Elektrik Mühendisliği · Sayı 475 · Ocak 2025
• EĞİTİM
Mühendislik eğitimi Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2025
- Sayfa
- 5
- Okuma süresi
- 12 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- MİSEM
- meslek içi eğitim
- MÜDEK
- ABET
- SMM belgesi
- YÖK
Özet
EMO'nun 70. kuruluş yılı özel sayısında, üniversite mühendislik eğitimi, YÖK'ün özerklik sorunları ve EMO'nun 2003'ten itibaren MİSEM adıyla kurumsallaştırdığı meslek içi eğitim faaliyetleri, belgelendirme sistemi ve yetkilendirme uygulamaları ele alınmaktadır. Yazıda MİSEM'in yıllara göre eğitim ve katılımcı sayıları grafiklerle sunulmakta, EMO'nun meslek içi eğitime yaklaşımı ve gelecekte yapılması gerekenler tartışılmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim
Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) meslek alanlarındaki üniversite eğitimi, meslek içi eğitime bakışı ve yaptığı faaliyetler, 70. kuruluş yılı Özel Sayısı içinde birbiriyle bağlantılı dosyalar halinde ele alınmıştır.
EMO Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi (MİSEM) artık kurumsallaşmış bir yapı olsa da, üniversite eğitiminden sonra geldiği için yükseköğretimden bağımsız düşünülemeyeceği açıktır.
Topluma öncülük etmesi gereken üniversiteler, 12 Eylül Darbesi’nden itibaren bilimsel, yönetsel ve mali özerklikten yoksun olduğundan 30 yılı aşkın bir süredir kurumsal olarak toplumun ihtiyaçlarına yanıt verememiştir. Kendi kendini yönetemeyen üniversiteler ve üst kurum olan YÖK, bugüne kadar (üniversite bileşenlerinin temsil edilmediği yönetimlerle) siyasal iktidarların eğilimlerine göre duruş sergilemişlerdir. Günlük ve anlık politikalarla tıkanan sistemin yükünü YÖK’ün kaldıramadığı açıktır. Üniversiteler demokratik-özerk akademik kurum niteliğine dönüştürülmeli, siyasal iktidar ve sermayenin müdahalesine kapalı; öğrenci ve çalışanlarıyla birlikte demokratik esaslara göre seçilenler tarafından yönetilen; bilimsel bilgi, düşünce ve ifade özgürlüğünü içselleştiren bir ortam yaratılmalı, parasız eğitimin herkesin hakkı olduğunun kabulüyle yola çıkılmalıdır.
Bu yazıda 1950’lerden bugüne seminerler ve kamu kurumlarının hizmet içi eğitimleri şeklinde gelişen eğitim faaliyetlerimizin 2003 yılından itibaren programlı ve periyodik bir şekilde kurumsallaşmış yapılanmasından bahsedilmektedir.
EMO’nun 2003 yılından bu yana MİSEM adıyla organize şekilde yürüttüğü eğitim çalışmaları, ülkenin her yanına yayılmış ve geçerliliğini kanıtlamış durumdadır. Odanın meslek içi eğitime bakışı üyeleri tarafından da benimsenmiş olup, mevcut eğitimlere ek olarak yeni eğitimler açılması, mevcut eğitimlerin sürelerinin uzatılması gibi isteklerde bulunulmaktadır. Ayrıca kurumlar tarafından da Odamızın meslek içi eğitim sonrasında verdiği belgeler aranır duruma gelmiştir. Meslek içi eğitim konusunun da amacı gereği kendisini yenilemesi gerektiği açıktır. Meslek alanlarının çoğu meslek içinde netleştirilemediği ülkemizde EMO bu konuda oldukça yol almış ve meslek alanlarını tanımlama konusunda yayınlar çıkarmıştır. Ayrıca MİSEM kapsamında yapılan
eğitimlere etik, hukuki-mali sorumluluklar, ilkyardım organizasyonu gibi konuları da ekleyerek mühendisleri bu konularda da bilgilendirme yoluna gitmiştir.
