Elektrik Mühendisliği · Sayı 359-360 · Eylül-Ekim 1988
AVRUPA TOPLULUĞU:ENERJİ 2000
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1988
- Sayfa
- 7
- Okuma süresi
- 18 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
Anahtar kelimeler
- Avrupa Topluluğu
- Enerji 2000
- GSYİH
- nihai enerji talebi
- enerji projeksiyonu
- EUR 10
Özet
Avrupa Toplulukları Komisyonu'nun 1986 tarihli 'Enerji 2000' raporundan özetlenen bu yazı, Topluluk'un 2000 yılına kadar enerji arz-talep dengesine ilişkin senaryo ve projeksiyonlarını, ekonomik büyüme hipotezlerini ve sektörel enerji tüketim eğilimlerini ele almaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
I. GİRİŞ
1983 yılı içinde Komisyon'a bağlı birimler tarafından Topluluk'un gelecekteki enerji pazarını 2000 yılı ufkunu hedef alarak inceleyen bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Senaryolar metoduna dayalı olan bu çalışma, sistemlerin analizinde, Topluluk'un enerji alanındaki iki araştırma geliştirme programı çerçevesinde geliştirilmiş olan matematiksel modellerin kullanılmasına olanak vermiştir. Bu metinde bundan sonra "referans projeksiyonu" olarak belirtilecek senaryonun esas amacı, Avrupa'nın orta ve uzun vadeli enerji politikası ve bu arada Topluluk'un enerji alanındaki yeni hedeflerinin belirlenmesi konularında düşünce üretimini beslemektir. Referans projesiyonunun enerjiye ilişkin sonuçlan daha sonra enerji pazarını etkileyen belirsizliklerin değerlendirilmesine yönelik bir dizi ek çalışma ve benimsenen temel varsayımlara getirilen alternatifler aracılığı ile ele alınmaktadır.
Bunun ardından da Topluluk'a ilişkin projeksiyonlar, olabilirliklerinin sınanması amacıyla dünya çerçevesine yerleştirilmektedir.
Rapor, aynı zamanda ekonomi ve enerjiye ilişkin olası ortam değişikliklerini ortaya koyabilmek amacıyla, referans projeksiyonu etrafındaki bazı alternatifleri de incelemektedir.
II. METODOLOJİ
2000 yılı ufkunu hedef alan enerji pazarı araştırma çalışması birbirini izleyen altı aşamadan oluşmaktadır.
Birinci aşamada, yüzyılın geri kalan bölümünde Avrupa ekonomisi ve toplumunun muhtemel gelişimi üzerinde çalışma grubunda sağlanan geniş bir görüş birliğini yansıtan ve Topluluk'un bütününe ilişkin bir sosyo ekonomik senaryo, çalışmanın genel çerçevesi olarak seçilmiştir.
İkinci aşamada her üye ülkenin nitelikleri tanımlanmak suretiyle, Topluluk'un bu değişik sosyo ekonomik parametreleri belirlenmiştir.
Üçüncü aşamada, enerji sistemlerinin analizi üzerine araştırma programları çerçevesinde geliştirilen matematiksel modellerden yararlanılarak, Topluluk ülkelerinde enerji arz ve talebine ilişkin uzun vadeli projeksiyonlar gerçekleştirilmiştir.
Dördüncü aşama, elde edilen ulusal amaçların analizini ve bunların sözkonuşu ülkelerde yapılan son projeksiyonlarla karşılaştırılmasını içermiştir. Ulusal sonuçlar daha sonra Topluluk için bir referans projeksiyonu oluşturmak üzere biraraya getirilmiştir.
Beşinci aşamada Topluluk için referans projeksiyonu etrafındaki alternatifler incelenmiştir. Bu alternatiflerin amacı enerji pazarını etkileyen belirsizliklerin boyutlarını ve sonuçların temel hipotezlerdeki değişikliklere duyarlılığını ölçmektir.
Altıncı aşamada Topluluk düzeyindeki bu enerji projeksiyonları daha geniş bir çerçeve oluşturan dünya enerji pazarına yerleştirilerek, söz konusu projeksiyonların ne oranda gerçekçi olduğu irdelenmiştir. Bu amaçla 2000 yılı ufkunda dünyanın değişik bölgelerindeki enerji arz ve talebine ilişkin koşullar incelenmiştir.
III. AVRUPA TOPLULUĞU İÇİN BİR "REFERANS PROJEKSİY ONU": TEMEL HİPOTEZLER incelenen referans senaryosu, şu anda mevcut ekonomik sistemlerle bunların orta vadedeki muhtemel uzantılarına dayanmaktadır. Ekonomik çerçeve, büyümenin, aşamalı olarak ama 1960'lardakine oranla daha düşük bir hızla yeniden başlayacağını varsaymaktadır.Sanayinin yeniden yapılandırılması temel endüstrilerin payının göreli olarak azalmasına yol açmaktadır.
Genel Ekonomik Çerçeve
Tarihsel olarak Topluluk GSYİH (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla)'sinin ortalama büyüme hızı 1960 1983 döneminde % 1,7 olmuştur.
