Çevre ve iklim
Çevre kirliliği, iklim değişikliği, karbon salımı, ÇED süreçleri, enerji projelerinin çevresel ve yerel etkileri.
Yıllara göre
Bir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
24 yazı “ÇED” kaldır Süzgeçleri temizle
-
• DOĞAL ÇEVRENİN KORUNMASI VE YAŞATILMASI MÜCADELESİ
Eskişehir Alpu Ovası'na kurulması planlanan kömürlü termik santral projesine karşı EMO, TMMOB ve sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü hukuki ve toplumsal mücadele süreci; ÇED raporunun iptali ve Danıştay'ın özelleştirme kararını iptal etmesiyle sonuçlanan sürecin ayrıntılı kronolojisi anlatılmaktadır.
-
NÜKLEER HUKUK (II)
Yazar, Türkiye'nin Akkuyu, Sinop ve İğneada nükleer santral süreçlerini hukuksal boyutuyla ele alarak, Gaziemir'deki nükleer atık skandalı, Akkuyu ve Sinop ÇED davaları ile 702 sayılı KHK üzerinden nükleer santral projelerinin demokrasi ve hukuk standartlarını nasıl aşındırdığını değerlendiriyor.
-
SORUNLAR DAHA DA ARTACAK
Çevre Mühendisleri Odası Başkanı, 25 Kasım 2014'te yürürlüğe giren yeni ÇED Yönetmeliği'nin getirdiği muafiyet ve sınır değişikliklerini eleştirerek, düzenlemenin çevre sorunlarını artıracağını ve AB uyumundan uzaklaştığını savunuyor.
-
SAMSUN VE TERME İÇİN YENİ TEHDİT
EMO Samsun Şube Başkanı, Terme'de kurulması planlanan ithal kömürlü termik santrale karşı yürütülen ÇED sürecindeki halkın katılımı toplantısı, Gerze deneyimi ve TERÇEP platformunun mücadelesini anlatarak santralin çevresel ve toplumsal zararlarını değerlendiriyor.
-
Cilalı enerji devrinin sonu
Yazar, Grönland ve Arktik buzullarındaki hızlı erimeyi kanıt göstererek iklim krizinin sanılandan çok daha erken ve şiddetli geleceğini anlatıyor; Türkiye'nin ÇED süreçlerini zayıflatarak ve fosil yakıt/HES yatırımlarını artırarak sürdürdüğü enerji politikasını eleştiriyor.
-
‘Su hiçbir zaman boşa akmaz’
Yazar, Türkiye'de hızla artan hidroelektrik santral (HES) projelerinin bilimsel hidrometrik ölçüm eksikliği, çevresel etki değerlendirmesi zafiyetleri ve havza planlaması yokluğu nedeniyle ciddi sorunlar yaratacağını savunuyor. Lisanssız üretim tesisleri yönetmeliğiyle binlerce küçük HES'in ÇED'den muaf tutulmasının çevresel ve toplumsal riskleri artıracağı vurgulanıyor.
-
ARTIK YENİLENEMEYEN ENERJİ KAYNAĞIMIZ HİDROLİK ENERJİ
Yazar, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve sonrasındaki düzenlemelerle hidroelektrik santral (HES) projelerinin bilimsel planlamadan uzaklaşarak piyasa mantığıyla yürütüldüğünü, hidrolojik ölçüm ve can suyu gibi kritik unsurların ihmal edildiğini eleştirmektedir. HES'lerin havza bütünlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiğini, mevcut uygulamaların ekolojik ve teknik sorunlara yol açtığını vurgular.
-
ÇMO’DAN ÇED MUAFİYETLERİNE DAVA
Çevre Mühendisleri Odası, ÇED Yönetmeliği'nde yapılan ve nükleer santraller dahil birçok projeyi ÇED'den muaf tutan değişikliğe karşı yeniden dava açtığını duyurdu ve hükümetin bu düzenlemesini eleştiren bir basın açıklaması yayınladı.
-
TMMOB MUĞLA İKK’DAN HES’LER ve ÇEVRESEL ETKİLERİ PANELİ
TMMOB Muğla İl Koordinasyon Kurulu'nun düzenlediği panelde, HES projelerinin çevresel etkileri, ÇED süreçlerinin işlevsizliği ve enerji politikaları tartışıldı; TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı ile akademisyenler havza bazlı planlama ve suyun ticarileştirilmesine dikkat çekti.
-
TMMOB’TAN TBMM’YE GÖRÜŞ
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı'na ilişkin eleştiri ve uyarılarını TBMM Çevre Komisyonu'na iletti; tasarının doğa koruma alanlarını yatırımlara açacağını belirterek geri çekilmesini istedi.
-
DOĞAL VARLIKLAR RANTA TESLİM EDİLİYOR
AKP Hükümeti'nin TBMM'ye sunduğu Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı, doğal SİT alanlarının statülerini kaldırarak HES, maden ve turizm yatırımlarına açacağı gerekçesiyle Ziraat Mühendisleri Odası ve Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği tarafından eleştiriliyor. Tasarının uluslararası çevre sözleşmelerine aykırı olduğu ve doğal kaynakların rant-talan sarmalına düşürüleceği vurgulanıyor.
-
ÇED'in amacı tepkiyi yok etmek
Yazar, HES projelerinde uygulanan ÇED sürecinin toplumsal tepkiyi geçiştirmek amacıyla kurgulandığını, kurulu güç sınırlarının bilimsel dayanaktan uzak biçimde belirlendiğini ve neredeyse tüm ÇED kararlarının olumlu çıktığını eleştirmektedir. Ekolojik ve toplumsal faydayı önceleyen gerçekçi proje yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini savunmaktadır.
