Elektrik Mühendisliği · Sayı 449 · Ocak 2014
EMO’dan
Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2014
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mevzuat ve hukuk, Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- EMO Yönetim Kurulu
- TMMOB Yasası
- idari ve mali denetim
- Gezi Direnişi
- Meslekte Birlik
Özet
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, 43. Çalışma Dönemi'ni değerlendirerek TMMOB ve odalara yönelik vesayet girişimlerini, siyasi gelişmeleri ve örgütün toplumsal mücadele geleneğini eleştirel bir dille ele alıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Cengiz Göltaş EMO 43. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı
Merhaba…
“… hırsızlık yaparken suçüstü yakalanan vatandaşın biri mahkemede ‘Avukatımı isterim’ diye ısrarcı olunca, hakim de boş bulunup, ‘Yahu zaten suçüstü yakalanmışsın; avukatın ne diyecek ki?” diye sormuş. Anadolu’nun hazır cevap insanı, bugünün Türkiyesine uygun yanıtı üretmekte hiç gecikmeden ‘Acep ne diyecek, ben de onu merak ediyorum’ demiş…”
Sözün özü, 43. Çalışma Dönemi’ni tamamlarken Şube ve Oda Genel Kurul kürsülerinde her geçen gün daha da kaosa dönüşen memleketin “hali pür melali” için ne söyleyeceğimizi biz de şaşırır hale geldik. Şu ana dek söylediklerimizi yinelemek bile her gün değişen gündem karşısında eskimiş sayılabilir.
Yaşadığımız günlere uygun trajikomik örnektir; Tam Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önüne gidip “idari ve mali denetim” adı altında Odamızın da içinde yer aldığı 11 Odanın vesayet altına alınması girişimlerine karşı haklı itirazlarımızı ifade etmeye hazırlandığımız gün, ülke tarihinin en ciddi ekonomik ve siyasal krizini, ilgili Bakanın oğlunun da içinde yer aldığı yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile yaşıyor olmak, kimin denetlenmesi gerektiğini bizlere bir kez daha gösterdi.
İlginçtir, 17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda gözaltına alınanların 15 ay boyunca takip edildikleri açıklandı. Kuruluşunun 60. yılında hiç kesintisiz emek ve meslek mücadelesinde bağımsız demokrat kimliği ile onurlu yürüyüşünü sürdüren DEVRİMCİ-DEMOKRAT-YURTSEVER MÜHENDİSLER kırk yıldır takip edilirler. Bu takipte bugüne değin egemenlerin örgüte ait ele geçirdikleri malzeme birlikte üretmek ve yönetmek adına İnanç, Kararlılık, Dayanışma ve Paylaşım olmuştur.
Bu kırk yılda partilerin, bakanların, genel müdürlerin isimleri değişse de, bizi takip eden emperyalist-kapitalist sistemin işbirlikçiliğine soyunmuş piyasacı, gerici haramilerin karşısında TMMOB ve Odamız hep var olmayı sürdürmüştür.
Sanırım en önemli, bizler açısından gurur verici olan ise, bu altmış yıllık mücadele tarihinde toplum adına biriktirdiklerimiz ile her dönem haklı çıkmış olmanın yanı sıra, mücadelenin kendisini yürüten kadrolarının, ilkesel tutum alışları ve etik değerler bütünü içerisinde idari, mali işleyişte en ufak bir şaibe ile karşılaşmadan, özetle Odalarını dışarıdan tek bir kuruş kaynak almadan namusluca yönetiyor olmalarıdır.
Bu anlayışla Odamızı 44. Dönem’e taşıyan DEMOKRAT MÜHENDİS kadrolar, “Meslekte Birlik” adı altında yandaş odacılık yapmaya soyunan sahibinin sesi çıkar çevrelerine karşı, yine hep birlikte dayanışma içerisinde, üyesinden aldığı örgütlü güçle, insan hayatının değerine vurgu yapmayı sürdürecek, bilimi, tekniği toplumsal yarar ve kamu hizmeti ekseninde kavrayan bir anlayışla düzen siyasetçilerinin kirli oy kaygısına, sermayenin kar hırsına, niteliksiz mühendislik hizmetlerine, denetimsizliğe ve piyasacı sömürü mekanizmalarına meslektaşlarımızı ve Odamızı teslim etmeyecektir.