Referans projeksiyonunun ardındaki ekonomik çerçeve, 1984 2000 döneminde Avrupa Topluluğu'nun yıllık ortalama olarak % 2,6 oranında bir büyüme hızına sahip olacağını ve bu oranın 1984 1990 arasında % 2,4, 1991 2000 döneminde ise % 2,8 düzeyinde seyredeceğini varsaymaktadır.
GSYİH'nin Sektörler ve Kullanıma Göre Dağılımının Gelişimi
GSYİH'nin sektörel
dağılımı (% olarak)
Tarım
4.8
Büyük miktarda
enerji tüketen sa
nayiler (metal+me
taldışı mineraller+
kâğıt+kimya)
10.2
Diğer Endüstriler 26.0
Bina, Bayındırlık 8.3
Hizmetler
50.7
9.2 25.3
6.3 54.9
9.0 25.3
5.9 55.5
4.1
8.6 25.2 5.6 56.5
3.4
7.7 24.9 5.4 58.6
GSYİH'nin
kullanımı i% olarak)
Özel tüketim
59.3
Gayri Safi
Sabit Sermaye
Oluşumu
24.0
Kamu Tüketimi 16.7
61.7
21.1 16.7
62.1 63.8
19.6 20.8 17.2 15.4
63.8
21.3 14.9
Bu eğilimle birlikte özel tüketim göreli olarak istikrarlı bir gelişme gösterecek ve kamu tüketimi yatırımlar yararına daralacak, aynı zamanda, aşamalı olarak, yeniden
O Avrupa Toplulukları Komisyonu tarafından yayınlanan Enerji 2000 (Paris, 1986) adlı rapordan özetlenmiştir.
Sektörlere Göre Nihai Enerji Tüketiminin Gelişimi
(milyon petrol eşdeğer ton olarak)
EUR 10 Sanayi Ulaştırma Konut ve
1973 247.9 128.2
35 227.0 32
18 153.6 22
Hizmetler Enerji Dışı
264.9
37 265.8 38
Kullanımlar Toplam
70.3
60.0
711.3 100 706.4 100
küçük bir dış ticaret fazlası da elde edilecektir. 1985 yılından itibaren ECU (Avrupa Para Birimi)'nun ABD dolarına göre hafifçe değer kazanması da öngörülmüştür.
GSYİH yapısının evrimi ile ilgili hipotezler hizmetlerin göreli ağırlığında bir artış getirmektedir. Buna göre, bu sektörün payı 1980 yılında % 55 iken, 2000 yılında % 59 olacaktır. Tarımın (% 1), bina yapımının (% 1)ve sanayinin (% 2) payları ise azalacaktır. 1970'lerin sonunda başlamış olan sanayinin yeniden yapılandırılması, hipotezler uyarınca, 2000 yılında ara malı ve hammadde işleme alanındaki enerji yoğun endüstrilerin paylarının donanım malları üreten endüstrilerin payları yararına daralmalarına yol açabilir.
Bu durumda tüketim malları üreten endüstrilerin payları da küçülmüş olacaktır.
IV. NİHAİ ENERJİ TALEBİ Projeksiyonu"
Bir "Referans
İ) Tarihsel Eğilim
1960 1973 döneminde düşük enerji fiyatıyla birleşen hızlı bir ekonomik büyüme, nihai enerji tüketimi yıllık ortalama artışının % 5 oranında olmasını sağlamıştır. Tüm sektörlerdeki (sanayi, ulaştırma, konut, enerji dışı kullanımlar) bu sürekli artış,esas itibariyle hacim bakımından talep artışının tamamını karşılamış olan petrol ürünlerine (yıllık % 9 artış) dayalı olmuştur.
Buna karşılık 1973 1983 yıları arasında, ulaştırma dışında nihai talebin tüm sektörlerinde, enerji tüketiminde önce bir duraklama, sonra da bir düşüşle karşılaşılmıştır. Petrol ürünleri.doğal gaz ve elektrikle önemli oranlarda ikame edilmiştir.
186.4
155.6
252.6
57.4
652.0
sonuna kadar nihai tüketim sektörlerinde enerji talebinin yavaş büyümesinin beklenebileceği düşünülmektedir.
Nihai enerji talebindeki büyümenin 1980'li yılların sonunda ( % 1,3 yıllık artış oranı), 1990'lara göre (% 0,7 yıllık artış oranı) daha hızlı olması beklenir. Nitekim önümüzdeki birkaç yıl içinde Topluluk'un ekonomik durgunluk döneminden çıkacağı ve daha birkaç yıl enerji fiyatlarında genel bir düşüşle karşılaşacağı tahmin edilmektedir. Buna karşılık, ilgili yatırımların etkilerinin tam olarak ortaya çıkması yılar gerektirdiğinden, rasyonel enerji kullanımı geliştiren yatırımların sonuçları 1990'dan sonra aşamalı olarak kendini hissettirecektir.
ihtiyaçların artışındaki bu aşamalı yavaşlama, öncelikle konut ve enerji ihtiyaçlarının giderek doyum noktasına ulaşması beklenen hizmetler (üçüncü kesim) sektöründe belirecektir. Buna karşılık ulaştırmaya ilişkin enerji ihtiyaçları, düzenli ama geçmiştekine oranla daha düşük bir hızla artacaktır. Sanayinin ihtiyaçları için de aynı durum sözkonusudur.
