Elektrik Mühendisliği · Sayı 245 · Mayıs 1977

OLAYLAR - YORUMLAR

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Haber ve etkinlik

Yıl
1977
Sayfa
12
Okuma süresi
28 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • ÇEAŞ
  • TEK
  • Danıştay
  • imtiyaz kararnamesi
  • elektrik yatırım planlaması
  • enerji açığı

Özet

Danıştay'ın ÇEAŞ'a yeni imtiyazlar tanıyan kararnameyi iptal etmesi, EMO'nun bu karara ilişkin açıklaması ve Polonya ile düzenlenen Elektroteknik Günleri seminerleri haberlerinin ardından, Türkiye'de elektrik sektöründeki yatırım gecikmelerinin nedenlerini ve enerji planlamasına etkilerini inceleyen bir yazı yer almaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

DANIŞTAY

KARARNAMESİNİ

İPTAL ETTİ

Danıştay, 13.5.1977 günü yapı lan duruşma sonucunda Hükümetin ÇEAŞ'ne yeni imtiyazları tanı yan 7/1682 sayılı kararnamesi ni iptal etti.

Duruşmada davacı TEK'i savunan lardan biri de TEK Genel Müdür lük Başmüşaviri üyemiz Sayın Zeki Turgay idi. Zeki Turgay'in Danıştay Dava Daireleri Başkan lığına sunduğu savunmada özetle şöyle denildi:

"... Enterkonnekte sistem bütün elektrik santrallarıyla şehir lerin ve öteki yerleşim ve en düstri noktalarının bir tek elektrik ağına bağlı bulunduğu sistemdir. Bugün Çıldır, Ağrı ve Cizre'den Edirne ve İzmir'e; Karadeniz kıyılarından Akdeniz kıyısına dek uzayan enterkon nekte ağını su santralları, kö mür santralları ve 2 3 fuel oil santralı beslemektedir. Ağda

binlerce kilometre enerji nakil hattı bulunmaktadır. Böyle has sas bir bütün teşkil eden sis temin tek elden yönetilmesi zo runludur.

Ayrıca elektrik sektörünün bir ticaret ve kâr alanı olarak dü şünülmesi mümkün değildir. Elek trik bir kamu hizmeti metaldir. Hal böyleyken ÇEAŞ, para öde yemeyen Mersin Belediyesini cezalandırmak için tüm şeh rin elektriğini 1976 Temmuz1 unda 6,5 saat süreyle kesmiş tir. Yine aynı şirket büyük şe hirlere ve sanayie hizmet götü rürken, uzak köylere ve kasaba lara Enerji Bakanlığının ikaz larına rağmen hizmet götürmek ten daima kaçınmıştır.

Bu tür sakıncaların da ortadan kaldırılabilmesi elektrik hiz metinin bir kamu kuruluşu bü tünlüğü içinde yürütülmesini zorunlu kılmaktadır.

Davamızın temel sorunu da esa sen yukarda zikredilen ilkeler ve amaçlar çerçevesinde, 1312 sayılı yasa ile vücut bulan Türkiye elektrifikasyonunun bü tünlüğü felsefesinin ve bizzat bu yasanın var yada yok oluşu nun belirlenmesidir."

Savunmada daha sonra davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Ba kanlığının ÇEAŞ'm ürettiği elektrik fiyatlarına ilişkin bazı yanlış savları çürütülmek te ve ÇEAŞ'in planladığı fuel oil santralları kurma tasarı larının fuel oil fiyatlarının bugünkü ve gelecekteki durumu karşısında "bir iktisadi inti har niteliği taşıyacağı" vur gulanmaktadır.

Savunma şöyle son bulmaktadır:

"Netice olarak, yukarıdan beri yapılan açıklamalarımızdan gö rülmektedir ki, Gaziantep, Ur fa ve Maraş illerinin tüm elek trik ihtiyacı Kurumumuzca halen doğrudan doğruya karşılandığı gibi ileriki yıllarda da bu du rum devam edecektir. Bizzat Çukurova bölgesine gelince,^ Şirketin bugünkü tesislerinin üretim kapasitesinin üstünde kalan ihtiyaç ise, Kurumumuzca işletilmekte ve kurulmakta olan büyük kapasiteli enerji nakil tesislerimiz sayesinde gerek 1977 1980 döneminde ve gerekse ondan sonra rahatlıkla ve hat ta fazlasıyla karşılanacaktır; ve şu halde, Şirketin ne Mer sin'de bir fuel oil santralı

kurmasına, ne de puant karak terli Gezende barajını inşa et mesine bir gerek yoktur. Dola yısıyla bu var olmayan gereğe dayanılarak (esasen hukuksal ve yasal yönlerden tahakkuku nun imkansız olduğu arzedilmiş bulunan) bir imtiyaz genişle tilmesine gidilmesi de söz ko nusu olamaz. Esasen yukarıda da değinilmiş olduğu gibi Ku rumumuzun, yasası icabı Türki ye çapında yaptığı elektrik planlamasına tüm öteki bölge ler gibi Çukurova bölgesi de kuşkusuz girmektedir."

en» yönetim kurulunun basın açıklaması:

ÇEAS KARARNAMESİNİN İPTAL t MC'KÎN YASA. DISITUTUHÜI» . BİR KEZ DAHA BELGELEDİ ~

"Danıştay, ÇEAŞ'nin ayrıcalık alanını ve süresini artıran Ba kanlar Kurulu Kararnamesini iptal etmiştir. Bilindiği gibi 18 Mart 1976 tarihli resmi ga zetede yayınlanan bir kararna meyle ÇEAŞ'nin ayrıcalık sınır ları Hatay Bölgesini de içine alacak biçimde genişletilirken, şirkete yeni santrallar kurma olanakları verilmekteydi.

Bu konuda çalışmalar yapan Oda mız, 5 6 yıl bekletildikten son ra çıkarılan kararnamenin TEK yasasına aykırı olduğunu kamu oyuna açıklayarak ilgili kuru luşları uyarmıştı. Açıklamalar da ülkemizde elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımının tek elden yapılması gerektiği de belirtilerek, özel şirket lerin TEK'e devri istenmişti.

Odamızın bu çalışma ve açıkla masından bir süre sonra TEK Danıştaya başvurarak 18 Mart 1976 tarihli kararnamenin ip talini istemiştir. Danıştay önce yürütmeyi durdurma kararı almış ve son olarak da karar nameyi iptal etmiştir.

Danıştayın bu kararı, MC ikti darının mevcut yasaları dahi özel kesimin çıkarları söz ko nusu olduğunda nasıl hiçe say dığının yeni bir kanıtıdır. MC iktidarı bu kararla bir kez daha yargı organları ve kamuoyu önünde mahkûm olmuş tur.

ı:ı j ;

POLONYA

• 1 kV'a Kadar Olan Sistemler deki Elektrik Şoklarından Korunma. Büyük Sanayi Tesislerindeki İç Dağıtım Sistemleri. Henryk GASOMSKI

• Konutlar, Genel Hizmet Bina ları ve Sanayi Tesisleri İçin Alçak Gerilim Elektrik Pano ları. An t on i CHUDZYNSKI

14 HAZİRAN, SALI

• Elektrik Makinelerinin Hızla rının Tiristörle Denetimi. Henryk TUN IA

• Doğru Akım Kaldırma Makinele ri İçin Tiristörlü Sürücüler. Cyprian BRUDKOWSKI

• Polonya Endüstrisinde Kulla nılan Elektrik Makineleri ve Diğer Aygıtlar. Bogdan KAL AMAN

• Alçak Uyarımlı Çalıştırılmada Türbogeneratörlerin Ayarlan ması. Wieslaw PARTKA

• Uyarı Sistemleri ve Büyük Ge neratörlerin Denetimi. Zbigniew SZCZERBA

Odamızın elektrik mühendisliği melerin tartışılması da olanak

dalında bilimsel, teknik ve

kazanacak.

mesleki konularda uluslararası

kuruluşlarla ilişkiler kurduğu Hazırlanan programa göre Anka

ve bu çerçevede geçtiğimiz yıl ra'da 3 gün süreyle konuk mü

Polonya Elektrisyenler Birliği hendisler aşağıdaki bildirile

(SEP) ile somut çalışmalar yap ri sunacaklar.

tığı okurlarımızın hatırındadır.