Temel Kavramlar
Mühendislik bir uzmanlık alanı olarak eski olmakla birlikte, çağdaş anlamıyla sanayi devriminin, özellikle de büyük sanayinin tamamladığı kafa-kol emeğinin ayrışması sürecinin bir ürünüdür.
Mühendislik; eğitim, deneyim ve uygulama ile edinilen matematik ve doğa bilimleri bilgisinin, doğal güç ve kaynakların insanlık yararına ve sürdürülebilirlik ilkeleri dikkate alınarak ve mühendislik etiği gözetilerek kullanılması için yöntemler geliştirme uğraşıdır.
Ulusal akreditasyon kurumu olan Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK), aşağıda sıralanan çıktılara göre değerlendirme yapmaktadır. Başka bir ifade ile mezun mühendislerde bu çıktıların olup olmadığını aramaktadır.
“Ölçüt 3: MÜDEK Program Çıktıları (MÜDEK – Mühendislik
MÜDEK Program Çıktıları 4 ana grup altında tanımlanmış, 11 çıktıdan oluşmaktadır.
Program 11 MÜDEK Çıktısını kapsamak ve tüm mezunlarına 11 MÜDEK Çıktısının her birini kazandırdığını kanıtlamak zorundadır.
3.1 Program çıktıları, program eğitim amaçlarına ulaşabilmek için gerekli bilgi, beceri ve farkındalık bileşenlerinin tümünü kapsamalı ve Tablo 3.1’de sıralanan MÜDEK Çıktılarının tümünü eksiksiz olarak kapsayacak biçimde tanımlanmalıdır.
3.2 Program çıktılarının sağlanma düzeyini dönemsel olarak belirlemek ve belgelemek için her bir program çıktısının ve varsa alt çıktılarının niteliğine bağlı olarak kurgulanmış ölçme ve değerlendirme süreçleri oluşturulmuş ve işletiliyor olmalıdır.
3.3 Mühendislik programları mezuniyet aşamasına gelmiş olan öğrencilerinin program çıktılarını sağladığını kanıtlamalıdır.”
ABET (Accreditation Board for Engineering and Technology), Amerika’daki üniversitelerin mühendislik
Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim
programlarını akredite eden, yani eğitimde olması gereken unsurları değerlendiren kuruluş olarak 2000 yılından itibaren programlardan yetişecek mühendis adaylarında şunları arıyor:
- Deneysel çalışmaları tasarlamak, uygulamak, verileri analiz edebilmek,
- Mühendislik problemlerini algılamak, tarif etmek ve çözümlemek yeteneği,
YÖK ise sadece diplomaları onaylamakta, akreditasyona bakmamaktadır.
Neden Meslek İçi Eğitim?
Mühendislik mesleği yaşam boyu sürecek bir yenilenme gerektirmektedir. Teknolojik gelişmeleri izlemeyen mühendislerin bilgi birikimleri önemli ölçüde erozyona uğrar. Özellikle günümüzde bilim, teknoloji ve mühendislik uygulama alanlarındaki hızlı gelişim, üretim süreçlerinde var olan bileşenlerin kendilerini sürekli olarak yenilemelerini ve geliştirmelerini zorunlu kılmaktadır. Bu yüzden, sürekli bir meslek içi eğitim şarttır.
1. Mezuniyet bilgisinin yüzde 5’i her yıl eski ve geçersiz hale gelmektedir.
2. Çağdaş standartlara erişebilmek için her çalışan kişi zamanının yüzde 15’ini bilgisini tazelemeye ayırmalıdır.
3. Çalışma hayatı boyunca kendi alanında hiçbir eğitime katılmayanlar 45 yaşında bütün gelişmelerin ardında kalacaktır.
Neden Belgelendirme?
