

M.K.E

ELEKTRO MEKANİK SANAYİİ

F

ELEKTRİK KÖMÜRLERİ LTD. ŞTI.

TÜRK KABLO P te

YARIMCA SERAMİK FABRİKASI

E ETİTAŞ

G m ÇETİN KAYA POLAT T T

ARCAN MAKİNA KONSTRUKSİ-

YON SANAYİİ

B

IŞIK ELEKTRO PORSELEN SANAYİİ g

SÜPER SELÇUK DEMET T

TÜRK KABLO

le

D»

a>

..

. İ.

_ oü w

BC J-l

2İ *

İ' •

(A

LU D

_J ı

Z

_ı

h-

Başvuran ELEKTROPLA STİ ŞTI. MEVLİT MUTLU ERDOĞAN OTÇ

SİNCAP ASANS*

O 10

y

Q of

sO o

uT O

0£

•z.

?

V)

•z

Jl

V] û.

L §1

.2 O

Malzeme İzof leks marka P.V.C elektrik borusu

Elektrik kömürü 1X40 Floresant reflektör 2X40 » » 1X40 » Bant 2X40 » » 2ÛW Yol vericiler 40W » »

Starterli lamba duyu Startersiz » » 500Watlık transformatör

YVV tipi 0,6/1 kv termo-plastik ve lastik yalıtkanlı kablo YVMHŞÇV tipi 5,8/10 kV Termoplastik ve lastik yalıtkanlı kablo

YVŞV tipi 3,5/6 kV termoplastik ve lastik yalıtkanlı kablo Aliminyum iletkenler Telefon kabloları

-s

İŞ1

(d U O

rt

o Z

>

Jî*

> J£?

a aa

ı»

'C

« * «—

a A aa«a£a

(U e

fc

2 E2

<uO t>0

w.

«o

oe

u

«

a aa « «a in N. oo

^ (N m ı

T

m ^~ "> »o r^ oo o* o

ı

<N

fa

S" *

^!Q^

^ ^_ ^~ <o cr-

ft fs — ^ , Z^-

oo

IN

gl^r 1

u<

g g fe & fc

J

(S

o"

İT

f> « gr 1 ^

^r ş- ^? « a « » a

•S" oT ~

^] o" 5:om

^r ÎT

H

•

ro

İ 2

Eskişehir Temsilciliği Çalışmaları

ELEKTRiK MÜHENDiSLERi ODASI BAŞKANLIĞINA Ankara Konu : isletme Sorumlusu, Televizyon El Kitabı, Rapor Hk. iLGi : 1171/14 Sayı, 3.11.1972 Oda Merkezi yazısı.

Eskişehir Temsilciliğinin yaptığı çalışmalar ve yazışmalar sonunda; 27.3.1968 tarihli Resmi Gazetede çıkan yönetmeliğe dayanarak; Eskişehir'de 750 Kw. kurulu güçten büyük üç fabrikada, üç ayrı Odamız üyesinden ikisi fabrikalarla Fenni Mesul olarak anlaşmış olup, biri de anlaşmak üzeredir.

Ayrıca; Odamız tarafından bastırılan Televizyon El Kitabının ilgili yerlere, reklamı yapılarak satışa başlamıştır.

ilgili yazıda istenen temsilciliğin Çalışma Raporu istenilen tarihe kadar Odaya gönderilmiş olacaktır.

Saygılarımla,

Elek. Müh. Odası Eskişehir Bölge Temsilcisi ismet ERORTA

32 YILDA FİYATLAR 50 MİSLİ ARTTI

SON 32 YILDA SIĞIR ETİ YÜZDE 5836, KOYUN ETİ YÜZDE 5092, EV KİRALARI YÜZDE 4660 ORANINDA ARTIŞ GÖSTERDİ. BİR KİLO ZEYTİNİN 1940 YILINDAKİ FİYATI 28.42 KURUŞKEN, 1972 DE YÜZDE 4 BİN ARTIŞLA II LİRA 70 KURUŞA YÜKSELDİ. Çeşitli zorunlu ihtiyaç maddeler) fiyatları son 32 yılda yüzde 6 bine varan artış gösterirken, sabit gelirlilerin ortalama gelir artışı sadece yüzde bin civarında kalmıştır. Diğer bir deyişle son 32 yılda geçim şartları ortalama 60 misli artmış bunun yanında gelirler sadece 10 misli artabilmiştir.

örneğin son 32 yılda sığır eti yüzde 5836, koyun eti yüzde 5092, ev kiraları yüzde 4660 oranında artış göstermiş, bir kilo zeytinin 1940 yılında fiyatı 28,42 kuruşken 1972 yılında yüzde 4 bin artışla 11 lira 70 kuruşa yükselmiştir.