Bu ilişkilerin yeni bir ürünü olarak, 13 14 15 Haziran'da An kara'da, 17 Haziran1da da İs tanbul'da "Elektroteknik Günle ri" adı altında seminerler dü zenlendi. Polonya'lı elektrik mühendislerinin hazırladığı bildirilerin sunulacağı semi nerlerde mevcut uygulamaların yanısıra yeni teknolojik geliş

13 HAZİRAN, PAZARTESİ

• Polonya Enerji Şebekesinin Bugünü ve Gelişmesindeki Ge nel Eğilimler. tiojciech WEISS

• Termik ve Su Santrallarının Ana ve Yardımcı Bağlantı Sis temleri . Zbigniew RADOMSKI

15 HAZİRAN, ÇARŞAMBA

• E 10 Elektronik Telefon Santralı. Jerzy BLASZYK

• Sayısal İletim Sistemleri ve Afları. tfladzimierz BARJASZ

• Uziletişim Ağlarının Planla ması. Michal MICHALOWSKI

• Polonya Uziletişim Ağının Bakımı. Miroslavr KOLASZEÜSKI

Ankara'da Devlet Su İşleri Ge nel Müdürlüğü toplantı salonun da yapılacak olan "Elektrotek nik Günleri", 17 Haziran'da da İstanbul'da sürecek. İstanbul Sanayi Odası Odakule toplantı salonunda (Galatasaray) topla nacak olan seminerde bu bildi rilerin bir bölümü yinelenecek.

Elektroteknik Günleri'ne iliş kin ayrıntılı haberi ve bildi rilerin içeriğini gelecek sayı larımızda duyuracağız.

215 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 245

gecikme sorunu ve elektrik kesiminde yatırım planlaması ışık toksöz

Optimizasyon modelleri ile bu lunan elektrik üretimi yatırım programı, gerçek yatırım koşul larını yansıtmaktan uzaktır. Bu modeller elektrik üretim ve iletim planlarını, niteliksel ifade edilir teknik ve ekono mik ölçütlere göre seçerler. Oysa siyasi tercihler, sosyal ölçütler ve yatırımlarla orta ya çıkan güvenilirlik sorunla rının gerçekçi planlama için modellere eklenmesi gerekir.

Özellikle risk ve güvenilirlik sorunu elektrik yatırım plan lamasında birçok kez ele alı nır. Çalışmaların yapıldığı or tamın özellikleri ve çalışmanın amacına göre bu sorun değişik şekillerde işlenir. Örneğin ge lişmiş ekonomilerde güvenilir lik hesapları dünya yakıt fi yatlarındaki artışlardan doğan elektrik enerjisi talep deği şiklikleriyle ilgilidir (1). Teknik çalışmalar ise üretimde arıza olasılıklarını hesaplar (2). Bu çalışmada; Türkiye'de

Işık Toksöz, Sussex Univ.

yatırımların gecikmesinin sonu cu olan elektrik enerjisi açı ğı, bir arz güvenilirlik sorunu olarak alındı ve daha geniş bir elektrik planlaması çalış masının bir parçası halinde incelendi.

Asıl çalışmanın temeli minimum maliyet doğrusal programlama modelidir. Bu çerçeve içinde projelerin başlatıldığından bitiş tarihine kadar geçen sü re rasgele (random) değişken olarak tanımlanır. Bu rasgele değişken, doğrusal program mo delindeki minimuma düşürülecek maliyet fonksiyonuna eklendi ğinde "gecikme" sorunu modelin seçimine yansıtılmış olur. Projelerin gecikmeleri önemli maliyet artışlarına neden oldu ğundan, minimum maliyet modeli ne, bu gerçeğin eklenmesi zo runlu oluyor.

Gecikmeler genel makro düzeyde ve proje düzeyinde dört şekil de maliyet artışı getirirler:

• Projede gecikmeye neden olan

aksamayı düzeltmek için yapı lan harcamalardan,

• Gecikme süresi boyunca üre tilmeyen enerjiden dolayı el de edilemeyen gelir kaybın dan,

• Gecikmelerin sonucu olan elektrik enerjisi kısıtlama larından doğan, sanayi üre timindeki düşüşten dolayı elde edilemeyen ulusal gelir kaybından,

• Elektrik açığını kapatmak için başvurulan yüksek mali yetli çözüm yollarından do ğan artışlar.

Projelerdeki gecikmelerin Tür kiye'deki elektrik kesimine olan etkisi Yahya Işıtan'ın 1976'da hazırladığı çalışmadan görülebilir (3). 1975'de gecik melerden dolayı 3277 GWh ener ji üretilememiştir. Aynı yıl tüm elektrik üretiminin 15 400 GWh olduğuna bakılırsa planlanan santrallardan yılda % 20 kadar eksik üretim yapıl dığı görülür.

Projeler teker teker ele alınıp incelendiğinde, gecikmelerin çok sayıda ve ayrıntılı neden lerden doğduğu görülebilir. En sık görülen neden, akreditif lerin süresi içinde açılamama sı olmakla birlikte, Tunçbilek Linyit Santralı türbogeneratö rünün Kıbrıs olayları sırasın da kapanan sınırdan geri çev rilmesi gibi olağanüstü neden ler de vardır. Ayrıca yatırım alanına ulaşım sorunları, güm rük işlemleri, makine ve dona tının (teçhizatın) yapımındaki hatalar ve değişik standartla rın uyumsuzluğu, iş bitirme (termin) planlarının yetersiz liği ve verilecek kararların kurumlar arası uzun işlemlere tabi tutulması gibi nedenler de vardır.

Yukarıda sıralanan gecikme ne denleri ekonomik, teknik, alt yapısal ve idari olarak bölüm lenebilir. Ancak bu biçimdeki bir yaklaşım gecikmelerin temel nedenlerini gizler. Proje düze yinde oluşan gecikme, makro dü zeyde alınan belirli karar ve siyasal tercihlere bağlıdır. Bunlardan birincisi Türkiye'de endüstriyel yapının tüketim ma

lı ve montaj sanayiine dönük olarak gelişmesi, üretim araç ları üreten ağır makine sana yiinin kurulamamasıdır. Dış fi nansman sorununun kaynağa, olan bu durumda elektrik santralla rı makinelerinin ithal edilme si zorunlu olur. Yapı malzeme si ve bir kısım transformatör donatısından başka gaz türbin lerinin % 100, fuel oil san trallarmın % 90, linyit san trallarının % 60 ve su santral larınm ise Z 30 50'si kadarı ithal edilmektedir (A).

İkinci temel neden, özellikle alt yapı tesisleri açısından kalkınmada izlenen bölgesel dengesizlik politikasıdır. Bir çok projenin gerçekleştirilme si, yapım yerinin azgelişmiş bölgede bulunmasından ötürü, karayolu, demiryolu, deniz aşı rı ulaşım ve liman eksiklikle rinin giderilmesi için gecikmek tedir.

Üçüncüsü, her tür gecikmeye ne den olabilecek teknik eleman sorunudur. Kamu sektöründe uy gulanan yetersiz ücret politi kası elektrik kesimine yetiş miş elemanları çekememektedir. Bu durum, bir yandan projelere yabancı danışman gerektirerek dış kredi sorununu daha da yo ğunlaştırmakta, diğer yandan projenin her aşamasında tecrü be ve bilgi yetersizliğinden birçok teknik yanlışlıklar ge tirmektedir.