Son yıllarda ortaya çıkan eğilimi sürdürerek doğal gaz ve elektriğin talep artışının çok büyük bölümünü karşılamaları ve böylece nihai enerji tüketimi içindeki paylarını da artırmaları beklenir.
Merkezi ısıtma ve yenilenebilir enerji de oransal olarak ilginç bir gelişme gösterecektir.
Katı yakıtların nihai tüketim içindeki bugünkü paylarını
korumaları, buna karşılık petrol ürünlerinin payının belirgin biçimde düşmesi beklenir. Bu da şu andaki tüketim düzeyine yakın hacimdeki bir tüketimi, yani 1980'dekine oranla 35 m. pet daha düşük bir tüketim düzeyini temsil etmektedir.
ii) 2000 Y ılı Ufkuna Y önelik Global Projeksiyonlar
1984 2000 dönemindeki büyüme hızı, ekonomik yapıdaki değişiklikler fiyatlar ve rasyonel enerji kulanımına ilişkin hipotezler gözönüne alındığında, bugünden yüzyılın
İÜ) Sektörel Projeksiyonlar
Sanayide; hafif endüstri ve donanım mallarının payını enerji yoğun endüstriler aleyhine güçlendiren ve böylece üretimi daha yüksek katma değerli ürünlere yönlendiren yapı değişiklikler,
Kaynaklarına Göre Nihai Enerji Tüketiminin Gelişimi
(milyon pet olarak)
1983 (%)
85.4
63.1
55.3
439.3
62 395.1 56 351.2
Gaz
107.4
15 151.5 21 147.2
Elektrik
76.0 10,5
92.8 13
94.6
Isı ve Diğer(*)
3.2
0.5
3.9
3.7
Toplam
711.3
100 706.4 100 652.0
(*) Isının düzeyi 1983şte 2,5 m. pet, 1990'da 6 m. pet, 2000'de 10 m. pet.
Bugünkü üretim donanımının modernleştirilmesi ve böylece donanımın enerji performansının iyileştirilmesi ya da, alternatif olarak, enerji türlerinin bir diğeriyle ikame edilmesinin mümkün kılınması, enerji tüketimini etkileyecek faktörlerdir.
Sanayi faaliyetindeki % 2,3'lük yıllık büyümeye rağmen, bu sektördeki enerji tüketiminin yüzyılın sonuna kadar yılda yalnızca % 1,3 oranında artması beklenmektedir. Petrol tüketimi hacim olarak 1990'a kadar artacak ve bundan sonra 2000 yılında 1983'teki düzeyine yakın bir düzeye dönecektir. Buhar kömürü, doğalgaz ve özellikle elektrik incelenen dönemin tümünde belirli bir artış gösterecektir.
Ulaştırma sektöründe mal taşımacılığı geleneksel olarak genel ekonomik faaliyet hızı ile ilişkilendirilir. Bununla birlikte hem GSYİH yapısının hizmetler yararına gelişimi hem de teknolojik gelişme nedeniyle ekonomik büyüme ile bu tür ulaştırma faaliyetleri arasındaki bağın kopma eğilimi giderek belirginleşebilecektir.
Yolcu taşımacılığı ise toplumun örgütlenmesinin özelliklerine bağlıdır (konut özellikleri, işyerine uzaklık, hanehalkı geliri). Biçimsel yapısı bakımından yolcu taşımacılığı iki ilginç değişikliğe uğrayabilir: kitle taşımacılığının payının biraz artması, ve bununla paralel bir şekilde kişisel araç parkının büyümesi. Bununla birlikte araç başına katedilen uzaklığın daha da küçük olması.
Diğer taraftan, araçların tasarımı alanında gerçekleştirilecek teknolojik gelişme ve motor güçlerine sağlanacak teknik iyileştirmeler bir bütün olarak ulaştırma sektörünün verimliliğinin artmasını sağlayacaktır.
Benimsenen ekonomik büyüme hipotezine göre yukarıda belirtilen değişik faktörler, sonuçta 1983 2000 yılları arasında ulaştırma sektörü enerji tüketiminde ılımlı bir büyüme getirecek ve bu durum, ulaştırmada kullanılan yakıtların tüketimine de yansıyacaktır. Konut ve hizmetler sektörü enerji tüketimi % 70 oranında binaların ısıtma ihtiyacından oluşmaktadır.
Referans projeksiyonunda öngörülen bina yenileme ya da onarım hızı ve teçhizat randıman ya da özelliklerinde beklenen iyileştirmeler, bugünden 1990'a kadar binaların ısıtılması için gerekli toplam enerji miktarını hemen hemen sabit tutmakta, ondan sonraki on yılık dönemde ise bu miktarın düşmesi beklenmektedir.
Konut ve hizmetler sektöründe enerji tüketimi, 2000 yılına kadar ortalama % 0,6 oranında artacaktır.
Topluluk'un Brüt .Enerji Tüketiminin Gelişimi (Stoklar Dahil) (milyon pet olarak)
EUR Katı yakıtlar Petrol Doğal Gaz Nükleer Enerji Hidrolik, Jeolojik Termik ve Diğer Toplam
222.0
23 222.7 23
601.3
62 520.0 54
115.8
12 169.3 17
42.7 4
11.0 967.8
15.4 2
100 970.1 100
Petrol ürünleri ve katı yakıtlar, doğal gazla ve elektrik ya da ısıtma merkezlerinde karma santrallerden (kömür ya da gaz) ya da yeniden kullanılan buhardan sağlanan ısıyla ikame edilmeye devam edilecektir.