öte yandan birinci derece bekâr bir devlet memuru 1940 yılında ayda net 546 lira kazana

bilirken 32 yıl sonra eline geçen aylık geliri yüzde 598 oranında bir artışla 3 bin 759 lira

90 kuruş olmuştur. Bu nedenle sabit gelirliler aşırı fiyat gelişimi ve vergi yükü karşısında

geçmişlerini arar hale gelmişlerdir.

v

Derece 1.9.1939 1.1.1946 1.1.1947 1.3.1959 1.3.1961 1972 (1. ka.)

600 700 1000 2000 2700

500 600 875 1750 2362.50

400 500 750 1500 2025

300 400 625 1250 168750

260 300 '550 1000 1485

210 260 475 950 1282.50

170 210 400 800 1080

140 170 350 700 945

120 140 300 600 810

10 100 120 250 500 675-

35 100 225 450 607.50

75 85 200 400 540

60 75 175 350 472.50 1050

50 60 150 300 405

40 50 150 300 —

^—

Yukarıda gösterilen tarihlerde çıkarılan kanunlarla saptanan devlet memurları maaş listesi: örnek brüt/TL, olarak gösterilmiştir.

13-

FiYAT VE VERGi ORTAKLIĞI

Bilindiği gibi ülkemizde 1929-1930 dün/a iktisadî buhranından sonra fiyat artışları gemi azıya almış, bunun yanına vergi yükü de ağırlığını koyunca tüketiciler ihtiyaçlarını kısmak zorunda kalmışlardır. Bu arada ücret politikası da tüketicinin aleyhinde işlemiş, ücret artışları daima fiyat artışlarının gerisinde kalmıştır.

Bunu kanıtlamak üzere istatistiklerden alınan örneklere göre çeşitli zorunlu ihtiyaçların yıllık ortalama fiyatları ve artış yüzdeleri 1940 ve 1972 yıllarında Kg/Krş. olarak şöyledir:

Maddeler

Ekmek Pirinç Patates Tuz Hayvani yağ Yumurta Zeytinyağı Zeytin Koyun eti Sığır eti Ayakkabı pençesi (çift) Ev kirası (4 oda bir mutfak) Doktor vizitesi

10,43 34,60 9,45

6,00 143,82

2,18 60,30 28,42 52,00 46,32 132,00 2100,00 100,00

169,50

467,00

188,00

125,00

4099,00

68,00 2168,00 1167,00 2700,00 2750,00 5000,00 100000,00

10000,00

Artış %

1479 1249 1889 • 1983 2750 3019 3495 4006 5092 5836 3687 4661 10000

Yüzde 10 bin'e kadar artan fiyatlardan alınan bazı örneklerin yanı sıra devlet memurlarının aylıklarını gösteren cetveller gelirdeki artışın daha az oranda olduğunu ortaya koymaktadır.

örneğin birinci derece bekâr bir memurun 1940 yılındaki aylığı 600 lira. 32 yıl sonraki en yüksek memurun aylık geliri 7 bin lira. Yani 32 yılda artış tam yüzde 1066 oranında. Ancak bunun yanında hesaplanması gereken, gelirin brütü yerine netidir. Aynı memurun net gelirine bakıldığında şu sonuç alınmıştır :

1940 yılında aynı memurun net geliri 456 lira, 1972 yılındaki net geliri ise 3 bin 759 lira 90 kuruştur. Yani gelir, kesintiler hâriç tutulursa 32 yılda sadece yüzde 598 oranında artmıştır.

Diğer bir deyişle bundan 32 yıl önce gelirinin yüzde 9'unu kazanç vergisi olarak devlete geri veren memur bugün yaklaşık olarak yarısını gelir vergisi olarak ödemektedir.

Öte yandan 5. derece bekâr memurun brüt geliri yüzde 1202 artarken, net gelir artışı yüzde 755 olmuş, onuncu derece memurunkl brüt yüzde 1475, net yüzde 1059, nihayet 15. derece memurun brüt geliri yüzde 1850, net geliri yüzde 1600 artmıştır.

Elektrik Mühendisliği İ93

İHTİYAÇLAR KISILDI

Sonuç olarak 32 yılın bir geçim bilançosu yapıldığında gelirler ortalama on misli artarken, fiyatlar 50-60 misli kadar artmıştır. Bu arada vergi yükü de önemli oranda artış gösterince tüketiciler birçok ihtiyaçlarını zaman içinde kısmak zorunda kalmışlardır. Bu nedenle tüketici ile tüketim arasındaki mesafe her geçen gün artış eğilimi göstermiştir, ilgili çevrelerin ifadesiyle bu eğilim hâlâ sürmektedir.