Dördüncü temel sorun, idari ge cikme diye nitelenebilecek olan ve elektrik kesiminin en belir gin özelliği olarak gözlenen, elektrik enerjisi ile ilgili tüm çalışmaları denetleyecek bir merkezin kurulamamasıdır. Elektrik kesiminde merkezi ku rumun varlığı, eşgüdümlü bir kesim planı hazırlanması, uy gulanması ve planlanan yatırım programlarının zamanında ger çekleşmesi içL. gereklidir.

Elektrik kesimi, 1935'lerde Etibank, otoprodüktörler ve ma halli belediyeleri içeriyordu. 1950'lerde elektrik kesimine ayrıcalıklı dört özel şirket ve DSl eklendi. 1960'larda en yetkili örgüt olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ku ruldu. 1970'de bu topluluğun merkezi denetimi TEK'e veril

di. Bugün, bu kurumların yanın da DPT, TKİ, MTA, Devlet Yatı rım Bankası ve Köy İşleri Ba kanlığı 'nın bu kesimde sorumlu lukları vardır.

Bu kadar çok sayıda bağımsız kurum ve şirketin bulunması, iç ve dış para kaynakları ye tersizliğinden ve yetki alan larının kısıtlılığından dolayı bu kesimde bir rekabet durumu yaratmaktadır. Bağımlı ve ta mamlayıcı bir işbirliği yerine sınırlı olanaklarla çalışan ve farklı amaçları (kâr yada sosyal) benimsemiş olan kurum ve şirketlerin arasındaki re kabet ve çelişkiler elektrik kesiminde genişletme program larını bir takım çıkmazlara sü rüklemektedir. Bu kesimdeki ku rumlara verilen görevler işlev sel (yapım, üretim, iletim, da ğıtım) ve yöresel (mahalli, il, ulusal) olarak bölünmüştür. Planlama ve proje düzeyinde et kili kuruluşlar; DPT, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EİEİ, DSl, MTA, TEK, TKİ. Ya pım ve proje uygulama işlemle rini gören kuruluşlar; DSl, TEK, Çukurova Elektrik A.Ş. (ÇEAŞ), Kepez ve Antalya Havalisi Elek trik Santralları Türk A.Ş. (KAAŞ). Elektrik enerjisi üre timi yapanlar; TEK, ÇEAŞ, KAAŞ.

Kullanacağı enerjiyi generatör gruplarıyla kendileri üreten ler; enterkor.nekte sisteme bağ lanmamış belediyeler, iletim ve dağıtım işlemlerini yapan lar ise; belirli bölgelere ay rılmış şekilde yine TEK, ÇEAŞ, KAAŞ ve mahalli belediyeler grubudur. Yukarıdaki işlemler de tekrar bölünerek belirli ku rumlara dağıtılmıştır. Planlama görevini genel olarak DPT, Ener ji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve TEK yapar. Birincil kaynak lar, ısı santralları için TKİ ve MTA, su santralları için ise DSl, MTA ve EİEİ tarafından ele alınmaktadır. Yapım ve projele rin uygulanmasında, ısı santral ları TEK'e, su santralları ise DSİ'ye bırakılmıştır.

Coğrafi yada yöresel işbölümü açısından da bu kesimdeki ku rumlar ve şirketlerin dağılımı na bakıldığında en geniş kap samlı kurum TEK'dir. Bunun ya nında Güney Anadolu Bölgesinde iki özel şirket ve mahalli yö

reler için de belediyeler yet ki sahibidirler.

Ayrıca yakıt kaynaklarının, özellikle linyit ve fuel oil kaynaklarının, özel sektör ve yabancı kuruluşların elinde bu lunması, bu kesimde planlı ge lişmeyi daha da güçleştirmekte dir. Bu durulu, kesim planının kurumlar arası çelişkileri ve kısıtlamaları içerebilecek şe kilde yapılmasını gerektirir.

Elektrik kesimindeki çelişki lerin odak noktası TEK'e veri lecek yetkinin kapsamıdır. TEK, birbirine bağlı fakat de ğişik üç alanda faaliyet göste ren kuruluşlarla karşı karşıya olmanın çelişkisi içindedir. Birinci çelişki, elektrik ke siminde TEK'in kuruluşundan ön ce var olan ve TEK'in kurulma sıyla görevlerinin TEK'e devre dilmesi gereken kurumların ha len görevlerini sürdürmeleri dir. Bunun nedeni TEK Kanununda bu kurumlara verilen özel imti yazlardır. Örneğin su santralı yapımı ile yetkili DSt'de doğan gecikmeler yüzünden TEK'in elektrik programının uygulan ması aksamakta ve iki kurum arasında uyumsuzluk ortaya çık maktadır. Bu kesimde işlemlerin eşgüdümlü yürütülmesi için ku rulan merkezi kurum, görülüyor ki özündeki kısıtlamalardan do layı beklenilen sonucu veremi yor.

İkinci tür çelişki elektrik enerjisi dağıtım işlemlerinin mahalli belediyelere verilme sinden doğmaktadır. TEK, üre tim ve iletimi yaptıktan sonra belediyelere toptan enerji sat makla yükümlüdür. Mahalli ida reler bu durumda TEK'in yeterli miktar ve gerilimde enerji sağ layamadığından yakınarak kendi lerine santral yapımı ve elek trik üretimi yetkisinin veril mesini istemektedirler. Bu ku ruluşlardan en büyüğü ve elek trik kesiminde merkezî kuruma en kuvvetli karşı çıkanı İETT' dir. 1973'de bir elektrik semi nerinde İETT Genel Müdürü Saf fet Gürtav'ın söylediği sözler bu çatışmayı örnekler. "Bugün İdaremize santral kurma müsaa desi verilse hükümetten para talep etmeden Sanayi Odası yar dımıyla hemen bir kredi bularak 1,5 yıl sonra faaliyete geçecek

bir santral kurmaya İdare ha zırdır" (5).

TEK ve özel imtiyazlı şirket ler arasındaki üçüncü çatışma, elektrik kesimiyle ilgili ola rak kamuoyuna en tazla. yansı yan sorunlardan biridir. Özel likle Çukurova Elektrik A.Ş. ve onu savunan özel sektöre karşı TEK ve Elektrik Mühendis leri Odası bu tartışmanın söz cüleridirler. Bu durum çoğu kez bir kamu özel sektör çeliş kisi olarak yorumlanmakta ise de bu doğru bir yorum değildir. Bu yanlışın arkasında kamu sek törünün ve devletin niteliği sorunu vardır. Bu sorun burada ki çalışmanın kapsamı dışında dır, ancak Çukurova Elektrik A.Ş.'nin yetki bölgesini geniş letme ve imtiyaz süresini uzat ma isteklerinin devlet organla rı (sadece bugünkü hükümet de ğil) tarafından kabul edildiği hatırlanmalıdır.