Değerli Meslektaşlarımız;
TMMOB’nin ve Odaların etkisizleştirilmesini amaçlayan TMMOB Yasası’nda değişiklik girişimleri, örgütümüzün aleyhine torba yasalar içerisine konulan düzenlemeler, çalışma alanlarımıza yönelik ikincil mevzuatta yapılan onlarca değişiklik, TBMM’de gece yarısı operasyonu ile yapılan ve örgütümüzü işlevsizleştirmeye dönük 3194 sayılı İmar Yasası’na yapılan eklemeler, Taksim Gezi Parkı Direnişi’nde yönetici arkadaşlarımızın göz altına alınmaları, KHK ile aradan geçen 30 yıl sonra bakanlıkların Odalar üzerinde idari ve mali denetiminin gündeme getirilmesi ve benzeri tüm bu baskı ve yasaklarla dolu süreçlerin tesadüfi tekil olaylar olmadığının farkındayız.
AKP’nin 11 yıldır toplumu baskıcı, yasakçı bir zihniyetle yönetme politikasının temelinde kentsel rantlar başta olmak üzere enerjiden ulaşıma, tarımdan sanayiye, bütün yaşam alanlarında tam bir neoliberal politikanın acımasızca uygulandığı, yağma ve talan anlayışının gündemde olduğu bir süreci yaşıyoruz. Bu oyunu bozan, topluma gerçekleri söylemeyi vicdani bir sorumluluk olarak algılayan, imar planlarından kamulaştırmalara, özelleştirmelerden hukuk dışı sürgünlere ve kadrolaşmalara, tarım arazilerinin, ormanların, doğal ve tarihi SİT alanlarının, meraların, zeytinliklerin, yaban hayatının korunmasına taraf olan, müdahil ve takipçi olan, bu uğurda hukuki, idari ve toplumsal bir duruş sergileyen meslek odalarının ve TMMOB’nin varlığından rahatsızlar. Rahatsız oldukları için de susturmaya çalışıyorlar.
YAĞMA YOK… TMMOB-EMO VAR!
Bizler, geçmişten bugüne ve geleceğe üretim ve sanayileşmeyi çevreye ve doğaya karşı sorumluluk bilinciyle kavradığımız, insanların enerjiye erişim, haberleşme, ulaşım, barınma ve beslenme gereksinimlerini sosyal bir hak olarak toplumsal hukuk ışığında adil bir bölüşüm ile çözülmesini talep ettiğimiz, yani başka bir dünya ve Türkiye tercihini savunduğumuz için ideolojik bir tavır göstermekle, onların deyimiyle “siyaset yapmak”la suçlanmışızdır, her zaman. Ne mutlu ki siyaset yapıyoruz ve egemenlerin dünyasını rahatsız ediyoruz. EMO’da 44. Çalışma Dönemi’nde görev alan arkadaşlarımıza şimdiden daha çok siyaset yapmak adına başarılar diliyorum.
Bizler biliyoruz ki, yaşamıyla barışık çağdaş bir insan olmanın en temel unsuru sadece mesleki alanın çıkarları için bir arada bulunan topluluklar olmakla sınırlandırılamaz. Mutlak meslekçilik adına bir süre sonra, çıkar ve suç örgütüne dönüşme tehlikesine karşı ETİK kavramını yaşamın bütününe ait bir vurgu olarak algılamaya özen göstermek uygarlığın da gereğidir.
2014 yılı mesleğimiz ve meslektaşlarımız açısından her yönüyle olumlu sağlık, mutluluk ve barış içerisinde geçireceğimiz demokrasi-özgürlükler yılı olsun.
Sevgi ve Dostlukla…
Birgün Gazetesi-31 Aralık 2013