(15 Aralık, Cumhuriyet)

PAHALILIK SOFRAYA KURULDU

Haber Ajansı muhabirlerinin yurt çapında yaptıkları piyasa araştırması, Türkiye'de hayat pahalılığının 1971 Kasımından, 1972 Kasımına kadar geçen bir yıllık süre içinde yüzde 17.50 oranında arttığını ortaya çıkarmıştır. Bu durumca halk, geçen yıl yaptığı 100 liralık bir alışverişi bu yıl 117 lira 05 kuruşla gerçekleştirebilmektedir. Haber Ajans1, geçen yılın Kasım ayında yurt çapında bir araştırma yaparak, temel ihtiyaç maddelerinde bir yıllık artışı tespit etmişti. Haber Ajansı bu yıl da aynı araştırmayı tekrarlamış, 1971 Kasım ayı ile 1972 Kasım'ı arasındaki fiyat artışlarını ortaya çıkarmıştır.

(1971 ve 1972 Kasım aylan esas olarak hazırlanmıştır)

Gıda

Marmara-

Orta

Maddesinin Cinsi

Trakya

Ege

Anadolu

1971 1972 1971 1972 1971 1972

Yumurta (Tane) 80 70 80 80

80 75

Güney Güneydoğu 1971 1972

Karadeniz Doğu

1971 1972

Ekmek (Kg.) Pirinç (Kg.) Kurul Fas. (Kg.) Nohut (Kg.) Mercimek (Kg.) Kuru So. (Kg.) Patates (Kg.) Süt (Kg.) Beyaz Pey. (Kg.) Zeytinyağı Tereyağı (Kg.) Margarin (Kg.) Beyaz Sab. (Kg.)

153.50 165 575 700 550 550 500 585 575 540 100 160 125 225 225 275 13.00 15.50 12.50 16.75 23.00 3250

825 8.90 8.50 8.00

164 150 500 600 550 625 600 550 500 425 125 150 130 200 200 275 11.50 17.50 11.50 17.50 25.00 29.00

825 8.25 9.00 7.75

99.8 114.35 9324 106.05

170 178 550 700 525 600 500 550 450 600 150 150 125 150 225 275 14.00 15.00 13.00 20.00 30.00 40.00

9.00 8.50 5.75 6.50

99.50 122.78

167.6 169.5 525 565 500 565 450 450 425 365 160 125 150 165 240 275 13.00 21.00 13.50 16.50 28.00 30.00

9.75 8.85 7.00 7.00

98.17 111.44

154 177.50 525 525 500 515 400 600 450 525 110 140 125 150 225 275 14.00 16.00 14.00 1850 27.50 37.50 10.50 9.75

8.50 7.50

100.14 119.12

NOT : Fiyatlarda "Kuruş" birim olarak Alınmıştır.

REKOR PATATESTE

Türkiye'de bir yıl içinde en fazla fiyat artışına uğrayan gıda maddesi «Patates» olmuştur. Patates, Marmara ve Trakya'da yüzde 80, Ege bölgesinde yüzde 55, Orta Anadolu, Güney, Güneydoğu, Doğu ve Karadeniz bölgelerinde ise yüzde 20 fiyat artısına uğramıştır. Böylece patatesin bir yılda ortalama fiyat artışı yüzde 51 olmuştur.

Mercimek fiyatlarında Marmara, Trakya, Ege, Güney, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde , yüzde 20 oranında düşüşler meydana gelmiştir. Bu gıda maddesi sadece Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde yüzde 25 zam görmüştür.

SÜT VE SÜT MAMULLERİNDE

Süt fiyatları bir yıl içinde Türkiye'de ortalama yüzde 40 artış kaydetmiştir.

Beyaz peynir fiyatları Güney ve Güneydoğu Anadolu'da yüzde 65, Ege'de yüzde 50, diğer bölgelerde yüzde 30-40 arasında fırlamış, tereyağı fiyatlarında bütün bölgelerde artış yüzde 33 olmuştur. Yumurta fiyatlarında ise en fazla fiyat artışı yüzde 40'la Trakya bölgesinde görülmüştür.

%

MARGARİN

Margarin yağı fiyatlarında halkın kesesini önemli ölçüde etkileyecek artışlar görülmemiştir. Sadece Marmara ve Trakya bölgesinde margarin yağı kilo başına 65 kuruşluk yükseliş kaydetmiş, Ege'de değişmemiş, diğer bölgelerde yüzde 10-15 oranında düşüş göstermiştir.

Zeytinyağı fiyatlarının Türkiye'de ortalama artışı yüzde 25'dir. En fazla artış, yüzde 50 ile Orta Anadolu bölgesinde meydana gelmiştir.

DİĞER GIDA MADDELERi

Orta halli halkın rağbet ettiği gıda maddelerinden kuru fasulye bir yıl içinde gene ortalama yüzde 25-30 fiyat yükselişine uğramıştır. Nohut fiyatları Karadeniz ve Doğu Anadolu'da yüzde 50, diğer bölgelerde yüzde 20-30 artarken, Güneydoğu'da aynen kalmıştır.