Bu tartışmada Çukurova Elektrik A.Ş. ve sanayiciler, elektrik enerjisi sıkıntısının sanayi üretimine verdiği zarardan ya kınarak bütün kaynakları sefer ber edip bu soruna derhal çözüm bulunmasını istemekte ve bunun için özel sektörün de elektrik enerjisi üretim, iletim ve da ğıtımında etken olmasının ge rektiğini savunmaktadırlar. Öte yandan kâr amacıyla elek trik enerjisi üretimine karşı çıkan EMO, enerji politikasının merkezileştirilmesi için yerli kaynakların kullanımını, ağır elektroteknik ekipman sanayii nin kurulmasını, yakıt kaynak larının devletleştirilmesini ve yerli mühendis ve teknisyen lerin kullanımını istemektedir. Bu tartışmalarda iki tarafın isteklerine bakıldığında çatış manın, sermayenin çıkarlarının getirdiği bir çatışma olduğu görülmektedir. Büyük bir hızla gelişen endüstrinin elektrik enerjisi isteğini karşılamak sermayenin ve onun temsilcile rinin temel sorunudur. Çukuro va Elektrik A.Ş.'nin ve İETT' nin TEK ile olan çatışmaları bulundukları yoğun sanayi böl gelerinin yüksek enerji tale binden kaynaklanmaktadır. Fakat elektrik kesiminin çözülmesi gereken başka sorunları da var dır ki bu sorunlar sermayenin

gelişimiyle çatışır. Özellikle azgelişmiş bölgelerde bulunan köylerde oturan ve Türkiye'nin nüfusunun Z 50'sini oluşturan halkın elektrikten yararlanama ması bu sorunların başlıcası dır. Buna bağlı olarak köy elektriklendirilmesi sorununun önemi ortaya çıkar. Bu sorun kâr amacı ile üretilecek ener jiyi ilgilendirmediğinden çö zümü devlet teşebbüsü olan TEK'e yükletilmiştir. Gerçek ten köy elektriklendirilmesi "kalkınma hızı", kaynakların verimli kullanımı açısından ele alındığında, önemli bir so run değildir. Ancak nüfusun ya rıcının elektrikten yararlana maması verimlilik ölçülerini aşmış Dİr sorundur.

Görülüyor ki elektrik kesimin de "teknik düzeyde bulunan çık mazlar ve darboğazlar" Türkiye nin temel politik sorunlarına dayanıyor. Bugüne kadar nüfu sun % 50'sinin elektrik kulla namaması çatışan çıkarlar do layısıyla belirli sorunlara çö züm getirilememesinin örnekle rinden biridir. Türkiye'nin dünyadaki yeri ve ekonomik dü zeni elektrik kesiminin yapısı nı ve ortaya çıkan çelişkileri belirlemektedir.

KAYNAKLAR (1) Cheshire A.J., ve A.J.Sur rey, "Energy Policy in Britain: A case study of Adaptation and Change" (İngiltere'de Enerji Poli tikası: Uyarlama ve Değişim Örneği), Science Policy Research Unut. (SPRU), Sussex Üniversitesi, 1976.

(2) Tarkan O., "Optimal Üretim Planlamasında Ihtimalf Simü lasyon Tekniği" EMO, Enerji Kongresi Tebliğleri, 1974.

(3) Isıtan Y. "üretim Tesis lerinin Kurulmasını Gecik tiren Sorunlar" EMO, Elek trik Enerjisi VII. Teknik Kongre, 1976.

(4) Ungan D., "Ağır Enerji Ma kineleri Sanayii Kompleksi nin 3.Beş Yıllık Plandaki Yeri", Elektrik Mühendisli ği 234.

(5) Tercüman Gazetesi, Elektrik Semineri, istanbul, 1973.

ÜLKEMİZDE BELEDİYE ELEKTRİKLENDİRMESİ

Türkiye'nin 1975 yılı toplam brüt enerji üretimi 15 622,8 milyon kilovatsaattir. Ülkemiz de var olan 1654 belediyenin çektiği toplam enerji ise 7 473,9 milyon kilovatsaattir. Bunun ülke üretimi içindeki pa yı yüzde 47,8'dir. 1975 yılı belediye net tüketiminin 1974 yılına göre yüzde 20'lik bir artışı olmuştur. Elektrikli be lediye nüfusunda bir önceki yı la göre artış yüzde 13,4'dür. 1975 rakamlarına göre ülkemiz de toplam belediye nüfusu 20 755 000, elektrikli beledi ye nüfusu ise 20 315 000'dir. Buna göre elektrikli belediye nüfusunun toplam belediye nü fusu içindeki payı yüzde 97,9, elektrikli belediye nüfusunun Türkiye nüfusu içindeki payı ise yüzde 50,5'dir (Çizelge 1 ) .

Ülkemizde muhtarlı köy sayısı 35 993'tür. Elektriklendirilen köy oranı ise yüzde 20,9'dur. Köy elektriklendirilmesinde bölgelere göre dağılım gözönü ne alındığında önemli farklı lıkların ortaya çıktığı görü lür. Örneğin üretici belediye santralları en az olan Ege Böl gesinde elektriklendirilen köy sayısı yüzde 40 ile en yüksek tir. Elektrikli köy sayısı yük

sek olan ikinci bölgemiz yüzde 39,8 ile Marmara Bölgesidir. Buna karşılık üretici belediye santrallarmın göreceli olarak yoğun bulunduğu Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgele rinde elektrikli köy oranları sırasıyla yüzde 5,3 ve yüzde 4'dür. Bu dağılım içinde, geçen yıllarda olduğu gibi, genellik le Doğu bölgelerinde belediye lerin kendi olanaklarıyla elek triklenme gereksinimlerini kar şılama çabasında oldukları da dikkati çekiyor.

Belediyelerin enerji gereksi nimlerinin yüzde 97,8'e yakla şan büyük bir bölümü; Türkiye Elektrik Kurumu başta olmak üzere, imtiyazlı şirketler di ye tanımlanan Çukurova Elek trik Anonim Şirketi (ÇEAŞ), An talya ve Havalisi Elektrik Ano nim Şirketi (KEPEZ) ve öteki özel ve kamu kuruluşları tara fından karşılanıyor. TEK'in sağladığı enerjinin belediye lerin toplam tüketimi içindeki yeri yüzde 91'dir. ÇEAŞ, KEPEZ ve diğer özel ve kamu kuruluş larından sağlanan miktar 506,7 milyon kilovatsaat'le toplam içinde yüzde 6,8'lik bir yer tutuyor. Belediye üretiminin toplam belediye tüketimi için deki yeri ise ancak yüzde 1,8' dir. Belediyelerin kendi ola naklarıyla ürettiği toplam ener ji 134,6 milyon kilovatsaattir.

Toplam enerji gereksinimi en yüksek olan belediye 2,948 mil yar kilovatsaat ile İstanbul' dur. Bunun Türkiye toplamı

içindeki yeri ise yüzde 39'dur. Başka bir deyişle yalnızca İs tanbul Belediyesinin tüketim gereksinmesi Marmara Bölgesi dışındaki tüm bölgelerimizin gereksinmelerinin her birinden büyüktür. Örneğin Doğu Anadolu Bölgesine dahil belediyelerin toplam tüketiminin Türkiye top lamı içindeki yeri ancak yüz de 2,8'dir.

Belediyelerin kendi santralla rı ile ürettiği enerjinin top lam belediye tüketimi içinde çok küçük yer tutmasına karşın bölgelere göre durum önemli öl çüde değişiyor. Türkiye'de be lediyelere ait santralların toplam sayısı 251'dir. Bunlar dan 179'u termik, 72'si ise hidrolik santraldir. Bu san tralların % 32,3'ü Doğu Anado lu Bölgesinde yer alırken ener ji tüketiminin en yüksek oldu ğu Marmara Bölgesinde bu oran yüzde 7,6'dır. Doğu Anadolu Bölgesindeki 81 üretim santra lının 16'sı hidrolik, 65'i ise termik santraldir. Doğu Anado lu Bölgesi 209,5 milyon kilo vatsaat olan enerji tüketim gereksinmesinin yüzde 14,79' unu kendi santralları ile sağ larken bu oran Marmara Bölge sinde yüzde 0,22 ,Ege Bölgesin de yüzde 0,38 ve Güneydoğu Ana dolu Bölgesinde yüzde 7,05'dir. Ürettiği enerji miktarı en yük sek olan belediye ise 34,3 mil yon kilovatsaat ile Ankara Be lediyesidir (Çizelge 2 ) .