Mevcut yasalarımızda bir mühendis veya mimar diplomasını alır almaz kendi alanı ile ilgili her türlü mesleki etkinlikte sınırsız bir yetkiyle donatılmaktadır. Mühendislik mimarlık etkinlikleri ile ilgili temel kaygı, bu etkinliklerin toplumun güvenliği ve sağlığını ön planda tutarak gerçekleştirilmesi olmalıdır. Mühendis ve mimarların verdiği hizmetlerin riski doğrudan topluma
yansımaktadır. Ülkemizin ve dünyanın yakın tarihi bu risklerin ağır bedellerinin toplum tarafından ödenmesi örnekleri ile doludur. Dolayısıyla, her şeyden önce toplumsal bir hizmet sunan mühendis ve mimarlar bu hizmetleri verebilecek yeterli bilgi ve deneyime sahip olmak, mesleklerinde uzmanlaşmak zorundadırlar.
EMO Ne Yapıyor?
Meslek içi eğitimlerin sonunda iki tür belge verilmektedir:
- Katılım Belgesi - Yetkilendirme Belgesi
Yetkilendirme Belgesi, sadece kamusal denetim gerektiren ve insan sağlığını doğrudan ilgilendiren -örneğin serbest çalışma alanları- ile ilgilidir. Bir fabrikada ya da kamu veya özel sektörün herhangi bir yerinde çalışan üyeleri ilgilendirmemektedir.
Yetkilendirme Belgesi, üyelerin çok az bir bölümünü oluşturan serbest çalışan üyeler arasında eşitsizlik değil, aksine üyelerin belgelendirildiği uzmanlık alanında yetkinleşmesini ve bilgisinin yenilenmesini sağlar.
EMO, kamu sağlığını ve güvenliğini doğrudan ilgilendiren alanlarda kamusal denetim sorumluluğu ile;
- Yüksek Gerilim Tesislerinde İşletme Sorumluluğu Belgesi
- Asansör Ruhsat ve Denetleme Yetkilendirme Belgesi
- Asansör Avan Proje Hazırlama Yetkilendirme Belgesi
- 1kV Üstü ve Altı SMM Belgesi
- 1kV Altı SMM Belgesi vererek, üyelerinin o alanda yetkili olduğunu belgelemektedir.
Diğer eğitimlerin sonunda ise üyelerin eğitime katıldığını gösteren Katılım Belgesi vermektedir.
Yıllara göre eğitim ve katılımcı sayıları aşağıdaki grafiklerde gösterilmektedir.
Yıllara Göre MİSEM Eğitim Sayıları
400 400
349 342
298 300
282 250
166 166
141 141
304 291
242 222 227
0 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019 2020 2021 2022 2023 2024
Yıllara Göre MİSEM Eğitim Katılımcı Sayıları
6340 6340 6345
5604 5350
4440 4220
4058 4058
3986 3739
1694 1694
50 0
2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019 2020 2021 2022 2023 2024
Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim
2003-2024 yılları arasında EMO tarafından 5 bin 129 eğitim düzenlenmiş ve bu eğitimlere 88 bin 561 üyemiz katılmıştır. Bu eğitimler EMO’nun tüm birimlerinde yapılmaktadır. MİSEM tekil olarak 40 bin 853 üyemize ulaşmış durumdadır. Bu sayılara ek olarak şubelerimiz tarafından "Mühendislik Geliştirme Eğitimleri, Mesleğe Hazırlık Seminerleri, Firma Teknik Bilgilendirme Seminerleri" adı altında 350 farklı konuda seminerler verilmektedir. Ayrıca İstanbul ve İzmir’de uygulamalı eğitim merkezleri bulunmakta ve Ankara’da da benzer bir merkez çalışması devam etmektedir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkisi ile "Enerji Yöneticisi Eğitimleri" ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkisi ile "Enerji Kimlik Belgesi" eğitimleri düzenlenmektedir.
EMO Ne Yap(m)ıyor?