Pirinç, Türkiye'de yine ortalama yüzde 25 artış gösteren maddelerdendir. Kuru soğan fiyatları ise, Güney ve Güneydoğu'da yüzde 20 düşüş, Marmara ve Trakya'da yüzde 60 artış kaydetmiştir.

EKMEKTE DE ARTIŞ

Araştırma,- ana gıda maddesi ekmeğin fiyatında da, bütün yurtta ortalama yüzde 15-20 artış meydana geldiğini ortaya çıkarmıştır. Ekmek fiyatında sadece Ege bölgesinde genel bir düşüş olmuştur, Ege bölgesinde 1971 yılında 165 kuruşa satılan bir kilo ekmek, şimdi halka 150 kuruştan intikal etmektedir.

(27 Kasım Hürriyet;

PAHALILIK SAĞLIĞI TEHDİTE BAŞLADI

GENEL BAŞKAN ATABEK, «FİYAT ARTIŞLARI HALKI DAHA AZ ET VE EKMEK YEMEYE GÖTÜRÜYOR.»

«GÜNDE 4- 6 HASTAYA BAKMASI GEREKEN BiR HEKİMlN 100 HASTAYA BAKMAKTAN KURTARILMASI GEREKİR.»

Türk Tabipler Birliği Temsilciler Meclisinin 1972 yılı kongresi dün Türk—iş Salonunda başlamış, toplantıyı bir konuşma ile açan Türk Tabipler Birliği Genel Başkanı Dr. Erdal Atabek, fiyat artışlarının halk sağlığını tehdit etmeye başladığını bildirmiştir. Dr. Atabek, «Türkiye'de yıllardanberi bir millî sağlık politikasının tesblt edilemediğini, ilâç sorununun çözüme kavuşturulamadığını, doktor ihtiyacının fakülte açmakla karşılanamayacağını» söylemiş, «Yakınlarda yurdumuzu saran grip salgınının atlatılması, Türk hekimliğinin olağanüstü çabasıyla mümkün olmuştur» demiştir.

Dr. Atabek, halk sağlığının fiyat artışlarıyla büyük ilgisi bulunduğunu da belirtmiş, bu konuda özetle şunları söylemiştir :

«Halkın sağlığını koruyamadığımızı üzüntü ile görüyoruz. Bu alanda bir yeni anlayışa muhtacız. Sağlığı korumayı, sadece belirli hastalıklara karşı yapılan aşılardan beklemek, eksik bir anlayıştır. Halkın sağlığını korumayı engelleyen başka tehlikeler de vardır. Bunlar, insan sağlığının temel unsurları olan beslenme, barınma gibi uygarlık şartlarıdır.

Artan fiyatların özellikle besin maddelerine ve konut kiralarına ait olması biz hekimlerin endişe ile izlediğimiz bir olaydır.

özellikle besin maddelerinde artan fiyatların et, süt, peynir gibi hayvansal protein maddelerine alt olması, ülkemizin esasında bozuk olan beslenmesini daha da kötü durumlara itmektedir. Artan fiyatlar halkın beslenmesini daha az- ete ve daha az ekmeğe götürmektedir. Tekrarlamak isterim ki, bu durum önlenemez bir durum değildir.»

beslenme, ilâç, yataklı yataksız tedaviler, koruyucu hekimlik, hekim hasta ilişkileri ve istikrarlı istihdam politikasının sağlık alanında çözüm bekleyen zorunlu sorunlar olduğunu belirten Dr. Atabek, ilaç üretiminin bilimsel esasların dışında olduğunu, «ilacın her derde deva» anlayışı içinde kullanılmasından vazgeçilmesi gerektiğini, yan ödeme uygulamasında, «Diş tabibi, hekimler» arasında çelişki durumlar olduğunu bunların düzeltil meşinin şart olduğunu, bir hekimin günde 4-6 hastaya bakması gerekirken Türkiye'de günde 80-100 hastaya bakıldığını, busistemin mutlaka değişmesi gerektiğini bildirmiştir.

Her ilde bir Tıp Fakültesi açılması sonucu olarak, merkezde ki profesörlerin buralara uçakla gidip gelip ders verme durumuna düştüklerini, bunun da «Uçan profesörler sorunu» yarattığını belirten Dr. Atabek, «Yurdun hekim ihtiyacını karşılamak zorunlu bir tedbirdir, fakat bu tedbir fakülte açma yarısıyla çözümlenemez» diye eklemiştir. Ankara Valisi Şerif Tüten'in de çevre sağlığı sorununun önemine değinen bir konuşma yaptığı kongre iki gün devam edecektir.