V. 2000 Y ILI UFKUNA DOĞRU BRÜT ENERJİ TÜKETİMİ
1963 ile 1973 yılları arasında Topluluk'un brüt enerji tüketimi, yılda ortalama % 4,7 oranında artmış bulunmaktadır. Daha sonra inişli çıkışlı bir seyir izleyen brüt enerji tüketimi, 1980'de ise 1973 yılındaki düzeyine yakın bir düzeye gelmekteydi.
Tüm tüketim kategorileri birlikte ele alındığına, Topluluk'un brüt enerji (stoklar dahil) tüketiminin 1990'a kadar yılda ortalama olarak yalnızca % 1,7 oranında, ondan sonra da bir sonraki on yıl boyunca % 1 oranında artması beklenir; bu da bugünden 2000 yılına kadar % 1,3 oranında bir yıllık artışı temsil etmektedir.
Topluluğun uzun vadeli enerji talebi artışının ılımlı düzeyde kalacak olması, yalnızca öngörülen ılımlı büyüme hızı ve ekonomik yapı değişikliğini değil, herşeyden önce enerjinin rasyonel kullanımına yönelik etkin politika sonuçlarını yansıtmaktadır.
1973 ile 1983 yılları arasında Topluluk'ta birincil enerji kulanım verimliliği yaklaşık olarak % 20 oranında iyileştirilmiştir. 1983 ile 2000 yılları arasında aynı boyutta bir iyileştirmenin gerçekleştirilmesi beklenmektedir.
Böylece, çalışmanın temelindeki hipotezlere göre Topluluk ekonomisinin birincil enerji içeriği (birincil enerji içeriği, stoklar dışındaki iç enerji tüketiminin 1975 yılı fiyat ve kurlarıyla reel GSYİH'ye bölünmesiyle elde edilmektedir), biraz azalarak, 1983'te 0,67 pet/103 ECU'dan 1990'da 0,64'e düşecek, daha sonra da yeniden önemli bir düşüş göstererek 2000 yılında 0,54'e inecektir.
Bu gelişme, öngörülen yapı değişikliklerinin yanı sıra, enerji açısından daha ekonomik yeni proseslerin uygulanması ve enerji performanslarını artırmak üzere makina ve ekipmanın moternleştirilmesini sağlayacak yeni yatırımlardan da kaynaklanacaktır.
Elektrik üretimi ile ilgili tedarik koşulları ve tüketim eğilimleri uyarınca, Topluluk'un brüt tüketimi içinde değişik enerji kaynaklarının göreli paylarının gelişimi, aşağıda belirtilen özellikleri taşıyacaktır:
katı yakıtların göreli payının sabit kalması,
2000 yılında % 40'ın altına düşecek olan petrol payındaki belirgin azalma,
212.2
438.3
165.2
76.1
15.5
907.3
1034 100 1136 100
Topluluğun İç Enerji Üretimi (milyon pet olarak)
EUR 10 Taşkömürü Linyit ve turba Petrol Doğal gaz Nükleer enerji Hidrolik ve jeo termal Diğer ve yenile nebilir enerjiler Toplam
171.2
48 153.3 33
26.5
31.8
13.1
91.1 20
112.2
32 129.2 28
42.7
9.1
12.3 3
1.2
1.7
353.2 100 462.1 100
1983 143.0 31.0 132.5 119.8 76.1
12.0
1.7 516.1
28 139.0
137 \ /
36.0
26 111.0
23 115.0
15 145.0
13.0
3.0
100 563.0 100
625 100
yüzyılın sonunda enerji ihtiyacının % 19'unu karşılayacak olan nükleer enerjinin payındaki önemli artış, doğal gaz payının 1990'a kadar hafifçe artması ve ondan sonra daralması.
VI. "REFERANS TALEBİ"NE UY GUN BİR ENERJİ ARZI SENARY OSU a) Geçmişin Özellikleri
1969 ile 1973 yıları arasında Topluluk'un iç enerji üretimi yaklaşık 350 m. pet dolayında istikrarlı bir seyir izlerken, doğal gaz üretimindeki artış kömür üretimindeki düşüşü telafi etmiştir. Dolayısıyla, enerji talebindeki artış.bütünüyle 19631e 260 m. pet'ten 19731e 620 m. pet'a çıkan ithalattaki artışla karşılanmıştır. Petrol bu ithalatın % 95'ini oluşturmaktaydı.
1973ten sonra bu eğilimler bütünüyle tersine dönmüş ve 19831e iç üretim 516 m. pet'a ulaşırken net ithalat, artık yalnızca 3/4'ü petrolden oluşan 378 m. pet'luk bir düzeyle sınırlı kalmıştır.