TMMOB’nin ve EMO’nun hiçbir belgesinde stajyer mühendislik kavramı yoktur. Biz sadece üniversiteden mezun olur olmaz her işi yapabilme yeterliliğini sorguluyoruz. Üniversite eğitiminin yetersizliğine dönük geçici, yamalı bohça bir çözüm üretmiyor; üniversitelerin yapması gereken bir işi üstlenmiyoruz. Bir meslek odası olarak varlık nedenimiz olan bir işi, meslek alanlarımızı düzenleme, sınıflandırma ve kamu sağlığı ile güvenliğinin gerektirdiği yerlerde denetim ve yetkilendirme yapıyoruz. EMO bu görevi 1970’lerden bu yana geliştirerek sürdürüyor.
TMMOB ortamında belgelendirme yeni bir olgu değil; özellikle mimarlar, makina, inşaat ve elektrik mühendisleri odalarında 1970 başlarından bu yana "SMM (Serbest Müşavir Mühendis) Belgesi" verilmektedir.
EMO’nun Meslek İçi Eğitime Bakışı
MİSEM, bünyesinde sürdürülen etkinlikleri tamamlayıcı bir eğitim olarak tanımlar. Bu nedenle bu faaliyetini akademik eğitimin yerine koymaz. Üniversiteler ve üniversite eğitimi ile ilişkisini bu düzlem üzerinden kurar.
Meslek içi eğitimin geliştirilmesi amaçlı çalışmalarını; üniversitelerle, üniversitelerde görevli öğretim üyesi ve mesleki deneyim ve birikimi olan üyeleri üzerinden yürütür.
EMO; 6235 sayılı TMMOB Yasası ve üyelerinden aldığı güçle, kamu yararı ve çıkarını gözeten çalışmalarının yanı sıra üyeleri ile meslek içi eğitim faaliyetleri üzerinden de buluşarak, bir yandan üyelerinin bilgi ve becerilerini geliştirmeyi, diğer yandan bu ortak birikim üzerinden topluma sunulacak mühendislik hizmetlerinin kalitesini arttırmayı ilke kabul eder.
MİSEM eğitim çalışmalarını, ülkemizde mühendislik, tasarım ve uygulama alanlarında yaşanan yetki karmaşası yasal düzenlemeye kavuşuncaya kadar mühendislerle sınırlı tutar.
MİSEM’in Kaynakları
Tüm olumsuz ve eşitsiz koşullarla çeşitli üniversitelerden gelen üyelerinin mesleki yaşamlarında karşılaşabilecekleri konularla ilgili bilgi ve becerilerinin
geliştirilmesine yönelik meslek içi eğitim gereksinimini maddi kaynak alanı olarak tanımlamaya yönelik her türlü anlayışı ve yaklaşımı reddeder.
Meslek içi eğitimin maddi kaynağı; eğitim giderlerinin karşılanması ve MİSEM etkinliklerinin sürdürülebilirliği çerçevesinde kalmak kaydı ile eğitime katılan üyeler tarafından karşılanır.
EMO, MİSEM etkinliklerinin geliştirilmesi ve yurdun her bölgesinde üyelerinin yararlanabilmelerine yönelik olarak bütçe ve organizasyon katkısı sunar.
MİSEM eğitmenlerine ödenecek eğitim bedeli, MİSEM Koordinatörü önerisi ile Oda Yönetim Kurulu tarafından belirlenir.
EMO Ne Yapmalı?
TMMOB ve özelinde EMO yabancı mühendislerin denetimsizce çalışabileceği bir mühendislik alanına izin vermemeli ve kamusal yarar doğrultusunda kendi meslek alanlarımızı sınıflandıracağımız, düzenleyeceğimiz ve kamu adına gereken noktalarda yetkilendireceğimiz (örneğin serbest çalışma alanları) bir sistemi ivedilikle oturtmalıdır.