(15 Aralık, Barış) 17

YABANCI ŞİRKETLER 5 MiLYAR KÂR ETTi

Petrol Reformu Kanun Tasarısını görüşen Millet Meclisi Geçici Komisyonu, tasarının tümü üzerindeki çalışmalarına dün de devam etmiştir. Dünkü görüşmeler sırasında söz alan üyelerden DP'li özer ölçmen, devletleştirmeye karşı çıkmış, CHP'li Topaloğlu ise aksini savunmuştur. özer ölçmen, Komisyonda yaptığı konuşmada tasarının halen yürürlükteki kanunu fazla özel sektörcü bulup petrol sanayiinin devletleştirilmesini öngördüğünü iddia etmiş, Türkiye'de tüketimin yüzde 40'ının karşılanabilmesi için II milyar liralık yatırım gerektiğine işaret etmiştir. Tasarının 3. Bey~Yıllık Kalkınma Planı ile de çeliştiğini iddialarına ekleyen ölçmen, «OrtakTazar anlayışı ile de tekelleştirme ve devletleştirme bağdaşmamaktadır» şeklinde konuşmuştur. CHP'li ihsan Topaloğlu ise, bakanlığı sırasında hazırlanan ilk tasarı ile petrol konusunda kendisinin hazırladığı kanun teklifini savunmuş, petrol alanındaki ulusal şirketin güçlendirilmesi gerektiğini söylemiştir. Yabancı şirketlerin son 10 yılda Türk petrolleri üzerinden 5 milyar lira kâr sağladıklarını belirten Topaloğlu, Türkiye'de 60-70 milyon ton civarında petrol rezervi olduğunu da bildirmiştir. Görüşmeler sırasında söz alan Komisyon Başkanı AP'll Nahlt Menteşe de petrol konusunda bir reform isteğinin öteden beri yaygın olduğunu ve AP Hükümetleri zamanında da bir petrol kanunu tasarısı hazırlandığını söylemiş, halen görüşülen tasarının aynen geç» meşinin söz konusu olmadığını ifade etmiştir.

( 30 Kasım, Cumhuriyet )

TEK GENEL MÜDÜRÜ BERAAT ETTİ

Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) Genel Müdürü Mehmet Erdemir, Sıkıyönetim 3 Numaralı Askerî Mahkemesinde dün yapılan duruşması sonunda beraat etmiştir. Mehmet Erdemir, bundan bir süre önce gözaltına alınıp, sonra serbest bırakılmış, davası-sına ise tutuksuz olarak devam edilmiştir. Mehmet Erdemir'in görevinden alınması için, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Nuri Kodamanoğlu, Başbakanlığa bir süre önce kararname taslağı göndermiş, öğrenildiğine görekararname tamamlanarak, Cumhurbaşkanının onayına sunulmuştur.

( 15 Kasım, Yeni Ortam )

MEHMET ERDEMİR GÖREVİNDEN ALINDI

(varor Sayın • 7/5411

Türkiye Elektrik Kurumu Genci MüdOrtt Mehmet ILManlr'tn, baflk*.

'bir göreve atanmak Üzere, bu görevinden yiıp*n»gı ve Otona! Müdürlüğe

'aynı Kurumun Genel Müdür Tarduncılarmdan Behçet YÜcel'ln vekâleten

atanmanı, Enerji vo Tabu Kaynaklar Bakanlığının 24/11/1973 tarih vt,

B346 aayıu yazısı üzerine, 12/3/1964 tarih ve 440 sayılı Kanunun 10 uncu

ve iktisadi Devlet Teşekkülleriyle Müesseseleri ve îfıtirakler hakkında

'TUzflk'ün 31 Ind maddaelno göre, Rjıkajılar Kurulunca Ztfll/1972 tarthinde hjHpmjM*ff*-T" imi ff^^t

fCUMHURSASKANI C. SUf/AY

OffAa üıtnan

D«vlet Bakını

IF M£LfN_ J. ARAR ^ "Detln B«k«nı

Z.BAYKARA •MHUStranma Bıkanı, M. KMfi.V

PASLAN

tcMeri Bakam-F. KUBAT

Dıv»l*n RaVatıı M«Xrr Mra >Z

'U II

MUEZZINUCLU

«ıllt ESMtn Bebiı

Pni. s ÖZBEK

M Ozrmv Ttrar«) Bckııu N Tjll.0

T»rn Ofkuı f

BAuı Güm İT 1 ri*tl Ruiuu H OT. K. DEMiR ÖZALP- '

UlHtırmı BtVuu <fl DANIŞMAK

. Uhvn» B44nı A. R. UZUttgf

Sanayi TC Tek Bakun V R D Ati IS» AN

En. it Tıt, K« B>Uu Tufan n TKİ. Bıku A . 1«Mr w UkAfı (UluM

(V. KOOAHANOCUl B. f. AKCAL

T TOKER

Köy tileri Ondanı >Pro/ A SONHEll

Oımn B*ljuı.