Türkiye'deki elektrikli beledi yelerin 1975 yılı ortalama ki

Çizelge 1. 1975 yılı, belediyelere ait bazı değerlerin bölgelere göre dağılımı.

Belediye sayısı

Elektriksiz Belediye sayısı

Koy sayısı

Elektrikli Köy sayısı

E l e k t r i k l i Belediye nüfusu (10J!

Santralı olan Belediye (''. )

üretin (kk saat/kisi) Brüt tüketin

Kendi ü r e t t i o i enerji (kU' saat;

Topl aır. enerj i gereksinnes~ (kl< saat)

Ûrtalana enerji satış fiyat' (krs/kw saaı)

Marmara 228 8

4315 1719 {% 39,8) 5441

21,1 1.4

642,3

7 856 440 ;, 494 7f)v 921

Ege 328

16 4239 1694 {% 40) 3047

8,5 1,3 355,1

4 068 460

1082 İ l : 366

Akdeniz 194

3194 878 [% 27,5) 2252

İç Anadolu 410 46

6928 1613 (% 23,3)

21 ,1 7,5

237,8

10,7 9,3

315,9

14 572 542 14 101 714

535 388 604 1490 616 960

Karadeniz 247 35 7685 1162 (% 15,1) 1991

25,5 8,4

216,1

16 769 590

430 182 153

Doğu Anadolu 161

6159 328 («5.3) 1425

Güneydoğu Anadolu 86 7 3473 140

Türkiye

1654 170

35 993 7534 (% 20.9)

20 315

54 21,7 147

54,6 11 ,3 160,6

21,6 6,6

367,9

30 988 773 16 319 214 134 676 733

209 511 859 231 330 252 7473 933 115

71 113 67

Çizelge 2. Belediyelerin genel enerji durumunun i l l a »vs

J.J.J.C 1.C göre dağılımı.

B ti

§

Ol

1L1

01 ATANA

KENDİ

DIŞARIDAN ALINAN

ÜRETTİĞİ ENERJİ(kWh) KURULUŞ İSMİ

ENERJİ (kWh)

2.275.547

199.630.471

02 ADIYAMAH 3.279.075 TEKSTİL PAB.

1.870.330

03 AFYOK

216.000

39.814.145

04 AÜRI

5.957.935

05 AMASYA

25.678.395

06 AKKABA

34.337.900

873.073.450

07 ANTALYA 08 ARTVİN

6.149.253 1.100.204

KEPEZ TEK ETtBANK

52.928.305 8.311.470

09 AYDIN

10 BALIKESİR 1.239.819

71.021.955 89.388.718

11 BİLECİK

TSK

8.368.241

12 BİNGÖL

13 BlTLÎS

14 BOLÜ

15 BORDUR

16 BURSA

ÇANAK KALE

18 ÇANKIRI

1.432.231 4.712.400

165.170 149.037 4.287.421 698.266

DDY D e n i z c i l i k Bankası TSK TEK TEK

1.492.397 31.955.556 15.789.526 175.438.276 26.533.209 10.775.643

19 ÇORU»

29.486.527

20 DENİZLİ

1.322.540

21 DİYAR

3.680.458

BAKIR

22 EDİRNB

100.000

59.196.662 51.183.744 40.682.204

23 ELAÎlS

606.169

TBK

24 ERZlHCAl 3.812.944

35.882.562 14.625.706

25 ERZURUM 26 ESKİSB

EİR 27 S.AN TEP

28 GİHESUN

1.690.130 242.457

1.594.721 210.200

TEK TEK TEK TEK

63.869.362 115.101.840 107.350.509

18.051.021

29 GÜMÜŞÜN» 30 HAKKARİ 31 HATAY 32 ISPABTA 33 İÇEL

6.535.052 1.637.610 1.095.057

2.009 320

THAŞ Hatay Def ıM HEB TEK

ÇSAŞ TBC

94.838.411 40.241.006 89.902.722

34 İSIANBOI

"J 948.940.997

TOPLAM ENERJİ (kWh) 201.906.018

5.149.405 40.030.145

5.957.935 25.678.395 907.411.350 59.077.558

9.411.674 71.021.955 90.628.537

8.368.241 1.432.231 6.204.797 32.120.726 15.938.563 179.725.697 27.231.475 10.775.643 29.486.527 60.519.202 54.864.202 40.782.204 36.488.731 18.438.650 65.559.492 115.344.297 108.945.230 18.261.22L 6.535.052 1.637.610 95.933.468 40.241.006 91.912.042 2.948.940.997

iç

İHTİYAÇ (kWh)

63.250 85.OOO

6.000 179.388

1.541.160 203.071 31.708

55.585

62.005 134.900

5.000 14.00C 106.052 25.870

35.000 109.459

5.000 9.500 81.500 44.550 12.850 58.094 6.540 162.901 71.339 35.425

51.750

ŞEBEKE KAYBI

%

30.600.301 504.828

4.590.457 625.686

3.512.253 100.335.864

5.139.747 1.249.043 9.375.948 13.158.008 1.050.988

142.750 644.940 3.636.735 1.822.254 19.750.339 4.006.046 1.154.031 3.624.113 7.400.856 6.137.631 5.595.193 3.412.647 1.447.740 6.293.711 10.814.114 10.889.778 2.695.671 736.791 157.600 12.902.319 6.200.261 10.574.512 486.715.129

15,2 9.8

11,5 10,5 13,7 11,1

8,7 13,3 13,2 14,5 12,6 10,0 10,4 11,3 11,4 11,0 14,7 10,7 12,3 12,5 11,2 13,7

9,3 7,9 9,6 9,4 9,9 14,8 11,3 9.6 13,4 15,4 11,5 16,5

SOKAK AYDINLATMASI

7.941.589

PARASIZ VERİLEN

173.166

PARA ÎLE SATILAN ENERJİ (kWh)

163.127.712

172.168

4.387.409

2.137.8C1

116.783

33.179.1C4

403.340 1.449.276

150 ..j.015

4.749.371 ?0.706.851

18.515.835

950.460

786.068.031

6.694.547 843.173

61.341 53.184

46.978.852 7.234,566

6.323.369 6.806.905

484.752 189.022

^4.637.886 70.419.017

874.023 190.150 440.677

391.779 6.000

52.000

• 5.0/15.«1 1.031.326 4.932.280

3.360.510 1.281.760 7.340.454

20.650 124.825

25.097.831 12.820.549 152.404.027

2.052.045

281.682

20.865.832

1.499.552

43.864

8.078.196

2.549.373

29.924

23.283.117

3.627.593

4.129.687

45.326.066

1.458.998

150.000

47.008.114

2.589.294 1.905.444

994.158 2.901.288

2.288.752 37.121 408.300

3.980.090

30.303.965 31.124.019 15.506.958 52.339.853

4.401.931 8.190.886 2.482.951

433.639 77.550 3.902.402

95.903 1.684.487 1.562.267

38.920 750

238.118

100.019.499 88.121.985 11.513.792

5.162.801 1.330.371 78.855.204

3.302.628 5.132.310

410.764 2.300

30.327.353 76.151.170

35.938.732

1.181.790 2.425.105.346

«H

^ CTı

CO 0 0 r 4

8S

IN in

CT CO

O> O rH CM

m <* ^

<•

MÜHENDİSLİĞİ 245

Si 3

H o\ m ( 1 rH CM

ir

CHO rO 0r0n •m*

3 <~1 rH O

p

i_t + H ••<

şi başına enerji üretimleri 6,6 kilovatsaat, kişi başına brüt tüketim 367,9 kilovatsaat, net tüketim ise 318,5 kilovat saat olmaktadır. Kişi başına net tüketimin en yüksek olduğu bölgeler 540,1 kilovatsaat ile Marmara ve 317,7 kilovatsaat ile Ege Bölgeleridir. Bu değer ler Doğu Anadolu Bölgesi için 131,1 kilovatsaat, Güneydoğu Anadolu Bölgesi için ise 142,4 kilovatsaattir.