Mühendis odalarının asli görevi, üyelerinin haklarını ve mühendislik mesleğinin evrensel onurunu koruyarak, meslek alanlarını toplumsal yarar ve kamusal bir anlayışla düzenlemektir.
Her dönemin ihtiyaçları farklı olabilir, ama asıl olan bu bakıştır.
Bilim ve teknolojinin hızla geliştiği; bilişim teknolojilerinde ve elektronikte ciddi gelişmelerin yaşandığı ve bu disiplinlerin yaşamın tüm alanlarını radikal bir dönüşüme uğrattığı; robotik teknolojilerin ve yapay zekâ uygulamalarının endüstriyel ürünler verecek duruma geldiği; özellikle mühendislik alanlarında bilişimin, elektroniğin ve hatta nano-teknolojinin tüm alanları enine kesmesiyle bir yandan birleşme-bütünleşme eğilimlerinin ve disiplinler arası çalışmaların ortaya çıktığı diğer yandan da her bir meslek alanı içerisinde bölünmelerin uzmanlaşmaların yaşandığı bir dönemdeyiz.
Zaten, mühendislik lisans eğitimlerinin "mesleki yaşam boyunca sürecek meslek içi eğitime olanak sağlayacak temel bilimsel eğitim" olarak tanımlanmasının arkasında yatan, lisans eğitimlerini temel bir mühendislik formasyonu olarak ifade eden günümüz gerçekliğinin altında yatan teknolojik ve endüstriyel gelişme de budur.
Bu Nesnel Bir Gelişmedir!
MİSEM kurulduğu dönemlerde yaygın bir şekilde mesleki tanınırlık ve mesleki yetkinlik tartışmaları yapılmakta idi.
Mühendislik alanları arasındaki geleneksel ayrımların ortadan kalkmaya başladığı bu dönemde ya her bir uzmanlık alanı diplomaya konu olacaktır ki bu imkânsızdır, ya da bu alanlarla ilgili düzenlemeleri, tanımlamaları o mesleği icra edenler ve onların meslek odaları yapacaktır.
Bu tanımlama ve düzenleme görevini akademiye vermek; üniversite kurumunu fetişleştirmek demektir. Bu
Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim
alanları düzenlemek ve denetlemek durumunda olan, birincil varlık sebebi bu olan meslek odaları, bu alanları hangi kriterlerle düzenlemelidirler?
Birinci adım; meslek alanlarını tasnif etmektir: İlgili mühendisler hangi alanlarda çalışmaktadırlar?
İkinci adım; bu alanlarda çalışan tüm aktörlerin hangi kriterlerle, ne noktaya kadar yetkili olduklarının belirlenmesidir:
- Akademik yeterlilik (Geçerli diploma unvanı) - Mesleki deneyim (Üyelerin sicil kaydını tutmak) - Meslek içi eğitim (Kodlar, standartlar, "recommended practice"ler)
İkinci adım kapsamında sayılan kriterlerin hepsine değişen oranlarda bakılması gerekmektedir. AB bağlantılı ülkemizde hazırlanan “Mesleki Yeterliliklerin
Düzenlenmesi ve Tanınması Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı” konusunda 2005 yılından bu yana bir gelişme olmamıştır. Kanun ile getirilmek istenen hak kayıplarına karşı EMO’nun cevaplarından biri de MİSEM ve MİSEM kapsamında sınav ve belgelendirme olmuştur.
MİSEM’de Son Durum
MİSEM tartışmaları ve oluşum süreçlerinde EMO örgütlülüğü içinde uzlaşma sağlanamamış, 2018 yılında yapılan genel kurulda akreditasyon, sınav ve sınav bağlantılı belgelendirme genel kurul kararı ile kaldırılmıştır.
2003 yılından 2023 yılı sonuna kadar eğitimlere 84 bin 822 üyemizin katıldığını ve bu katılımın tekil olarak 30 bine yaklaştığını düşünürsek EMO’nun üyeleri ile bire bir temas ettiği bu kurumsal yapının önemi ortadadır.