Böylece Topluluk'un dış tedarik kaynaklarına bağımlılığı 1963 1973 döneminde % 431en % 64'e çıktıktan sonra, 10 yılda yeniden % 42'ye düşmüştür.
b) Toplulukta Ener]! Üretimi 2000 yılına kadar, Toplulukla, üretim düzeyi önemli ölçüde artacak tek enerji kaynağı nükleer enerji olarak öngörülmektedir. Referans projeksiyonu çerçevesinde katı yakıt üretimi 19831eki düzeyine yakın bir düzeyde kalacaktır, işletilmekte olan ya da üretime geçmesi muhtemel yataklara bakılacak olursa, hidrokarbon üretimi tedrici bir azalma gösterecektir.
2000 yılı için "referans projeksiyonu" olarak alınan değerler, bugün gerçekleşebilir sayılan hipotezlere dayalı olmakla birlikte söz konusu hipotezlerde 3 önemli belirsizlik alanı bulunmaktadır.
yeni ve rekabet gücüne sahip taşkömürü üretim kapasitelerinin eklenmesi; bu kapasiteler olmadığı takdirde üretim düzeyleri 1990'larda önemli bir düşüşle karşılaşacaktır;
nükleer alandaki yeni yatırımların büyüklüğü; bu yatırımlar olmadığı takdirde 1990'lar için öngörülen artışlar gerçekleşmeyecektir;
Topluluk sınırları içinde bir ya da birçok hidrokarbon yatağının bulunması olasılığı.
c) Üçüncü Ülkelerden Enerji İthalatı
2000 yılında Topluluk'un enerji ithalatının yeniden 1979'daki düzeyine, yani yaklaşık 530 m. pet'a yakın bir düzeye gelmesi beklenir. Böylece 19831e 378 m. pet ile en düşük düzeyine düşmüş olan ithalat, bundan sonra, 2000 yılına kadar yakıtların her biri için taşkömürü, petrol ve gaz düzenli olarak artacaktır.
d) Elektrik Enerji Üretimi
Nihai enerji tüketimi için "referans projeksiyonu'na göre, 2000 yılında nihai enerji talebi, 138 m. pet'u elektrik talebi olmak üzere, 763 m. pet'a ulaşacaktır. Buna göre, 1983 2000 yılları arasında nihai elektrik enerjisi tüketimi yılda yalnızca % 2.2 oranında artacaktır. Dolayısıyla elektrik enerjisi nihai enerji talebi artışının yaklaşık 1/3'lük bir bölümünü karşılayacaktır. Bu gelişim sonucu elektrik enerjisinin payı 19831eki % 15'lik düzeyinden % 18'e çıkacaktır; 19731e ise bu pay % 10'u ancak geçmekteydi.
Topluluğun Net Enerji ithalatı (milyon pet olarak)
EUR 10 Katı yakıtlar Petrol Doğal Gaz Elektrik Toplam
19.0
47.3 9
596.2
96 437.9 83
4.0
40.6 8
0.7
1.4
619.9 100 527.2 100
39.1
288.8
48.2
1.8
377.9 100
471 100
511 100
Enerji Kaynağına Göre Toplam Net Elektrik Enerjisi (TWh olarak)
EUR 10 Taşkömürü Linyit ve turba Petrol ürünleri Doğal Gaz Gaz ürünleri Nükleer Hidrolik ve jootermik Diğer Toplam
1973 301.1
78.1 312.2 100.5
23.8 53.5
112.9 4.6
986.7
30 412.8 34
98.1 8
32 264.8 22
10 107.6 9
21.1 2
5 149.4 12
12 148.8 12
6.4 1
100 1209.9 100
/(/oo/)\
423.3
513 34 599 32
106.3
8 134
158.5
95.7
16.1
275.0
534 35 792 43
147.4
150 10 165
7.0
229.3 100 1523 100 1847 100
Tüketim pazarlarında elektrik enerjisi payının bu şekilde yükselmesi, elektriğin özel kullanımlarındaki önemli gelişmenin yanı sıra, bazı ülkelerde elektriğin termik kullanımının rekabet gücünde ortaya çıkan artışı da yansıtmaktadır. Bununla birlikte, elektriğin pazar payındaki bu artış, referans projeksiyonu tarafından elektrikli araçların randımanının genelde iyileştirilmesine bağlı olarak bir ölçüde sınırlandırılmaktadır. Ama elektrik enerjisi talebinin gelişimine ilişkin önemli belirsizlik noktalarını da belirtmek gerekmektedir. Çalışmada belirlenen büyüme hızı, ekonomik büyüme ile elektrik talebini ilişkilendiren oranın gelişme eğilimini tersine çevirmektedir. Gerçekten de bu oran geçmişte her zaman 1 'in üzerinde olmuşken, 2000 yılına kadar 0,85'e inmiş olmaktadır.
Öngörülen elektrik enerjisi talebini karşılayacak gerekli elektrik üretimi aygıtının yüzyılın sonuna kadar bugünkü durumuna oranla önemli değişikliklere uğramış olması gerekmektedir; çünkü, elektrik enerjisi üretiminin yaklaşık % 43'ü nükleer kaynaklı olacak ve % 39'u da katı yakıtlı santrallardan sağlanacaktır. 1983 2000 dönemi için bu üretim porgramına uygun bir yatırım programı da bulunmaktadır. Söz konusu programda bu dönem içinde 100 Gvv'lik nükleer güç ve 40 Gvv'lik katı yakıtlı santral yatırımları da yer almaktadır.