4 fni. s İNAL

«Ma» " Svn »«Har» A. lUftMVcOK

( 15 Aralık 1972 gün ve 14392 sayılı Resmi Gazete )

4 TARAK GEMİSİ İHALESİNE DENİZCİLİK BANKASININ SOKULMAMASI ELEŞTİRİLDİ

Gemi Mühendisleri Odası Başkanı Ali Osman Adak dün bir basın toptancısı düzenliyerek, Bayındırlık Bakanlığının yaptıracağı 4 adet tarak gemisi ihalesine Denizcilik Bankasının sokulmamasım eleştirmiş, «Gemi inşa sanayiini teşvik edeceklerini söyleyen yetkililer, yurt dışına verilmek üzere olan ihaleyi durdurarak, yerli tersaneye verilmesini sağlamalıdırlar. 70 milyon değerli bu proje yurt içinde gerçekleştiği takdirde 30 milyon lira döviz tasarrufu sağlanmış olacaktır» demiştir.

Denizcilik Bankası Haliç Tersanesinin ihaleye katılma talebinin, daha önce bu tip gemi yapmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin hiçbir bilimsel gerçeğe dayanmadığını belirten Oda Başkanı; böyle bir düşüncenin doğru olması halinde dünyada ve Türkiye'de gemi inşaatının ve hiçbir sanayiin olmaması gerektiğini söylemiştir.

Oda Başkanı, büyük tonajlı yük gemileri, kosterler, LPC tankerleri ve yolcu gemilerinin daha önceden yapılmadığı halde, tersanelerimizde inşa edilerek halen başarı ile çalıştıklarını anlatmıştır.

Yerli kuruluşların beynelmilel ihalelere sokulmama çabasının altında kişisel çıarkarlın yattığına da değinilen basın toplantısında, 4 adet tarak gemisi (duba) için 1969 yılında ihale anketine çıkıldığı, fakat yatırımın ancak 1972 programına konarak I974'te bitirilmesi istendiği belirtilerek, özetle şöyle denilmiştir :

«İhaleler programlara ya son anda veya ek bir proje ile sokularak, âcil ihtiyaç gerekçesiyle siparişlerin yurt dışına verilmesi sağlanıyor.

Gemi inşaatında çıkarcılara menfaat sağlanması amacı ile Türk tersanelerinde yapım yerine, yurt dışından sipariş yolunun tercih edilmesi sonucu sadece 1972 yılında 70 milyon dolar üzerinde bir ödemede bulunmak zorunda kaldık. Gemi inşa sanayiinin Türkiye'de gerçekleşmesi için herşeyden önce uzun vadeli programlar yapılması gerekmektedir. Bu da ancak kalkınma planlarında müstakil bir deniz endüstrisi bölümünün kurulması ile mümkün olur. 10 milyon dolar gelir sağlayan turizm Planda ayrı bir yer alırken 210 milyon dolara mal olan deniz sektörünün genel ulaştırma programı içinde alınması hatalıdır.»

( 7 Aralık, Cumhuriyet)

• ONÜÇ ELEKTRİK PROJESİ ZAMANINDA BİTİRİLEMİYOR

Enerjh ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Nuri Kodamanoğlu, istanbul'daki elektrik sıkıntısının bir süre -devam edeceğin), mevcut yatırımların zamanında bitirilmesi halinde ise Türkiye'de bir elektrik sıkıntısı olmayacağını söylemiş, ancak toplam maliyeti 14 milyar lirayı aşan 16 enerji yatırımından 13'ünün zamanında bitirilemeyeceği açıklanmıştır.

Yatırımlarda l ile 10 yıl arasında gecikme meydana gelmiş ve durum bir rapor halinde hükümete bildirilmiştir. Mevcut elektrik sıkıntısının bu yıllarda bitmesi gereken yatırım-

ların gecikmesinden doğduğu, önümüzdeki yıllarda ise enerji sıkıntısının sanayileşmeyi baltalayacak bir hale gelebileceği ifade edilmiştir.

Hazırlanan raporda Türkiye'de elektrik enerjisi talebinin ve bu konuda gerekli potansiyelin mevcut olduğu, ancak ihtiyaç olan miktarda elektrik enerjisinin arzedllemediği bildirilmiştir. Elektrik talebi her geçen yıl yüzde 12 daha artmaktadır. Halen mevcut enerjinin yüzde 73'ü ise sanayi sahasında kullanılmaktadır.

Türkiye'de elektrik enerjisi talebinin süratle baskı altına girdiğinin ifade edildiği ve DPT uzmanlarının hazırladığı raporda «sıkıntının Türkiye'yi karanlıkta bırakır bir hale gelmemesi için ekonomik olmayan termik santraller kurulması yoluna gidilmektedir. Oysa bu termik santrallerin çalışması için gerekli petrol de dışardan alınmaktadır. Devlet, barajlar vasıtası ile Türkiye'nin elektrik ihtiyacını biran önce karşılar hale gelmelidir» denilmiştir.