EMO AKADEMİK KAMP
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 26 Aralık 1954 yılında kurulmuş; kuruluşundan bu yana üyesi, mesleği ve ülke sorunlarından hareketle çalışmalarını sürdürmüştür. EMO, faaliyetleri kapsamında yüksek lisans ve doktora eğitimi gören üyelerini, konunun uzmanı akademisyenlerle buluşturan “Akademik Kamp” düzenleme kararı almış ve uygulamıştır.
Akademik Kamp; EMO-Üniversite işbirliği ile bilimsel bir tartışma ortamı oluşturmak amacıyla düzenlenmektedir.
Bahar ve kış kampı olmak üzere, yılda 2 kere, 4 gün sürmek üzere planlanan akademik kamp çalışmaları kapsamında; derslerin yanı sıra sosyal etkinlikler de gerçekleştirilmektedir.
İşyerleri, eğitim organizasyonları, kongre, konferans ve benzerlerinden farklı olarak, aynı alanda çalışan insanların daha etkin biçimde, doğrudan ve birebir iletişim kurabilmesi Akademik Kamp’ın hedefleri arasında sayılmaktadır.
Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim • Eğitim
Şirince Nesin Vakfı Matematik Köyü’nde düzenlenen akademik kamplarda; yüksek lisans ve doktora öğrencileri alanındaki en iyi hocalar, yurt dışından gelen uzmanlar ve EMO yöneticileri ile buluşmaktadır. Nesin Matematik Köyü’nün doğal güzelliği yanında matematik dünyası ile olan ilişkisi, Ali Nesin’in kurduğu doğal, rahat ve özgür ortam ile bu ortam içerisindeki akademik çalışma özgünlüğü öğrencilerin hem kendi çalışmalarını geliştirmesine hem de başka üniversitelerden arkadaşları ile buluşmasına ve akademik alanda ilişkilerini geliştirmesine yardımcı olmaktadır.
EMO; 2012 yılında “Sinyal ve Görüntü İşlemede Son Gelişmeler”, 2015 yılında “Görüntü İşlemede Son Gelişmeler”, yine 2015 yılında “Veri Madenciliği” ile konusunda gerçekleştirdiği Akademik Kamp çalışmalarını 2016 yılında “Elektrik Makinaları ve Güç Elektroniğinde Gelişmeler” konusu ile devam ettirmiştir. 2017 yılında “Sistem ve Kontrol” ile “Hesaplamalı Sinir Bilim” konulu kamplar düzenlenmiştir. Ancak maddi zorluklar nedeniyle 2017’den sonra Akademik Kamp çalışması yapılamamıştır.
Akademik Kamp Katılım Koşulları
Akademik kampların düzenlenmesinde EMO, talep olunan konuda ilgili hocalara koordinatör olması için çağrı yapmaktadır. Koordinatörler ile akademik kampların nasıl düzenleneceği, öğrencilerin nasıl seçileceği, konuların nasıl belirleneceği, hangi uzmanların kampa davet edileceği ile ilgili çeşitli toplantılar yapılmaktadır. Bu toplantılar sonucunda, Nesin Matematik Köyü’nün takvimine uygun olan tarihte yurt dışından ve yurt içinden uzman kişiler davet edilmekte ve EMO Akademik Kamp’ın programı yayımlanmaktadır. Akademik program tamamen koordinatör hoca ve oluşturduğu çalışma grubu tarafından belirlenmektedir.
Akademik kamp programının yayınlanmasından sonra tüm üniversitelere, araştırma kuruluşları ve AR-GE firmalarına yönelik çağrılar EMO tarafından yapılmaktadır.