Topluluk'un elektrik üretim parkının optimal kullanımı, 1990'dan itibaren nükleer santrallerin ve kömür santrallerinin normal olarak baz yük dağıtımı ve normal
Aşağıdaki tabloda Topluluk'un enerji santrallarının bu duruma uyan enerji tüketimleri belirtilmektedir.
Elektrik üretimine Yönelik Enerji Tüketiminin Gelişimi
(milyon plt olarak)
1970 1980 1983 1990 2000
101.3 130.1 133.9 160 178
75.0 60.9 36.9 20
Doğal gaz ve
gaz ürünleri
30.6 31.3 26.2 27 15
Nükleer Enerji
17.7 42.7 76.1 145 215
Hidrolik ve
Jeotermik
9.1 12.3 12.0 13
Diğer Ürünler
1.2 1.7 1.7
talep ihtiyacını karşılamalarını, hidrokarbona dayalı santralların ise ek yük dağıtımı ve puant yük için kullanılmalarını zorunlu kılmaktadır.
VII. "REFERANS PROJEKSİY ONU" ETRAFINDA BAZI ALTERNATİFLERİN İNCELENMESİ a) Ekonomik Çerçeveyle İlgili Alternatifler i) Ekonomik Büyüme
Referans projeksiyonu, Topluluk için bugünden 2000 yılına kadar yıda ortalama % 2,6 oranında bir ekonomik büyüme hızı varsaymaktadır.
Bundan daha düşük bir büyüme hızı, Gayri Safi Sabit Sermaye oluşumunu küçülterek donanımın genişlemesini de yavaşlatır. Bu da rasyonel enerji kullanımına elverişli yeni teknolojilerin gelişimi ve dolayısıyla orta ve uzun vadede, enerji randımanının iyileştirilmesini geciktirir. Buna karşılık sanayi üretiminin daraltılması, toplam enerji talebinde esas olarak petrol ürünleri ve doğal gaza yönelik bir düşüşe yol açar. Zıt yöndeki bu iki eğilimin nihai etkileri, seçilen büyüme hızına ve bunun süresine bağlı olacaktır.
Daha yüksek, örneğin % 3,5 oranında yıllık bir büyüme hızı,referans projeksiyonuna oranla Topluluk'un enerji sistemi verimliliğinin artmasını sağlayacak, ama aynı zamanda daha yüksek bir mal ve hizmet üretimine yol açacaktır. Bu da sonuçta 2000 yılında referans projeksiyonuna, göre 60 m. pet daha yüksek bir brüt enerji tüketimi gerektirecektir.
II) Ekonomik Y apı
Referans projeksiyonunda ekonomik yapının hizmetler ve donanım malları endüstrileri yararına bozulması, Topluluk ekonomisinin enerji yoğunluğu üzerinde olumlu bir etki yapmaktadır.
Bunun aksine, enerji yoğun endüstrilerin bugünkü pazar paylarını 2000 yılı ufkuna doğru da korumalarını öngören hipoteze göre, Topluluk'un GSYİH birimi başına enerji tüketimi 1990'dan sonra beklenenden daha yavaş azalacaktır. Bu da referans projeksiyonunda öngörülen teknolojik iyileştirmeler dikkate alındığında 2000 yılında yine yaklaşık 60 m. pet'luk bir ek enerji tüketimine yol açacaktır.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ • 359/360
b) İthal Ortalama Brüt Petrol Fiyatı ile İlgili Alternatifler
Referans projeksiyonunda ortalama ithal ham petrol fiyatı için kullanılan temel hipotez, 2000 yılında varil başına 5 dolar düzeyinde bir fiyata varmaktaydı (1983 fiyatlarıyla). Özel koşullarda başka alternatif fiyat düzeylerinin ortaya çıkması mümkündür. Bu alternatifler için 2000 yılı ufkuna ilişkin 2 düzey seçilmiştir: 20 dolar ve 50 dolar.
c) Doğal Gaz Fiyatı ile ilgili Alternatifler
Doğal gaz fiyatlarının oluşum sistemi varsayımlara konu olan diğer bir unsurdur. Referans projeksiyonu, doğal gaz ve rakip petrol ürünleri arasındaki ilişki çerçevesinde şekillenmiş olan mevcut sistemin süreceğini varsaymıştır.
Bu hipoteze göre doğal gaz, Topluluk'un enerji pazarındaki % 18'lik payını koruyacaktır.
Bununla birlikte doğal gazın göreli fiyatının düşürülmesi ve petrol fiyatından koparılması durumunda, pazar içindeki doğal gaz payının artması olasılığı bulunmaktadır.
d) Katı Y akıtların Rolü ile ilgili Alternatifler
Topluluk'ta 1983 ile 2000 yılları arasında kömür tüketiminin artması referans projeksiyonunda benimsenen enerji stratejisinin temel bir unsurudur. Kömür yalnızca elektrik santrallerinde hidrokarbonları ikame etmekle kalmayacak, aynı zamanda, bir ölçüde sanayiye de geri gelecektir. Referans senaryosu,genel olarak kabul edilen hipotezlere dayanarak taş kömürü, linyit ve turbadan oluşan katı yakıtların pazardaki yaklaşık % 24'lük mevcut paylarını koruyacaklarını belirtmektedir. Kuşkusuz bu pay iki yönde de değişikliğe uğrayabilir.