Halen devam eden ve toplam maliyeti 14 milyar 257 milyon 400 bin lira olan 16 enerji yatırımının 12 tanesinin maliyetinde değişiklik yapılmış ve daha da pahalıya çıkacağı anlaşılmıştır. Ancak iç ödeme sıkıntısı, istimlâk bedellerinin ödenememesi, malzeme temini, teknik eleman meselesi gibi sebeplerle bütün projelerde gecikmeler doğmuştur. Keban Barajında gövde inşaatında grev sebebiyle, Hopa termik santralında 1969'daki yangın sebebiyle gecikme olduğu, 31.10. 1972 tarihinde bitmesi plânlanan Keban — Ankara enerji nakil hattı Inşaasının en erken I973'te tamamlanabileceği açıklanmıştır. Buna sebep olarak da Sae firmasi ile yapılan mukavelenin feshi gösterilmiştir.

Hükümete verilen bilgiye göre enerji yatırımları ile ilgili olan ve "gecikmeleri ile Türkiye'de önümüzdeki yıllarda aydınlanma ve sanayi sahasında büyük sıkıntılarına yol açacağı ifade edilen 16 projenin son durumu şu şekildedir :

1. Aşağı Ceyhan Aslantaş projesi 1974 yılında bitecek iken 3 yıl gecikmiş ve 1977'ye kal mıştır.

2. Oymapınar projesi 1974 yılında bitecek iken 4 yıl gecikmiş ve 1978'e kalmıştır.

3. Çıldır hldro - elektrik santralı I97l'de bitecek iken 2 yıl gecikerek I973'e kalmıştır.

4. Doğankent Hidro-elektrik santralı I969'da bitecek iken 10 yıl gecikmiş ve 1977'ye kalmıştır.

5. Gökçekaya Barajı hldro-elektrik santralı 1972'de bitmesi gerekirken 2 yıl gecikmiş ve I974'e kalmıştır.

6. Hasan Uğurlu barajının I977'de bitmesi plânlanmıştır. Halen bu konu da bir gecikme olmayacağı bildirilmektedir.

7. Tortum hldro-elektrik santralı tevsii 1969'da bitmesi gerekirken 3 yıl gecikmiştir.

8. Popa termik santralı 1970'de bitmesi gerekirken 3 yıl gecikmiş ve I973'e kalmıştır.

9. Seyitömer termik santralı l. ve 2. üniteleri 1971'de bitmesi gerekirken 2 yıl gecikmiş ve I973'e kalmıştır.

10. Elbistan hidro-elektrik santralı 1. ve 2. ünitelerinin 1977 de tamamlanması plânlanmış ve bir gecikme olmayacağı bildirilmiştir.

11. Gaz tribünleri montajı tesisleri 1971'de bitecek iken l yıl gecikmiştir.

12. Keban'a kara enerji nakil hattı 1972 de bitecek iken I973'e kalmıştır.

13. Keban Barajı hidroelektrik santralı 1972'de bitecek iken 2 yıl gecikme ile I974'e kal mıştır.

14. Gökçekaya enerji nakil hattı I972'de bitecek iken l yıl gecikme ile I973'e kalmıştır.

15. Kadıncık Barajında gecikme olmayacağı ve I973'te biteceği bildirilmiştir.

16. Seyitömer Termik Santralı 3. ünitesi I973'te bitecek iken 2 yıl gecikmiş ve 1975'e kalmıştır.

BAKANIN SÖZLERİ

Diğer taraftan dün kendisi ile görüştüğümüz Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Nuri Kodamanoğlu «istanbul Ambarlı santralındaki arıza sebebiyle istanbul'da elektrik sıkıntısı olmuştur. Arızanın giderilmesine çalışılmaktadır. Arıza giderilene kadar sıkıntı devam edecektir Yurtta ise genellikle ihtiyacı başabaş karşılamaktayız. Projeler zamanında biterse bir elektrik sıkıntısı olmayacaktır.» demiştir.

Öte yandan Keban Barajı inşaatının çürük zemin üzerine yapılması sebebi ile 1974 yılında bitirilemeyeceği ve inşaatın en az beş yıl daha süreceği iddia edilmektedir.

Keban Barajı hakkında teknik kararlar vermeye yetkili olan Bord heyeti, geçtiğimiz hafta içinde Keban Barajına giderek çalışmaları yerinde görmüşlerdir. Keban Barajının finansmanını karşılayan ülkelere mensup uzmanlar heyeti baraj sahasında DSİ tarafından sürdürülen zemin sondaj çalışmalarını incelemişlerdir, ilgililerden yer yer bilgi almışlardır. Daha sonra baraj sahasında yapılan ve jeologların da bulunduğu brifinge katılan yabancı uzmanlar, inşaatın devam etmesi ve sürenin uzatılması konusunda kesin kararlarını vermek için Elâzığ'dan ayrılmışlardır, iddiaya göre, brifingde yeril ve yabancı uzmanlar zeminin çürük olduğunu belirterek inşaat süresinin uzatılmasını tavsiye etmişlerdir.