Akademik Kampa katılmak isteyen öğrencilerden önce, “neden bu kampa katılmak istediği, bu alanda hangi çalışmalarda bulunduğu, danışman hocasının görüşü” gibi temel bilgiler istenmektedir. Başvuranlar arasından 60 öğrenci seçilmekte, tüm masrafları EMO tarafından karşılanmakta ve sosyal çalışmalara da katkı sunulmaktadır. Akademik kamplarda dikkat edilen hususlardan bir tanesi; yüksek lisans ve doktora konusunun bu konuya uygun olması, farklı üniversitelerden seçilmesi ve gelecek planlarında akademisyen olmak, doktora yapmak ve akademik alanda AR-GE çalışması yapmak üzere çalışmalarda bulunmaktır.
Bugüne dek EMO akademik kamplarına 6 yurtdışı olmak üzere toplam 30 üniversiteden, 93 akademisyen katılım sağlamış, bilgi ve deneyimlerini öğrencilere aktarmıştır.
Farklı üniversitelerden 153 yüksek lisans, 138 doktora ve 11 lisans öğrencisi kamplara katılmış olup katılanların 120’si kadın, 182’si erkek öğrencidir.
Ekim 2017’de sonuncusu düzenlenen EMO Akademik Kamp etkinliği EMO 49. Dönem çalışmaları kapsamında yeniden gerçekleştirilecektir.
EMO tarafından; 2012, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında düzenlenen akademik kampların konuları, düzenlenme tarihleri ve katılımcı sayıları aşağıdadır:
Kamp Konusu Sinyal ve Görüntü
İşlemede Son Gelişmeler
Görüntü İşlemede İleri Uygulamalar ve Son Gelişmeler Büyük Veri ve Madenciliği Elektrik Makinaları ve Güç Elektroniğindeki Gelişmeler
Sistem ve Kontrol
Hesaplamalı Sinir Bilim
Koordinatör
Prof. Dr. H. Altay GÜVENİR (Bilkent)
Prof. Dr. Bülent ERTAN (ODTÜ) ve Doç. Dr. M. Timur
AYDEMİR (Gazi) Prof. Dr. Yağmur
DENİZHAN (Boğaziçi) ve Prof.
Dr. Atilla BİR (FSMV)
Prof. Dr. Neslihan Serap ŞENGÖR (İTÜ)
Tarih
17-20 Mayıs 2012
16-19 Nisan 2015 08-11 Ekim
12-15 Mayıs 2016
23-26 Mart 2017
12-15 Ekim 2017
Yüksek Lisans Öğr. Sayısı 27 34 26 18
Doktora Öğr. Sayısı 24 19 35 18
TOPLAM
Lisans Öğr. Sayısı
2 3 2
2 11
Akademisyen Konu ve Ders
13 konu, 32 saat ders
EMO Akademik Kampa neden katılmak istediğini anlatan bir katılımcının düşünceleri:
“Katıldığım 1. EMO Akademik Kamp Sinyal ve Görüntü İşlemede Son Gelişmeler Kampı, benim için çok büyük bir dönüm noktası oldu. Amerika’dan döneli 1 sene olmuştu ve özel bir şirkette Ar-Ge mühendisi olarak çalışmaktaydım. Kampta katıldığım seminerler, tanıştığım hocalar ve arkadaşlar sayesinde okula yeniden dönmem gerektiğini ve ancak daha çok öğrenerek ve araştırarak mutlu olabileceğimi fark ettim. Ardından işten ayrıldım ve Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisansa başladım. Şu anda sevdiğim bir konu üzerinde çalışıyorum ve eskisinden çok daha mutluyum. Düzenlenen birinci kampa katılmasaydım, ne bu kararı verecek cesareti kendimde bulabilir, ne de hala görüştüğüm arkadaşlarıma sahip olabilirdim. Bunun yanı sıra şu anda işlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) üzerine bir projede çalıştığım ve tezimi de bu konu üzerine yapmak istediğim için, bu Akademik Kampta katılacağım konuşmaların bana çok büyük bir fayda sağlayacağını düşünüyorum.”