Belediyelerin enerji satış fi yatları gözönüne alındığında genel olarak fiyatların yüksel diği ve Doğu Anadolu Bölgesin de en yüksek değere ulaştığı ' görülüyor. Bunun büyük ölçüde üretim maliyetiyle ilişkisi ol duğu düşünülebilir. Büyük ölçü de kendi üretimleriyle yetin mek durumunda kalan belediye lerde enerji satış fiyatları da yüksek olmaktadır.

Toplam beladiye satışları göz önüne alındığında tüketici gruplar içinde en büyük payı yüzde 43,83 ile sanayi almak ta, bunu yüzde 30,58 ile konut lar izlemektedir. Resmi daire ve ticarethanelerin payları ise sırasıyla yüzde 6,51 ve yüzde 10,60'dır.

Belediyeler elektrik tüketimi nin nüfus gruplarına göre da ğılımı ise nüfus yoğunluğu ile enerji üretimi arasında doğru yönlü bir ilişki ortaya çıka rıyor. Nüfusu 2500'den az olan belediyelerde kişi başına dü şen enerji tüketimi 58 kilovat saat iken, nüfusu 10 000 ile 25 000 arasında olanlarda 150 kilovatsaat olmakta, 500 000' den fazla nüfusu olan beledi yelerde ise bu değer 758 kilo vatsaate ulaşmaktadır.

Kaynak: Belediyelerin 1975 yılı elektrik istatistikleri, TEK Planlama ve Koordi nasyon Dairesi Başkanlığı.

W tttmejçi

YÖ2DI 37 ORASINDA . DIŞ KAYNAK GEREKİYOR

Döviz darboğazının yarattığı dış ödemeler baskısının, kara borsa ve fiyat artışlarının yoğunlaştığı bir ortamda yayım lanan 1977 yılı kamu kesimi ya tırım programı; imalat sanayii, enerji ve madencilik sektörle rinde yüzde 30 'u aşan dış kay nak gereksinimini vurguluyor.

1977 yılı yatırım programının yıl içinde yüzde 25 oranında fiyat artışı varsayımına daya nılarak hazırlandığı belirti liyor. Yatırım programının ya yımlanmasıyla; bir yandan kamu yatırımlarında büyük gecikme lerin varlığı sergileniyor, öte yanda ise fiyat artışları

Uzun süredir kanlı saldırılar, yüzeysel siyasal çatışmalar ve geçtiğimiz günlerde de seçim tartışmaları ile perdelenmek istenen ekonomik gerçekler, tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı. Enflasyon içinde büyüme politi kasını sürdüren Türkiye kapita lizmi tarihinin en büyük buna lımını yaşıyor. Ülkenin döviz rezervlerinin sıfıra doğru tü kendiği öteden beri belirtili yordu. Özellikle MC döneminde yürütülen sorumsuz ekonomi po litikanın ekonomiyi iflasın eşiğine getirdiği bilinmeyen bir olgu değildi. Ekonominin bu acıklı durumu geçtiğimiz ay içinde açığa çıkan bazı olay larla dram sınırlarını aştı, traji komik bir oyuna dönüştü. Yabancı ülkelerdeki elçilikle rimizde çalışanlara aylıkları bile ödenemiyordu. Yabancı ban kalar karşılıkları olmadığı ge rekçesiyle Merkez Bankasına ait çeklere ödeme yapmayacaklarını açıklıyorlardı. Dış Borçlar tablosunda Türkiye'nin en kötü durumda bulunan 10 dünya ülkesi arasına girdiği ilan ediliyor du. Uluslararası mali ve ekono mik kuruluşların denetimindeki ülke ekonomisine bulaşan pisli ğin, ağababalarının masalarına

"atılan" yumruklarla temizlene ceği sanılıyordu.

Traji komik oyunun son perdesi de emperyalizmin mali arenadaki kolu Uluslararası Para Fonunun (IMF) kurtarıcı rolünden vazgeç memesiydi. IMF bir demet "öne riyle" yada bir başka deyişle bir "önlemler paketiyle" hasta adamı tedavi etmek üzere hare kete geçiyordu.

TÜRKÎYE BULGARİSTAN'DAN ALDIĞI ENERJİNİN BORCUNU ÖDEYEMEDÎ

Ekonominin her alanında iflas işaretlerinin belirdiği anda Bulgaristan'dan alınmakta olan elektrik enerjisi borcunun da ödenemediği bildiriliyordu.

Bilindiği gibi Türkiye'nin ener ji gereksinmesinin bir bölümünü karşılamak amacıyla 1969 yılın da Bulgaristan'la bir anlaşma imzalanarak karşılıklı enerji alışverişi öngörülmüştü. Anlaş manın ilkelerine göre, her iki ülke yıl içinde birbirlerine elektrik enerjisi verecekler, yıl sonunda da yeniden başlan gıçtaki denge sağlanarak alınan verilen enerjiler arasındaki denklik yerine getirilecekti.

Anılan anlaşma gereğince, Tür kiye Bulgaristan'dan 1975 yı lında 96 milyon kilovatsaat, 1976 yılında da 330 milyon ki lovatsaat enerji aldı. Ancak, Türkiye'nin kendi enerji gerek sinmesini karşılıyamaması nede niyle, Bulgaristan'la yapılan anlaşma tek yanlı işledi. Bu arada Türkiye enerji olarak karşılığını veremeyince borcu nu dövizle ödemeyi kararlaştır dı.

Ne var ki, ülke ekonomisinin içinde bulunduğu bunalım, öde meler dengesindeki büyük açık ve döviz darboğazları 1977 yı lında bu borcun ödenmesini güç leştirdi. 1977 yılı içinde 700 milyon kilovatsaatlik ener ji alınması kararlaştırıldı ve bu anlaşma yürürlüğe girdi. Geçtiğimiz ayda alınan enerji nin döviz olarak ödenememesi sonucu Bulgaristan Hükümeti bir nota vererek bu durumu protesto etti.

Maliye Bakanlığının Bulgaris tan'a olan borcun çok az oldu ğunu belirtmesine ve TEK yetki lilerinin de Merkez Bankasını bu konuda uyarmasına karşın Bulgaristan'a hiçbir transfer yapılmadı.

nın yüzde 25'in çok üstünde olacakı anlaşılıyor.

Bunun en açık örneği inşaat malzemelerinin 1977 yılı başın dan bu yana gösterdiği gelişme. Başta demir çelik ve çimento olmak üzere inşaat malzemele ri, fiyatlarının hızla artması na karşın piyasada bulunamıyor. Cephe iktidarı, spekülatif stoklamaya gidildiğini bile bile, inşaat malzemelerinin it halatı için eldeki kıt döviz rezervlerini sıfır noktasına kadar harcamaya kararlı görü nüyor.

Kamu kesimi yatırım programına göre 1977 yılı için öngörülen toplam yatırım tutarı 131 mil yar lirayı buluyor (Çizelge 1 ) . Bu yatırımların gerçekleştiri lebilmesi için gereken dış pa ra miktarı ise yaklaşık 29 mil yar lira. Kamu kesiminin 1977 yılı yatırımları içinde ilk sı rayı 35,9 milyar lira ile ima lat sanayii alıyor. Toplam ya tırım hacminin yüzde 34,94'ü oranında dış kaynağa gereksi nim duyulan bu sektörde en önemli paya sahip olan petrol

ürünleri ile demir çelik sana yiinde dış kaynak gereksinimi ise yüzde 50'yi buluyor.