( 20 Aralık, Tercüman )

• BULGARİSTAN TÜRKİYE'YE ELEKTRİK SATMAK İSTİYOR

Bulgaristan Hükümeti, Sanayi Bakanlığı aracılığı ile Türkiye Elektrik Kurumuna müracaat ederek, memleketimize elektrik enerjisi vermeyi teklif etmiştir.

Türkiye'nin elektrik durumunu yakından takip eden Bulgaristan Hükümeti, Edirne'den başlayarak bütün Türkiye'yi aydınlatabileceklerini, sanayi tesislerimizi yüksek voltaj ve tam randımanla çalıştırabileceklerini, herhangi bir cereyan, kesilmesi halinde istenilen tazminatı ödemeye hazır olduklarını bildirmişlerdir.

Ayrıca, teklif edilen ücret de memleketimizdeklnln yarı nisbetlndedlr. ilgililer teklifi çok ilginç bulduklarını, tetkik ettiklerini ifade etmişlerdir.

( 10 Aralık, Tercüman )

Elektrik Mühendisüği 193

'

SAKARYA İLİNE ATANAN TEMSİLCİMİZ Yeni açılan Sakarya ili E MÖ temsilcilik görevine, «Şube ve Temsilcilikler Yönetmeliğinin 6/B maddesi gereğince Sayın Azmi Eren'in iki yıl için atanmasına, Merkez Yönetim Kurulu'nun 19/12/1972 gün ve 55 sayılı toplantısında karar verilmiştir.

KONYA İLİ TEMSİLCİMİZ DEĞİŞTİ Konya ili EMO temsildik görevine, «Şube ve temsilcilikler Yönetmeliğinin 6/B maddesi gereğince, Sayın Cafer Akış'm ayrılması üzerine Sayın Birol Adalığ'ın iki yıl için atanmasına, Merkez Yönetim Kurulu'nun 26/12/1972 gün ve 56 sayılı toplantısında karar verilmiştir.

DÜZELTME Bundan önceki Sayımızda (192/Aralık 1972) Aramızda yazısının 4. Paragrafının son cümlesi teknik nedenlerden ötürü yanlış basılmıştır. Doğrusu şöyledir: «ilk iki plan sonunda üretim ancak 4,5 milyar kVVh'den 6,5 milyar kVVh'eçıkabildiğine göre iyimserliğin derecesi ortaya çıkmaktadır.» Yine aynı sayımızda 64. ve 66 sayfalar yer değiştirmiştir: 66. sayfa 64. sayfanın yerinde olması gerekirdi. Düzeltir özür dileriz.

METE SANVER'İ KAYBETTİK

14 Temmuz 1934 yılında istanbul'da doğmuş olan Mete Sanver, ilk öğrenimini Ankara'da Cebeci ilkokulunda, orta öğrenimini istanbul Üsküdar Sul-tantepe'de ve Lise öğrenimini Haydarpaşa lisesinde tamamladıktan sonra 1956 yılında istanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Fakültesi'nden mezun olmuştur. Aynı yıl Elektrik Makinaları ve Tesisleri Kür-süsü'nün Elektrik Tesisleri Bölümü'nde teknisyen olarak görev almıştır. Bu görevde iken Elektrik Fakültesi tarafından ehliyetli elektrikçiler yetiştirmek üzere açılan gece kursu öğretmenliği ve 1957 yılında da l T Ü Teknik Okulu'nda Elektrik Şubesi öğretmenliğine atanmıştır. 1959 yılında Nürnberg'de Siemens Fabrikalarının daveti üzerine üç ay süre ile Almanya'ya gitmiştir.

1961 yılında Alexander von Humboldt-Stiftung vakfından bir- burs kazanan Sanver, Technische Hocksehule'de aydınlatma tekniği ve gazlarda elektrik deşarjları üzerinde çalışmış, 1963 yılında yurda dönerek î T Ü Elektrik Makinalan ve Tesisleri Kürsüsü asistanlığına atanmıştır. Bu çalışmaları dışında Mete Sanver'in Elektronik Mecmuasında aydınlatma ve iç tesisat üzerine 10'dan fazla, Gemi Dergisinde gemilerdeki elektrik tesisatı ile ilgili 4 makale ve Odamızın yayın organı Elektrik Mühendisliği dergisinde de biri fluo-resan lâmba balastları ile ilgili olmak üzere iki makalesi yayınlanmıştır. 12 Kasım 1972 günü Edirne'de geçirmiş oldukları trafik kazasında hayatlarını kaybeden üyemiz Mete Sanver ve annesi Sayın Güzin Sanver'i saygıyla anar geride kalan ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.