Elektrik Mühendisliği · Sayı 442 · Mayıs 2011

SAĞLIKÇILAR ÇOK SES TEK YÜREK OLDU!

Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik

Yıl
2011
Sayfa
3
Okuma süresi
6 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

Anahtar kelimeler

  • sağlıkta özelleştirme
  • Çok Ses Tek Yürek mitingi
  • TTB
  • SES
  • grev
  • taşeronlaşma

Özet

Sağlık çalışanları, sağlıkta özelleştirme, performans sistemi ve taşeronlaştırmaya karşı 13 Mart 2011'de Ankara'da miting düzenledi ve 19-20 Nisan 2011'de ülke çapında iş bıraktı; TMMOB de bu eylemlere destek verdi.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

SAĞLIKÇILAR ÇOK SES

TEK YÜREK OLDU!

O n binlerce sağlık çalışanı, sağlıkta özelleştirmeye karşı “Çok Ses, Tek Yürek” adı altında 13 Mart 2011 tarihinde miting düzenledi. AKP Hükümeti’nin sağlık alanındaki uygulamalarını protesto ederek, “grev” çağrısında bulunan sağlık çalışanları; sağlıkta dönüşüm programına, performans uygulamasına, özelleştirmeye ve hastanelerde taşeron çalıştırmaya karşı, 19-20 Nisan 2011 tarihlerinde de grev yaptı. Sağlık çalışanlarının eylemine, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) de destek verdi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türk Eczacıları Birliği (TEB), Türk Diş Hekimleri Birliği (TDHB), Dev Sağlık-İş’in de aralarında olduğu 16 örgütün düzenlediği “Çok Ses Tek Yürek” mitingi, on binlerce sağlık çalışanının katılımıyla, Ankara’da Sıhhiye Meydanı’nda gerçekleştirildi. Mitingi, çok sayıda sendika, meslek örgütü, siyasi parti temsilcisinin yanı sıra yurttaşlar da destekledi.

Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelen sağlık emekçileri Tren Garı önünde toplandı. “Sağlıkta özelleştirmeye karşı çok ses tek yürek” ana pankartının arkasında kortej oluşturan sağlık çalışanları, ellerinde taşıdıkları “Esnek ve güvencesiz çalışmaya hayır”, “Sağlıkta ticarileştirmeye sessiz kalmayacağız”, “Performans sağlığa zararlıdır”, “İlaç reklamı öldürür”, “Devşirme hemşire istemiyoruz”, “Holding değil tıp fakültesi”, “Hekime şiddete son”, “Doktorlar sözleşmeli, vatandaşlar müşteri olmasın”, “Hekim düşmanı sağlık bakanı”, “Ciro baskısına son”, “Tüccar değil hekimiz” yazılı dövizler ve “Sağlık haktır satılamaz”, “Sağlıklı ve güvenli çalışma ortamı istiyoruz” sloganları atarak mitingin yapılacağı Sıhhiye Meydanı’na yürüdüler.

Ankara’da mitinge karşı geniş önlemler alındığı gözlenirken; Atatürk Bulvarı, Talat Paşa Bulvarı, Mithat Paşa Caddesi ve Kazım Karabekir Caddesi ile Sıhhiye Meydanı’na çıkan yollar da trafiğe kapattı.

Doktorlardan oluşan ritm grubu ve sloganlar eşliğinde alana giren sağlık emekçilerine, Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Şebnem Gürsoy ve Dr. Köksal Aydın tarafından, “Sağlıkta Yalanlar ve Gerçekler” başlıklı sunum yapıldı. Sunumun ardından, aralarında TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı’nın da bulunduğu meslek örgütü, sendika ve siyasi parti temsilcileri miting katılımcılarını selamladı.

168 elektrik mühendisliği, 442. sayı, mayıs 2011

TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu, konuşmasına Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Memleket İsterim” şiiri ile başladı. “Evet, biz sağlıkçıyız ama sağlığımız iyi değil” diye konuşan Bilaloğlu, sağlık alanının sorunlarını sıklıkla çalışan olarak, ama hasta ya da hasta yakını olarak da yaşadıklarını söyledi.

Sağlıkta Dönüşüm Programı’nı; halkın yaşadığı, daha kötüsü yaşayacakları sorunları bildiklerini belirten Bilaloğlu, yurttaşlara hitaben “Bize güvenin. İsteklerimiz ortak, aynı yerdeyiz. Birbirimize ihtiyacımız var. Herkese sağlık, güvenli gelecek istiyoruz” dedi. 