Enerji sektöründe yapılacak ya tırım miktarı ise yaklaşık 20 milyar liradır. Dış kaynak ge reksinimi oran olarak yüzde 37 ile en yüksek olan enerii sek törü için, dış kaynak tutarı 7,4 milyar liradır. Sektörün en büyük yatırım dilimi Türki ye Elektrik Kurumu'nun sorum luluğundadır. TEK'in yatırım ları için belirlenen dış kay nak kullanımı ise yaklaşık 6,5 milyar lira ile sektör topla mının onda dokuzunu buluyor (Çizelge 3 ) .

Özel kesim yatırımları ise ka mu kesimi gibi belirli bir programa bağlı bulunmadığı için bu kesimdeki yatırımları teşvik belgelerinden izlemek en sağlıklı yöntem (Çizelge 2 ) . 1976 yılında Sanayi ve Teknolo ji Bakanlığınca özel kesime ve rilen teşvik belgelerine bakıl dığında bu kesimde, kamu kesi mine oranla dış kaynaklara da ha fazla gereksinim duyulduğu

anlaşılıyor. Özel kesimin ön gördüğü 64 milyar liralık ya tırımın 26 milyar liralık bö lümünün finansmanı dış kaynak larca karşılanacak.

Özel kesimin dış para gereksi nimi oran olarak kamununkinin yaklaşık 2 katıdır. Özel sek töre 1976 yılında verilen teş vik belgelerinden anlaşıldığına göre özel yatırımlar için en az dış kaynak gereksinimi, ka mu kesiminin aksine yüzde 25,96 ile enerji sektörüne aittir.

Yüksek düzeyde dış kaynak kul lanılarak gerçekleştirilmesi öngörülen yatırımların Türki ye'nin ihracat potansiyeline önemli bir katkı getirmeyeceği anlaşılıyor. 1977 yılının Şu bat ve Mart aylarında verilen 163 adet teşvik belgesi çerçe vesinde yapılan bir inceleme, bu projelerin tamamlandıkların da hammadde için 111 milyon do larlık ithalat harcamasına ne den olacaklarını ortaya koyu yor. Bu yatırımların öngördüğü ihracat ise ancak 34 milyon doları buluyor.

Tarım Madencilik İmalat Sanayii Enerji Ulaştırma Turizm Konut Eğitim Sağlık Hizmetler

285 284 2 846 730 12 573 504 7 408 793 4 517 963

47 500 — 818 845 454 950 161 200

14 828 280 8 999 794 35 987 514 19 954 325

25 194 795 1 232 000 2 279 247 9 274 368 2 549 000

10 649 494

29 114 769

130 948 817

1,92 31,63 34,94 37,13 17,93

3,85 —

8,83 17,84

1,51

22,23

Tarım Madenci 1ik tmalat Sanayii Enerji Ulaştırma Hizmetler TOPLAM

169 950 715 754 20 939 606 108 125 2 036 414 2 061 675

728 058 1 730 083 52 221 787

416 547 4 476 158 4 428 493

26 031 524

64 001 126

23,34 41,37 40,10 25,96 45,49 46,55

40,67

Çizelge 1. 1977 yılı kamu kesimi yatırım programı. Çizelge 2. 1976 yılında verilen teşvik belgeleri.

çizelge 3. Enerji sektörü 1977 yılı yatırımlarının kuruluşlara göre dağılımı.

ı (%)

iaranın rım amına

ENERJİ SEKTORO

Devlet Su İ s l e r i Gn.Md. E1E1 Genel Direktörlüğü İ l l e r Bankası Toprak ve Tarım Reformu Müst. TEK Gn Md. Yol Su E l e k t r i k Gn.Md.

Etüd Proje

Di ş Para (Bin TL)

Devam Eden

•Foplam (Bin TL)

Yeni Projeler

Di 5 Para (Bin TL)

Toplam (Bin İ L )

Dıs Para (Bin İL)

Topl arr, (Bin İL)

6 000 .

15 500 ...

_ 191 000

6 000

30 000

763 541

65 920 —

5 952 079

2 728 010 16 000

1 337 000 27 000

11 522 494

25 000 1 000

579 753 ...

2 271 990 93 000

107 000

763 541 31 000 66 920

••

1 604 831 20 000

6 547 332

5 000 000 300 000

1 450 000 27 000

13 157 325 20 000

15 10 4,62

2' 5ÜÜ

227 000 6 781 540

15 630 504 605 753

4 096 821 7 408 793

19 954 325 37

ODTÜ BUNALIMI YENİ BOYUTLARA ULAŞTI

ODTÜ Öğretim Üyeleri Derneği Yönetim Kurulu adına kamuoyuna bir açıklama yapan Doç.Dr.Yakup Kepenek, Mütevelli Heyeti ile Hasan Tan ve birkaç yardımcı sından oluşan ODTÜ yönetiminin, öğretim üyeleri, idari personel, işçiler ve yurtlarda kalan çok az sayıda öğrenci üzerinde ağır bir baskı kurmak için üniversi teye işçi adı altında aldığı ülkücü komandolardan yararlan dığını, ayrıca devletin güven lik güçlerini kendi amaçları için kullanmaya yeltendiğini öne sürerek gelişmeleri şöyle anlatmıştır:

"ODTÜ yönetiminin yolaçtığı en son tırmanışa 8 Haziran günü tanık olunmuştur. Danıştay ka rarına karşı gelerek kendi öğ rencilerini ODTÜ'ye almayan Ha san Tan'ın, başka yüksek öğre tim kurumlarından bir grup ko mandoyu silah araması yapmadan ve kimlik sormadan üniversiteye sokması üzerine giriş kapısına gelen öğrenci temsilcisi ve sözcüsü Ertuğrul Karakaya, bir jandarma eri tarafından öldü rülmüştür. Bu olay, güvenlik güçlerinin tarafsızlığına göl ge düşürüldüğünün yeni bir ka nıtıdır.

Belirtmeliyiz ki, ODTÜ'deki bu nalımdan doğan ve işçi öğrenci öldürülmeleri ile giderek kanlı bir nitelik kazanan gelişmele rin gerçek sorumluları Mütevel li Heyeti ve Hasan Tan yöneti midir .

MÜTEVELLİ HEYETİ ODTÜ YASASINA İ L İ Ş K İ N GİZLİ GİRİŞİMLERDE BULUNUYOR

Öte yandan ODTÜ Öğretim Üyele ri Derneği Yönetim Kurulu Baş kanı Doç.Dr.Yakup Kepenek t a r a fından yapılan bir başka açık lamada şu görüşlere yer v e r i l miştir:

"Mütevelli Heyetinin, ODTÜ'nün 1750 sayılı Üniversiteler Ya sası kapsamına alınması için Milli Eğitim Bakanlığına bir yasa taslağı sunduğu TRT ve ba sında yer almıştır.

Mütevelli Heyeti ve Hasan Tan1 in bu girişimi, diğer kararla rında olduğu gibi, ODTÜ öğre tim üyelerinden ve bunların oluşturduğu akademik kurullar dan tamamen gizli tutulmuştur.

Mütevelli Heyeti üyelerinin üç te ikisi diğer üniversitelerde görevlidir ve kendi üniversite lerinden gerekli izni alamadık l a r ı için üyelikleri yasal de ğildir. Kendisi yasal olmayan Mütevelli Heyeti, ODTÜ yasası ile i l g i l i olarak hiç bir giri şimde bulunamaz. Kaldı ki, Mü tevelli Heyetinin seçimlerin sonucu gereği i s t i f a edecek olan bir hükümete yasa tasarı sı sunması ve gider ayak bir takım yeni yöneticiler atamaya girişmesi ODTÜ'nün yarattığı bunalıma çözüm olamaz.