-
DANIŞTAY: ÖNCE ÇED SONRA ÜRETİM LİSANSI
Danıştay 13. Dairesi, Samsun Tekkeköy'de ithal kömüre dayalı santral için EPDK'nın verdiği üretim lisansını, ÇED süreci tamamlanmadan verildiği gerekçesiyle iptal etti; karar, üretim lisansı verilmeden önce ÇED sürecinin ön koşul olarak aranması gerektiğini ortaya koydu. Yazıda ayrıca bölgedeki mobil ve termik santralların yol açtığı hava kirliliği ve sağlık riskleri de ele alınıyor.
-
BİR AVUÇ MADEN İÇİN…
Yazar, orman sayılan alanlarda yapılan madencilik faaliyetlerinin anayasa ve yargı kararlarına aykırı biçimde sürdürüldüğünü, Maden Kanunu ve Orman Kanunu'nda yapılması öngörülen değişikliklerin bu yıkıcı süreci hukuksallaştırma amacı taşıdığını eleştirel biçimde tartışmaktadır.
-
KARADENİZ DOĞASI İÇİN KAYGILI
EMO Trabzon Şubesi'nin düzenlediği Doğu Karadeniz Bölgesi Enerji Forumu'nda hidroelektrik santral yatırımları, çevresel etkileri ve enerji politikaları tartışıldı; özel sektör temsilcileri bürokratik engellerden şikayet ederken EMO yönetimi doğa tahribatına ve kamu santrallerinin susturulmasına dikkat çekti.
-
20. YILINDA BERGAMA DAVASI
Bergama Ovacık Altın Madeni'ne karşı 20 yıldır süren hukuki mücadele; ÇED süreçleri, mahkeme kararları, Bakanlar Kurulu'nun hukuka aykırı işlemleri ve şirketin yeniden faaliyete geçme çabaları kronolojik olarak anlatılıyor.
-
İMO'dan hidroelektrik uyarısı
İnşaat Mühendisleri Odası'nın raporuna göre Karadeniz Bölgesi'nde yürütülen hidroelektrik santral projeleri çevreyle uyumsuz olup üretilen enerji yenilenebilir sayılamaz; ÇED raporlarının tüm HES'ler için zorunlu tutulması ve can suyu uygulamalarının denetlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
-
Doğu Karadeniz'de HES ve ÇED karmaşası
Yazar, Doğu Karadeniz'de özellikle Rize'de planlanan çok sayıda hidroelektrik santral (HES) projesinin, ticarileşmiş ve işlevsiz bir ÇED sürecine dayanarak bölgenin eşsiz ekosistemine ve yerel yaşama verdiği zararları hukuki ve çevresel açıdan eleştiriyor. Ayrıca bölgedeki HES karşıtı sivil toplum hareketliliğine ve Ankara'da kurulan Doğu Karadeniz Dereleri Platformu'na değiniyor.
-
Samsunlu'nun Mücadelesi Mobil Santrallar Durdurdu
Samsun Tekkeköy'deki iki mobil santralın ÇED süreci işletilmeden yeniden faaliyete geçirilmesine karşı açılan davada Ankara 10. İdare Mahkemesi, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın sakınca yok kararını hukuka aykırı buldu; EMO Samsun Şubesi'nin de içinde olduğu Samsun Çevre Birlikteliği'nin 7 yıllık mücadelesi böylece sonuç verdi.
-
EMO'dan İthal Kömür Santraline Karşı Dava
EMO, Samsun Tekkeköy'de kurulmak istenen ithal kömür santraline EPDK'nın verdiği lisansın iptali için Danıştay'da dava açtı; dilekçede enerjide dışa bağımlılık, maliyet artışı, yerli kaynakların atıl bırakılması ve halk sağlığı riskleri gerekçe olarak sunuldu.
-
7 Yılık Mobil Santral Mücadelesi
Samsun'da ÇED raporu olmaksızın yeniden faaliyete geçirilen mobil santrallara karşı yedi yıl süren hukuki ve toplumsal mücadele; yargı kararlarının uygulanmayışı, çevresel ve sağlık riskleri ile Samsun Çevre Birlikteliği'nin çabaları anlatılıyor.
-
NÜKLEER SANTRAL KARŞITI BİLİM İNSANLARI BİLDİRİSİ
165 bilim insanının imzasıyla hazırlanan bildiri, TBMM'de görüşülen nükleer santral yasa tasarısını hukuki, çevresel, sağlık ve ekonomik açılardan eleştirerek Türkiye'de nükleer santral kurulmasına karşı çıkıyor. Bildirinin EMO Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna açıklanması da haber olarak aktarılıyor.
-
MOBİL SANTRALLAR NEDİR? NE DEĞİLDİR?
EMO Samsun Şubesi, Türkiye'de kurulan mobil santrallerin gerçek anlamda gezer/yüzer tip olmadığını, 6 numara fuel-oil kullanımının çevre ve sağlık açısından yarattığı riskleri ve Samsun'a konuşlandırılacak santralların ÇED mevzuatına aykırılığını hukuki ve teknik açıdan eleştirmektedir.
-
ENERJİ ÜRETİMİ VE ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRİLMESİ
Yazar, enerji üretim tesisleri başta olmak üzere büyük yatırım projelerinde Çevresel Etki Değerlendirmesi'nin (ÇED) önemini, kirleten öder prensibiyle ilişkisini ve Türkiye'deki mevzuat eksikliklerini tartışıyor.