AKP’nin ve Sağlık Bakanlığı’nın sağlıkçıların haykırışlarını dikkate almadığını belirten Bilaloğlu, sağlık çalışanları olarak iş güvencesi, gelir güvencesi, can güvencesi ve mesleki bağımsızlık istediklerini; vatandaşlar açısından da katkı-katılım paylarının kaldırılmasını talep ettiklerini kaydetti. Bilaloğlu, sözlerine şöyle devam etti: 

“Bu işin tedavisi var mı? Kesin mi? Ama uygulayana, yani sizlere ve bir özelliğinize ihtiyaç gösteriyor. Israrlı, kararlı olmak, birbirinize güvenmek, sımsıkı sarılmak. Kararlı mısınız tedavi etmeye? Şimdi tedavinin adını herkes önce tek tek içinden söylesin, sonra fısıldasın, giderek artsın, yükselsin!”

Bilaloğlu sözlerinin sık sık “grev” haykırışlarıyla kesilmesi üzerine, “Bu gönülden isteği gönülden cevaplıyor ve emir kabul ediyorum” şeklinde karşılık verdi. Bilaloğlu konuşmasını, “Ne para ne pul, onurumuz ve çocuklarımız, sağlık hakkı/haklarımız, çocuklarımızın geleceği için buradayız” sözleriyle tamamladı.

Özelleştirmeye Hayır

Bilaloğlu’ndan sonra söz alan, SES Genel Başkanı Bedriye Yorgun ise sağlıkta özelleştirmeye izin vermeyeceklerini kaydetti. Yorgun, “Özelleştirmeye, sağlık hakkının gaspına, sağlık kuruluşlarının işgaline, performans sistemine ve döner sermaye çarkına karşı isyandayız. Eşit, parasız ve ulaşılabilir sağlık hizmeti için direniş ruhunu sonuna kadar sürdüreceğiz” diye konuştu.

Dev-Sağlık İş Sendikası Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu da, hükümetin sağlığı piyasalaştırma çalışmalarına dikkati çekerek, “İnsan ihaleyle çalıştırılmaz, sağlıkta taşeron olmaz” diyerek yıllardır mücadele ettiklerini belirtti. Taşeronlaştırmanın; işsizlik, güvencesizlik, kölece çalışma ve yaşam koşullarının adı olduğunu belirten Çerkezoğlu, sağlığın piyasalaştırılmasına yönelik mücadelelerinin süreceğini vurguladı.

Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği (TRMT-DER) Derneği Başkanı Nezaket Özgür de radyoloji çalışanlarının haklarının tek tek elinden alındığını ve sağlıksız ortamlarda çalıştırıldıklarını ifade etti. Özgür, “Tıbbi radyasyon kaynaklarıyla çalışanlar olarak, bizi bu koşullara zorlayanları, güvencesiz çalışmayı, sağlıkta ucuz emek sömürüsünü, tam gün yasasını dayatanları kınıyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi asistan hekimlerinden oluşan Hacettepe Band Grubu bir konser verdi. Konserin ardından sağlık çalışanları ellerindeki beyaz balonları hep birlikte gökyüzüne bıraktılar. Miting, Ezginin Günlüğü Grubu’nun verdiği konserin ardından sona erdi.

Sağlık Çalışanları İş Bıraktı

Sağlık çalışanları, gerçekleştirdikleri mitingde yaptıkları uyarıların dikkate alınmaması üzerine; sağlık alanında uygulanan dönüşüm programına karşı 19-20 Nisan 2011 tarihlerinde iş bıraktı. Hekimler, eczacılar, hemşireler, hastabakıcılar, taşeron sağlık çalışanları grev önlükleri giydi. Çok Ses Tek Yürek Mitingi’nde alınan karar gereği, Türkiye’nin dört bir yanında iş bırakan sağlık çalışanları, AKP Hükümeti’ni bir kez daha uyardı. TTB ile SES’in öncülüğünü yaptığı ve 10 sağlık örgütünün katıldığı greve, TMMOB de 7 Nisan 2011 tarihinde yaptığı basın açıklamasıyla destek verdi.