Daha önce tüm olanaklarımızla uyardığımız yetkilileri, güven lik güçlerinin tarafsız ve et kin kullanımı için yeniden uya rır, öğrenci temsilcisi Ertuğ rul Karakaya'nın öldürülmesi olayının bütün yönleri ile ay dınlatılması gerektiğini vur gularız."

Bugün için temel sorun, ODTÜ1 nün bağlı olacağı yasa değil, üniversitemizi tarihinin en korkunç ve kanlı bunalımına gö türen Mütevelli Heyeti ve Hasan Tan'ın derhal görevlerinden ay rılmaları ve üniversite konse yinin görüş ve önerileri doğ rultusunda Kuruma yeniden i ş lerlik kazandırmaktır.

Bu arada belirtelim ki, Müte velli Heyetinin yarattığı buna lım süresince, diğer üniversi telerin ve Üniversitelerarası Kurulun gösterdiği yakın ilgi ye dayanışma, ODTÜ mensupları için büyük bir güç kaynağı ol muştur. Bütün yüksek öğretim kurumları ile b i r l i k t e , ODTÜ1 nün de özerk ve demokratik bir yasanın kapsamında olması biz ce de zorunludur. Ancak yeni yasa, demokratik bir ortamda oluşturulmalı ve ODTÜ'nün çağ daş eğitimin bir gereği olan niteliklerini korumalıdır."

REKTÖR SECİMLER! YAPILDI

Ankara, İstanbul Teknik ve Ege Üniversitelerinin yeni rektörleri seçildi. Seçim ler sonunda, Ankara Üniver s i t e s i Rektörlüğüne Prof. Tahsin Özgüç,İstanbul Tek nik Üniversitesi Rektörlü ğüne Prof.Nahit Kumbasar, Ege Üniversitesi Rektörlü ğüne de Prof.Hakkı Bilge han g e t i r i l d i l e r .

1974 yılı Haziran ayında Cenev re'de yapılan Avrupa Ekonomik Konseyi (ECE) 6. Büyük Elektrik Şebekeleri Uzmanlar Toplantı sında, Balkan ülkeleri elektrik şebekelerinin kendi aralarında başlanılması önerildi ve 28 30 Nisan 1975'de Sofya'da yapılan toplantıda teknik çalışmaların kapsamı saptanarak, bağlantının ilkelerini ve gerekli inceleme leri yürütmek üzere bir koordi nasyon komitesi kuruldu. Bulga ristan, Romanya, Yunanistan, Yugoslavya ve Türkiye'nin iki şer daimi temsilcisinden oluşan koordinasyon komitesi yılda iki kez toplanıyor. 5 6 Haziran

1975 tarihleri arasında Cenev re'de yapılan ilk toplantıda, gelecek toplantıların alfabe tik sıraya göre üye ülkelerde yapılması kararlaştırılmıştı. Bu karar gereğince ikinci top lantı Atina'da ve üçüncü top lantı Bükreş'de yapıldı. Anılan toplantılara Birleşmiş Millet ler Kalkınma Teşkilatı (UNDP) ve Avrupa Ekonomik Komisyonu (ECE) da gözlemci olarak katı lıyor.

Balkan ülkelerinin elektrik enerjisi kaynaklarının en iyi kullanımı, yedek üretim kapasi telerinin paylaşılması ve tek nik yönden sistem güvenilirli ğinin artırılmasını amaçlayan bağlantı çalışmaları analitik ve simulasyon (benzetim) olmak üzere iki ayrı yöntemle ve üç aşamada sürdürülüyor. Analitik yöntem Bulgaristan ve Romanya tarafından, simulasyon yöntemi ise Türkiye tarafından uygula nıyor.

tik aşama çalışmaları global ve ekonomik incelemeleri, ikin ci aşama teknik sorunları, üçüncü aşama ise işletme sorun larını kapsıyor.

Balkan Ülkeleri Elektrik Sis temleri Bağlantısı Koordinasyon Komitesinin dördüncü toplantısı ise 31 Mayıs 2 Haziran 1977 tarihleri arasında İstanbul'da yapıldı. Komiteye üye ülkelerin temsilcilerinin ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatı (UNDP) ile Avrupa Ekonomik Ko misyonu (ECE) üyelerinin katıl dığı toplantıya TEK Genel Müdür

Yardımcısı Kamil Toktaş başkan lık etti.

Koordinasyon Komitesi toplantı sında, kullanılan yöntemler tar tışıldı, ilk aşama çalışmaları nın tamamlanma süreleri saptan dı. Toplantıda ayrıca Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatının Balkan bağlantısı çalışmalarına ne şekilde bir maddi destek sağlayacağı konusu görüşüldü. Toplantıya katılan TEK yetkili lerinden alınan bilgiye göre Balkan bağlantısı için sağlanan parasal olanak 200.000 Dolar dolayındadır.

Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında enerji alışverişinin gerçekleştirilmesi doğrultusun daki çalışmalar sürdürülüyor. Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) ile Sovyetler Birlisinin Ener ji kuruluşu Energomashexport arasında önce imzalanan sözleş mede belirtilen hususlara uygun olarak, çalışmaların ileri bir evreye götürülmesi amacıyla, TEK ve Sovyetler Birliği tem silcileri arasında Batum'da bir toplantı yapıldı. 17 Mayıs 1977'den 23 Mayıs 1977'ye ka dar süren toplantıda tartışı lan başlıca sorunlar şöyleydi:

• 220 kV Batum (SSCB) Hopa (TC) enerji nakil hattının Sovyet ler Birliği Türkiye sınırın da geçiş yerinin saptanması. Edinilen bilgiye göre bağlan tı hattının geçeceği bölgede ağır topoğrafik ve jeolojik koşulların bulunması ve hat yapımı için orman kesimi ve özel bir yolun yapımı gerek liliği gibi nedenlerin öne sürülmesi ile sınır geçiş noktasının kesin olarak be lirlenmesi konusu yakın bir tarihe ertelendi.

Bu arada Batum Hopa bağlan tısında kullanılacak tüm di reklerde faz iletkenlerinin üçgen şeklinde düzenlenmesi ve tepeye de bir tek toprak telinin çekilmesi konusunda anlaşmaya varıldı.

• Enerji nakil hattının korun masına ilişkin röle ve otoma tik aygıtlar.

• Yük tevzicilerin nuhaberesi. • Elektrik enerjisinin ölçül mesi. Türk ve Sovyet temsil cileri, Batum Hopa enerji nakil hattı üzerinden taşınan elektrik enerjisini ölçmek üzere Batum trafo merkezine iki adet jeri dönmesiz aktif sayaç kurulmasını kararlaş tırdılar. Sayaçlardan biri SSCB'den Türkiye'ye, diğeri Türkiye'den SSCB'ne akacak enerjiyi ölçecek.

• Batum Hopa enerji nakil hat tının işletme koşullarına ilişkin sorunlar. Bu konunun görüşülnesi sırasında taraf lar, Türkiye enerji sistemi ile SSCB enerji sistemi ara sında senkronizasyonun Hopa trafo merkezindeki 220 kV'luk kesici üzerinden yapılmasında anlaşmaya vardılar.

• Hopa trafo merkezine konula cak donatım için muhtemel olabilecek Sovyet önerileri. Türk temsilcileri SSCB'den alınacak 220 kV'luk donatımın listesini Sovyet temsilcile rine verdi.

TEK yetkililerinden alınan bil giye göre ortak çalışmalar Ey lül ayında Ankara da yapılacak bir toplantıyla sürdürülecek. Bu toplantıda ise 220 kV luk Batum Hopa hattının tasarım durumu, koruma röleleri, otoma tik aygıtlar ve iletişim aygıt larının tasarım çözümlerinin gözden geçirilmesi ve diğer teknik konuların ele alınması bekleniyor.

•nef

£«> 26 Haziran

Ankara'da,