I) Büyük Sanayi Tesislerinde Atıkların Sıkı Denetimi
Komisyon'un büyük sanayi tesislerinde atmosfere yayılan atıkların denetiminin sıklaştırılmasına ilişkin mevcut önerileri, ileride, kömür ve petrol pazarını etkileyebilecektir.
Kabul edilmeleri durumunda, öngörülen normların üye ülkeler tarafından nasıl uygulanabileceği bir ölçüde belirsizdir.
Sanayiciler ve elektrik üretimi sorumlularının bu koşulu yerine getirmek için başvurabilecekleri değişik yöntemler bulunmaktadır:
Kullanılmakta olan yakıtı çevreyi daha az kirleten başka bir yakıtla ikame etmek; bu bağlamda doğal gaz ilginç bir çözüm olarak görülebilir;
Düşük kükürt tenörlü ve maliyeti % 4 ile 8 arasında artıran yakıtlara başvurmak;
Yatırım maliyeti, söz konusu tesisin büyüklüğüne göre KW başına 90 ile 200 milyon dolar arasında değişen desülfürizasyon birimleri kurmak.
Bu değişik yöntemlerin biraraya getirilmesi 2000 yılında
brüt enerji tüketiminde hiçbir belirgin değişikliğe yol açmayacak ama, referans senaryosundaki duruma oranla enerji ürünleri birdiğeriyle önemli ölçüde ikame edilecektir.
Elektrik sektöründe klasik santrallardaki atıklar konusunda daha sıkı normlar getirilmesi, üretim maliyetlerinin ülkelerin niteliklerine göre % 8 ile % 12 arasında artması muhtemeldir. Bu durumda 2000 yılı ufkundaki nihai elektrik talebi, global olarak % 3 ile % 4 arasında düşebilir ve ikame süreci de, büyük olasılıkla doğal gaz yararına olur. Elektrik üretiminin kendi içinde ise, baz yükün tevziinde kömür bir ölçüde nükleer enerji ile ikame edilebilir.Normal talep yükünün tevziinde marjinal miktarlarda kömü, fuel oil ile ikame edilebilir.
Aynı çerçevede, gazın pazar payı kömür ve petrol zararına artacaktır. Bunun sonucunda kömür tüketimi 2000 yılında referans projeksiyonunda yer alan 265 m. pet yerine 225 m. pet olacaktır.
Petrol tüketimi de 10 m. pet kadar azalacak ve bu azalma pazar paylarını birbirine çok yakın oranlarda artıracak olan doğal gaz ve nükleer enerjinin yararına olacaktır.
M) Nükleer Programların Y avaşlatılması
Buna karşılık nükleer programların yavaşlatılması durumunda, katı yakı kullanımı daha hızlı bir artış gösterebilecektir. Gelecekteki programların bir bölümünde gecikmeler, ertelemeler ve hatta iptallerin ortaya çıkması durumunda, baz elektrik üretiminin artan bir bölümünü karşılamak üzere ek bir kömür talebi doğacaktır.
Bu özel durumda katı yakıt tüketimi 2000 yılında 310 m. pet'a yaklaşabilecektir. Doğal gaz ihtiyacında da buna paralel küçük bir artış kaydedilebilir.
e) Enerji Verimliliği Analizi
Referans projeksiyonunda kullanılan hipotezlere göre, şu anda yürürlükte olan enerji tasarrufu ve rasyonel enerji kullanımı politikalarının korunması durumunda, Topluluk'un ortalama enerji verimliliği yüzyılın sonuna kadar yaklaşık % 20 oranında bir artış gösterecektir.
Önemli boyutta olmakla birlikte bu iyileştirme, nihai üretimin değişik sektörlerinde mevcut daha rasyonel enerji kullanımı potansiyellerini tüketmiş gözükmektedir. Gönüllü Rasyonel Enerji Kullanımı (REK) politikalarının Topluluk içinde genelde daha yaygın bir biçimde uygulamaya konulması durumunda, referans projeksiyonuna göre ± 100 m. pet tasarruf sağlanabileceği öngörülebilir. Bu rakam belirgin ölçüde artırılmış bir bina izolasyonu ve ısının yeniden kazanılması düzeyi varsaymakta, ısı pompaları ve ısı/güç'ten oluşan kombine üretimin kent ısıtmasındaki yerinin artacağı tahminine dayanmakta ve gerek elektronik kontrol, gerek organizasyon önlemlerinin iyileştirileceğini öngörmektedir.
Öngörülen tasarrufun çoğu Topluluk'ta zaten mevcut olan ve daha yaygın bir ticari kullanıma kavuşturabilecek teknolojiler temelinde gerçekleştirilebilecektir. Bunların
en büyük bölümü, konut sektöründe gerçekleştirilecek, bu da petrol, gaz ve elektrik tüketimini doğrudan doğruya düşürecektir. Elektrik tüketimi düşüşü katı yakıt tüketimini dolaylı olarak ve daha sınırlı ölçüde etkileyecektir.