İstanbul’da Grev Çadırları Kuruldu

İstanbul’da da birçok hastanede grev çadırları kuran sağlık emekçileri, Çapa Tıp Fakültesi’nde bir basın açıklaması yaptı. İstanbul Tabip Odası (İTO) Başkanı Prof. Dr. Taner Gören, grevin bir başlangıç olduğunu haklarını alana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi. SES Aksaray Şube Başkanı Ersoy Adıgüzel de eylemde  bir konuşma yaptı.

Sağlık emekçileri İstanbul Haydarpaşa Numune Hastanesi girişine “Bu işyerinde grev var pankartı astı. Üzerlerine “İş, gelir, can güvenliği, mesleki bağımsızlık, parasız eğitim parasız sağlık” önlükleri giyen sağlıkçılar, hastaneye gelen tüm hastalara bildiri dağıttılar. Hastalarla tek tek görüşen ve neden greve çıktıklarını anlatan sağlıkçılara hasta ve hasta yakınları da destek verdi. Greve katılımın yüzde 100 olduğu hastanede, acil hastalar dışında hiç kimseye hizmet verilmedi. Marmara Üniversitesi Hastanesi’nde de greve katılım tam oldu.

Ankara’da Grev Gergin Başladı

Ankara Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık emekçileri hastane yönetiminin engelleme çabalarına rağmen greve başladı. Hastane bahçesine “G(ö)revdeyiz” pankartı asan sağlık emekçileri Ankara Dışkapı’da bulunan Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bildiri

elektrik mühendisliği, 442. sayı, mayıs 2011 169

dağıtımı yaptı. Bildiri dağıtan emekçilere hastane özel güvenliği müdahale etmek istedi. Güvenlikçiler, sağlık emekçilerinin hastane önüne astığı “Bu iş yerinde grev var” pankartını indirdiler. Kısa süreli gerginliğin ardından emekçiler pankartlarını tekrar yerine astılar ve bildiri dağıtımına devam ettiler. Bu sırada hastane bahçesinde bulunan özel güvenlik görevlileri ve sivil polisler, ellerinde megafonlarla, “Burada grev yoktur” diye bağırarak, sağlık emekçilerinin grevini provoke etmek istedi. Sağlık emekçileri ise grev kırıcılığına tepki gösterdiler.

“Sağlıkta kar önlükte kirdir”, “Performans sağlığa zararlıdır”, “Hasta çok malzeme yok”, “Halkın sağlığıyla ticaret yapılamaz” dövizleriyle çeşitli hastanelerden gelen ve Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde toplanan sağlık çalışanları buradan “Sağlıkta dönüşümün farkındayız-reddediyoruz” dövizleri ve “İş güvencesi, gelir güvencesi, can güvencesi, mesleki bağımsızlık, herkese eşit, ücretsiz sağlık hakkı istiyoruz” ana pankartının arkasında Abdi İpekçi Parkı’na yürüdü. Sağlık emekçileri, Ankara’daki yoğun sağanak yağışa rağmen eylemlerini sürdürdü.

İzmir’de Eyleme 3 Bin Kişi Katıldı

İzmir’de ise SES üyeleri, sabah saatlerinde şubeleri önünden, İzmir Tabip Odası üyeleri de Cumhuriyet Meydanı’ndan yürüyerek İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde toplandı. Burada düzenlenen eylemde konuşan SES İzmir Şube Başkanı Dr. Veli Atanur, grev yapmamak için çok direndiklerini belirterek, “On yıldır ‘yapmayın’ dedik, ama onlar bizi değil sermayenin sözcüleri olan IMF’yi, Dünya Bankası’nı dinlediler” dedi. İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Erdener Özer ise, “Birileri sesimizi duymuyorsa biz de duyurmasını biliriz” diye konuştu.

Diyarbakır’da Davul- Zurna Çalındı

Diyarbakır Sağlık Meslek Örgütleri Platformu üyesi çok sayıda sağlık çalışanı, Diyarbakır Devlet Hastanesi önünde bir araya geldi. Sağlık emekçileri hastane önünde davul ve zurnalar eşliğinde halay çektikten sonra Dağkapı Meydanı’na doğru sloganlar eşliğinde yürüdü. Yürüyüşte sağlık emekçilerinin giydikleri beyaz önlük üzerindeki Türkçe ve Kürtçe “Eşit ücret, anadilde sağlık-Tendurîstiye wekhev bepere bi zimane dayike” yazıları dikkat çekti. Dağkapı Meydanı’na ulaşan emekçiler burada bir süre davul zurna eşliğinde halaylar çekti. <

170 elektrik mühendisliği, 442. sayı, mayıs 2011