Bununla birlikte mevcut REK politikalarının (bina sektöründeki yasal düzenlemeler,teknolojilerin geliştirilip ticari kullanıma açılmasının desteklenmesi, vs.) sürdürülmemesi durumunda referans senaryosunda belirtilen düzeyin bile gerçekleştirilemeyeceği belirtilmelidir, bunun da özellikle birincil enerji talebi düzeyi, dışa bağımlılık düzeyi ve fiyatlar üzerinde önemli etkileri olacaktır.
VIII. TOPLULUĞUN DÜNY ADAKİ Y ERİ
2000 yılında Topluluk'un dünyadaki toplam enerji üretiminin % 11 "ini tüketmesi ve bu üretimin yalnızca % 5,5'ini gerçekleştirmesi beklenmektedir. 1970'te bu rakamlar, sırası ile, 16 ve 6 idi.
Böylece son 10 yılda tedarik yapısında gerçekleştirilen önemli iyileştirmelere ve bu eğilimlerin 1990'larda daha da güçlenmesinin beklenmesine karşın Topluluk, tedarik ettiği enerjinin yarısından biraz fazlası için dış yani uluslararası enerji pazarına pazara bağlı olmaya devam edecektir.
1983 ile 2000 yılları arasında dünya ekonomisi yılda ortalama % 3,3 oranında büyüyebilecek, bu yılda % 2,4 oranında bir enerji talebi artışı getirecektir. Buna göre, 2000 yılında dünya enerji talebi 10,8 milyar pefa ulaşacaktır.
Sanayileşmiş ülkelerde ortalama yıllık büyüme hızı % 3 dolayında olacaktır. Avrupa Topluluğu için % 2,6, ABD için 2,8, diğer sanayileşmiş ülkeler için yaklaşık % 3 ve Japonya için % 3'ün biraz üzerinde büyüme oranları öngörülmektedir. Global olarak sanayileşmiş ülkelerde enerji tüketimi yılda % 1,8 ile 2 arasında artacak, ekonomik büyüme ile enerji talebi arasındaki kopma Avrupa Topluluğu ve ABD'de diğer sanayileşmiş ülkelerdekine oranla daha belirgin olacaktır.
Tüketimi yalnızca sanayileşmiş ülkelerde sabit kalacak olan petrolün oluşturduğu kısmi istisna dışında dünyanın tüm bölgelerinde tüm birincil enerji türlerinin tüketimi artacaktır. Bununla birlikte bu referans projeksiyonunda birçok belirsizlik noktası bulunmaktadır; dünya ekonomisinin büyüme hızı, enerji fiyatı, enerji üretim kapasitesi, rasyonel enerji kullanımı tekniklerinin yaygınlığı... Tüm bu belirsizlikler sonucu 2000 yılı ufkunda dünya enerji tüketiminin ulaşacağı nokta, 10 ile 12 milyar pet arasındaki bir marj içinde yer alacaktır.
Referans projeksiyonu için belirlenen hipotezler çerçevesinde, dünya enerji pazarının, Topluluk dahil dünyanın çeşitli bölgelerinin ihtiyacını karşılayacak enerji hacmini yeterli ekonomik koşullarda sağlayabilmesi muhtemel görünmektedir. Bununla birlikte güvenlik sınırının da dar olduğunu kabul etmek gerekir. Örneğin, önümüzdeki yıllarda, gelişmekte olan ülkelerde hidrokarbonda üretim kapasitesini korumak ya da artırmak için gerekli yatırımların gerçekleştirileceği konusunda hiçbir güvence bulunmamaktadır.
Böylece daha yüksek bir ekonomik büyüme ya da diğer enerji türlerinde daha düşük tüketim düzeyleri sonucu petrol tüketiminde ortaya çıkabilecek düşük yüzdede bir artış bile, Orta Doğu ülkelerinin petrol üretim kapasitelerini aşabilecektir. Bu ülkeler büyük rezervleri ve düşük üretim maliyetleri nedeniyle marjinal petrol tedarik kaynağı olmayı sürdürecektir.
Dolayısıyle, 1990'ların sonundan önce yeniden dengesiz bir petrol piyasasıyla karşılaşılması tehlikesi varolmaya devam edecektir.
Referans projeksiyonunu sarsabilecek başka belirsizlikler de bulunmaktadır; örneğin fiyatlar. Kullanılan hipotezlerin doğrulanmaması durumunda yüzyılın sonundan önce özellikle hidrokarbon pazarında geçici dengesizliklerle karşılaşılması tehlikesi de bulunmaktadır. Bu dengesizlikler dünya ekonomisinde yeni krizlerin koşullarını yaratır ve enerji pazarlarında yeni dengesizliklere yol açar. Bunların da Topluluk üzerinde çok büyük bir etkisi olur.
1983'te Durum:
Dünya Birincil Enerji Tüketimi (milyon pet olarak)
(Referans Projeksiyonu)
Katı Yakıtlar Petrol Doğal Gaz
1 642
1 171 2 229
629 2 806
1 336
108 3 594 447 1 253
106 2 425 661 7 272
2000 Yılı Projeksiyonu
1530 238
1 683 3 453
Petrol
1 677 919
840 3 436
Doğal Gaz
847 329
887 2 063
589 38
147 774
231 4 874 709 2 233
156 3 715 1 096 10 882